Abbas, Gazze'nin devam eden sorunlarını seçimlerden önce çözecek

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fetih Merkez Komitesi toplantısına katıldı (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fetih Merkez Komitesi toplantısına katıldı (WAFA)
TT

Abbas, Gazze'nin devam eden sorunlarını seçimlerden önce çözecek

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fetih Merkez Komitesi toplantısına katıldı (WAFA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Fetih Merkez Komitesi toplantısına katıldı (WAFA)

Fetih Hareketi, Mayıs ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Gazze Şeridi’ndeki eski ve birikmiş sorunlar da dahil olmak üzere çözülmemiş tüm sorunları çözmeye karar verdi.
Fetih Hareketi yetkilileri, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Gazze Şeridi'ndeki sorunların çözülmesi için bir komite kurduğunu ve meseleleri bir an önce halletmesi için Başbakan Muhammed İştiyye'ye talimat verdiğini belirttiler.  
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Üyesi Azzam el-Ahmed, Abbas’ın tüm sorunların günler içinde çözülmesi için açık talimatlar verdiğini ve Başbakan’a başta 2005 çıkışlı çalışanların maaş kesintileri ve erken emekliliğe sevk edilenlerin maaşları olmak üzere tüm ödemelerin yapılması talimatı verdiğini söyledi.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Üyesi Tevfik Tiravi, Gazze Şeridi'ndeki Filistin Yönetimi’ne bağlı çalışanların sorunlarının aşamalı olarak çözüleceğini belirterek “Çocuklarımız Gazze’de 2005 çıkışlı çalışanların kesilen maaşları, erken emekliliğe sevk edilenlerin maaşları ve abluka gibi iyi bilinen sorunlarla karşılaşıyor” ifadelerini kullandı. Tiravi, Fetih Hareketi Merkez Komitesi üyelerinden oluşan bir komisyonun, bu sorunlara çözümler geliştireceğini ve ardından çözümleri için Merkez Komite'ye sunacağını söyledi.
Fetih yetkililerinin açıklamaları, Gazze Şeridi'nde Filistin Yönetimi’ne bağlı çalışanların maaş kesintilerinden veya birçoğu erken emekliliğe sevk edilenlerin ödenmeyen maaşlarından şikayet edenler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Devlet Başkanı Abbas ve Fetih Hareketi, başkanlık seçimlerinden iki ay önce yapılması planlanan hareketin Yürütme Konseyi seçimlerinden 4 ay sonra yapılacak olan genel seçimlere yönelik hazırlıkların sürdüğü bir dönemde bazıları 15 yıllık olan sorunları çözmek için adımlar atıyorlar.
Fetih Hareketi, Hamas’la arasında çekişmeli geçmesi beklenen seçim yarışında daha fazla oy almak için, Filistin Yönetimi’ne bağlı çalışanların ve Gazze'deki sakinlerinin büyük bir kesimiyle olan sorunları çözmek istiyor. Bu kararlar, pazar günü geç saatlerde düzenlenen ve Mahmud Abbas'ın bizzat başkanlık ettiği Fetih Hareketi toplantısında alındı. Toplantıda, Hamas dahil diğer gruplarla ulusal bir liste oluşturulmasının mümkün olup olmadığı tartışıldı.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Fetih Hareketi’nin, FKÖ çatısı altında bir liste oluşturulması ve tüm grupların bu listeye katılmasının memnuniyetle karşılanması kararlaştırıldı. Ancak bu durum FKÖ’nün verdiği sorumlulukları reddeden Hamas ile Fetih Hareketi arasında tek bir liste oluşturulması olasılığını zorlaştırabilir. Kaynaklardan biri, Hamas ile değil, FKÖ içinde bir liste oluşturması yönünde güçlü bir eğilimin olduğunu, ancak tüm seçeneklerin de masada olduğunu söyledi.
Fetih Hareketi Başkan Yardımcısı Mahmud el-Alul dün yaptığı açıklamada, tarafların seçimlerle ilgili olarak Kahire'de bir araya geleceklerini, seçimlerin şeffaf bir şekilde düzenlenmesi ve herkesin seçim sonuçlarına olan bağlı kalması gibi bazı detayların ele alınacağını belirterek, sorunun henüz çözülmediğini kaydetti.
Alul sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sabit oranlar yasasına göre seçimlere gidiyorlar. Kahire’deki görüşmede, ittifaklar ve ortak listeler konusunu tartışabiliriz. Bu ittifaklar, FKÖ politikasına dayanacak ve bu temelde seçimlere katılmak isteyenler memnuniyetle karşılanacak.”
Fetih Hareketi Merkez Komitesi Üyesi Tiravi ise konuya ilişkin olarak “Fetih Hareketi Merkez Komitesi, önümüzdeki seçimlerde ortak liste oluşturulması ile ilgili bir karar vermedi. Bu karar, Hamas ve diğer gruplarla yapılacak istişarelerden sonra alınacak” dedi.
Fetih Hareketi Merkez Komitesi, Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın genel seçimlerin tarihini belirleyen başkanlık kararnamesini duyurmasını memnuniyetle karşılayan bir bildiri yayınlamıştı. Bildiride, Filistin saflarını birleştirmenin yanı sıra Filistin siyaset sahnesinde çoğulculuğu ve demokrasi ilkesini güçlendirmek için bu adımın önemli olduğu vurgulandı. Bildiride ayrıca kardeş ve dost Arap ülkelerinin seçimlerin yapılması için sarf ettikleri büyük arabuluculuk çabalardan duyulan memnuniyet dile getirildi.
Merkez Komitesi, önümüzdeki Şubat ayı başlarında kardeş ülke Mısır’da yapılacak istişare oturumlarına katılmak üzere Abbas'ın Özel Temsilcisi ve Fetih Hareketi Genel Sekreteri Cibril er-Racub başkanlığında bir heyet oluşturmaya karar verdi.
Merkez Komitesi ayrıca, seçmen sayısı yeterli yerlerde oy kullanılmasına yönelik hazırlık prosedürlerini uygulamak ve takip etmek için bir komisyon oluşturma kararı aldı.
Bununla birlikte Merkez Komitesi, bu önemli ulusal konuyu (seçimleri) takip etmek amacıyla sürekli toplantılar düzenlemeyi kararlaştırdı.
Bir diğer konuyla ilgili olarak ise Merkez Komitesi, Filistin Yönetimi’nin 1967 sınırlarında, başkenti doğu Kudüs olan, Filistin halkının meşru özgürlük ve bağımsızlık haklarını koruyan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını öngören iki devletli çözüme ve uluslararası meşru kararlara dayalı bir siyasi çözüme olan bağlılığını vurguladı.
Bununla birlikte Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Uluslararası Dörtlü'nün (Avrupa Birliği, ABD, Rusya ve Birleşmiş Milletler) himayesinde işgale son verecek ve uluslararası meşru kararlara sayglı ciddi bir siyasi süreç başlatacak uluslararası bir barış konferansı düzenleme çağrısı yinelendi.
Ayrıca mevcut İsrail hükümeti tarafından kurulan ve yürütülen tüm yerleşimci projeleri bir kez daha kınandı. Güvenlik ve istikrarın yolunun, uluslararası meşru kararlara dayalı adil ve kalıcı bir barış yapılması, işgalin sona ermesi ve Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık özlemlerinin gerçekleştirilmesinden geçtiği vurgulandı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.