Yemen Cumhurbaşkanı Hadi son atamalara bağlı kalacağını duyurdu

Ahmed Ubeyd Bin Dağr dün Riyad'da, Hadi'nin önünde yemin etti. (Yemen Cumhurbaşkanlığı)
Ahmed Ubeyd Bin Dağr dün Riyad'da, Hadi'nin önünde yemin etti. (Yemen Cumhurbaşkanlığı)
TT

Yemen Cumhurbaşkanı Hadi son atamalara bağlı kalacağını duyurdu

Ahmed Ubeyd Bin Dağr dün Riyad'da, Hadi'nin önünde yemin etti. (Yemen Cumhurbaşkanlığı)
Ahmed Ubeyd Bin Dağr dün Riyad'da, Hadi'nin önünde yemin etti. (Yemen Cumhurbaşkanlığı)

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi dün, Güney Geçiş Konseyi (GGK) ve Sosyalist Parti ile Nasıri Parti’nin itirazlarına rağmen son cumhurbaşkanlığı atamalarına bağlı kalacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Hadi tarafından yeni atanan isimler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da Hadi’nin huzurunda yemin ettiler.
Cumhurbaşkanı Hadi cuma günü Şura Konseyi başına kendi danışmanı ve eski Başbakan Ahmed Ubeyd bin Dağr’ı atadı. Aynı zamanda eski Hudeyde Valisi Abdullah Muhammed Ebu el-Gays ve Aden valiliğinden eski Bayındırlık Bakanı Vahi Eman'ı da yardımcıları olarak görevlendirdi. Hadi ayrıca, ülke için yeni bir başsavcı atadı. Resmi kaynaklar, Yemen Cumhurbaşkanı’nın söz konusu yasal atamaları gerçekleştirdikten sonra, "özellikle bu istisnai dönemde, yasama yetkisi çerçevesinde yasama rolü ve demokratik yaklaşımın geleceğe yönelik önemini vurguladığını” bildirdiler
Ayrıca Hadi’nin "federal sivil devlet tarafından temsil edilen tüm Yemenliler için yüce amaca hizmet edecek şekilde yasama rolünü harekete geçirme, Husilerin İran projesini ortadan kaldırma, devleti yeniden kurma ve tüm Yemen topraklarını özgürleştirme gerekliliğini" vurguladığı aktarıldı.
Yemen resmi ajansı SABA’nın haberine göre Hadi, "devletin kurumsal yapısının güçlendirilmesinin ve Şura Konseyi’nin yasama ve denetleme çalışmalarında Temsilciler Meclisini tamamlayıcı olan doğal rolünü üstlenmesinin önemini" vurguladı. Cumhurbaşkanı açıklamasında, Şura Konseyi'nin performansını geliştirme ve yeniden düzenleme, zorlukları ve engelleri aşma, dengesizliği giderme ve mevcut aşamaya uygun olarak performansını iyileştirme konusunu da ele aldı.
GGK ile Cumhurbaşkanı Hadi arasında yaşanan atamalar konusundaki anlaşmazlık, Aden sakinlerinin iki taraf arasındaki gerilimin, Riyad Anlaşması’nın uygulanmasından ve yeni hükümetin kurulmasından önceki olumsuz atmosferin yeniden dönmesinden endişe etmelerine yol açtı.
Diğer yandan GGK, Cumhurbaşkanı Hadi’nin söz konusu atamalar konusunda geri adım atmaması halinde gerekli hamleleri yapacakları uyarısında bulundu. Atamaları eleştirenler, siyasi partiler arasında uzlaşma olmaksızın atamaların tek taraflı yapıldığını ve anayasaya aykırı olduğunu, ayrıca yargı organı mensubu olmayan birinin başsavcılığa atanmasının kendi ifadeleriyle "yasaya aykırı" olduğunu belirtti.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan hükümet çalışanı Ahmed Salih'e göre, Riyad Anlaşması'nın uygulanmasından ve GGK’nın katılımıyla yeni hükümetin kurulmasından bu yana bölgedeki gerilim atmosferinin azalmasının üzerinden kısa bir süre geçse de bu durum, anlaşmazlığın giderilmesi ve hükümetin gelişi konusunda büyük umutlara sahip olan bölge halkı için sürpriz oldu. Salih "Anlaşmazlıkların ve gerginliğin geri dönüşüne ihtiyacımız yok. Durum istikrarla başladı. Halk, hükümetin varlığı ve GGK ile hükümet arasındaki ortaklık konusunda iyimserdi" ifadelerini kullandı.
