Lübnan halkı, hem ekonomik krizle hem koronavirüs kısıtlamalarıyla mücadele ediyor

Lübnan halkı, hem ekonomik krizle hem koronavirüs kısıtlamalarıyla mücadele ediyor
TT

Lübnan halkı, hem ekonomik krizle hem koronavirüs kısıtlamalarıyla mücadele ediyor

Lübnan halkı, hem ekonomik krizle hem koronavirüs kısıtlamalarıyla mücadele ediyor

Ekonomik ve siyasi çalkantıların yaşandığı Lübnan’da halk bir yandan da hükümetin korona virüs salgını ile mücadelede aldığı sert kısıtlamalarla mücadele ediyor.
Lübnan'da geçtiğimiz günlerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında artan vakalar nedeniyle 14 Ocak’ta uygulanmaya başlanan tam gün sokağa çıkma yasağının 24 Ocak’ta son bulması bekleniyordu. Ancak hükümet, 21 Ocak’ta aldığı kararla koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle sokağa çıkma yasağını 8 Şubat’a kadar uzattı. Sokağa çıkma yasağının 8 Şubat’a kadar uzatılması ekonomik krizden etkilenen halkın tepkisine yol açtı. Hali koronavirüs önlemlerine karşı sokaklara dökülürken, eylemler kısa süre sonra hükümet karşıtı eylemlere dönüştü. Ülkenin farklı kentlerinde şiddetli eylemler devam ediyor.

Halkın öfkelendiren kısıtlamalar
Ülke genelinde vakaların artmasıyla 14-25 Ocak tarihleri arasında OHAL kararı alındı. OHAL kararı kapsamında ülke genelinde sağlık uzmanları, basın mensupları, gıda sektöründe çalışanlar hariç tüm vatandaşların evlerinde kalması istenildi. OHAL kararının sona erdiği ülkede sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Hükümetin 21 Ocak’ta sokağa çıkma yasağını 8 Şubat’a kadar uzatması zaten alışveriş yapamayan halkı daha da öfkelendirdi. Alınan kararla kapsamında sokağa çıkma yasağının yanı sıra, restoran, kafe, spor salonları ve alışveriş merkezleri kapatıldı. Lübnan’da halk ancak acil durumlar için izin alıp çıkabiliyor. Sokağa çıkma yasağını ihlal edenlerin belirlenmesi için polislerin denetimi de arttırıldı. Sokağa çıkma yasağını ihlal edenlere 100 bin ila 600 bin (476 TL ila 2 bin 857 TL) Lübnan Lirası para cezası ya da 3 aya kadar hapis cezası veriliyor.

Sokaklar yangın yerine döndü
Protestolar başkent Beyrut’un yanı sıra Sayda ve Trablusşam kentlerinde yoğunlaşırken, Trablusşam şiddetli eylemlerin en fazla yaşandığı kent oldu. Tansiyonun en şiddetli yaşandığı eylemler son olarak 29 Ocak’ta gerçekleştirildi. 29 Ocak’ta gerçekleştirilen eylemlerde göstericiler çöp konteynerlerini ve lastikleri ateşe vererek ve lastiklerle bazı yolları ulaşıma tamamen kapattı. Güvenlik güçleri, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanırken havaya uyarı ateşi açmak zorunda kaldı. Lübnan Kızılhaç Örgütü 29 Ocak’ta Trablusşam kentinde yapılan şiddetli eylemlerde 102 kişinin yaralandı.

Ülkedeki ekonomik krizi
Lübnan’da 4 Ağustos’ta Beyrut Limanı’nda yaşanan şiddetli patlamada en az 190 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bin 500'den fazla kişi de yaralandı. Liman’da meydana gelen patlama ülkedeki ekonomik sorunların da artmasına neden oldu. Patlamanın ardından yüzlerce Lübnanlı işsiz kalması ülkedeki işsiz oranlarının artmasına neden oldu. Kısıtlamalar, düzenli bir geliri olmayan Lübnanlıların çoğunu olumsuz etkilerken yoksulluk oranını da arttı. Ülkede bir yanda yoksulluk artarken bir yandan da alım gücü düştü. Kısıtlamalarla patlak veren ülke çapındaki protestolar sürerken Lübnan bankaları da 2 hafta boyunca kapılarını kapatarak transfer ve para çekme işlemlerini kısıtladı. Lübnan para birimi 2019'dan bu güne kadar değerinin yüzde 80'inden fazlasını kaybetti.

Bankaların kısıtlamaları krizin halkın üzerindeki etkisini derinleştirdi
Lübnan’da ekonomik krizin derinleşmemesi için paranın ülke içinde kalması amacıyla bankalar yeni kısıtlamalar getirdi. Lübnan bankalarında hesapları bulunan ailelerin, yurt dışında okuyan çocuklarına para gönderme çabası başarısızlıkla sonuçlandı. Paranın yurt dışına çıkışı engellendi. Öte yandan Birleşmiş Milletler’e göre (BM), Lübnan nüfusunun yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Aşırı yoksulluk içinde yaşayanların oranı ise yüzde 8'den yüzde 23'e yükseldi.

Ekmeğe zam
Lübnan Geçici Ekonomi Bakanı Raoul Nehme, dün buğday fiyatını artması ardından ekmek fiyatı yüzde 20’ye kadar arttığını duyurdu. Yeni kararlara göre, daha önce 900 gram ağırlığında ve 2 bin Lübnan Lirasına (10 TL) satılırken, zam kararının ardından 930 gram ağırlığındaki ekmek 2 bin 500 Lübnan Lirasına (12TL) satılıyor.

Hastanelerin kapasitesi doluyor
Koronavirüsün salgınında artış devam ederken devam ederken birçok ülkede bu sene yılbaşı kutlamalar yasakladı. Lübnan’da ise kutlamalara izin verildi. Yılbaşında herhangi bir kısıtlamanın uygulanmadığı ülkede sağlık yetkilileri, yeni yıl kutlamaları sonrası vaka sayısında büyük bir artış yaşandığını dile getirdi. Yetkililer, hastanelerin kapasitelerinin maksimum seviyeye ulaştığını söyledi. Lübnan Yüksek Savunma Komisyonu, koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında ülke genelinde OHAL ilan edildiğini açıkladı.
Lübnan’da son verilere göre toplam koronavirüs vaka sayısı 305 bin 842’ye yükselirken, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı bin 3 bin 226 oldu.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.