Hafter, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ile görüştü

Hafter, Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanı ile görüştü (Genel Komutanlık)
Hafter, Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanı ile görüştü (Genel Komutanlık)
TT

Hafter, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi ile görüştü

Hafter, Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanı ile görüştü (Genel Komutanlık)
Hafter, Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanı ile görüştü (Genel Komutanlık)

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, 11 Şubat’ta ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde, yeni konsey başkanı olarak seçilmesi sonrasında gerçekleşen ilk ziyarette, Yunanistan’dan gelen Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile bir araya geldi.
Hafter’in medya ofisinden yapılan açıklamada, iki taraf arasında görüş alışverişi yapıldığı belirtildi. Mareşal Hafter, ‘silahlı kuvvetlerin barış sürecine verdiği desteğe, ordunun demokrasiyi koruma çabasına, barışçıl güç aktarımına, yeni Başkanlık Konseyi’ne desteğine, kurumları birleştirmek için siyasi diyalog tarafından ortaya koyulan ulusal birlik hükümetine ve ülkenin gelecek Aralık ayında beklenen seçimlere gitmesine’ değindi.
Bingazi’ye ulaşmasından birkaç saat sonra önde gelen yetkililer, milletvekilleri, subaylar ve Hafter’in temsilcilerinin de katılımıyla protokol odasında karşılanan Menfi, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Vatan, birliği ve toprak bütünlüğü için çalışma turu başladı” dedi. “Şehrimiz Bingazi’de misafir olacağım” ifadelerini kullanan Menfi, “Amacımız, vatandaşların acısını hafifletmek için ülkenin birliği, gerçek uzlaşı ve herkesle iş birliğidir” diyerek, herkesi sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı. Yerel gazetecilerin, Menfi’den davet almalarına rağmen, yeni Başkanlık Konseyi Başkanının havalimanına ulaşmasıyla alana girişleri engellendi. Muhammed el-Menfi’nin, yürütme otoritesinin yeni ‘troykasının’ başına seçilmesinin ardından ilk olma özelliği taşıyan ziyarette, daha sonra bir televizyon kanalı aracılığıyla vatandaşlarına seslenmesi bekleniyordu.
Yeni hükümete güven vermek için planlanan oturumla ilgili anlaşmazlığı çözmek amacıyla Temsilciler Meclisi Başkanının birinci ve ikinci yardımcıları Hamid Huma ve Fevzi en-Nuveyri, herkesin güvenliğini güvence altına almak ve Başbakan Abdulhamid Debibe’nin kurmakla görevlendirildiği hükümete güven vermek amacıyla 5+5 Ortak Askeri Komite tarafından seçilen bir şehirde Konsey için tam bir oturum çağrısında bulundu. Bazı milletvekillerinin Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’i görevinden alma taleplerine yanıt verme olasılığına değinen iki yardımcının ortak açıklamasında, bir sonraki meclis oturumunun ‘iç tüzükleri gözden geçirip, üyelerin arzu ettiği tüm değişikliklerin yapılmasına’ odaklanacağı belirtildi.
Sirte kabilelerinin Sosyal Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Temsilciler Meclisi üyelerine şehirdeki yeni hükümete güven verilmesi için bir oturum düzenlenmesi çağrısı yapılarak şehrin, yeni yürütme otoritesinin merkezi olarak seçilmesi talep edildi.
Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh ise 24 Aralık’ta yapılması planlanan parlamento ve başkanlık seçimlerinin erteleneceği yönündeki spekülasyonları güçlendirdi. Sayeh, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, herhangi bir siyasi gündeme köprü olunmayacağını belirtti. Sayeh, açıklamadan birkaç saat önce ise, 11 Şubat’ta Mısır’ın Hurgada şehrinde düzenlenen üçüncü oturumun kapanışında Anayasa Komitesi’ne, gelecek kazanımlarının teknik ve zamansal yönlerini ele alma çağrısı yaptı. Komite üyelerine göre Sayeh, komisyonun yedi aya ihtiyaç duyduğunu, bunun en az üç ayının seçimler için gerekli prosedürleri ve seçim kartını hazırlamak ve dört ayının ise anayasa referandum sürecini tamamlamak için gerekli olduğunu ifade etti. İmad es-Sayeh, koronavirüs salgınının patlak vermesiyle bazı ülkelerin oylama gerçekleştirememesi çerçevesinde, yurtdışındaki Libyalılarla ilgili lojistik sorunlar yaşandığına dikkati çekti.
İmad es-Sayeh, referanduma gitmeden önce yeterli güvenlik ve sağlık koşullarının sağlanması zorunluluğu ortasında seçimlerin öncelikle Libyalı tarafların kararlaştırdığı bir anayasal kurala göre yapılacağını ve yeterli fonun sağlanacağını vurguladı. Sayeh’e göre seçmenlerin reddetmesi durumunda, anayasa hazırlama konusunda yetkili organın, ikinci referandum tarihi açıklanmadan önce değiştirilmiş bir taslağı yeniden sunması gerekecek.
Öte yandan Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı İçişleri Bakanı Fethi Başağa, hizmetinin sona ermesi ve ülkenin doğusundaki paralel hükümette İçişleri Bakanlığı’ndan 31 personelin görevden alınması meselelerine değindi.
Başağa, geçtiğimiz Çarşamba akşamı sürpriz bir şekilde Libya halkı arasındaki uyumu teyit etmenin, birliğin ve ulusal uzlaşmanın temellerini sağlamlaştırmanın bir parçası olarak, işini sonlandırma kararlarını askıya almayı ve polis teşkilatı mensuplarını görevden alma kararlarını geri çekmeyi içeren bakanlık kararları yayınladı.
Yeni yürütme otoritesinin seçilmesinden bu yana ilk kez medyada görünün Mareşal Halife Hafter ise, er-Racme bölgesinde 40 hektarlık bir alanda kurulan Stratejik ve Güvenlik Bilimleri Akademisi’nin karargahını denetledi. Hafter, bu tesislerin ‘modern kuvvetler ve gelişmiş bir ordu oluşturmak için önemli’ olduğunu dile getirdi.
LUO’nun Ahlaki Rehberlik Birimi tarafından yayınlanan bir bildiriye göre Hafter,
keşif amaçlı ve silahlı insansız hava araçları, modern istihbarat ve elektronik savaş teçhizatı da dahil olmak üzere bir dizi silah ve teknik teçhizatın geliştirilmesiyle ilgili olarak, subaylardan bilgi aldı.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.