Anayasa Komitesi’ni Suriyelilerden kurtarmaya yönelik ‘üçlü çaba’

BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, geçtiğimiz Ağustos ayında Cenevre'de Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının açılışını yaparken (AP)
BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, geçtiğimiz Ağustos ayında Cenevre'de Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının açılışını yaparken (AP)
TT

Anayasa Komitesi’ni Suriyelilerden kurtarmaya yönelik ‘üçlü çaba’

BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, geçtiğimiz Ağustos ayında Cenevre'de Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının açılışını yaparken (AP)
BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, geçtiğimiz Ağustos ayında Cenevre'de Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının açılışını yaparken (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiev başkanlığındaki Rus heyeti ile Türk ve İranlı yetkililer, Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının beşinci turuna katılmak üzere Cenevre'ye ulaşırken anayasa çalışmalarını Suriyelilerden kurtarmak amacıyla adeta ‘üçlü bir çaba’ içerisine girdiler. 
Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde başlayan toplantılar, Astana Süreci’nin garantörlerini bir araya getirirken toplantılar, ‘anayasal çalışmaları canlı tutmaya çalışmak’ gibi gizli bir amaca hizmet ediyor. Bunun ise üç nedeni var. Birincisi, garantör ülkelerin (Türkiye, Rusya ve İran) bu çalışmaları ‘başarıya’ ulaşması gerektiğini düşünmeleridir. Garantörler bu konuda hemfikirler. İkincisi, Biden yönetimine ve diğerlerine, garantörlerin Suriye’nin siyasi ve askeri dosyaları üzerinde söz sahibi olduğunu göstermektir. Üçüncü neden ise, Batı ülkelerinin istediği gibi Anayasa Komitesi'nin ölümünün ilan edilmesini engellemektir.
Gerçek şu ki, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkeleri, son haftalarda, Anayasa Komitesi'nin ‘hiçbir başarıya ulaşamadığı ve Şam, Moskova, Tahran ve Ankara'nın politikalarını sürdürmesi için bir paravan olduğu’ gerekçesiyle Anayasa Komitesi’ni ‘rafa kaldırmak’ için harekete geçti. Hatta bazı Avrupa ülkeleri, BM Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen'i ‘bu oyuna katılmakla’ suçlayacak kadar ileriye gitti.
Washington, Donald Trump’ın ABD başkanlığı döneminde ‘anayasal’ methiyeler düzmek yerine Pedersen'i ‘Anayasa Komitesi’nin başarısızlığından kimin sorumlu olduğunu açıkça söylemesi’ için teşvik etti. Diğer Avrupa ülkeleri ise başka bir alternatifi olduğunu düşünmediği Anayasa Komitesi’nin çalışmalarına devam etmesini destekliyor.
Ancak Batı ülkeleri ve ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararını uygulamak için ‘yeni kapıların açılması gerektiği’ konusunda hemfikirler ve anayasal çabaları yeterli bulmuyorlar. Çünkü Suriye’de seçimlerin, 2012 tarihli mevcut Suriye Anayasası’na göre yapılacağı düşünüldüğünde, Devlet Başkanı Beşşar Esed'in görev süresi sona ermeden önce başkanlık seçimleri ile ilgili herhangi bir atılım gerçekleştirme ümidi yok. Bu nedenle Pedersen, güven artırıcı önlemler almak, tarafsız bir ortam yaratmak, Suriye'de kapsamlı bir ateşkes ilan etmek, tutukluların ve mahkumların serbest bırakılmasını ve mültecilerin dönüşlerini sağlamak gibi BMGK kararının diğer unsurları konusunda konuşmaya başlamayı teşvik ediyor.