Salih sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlaşmazlık bizi şaşırttı. Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’nun duruma müdahale edip kontrol altına almasını umuyoruz. Ayrıca yeni hükümetin kurulmasından önce Aden ve güney valiliklerinin geri kalanına hakim olan çatışma atmosferinin geri dönmeyeceğini ve Abyan'daki silahlı çatışmaların duracağını umuyoruz."
Hükümetin göreve yeniden dönmesi ve çalışmalarının başlaması ile özgürleşen tüm alanlarda iyileşmelerin yaşanması sonucu oluşan iyimserliğin ardından, yeni atamaları destekleyenler ile onlara muhalif olanlar arasındaki açıklamalar ve yoğun tartışmalar bu duruma gölge düşürdü.
Aden sahilindeki bir lokantada çalışan Ömer, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bir veya iki ay bile iyimser olmamıza izin vermediler. Bu gerginlik bize eski halimizi tekrar hatırlattı. Riyalin fiyatı yeniden çöktü ve petrol işçilerinin greve başlaması akaryakıt krizi yarattı. Savaşın bitmesi için Husiler karşısında birleşmelerini istiyoruz.”
Bu görüşe, hükümetin ülkenin geçici başkenti olarak belirlediği Aden sakinlerinin büyük bir kesimi katılıyor. Bölge halkı, yeni hükümetin saflarındaki mevcut uyum durumuna zarar verebilecek adımlar atılmasından, şehirdeki hizmetler ile güvenlik önlemlerinde, hükümetin ekonomik koşulları iyileştirme ve yolsuzlukla mücadele çabalarının etkilenmesinden endişe ediyor. Ayrıca bunun sonucu olarak, hükümetin meclise sunacağı programa göre görevlerini yerine getirebilmesi için gerekli olan meclisin hükümete anayasal güveni vermesi durumunun gerçekleşmemesine yönelik çekinceler mevcut.
GGK Başkanlığı Genel Sekreterliği’ndeki Kriz Hücresi, Şura Konseyi’ne yeni bir başkan atanmasının yanı sıra, iki yardımcı ve bir başsavcı atanması durumunu değerlendirdi, GGK’yı sert tavır göstermeye çağırdı. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
“Tehlikeli bir gerilime neden olan bu kararlar, Riyad Anlaşması'nın havaya uçurulması olarak kabul edilmekte ve üzerinde anlaşmaya varılan konulardan açıkça çıkış sayılmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz.”
Kriz Hücresi bu durumu, "Suudi başkenti Riyad'daki kardeşlerin himayesinde üzerinde anlaşılan ve imzalanan anlaşmanın prestijine ve statüsüne yönelik bir tehlike" olarak nitelendirdi ve hükümetten askeri ve güvenlik güçlerinin maaşlarını "bir an önce" ödemesini talep etti. Aynı zamanda, Abyan vilayetindeki askeri noktalarda yolcuların hükümet güçleri tarafından tutuklanıp gözaltına alınmasını kınayarak, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu’nu bu ihlalleri durdurmaya ve tutukluların serbest bırakılması için çalışmaya çağırdı.
Yemenlilerin, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın Riyad Anlaşması’nın güvenlik ve askeri alanlarda uygulanmasının tamamlanması ve tüm devlet kurumlarının Aden'den çalışmaya geri dönmesinin önünde sorunlar meydana geleceğine yönelik çekinceleri bulunuyor.
Atamaların valiliklerde tartışmaya açılmasından, diplomatik birliklerde var olan dengesizliklerin yeniden ele alınmasından ve Birleşmiş Milletler’in davet edileceği Husi milisleri ile yapılacak görüşmeler için birleşik bir ekip oluşturmaya gidilememesinden de endişe ediliyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.