AB ​​Büyükelçilerinin yaklaşan Aden ziyareti

AB ​​Büyükelçilerinin yaklaşan Aden ziyareti
TT

AB ​​Büyükelçilerinin yaklaşan Aden ziyareti

AB ​​Büyükelçilerinin yaklaşan Aden ziyareti

Yemen hükümeti dün (Pazartesi), ABD’nin aldığı karara benzer şekilde, Avrupa Birliği (AB) ülkelerini İran destekli Husi grubunu terör listesine almaya çağırırken, Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik, Husilerin Aden Havalimanı’na saldırarak onlarca ölü ve yaralıya neden olmasının ardından destek amacıyla ülkeye gelecek AB Büyükelçilerinin geçici başkent Aden'e ziyaretlerinin yaklaştığını açıkladı.
Başbakan Abdulmelik, Avrupa Birliği büyükelçilerinin yaklaşan ziyaretlerinin tarihi hakkında bilgi vermedi. Avrupalı ​​bir diplomat ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, büyükelçilerin ziyareti düzenlemek için üzerinde çalıştığını belirterek, “Henüz kesin bir tarih belirlenmedi, ancak konu üzerinde çalışıyoruz” dedi.
Yemen Başbakanı, hükümetinin Husilerin terör listesine alınmasının insani yardım operasyonları üzerindeki etkilerini azaltmaya çalıştığını belirtti. Yemen’in resmi haber ajansı SABA’ya göre Başbakan, Avrupa Birliği heyet başkanı ve AB büyükelçileri ile düzenlediği toplantıda, “hükümetin genel programına ve hazırladığı planlara ve Avrupalı dostlar tarafından çeşitli alanlarda sağlanacak desteğin yönlerine göre ulusal sahnedeki gelişmeleri, yeni hükümetle mevcut zorlukları ele almak için işbirliği alanlarını görüştü.”
Video-konferans aracılığı ile gerçekleşen toplantıda, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Husi milislerini terör örgütü listesine alma kararı ve hükümetin bu kararın insani ve yardım çalışmalarını etkilememesini sağlamak için aldığı tedbirler ele alındı. Ayrıca toplantıda, yeni hükümetin gelişiyle eşzamanlı olarak Aden havalimanını hedef alan terör saldırısının soruşturmalarının sonuçları, hükümetin barış süreci ve siyasi sürecin geleceği ile ilgili çabaları ve Avrupa tarafından Yemen hükümetine düzenli olarak önümüzdeki dönemde sağlanacak insani ve kalkınma yardımı destekleri görüşüldü.
Yemen Başbakanı, AB büyükelçilerinin Yemen hükümetine ve halka destek mesajı sunma niyetini takdir ediyor
Yemen Başbakanı, AB büyükelçilerinin geçici başkent Aden'i ziyaret etme ve havalimanını hedef alan terör saldırısı sonrasında Yemen hükümetine ve halka destek mesajı sunma niyetini takdir ettiğini belirterek, “Saldırıyla ilgili soruşturma sonuçları, İran'ın da desteğiyle Husi milislerinin saldırıdan sorumlu olduğunu gösteriyor. Husiler onlarca sivili öldürerek hükümeti ve Yemenlilerin barış ve istikrar için sahip olduğu tüm umutları ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kanıtladı” diye konuştu.
Hükümetinin önceliklerini devletin yeniden düzenlenmesini tamamlamaya, darbeyi sona erdirmeye, istikrar ve ekonomik iyileşmeyi sağlamaya odakladığını belirten Başbakan şu ifadeleri kullandı:
“Hükümeti hedef alan terör saldırısına rağmen Yemen hükümeti görevlerini yerine getirmeye kararlı ve tarihi ve ulusal sorumluluğu çerçevesinde tüm zorluklara göğüs geriyor. Bu çerçevede, vatandaşların endişelerini gidermek, ekonomik istikrarı sağlamak ve kamu hizmetlerini iyileştirmek amacıyla  kardeşlerinin ve dostlarının katkılarını güvenle bekliyor.”

Yeni uygulanan genel program, radikal reformlar içeriyor
Çevresindeki tüm koşullara rağmen hükümetinin özellikle ulusal para birimini ve temel hizmetleri istikrara kavuşturmak üzere acil öncelikleri ele almak için mevcut tüm imkanlarıyla çalıştığını belirten Abdulmelik, hükümetin uygulayacağı yeni genel programın hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Başbakan, söz konusu programın yolsuzlukla mücadele, gelirleri artırma, harcamaları azaltma ve Yemenlilerin ülke genelinde çektiği acıyı hafifletme amaçlı radikal reformlar içerdiğini vurguladı.
Abdulmelik, ABD'nin Husi milislerini terör listesine alma kararıyla ilgili olarak Avrupa Birliği ve uluslararası topluma seslenerek, "Husi milislerinin siyasi çözümlere aldırış etmemeleri durumuna ve İran'ın Yemen halkının acıları ve yaşamları ile ilgilenmeden hedeflerini uygulama konusundaki ısrarlarına son vermek için kararlar almaya” çağırdı.
Yemen hükümetinin, insani yardım çalışmalarının ABD’nin kararından etkilenmemesini sağlama konusundaki tam kararlılığını yineleyen Abdulmelik, "hükümetin bunu sağlamak için çeşitli mekanizmalarla çalışacağını ve Yemenlilerin çektiği acıyı sona erdiren her yolda kararlı olduğunu" belirtti. Ayrıca açıklamasında, “Husilerin terör listesine alınması kararıyla birlikte insani, yardım ve ticari alanlardaki etkisine ilişkin bazılarının dile getirdiği endişelerin tamamen farkındayız ve bununla başa çıkmak için net bir vizyonumuz var. Ülkenin çeşitli yerlerinde yaşayan halkımızın acılarını yaşıyor ve bu acıları hafifletmek için tüm imkanlarla çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. 
SABA’nın haberine göre AB heyet başkanı ve büyükelçileri yaptıkları açıklamalarda, yeni hükümetin gelişiyle birlikte Aden havaalanını hedef alan saldırıyı güçlü bir şekilde kınadıklarını yinelediler. Aynı zamanda, Yemen Başbakanı’nın ve hükümet üyelerinin çalışmalarına devam ederek zorluklarla mücadele konusunda gösterdikleri sağlam duruşa ve yüksek cesarete övgüde bulundular.
AB elçileri, “sağlık ve su da dahil olmak üzere bir dizi sektörü ve insani yardım ile kalkınma yardımı arasındaki bağlantıyı kapsayan pratik planlara göre hükümete desteklerini yineleyerek,  bu hükümetin kurulmasının barışa doğru giden bir adım olduğunu" belirttiler.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.