Moskova ise farklı düşünüyor. Rus tarafı, pazartesi günü Anayasa Komitesi beşinci tur toplantılarının başlaması öncesinde Komitenin Muhalif Eş Başkanı Hadi el-Bahra’nın toplantılara ilişkin önerileri konusunda olumluydu. Rusya, Komitenin çalışmalarını canlandırmak ve uzlaşıldığı gibi anayasa çalışmalarına başlatmak istiyordu. Ancak Cenevre'den Moskova'ya gelen mesajlar Rusya'nın belirttiği önceliklerle uyumlu değildi. Elde edilen bilgilere göre Suriye hükümeti heyeti, Pedersen'e mevcut ortamın anayasayı ‘hazırlamaya’ uygun olmadığını, öncesinde ‘ek tartışmaya’ ihtiyaç olduğunu bildirdi. Suriye Anayasa Komitesi’nin Rejim Eş Başkanı Ahmed Kuzbari, anayasa taslağı ön hazırlıklarının devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Nihai metinlere geçilmeden önce uzlaşılan ve uzlaşılamayan noktaların ortaya çıkması amacıyla istişarelerin sürdürülmesi gerekiyor” dedi.
Anayasa Komitesi’nin çalışmalarına yönelik müdahaleleri özetlersek, rejim heyetinin üyeleri ‘ulusal egemenlik meselesine’ odaklanıyorlar ve bunu ‘egemen kararın bağımsızlığı, işgalin ve dış baskıların reddi’ ile ilişkilendiriyorlar. Ayrıca uzlaşıdan önce egemenliğin yeniden tesis edilmesi ve ‘şiddet kullanılarak (devletin) tekelinin sağlanması, sistemlerinin genişletilmesi, iç kaynaklarına yatırım yapılması, sınırlarının korunması, dış politikasının yönetilmesi, seçimlerin düzenlenmesi ve anlaşmalar imzalanması’  gerektiğini düşünüyorlar. Bununla birlikte Şam ile Ankara arasında 1998 yılının ortalarında imzalanan Adana Anlaşması ve bu anlaşmanın uluslararası bir anlaşma veya güvenlik anlaşması olup olmadığı, antlaşmalar ile anlaşmalar arasında hukuki fark bulunup bulunmadığı konusu da yeniden gündeme getirildi.
Öte yandan muhalefet heyeti ise anayasal ilkeler ve usul mekanizmaları üzerinde yoğunlaşarak ‘anayasal ilkelerin taslağını çıkarma’ umuduyla altıncı tur toplantılarının tarihi ve sonraki turların mekanizmalarına odaklandı.
Bu boşluk ve sinyaller, başta Moskova olmak üzere Astana Süreci’nin garantörlerini rahatsız ediyor. Suriyeli muhalif isimler tarafından son günlerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, yardımcısı Mikhail Bogdanov ve Savunma Bakanlığı temsilcileri ile yapılan görüşmelerde Rusya’nın ‘Suriye hükümeti ile muhalifler arasındaki müzakereleri hızlandırma’ arzusuna dair işaretler içeriyordu. Ayrıca mevcut anayasaya göre yapılacak başkanlık seçimleri ile hiçbir ilişkisi olmamasına rağmen, anayasa reformu sürecine bir yıl daha devam etmeye yönelik bir takım sinyaller de vardı. İlgili bağlamda Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İran Dışişleri Muhammed Cevad Zarif, dün Moskova'da ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Çavuşoğlu açıklamasında, rejim ile muhalefet arasında dördüncü ve beşinci tur toplantılarında gündem üzerinde fikir birliği sağlandığında, Anayasa Komitesi toplantılarında anayasal içeriğin tartışılmaya başlanacağını söyledi.



Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
TT

Libya, Seyfülislam Kaddafi dönemini kapatıyor

Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)
Beni Velid’de Seyfülislam Kaddafi için düzenlenen cenaze töreninden, 6 Şubat 2026 (AFP)

Libya halkı, Seyfülislam Kaddafi’nin cenazesini dün Beni Velid şehrinde toprağa vererek, siyasi tartışmalar ve çalkantılarla dolu Libya tarihinin bir dönemini kapattı.

Cenaze, Beni Velid Hastanesi’nden alınarak ambulansla şehrin havaalanı meydanına taşındı. Burada büyük bir beyaz çadır kurularak, cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı. Cenazenin hastaneden çıkarılması sırasında binlerce kişi yüksek sesle sloganlar attı ve Kaddafi’nin oğluna bağlılıklarını yeniledi. Eski rejimden bazı isimler de topluluğa hitap ederek, Seyfülislam Kaddafi’yi öldürenlerin ortaya çıkarılması ve hesap vermelerinin sağlanması çağrısında bulundu.

Beni Velid Emniyet Müdürlüğü, Seyfülislam Kaddafi’nin, kardeşi Hamis’in yanına defnedilmesine katılımı sınırlı tutarak, bunun ‘organizasyonel nedenler ve törenin planlandığı şekilde yürütülmesini sağlamak’ amacıyla yapıldığını açıkladı.


Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
TT

Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanlığı dün, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait kamyonlara insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı kınadı.

Bakanlık açıklamasında, yardım konvoylarını hedef almanın uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlali olduğunu ve ihtiyaç sahiplerine insani yardım ulaştırma çabalarını baltaladığını belirtti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, ihtiyaç sahiplerine yardımın engelsiz bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarıyla iş birliğine tam desteğini yineledi.

Daha önce, Sudan Doktorlar Ağı, Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı (WFP) yardım konvoyuna düzenlenen HDK saldırısında bir kişinin öldüğünü ve üç kişinin yaralandığını bildirmişti.


Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
TT

Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün, Başbakan Dr. Şai ez-Zindani’nin önerisi ve Başkanlık Konseyi’nin onayı doğrultusunda yeni hükümeti kurma ve üyelerini atama kararı aldı. Kararın, ülkenin yüksek menfaatleri doğrultusunda alındığı belirtildi.

Yeni hükümette Dr. Şai ez-Zindani, Başbakan ve Dışişleri Bakanı olarak görev yapacak. Bunun yanında, Muammer el-İryani Enformasyon Bakanı, Nayif el-Bekri Gençlik ve Spor Bakanı, Salim es-Sukatri Tarım, Sulama ve Balıkçılık Bakanı, General İbrahim Haydan İçişleri Bakanı, Tevfik eş-Şercebi Su ve Çevre Bakanı, Muhammed el-Eşvel Sanayi ve Ticaret Bakanı, Dr. Kasım Behaybih Sağlık Bakanı, Bedr el-Arida Adalet Bakanı, General Tahir el-Akili Savunma Bakanı, Mühendis Bedr Basleme Yerel Yönetimler Bakanı, Muti Demmac Kültür ve Turizm Bakanı, Dr. Enver el-Mehri Mesleki Eğitim ve Teknik Öğretim Bakanı, Mühendis Adnan el-Kaf Elektrik ve Enerji Bakanı, Mervan bin Ganim Maliye Bakanı ve Dr. Afrah ez-Zuvbe Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı olarak atandı.

Hükümet kadrosunda ayrıca Salim el-Avlaki Kamu Hizmetleri ve Sigortalar Bakanı, Hakim İşrak el-Mektari Hukuk İşleri Bakanı, Dr. Adil el-Abadi Eğitim Bakanı, Dr. Emin el-Kadesi Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırma Bakanı, Dr. Şadi Basira İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Dr. Muhammed Bamka Petrol ve Madenler Bakanı, Muhsen el-Ömeri Ulaştırma Bakanı, Mühendis Hüseyin el-Akrabi Bayındırlık ve Yollar Bakanı, Muhtar el-Yafii Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı, Meşdel Ahmed İnsan Hakları Bakanı, Şeyh Türki el-Vedai Vakıflar ve Rehberlik Bakanı, Dr. Abdullah Ebu Huriye Meclis İşleri Bakanı, Ekrem el-Amiri Devlet Bakanı, Abdulgani Cemil Devlet Bakanı ve Sana Başkent Yetkilisi, Abdurrahman el-Yafii Devlet Bakanı ve Aden Valisi, Ahmed el-Avlaki Devlet Bakanı, Dr. Ahad Casus Kadın İşleri Bakanı, Velid el-Kadimi Devlet Bakanı ve Velid el-Ibare Devlet Bakanı olarak görev yapacak.

Karar, Yemen Anayasası, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) girişimi ve uygulama mekanizması, 2022 yılı 9 sayılı yetki devri kararı, 7 Nisan 2022 tarihli Başkanlık Konseyi kurulması ve 2004 yılı 3 sayılı Bakanlar Kurulu Yasası ile Başbakan atama ve hükümet kurma yetkisini düzenleyen karar doğrultusunda alındı.