Arapların İsrail seçimlerinde 6 sandalye kaybetmesi bekleniyor

2019 İsrail seçimlerine ait "Ortak Arap Listesi Bloğu" pankartı (EPA)
2019 İsrail seçimlerine ait "Ortak Arap Listesi Bloğu" pankartı (EPA)
TT

Arapların İsrail seçimlerinde 6 sandalye kaybetmesi bekleniyor

2019 İsrail seçimlerine ait "Ortak Arap Listesi Bloğu" pankartı (EPA)
2019 İsrail seçimlerine ait "Ortak Arap Listesi Bloğu" pankartı (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcıları da kapsayan Kahana Partisi ile ittifakının faydalarının ortaya çıkmaya başladığı bir zamanda kamuoyu yoklamaları da yaklaşan seçimlerde Netanyahu’nun kazanma umudunu artırdı.
Anket sonuçlarına göre Netanyahu "Ortak Arap Listesi Bloğu" ve Knesset'teki (İsrail parlamentosu) Arap temsilinin hacmini 15 milletvekilinden 9’a düşürecek derecede önemli bir kazanç elde etti. Hafta başından bu yana yapılan anketlere göre, Ortak Arap Listesi Bloğu’nda kalan üç parti (Eymen Avde liderliğindeki Demokratik Görüş ve Eşitlik Partisi, Sami Ebu Şehade liderliğindeki Ulusal Demokratik Topluluk Partisi, Ahmed Tıbi liderliğindeki Arap Değişim Hareketi) bugün seçimlerin yapılması halinde 9 milletvekili kazanabiliyor. Ancak, Ortak Arap Listesi Bloğu’ndan ayrılan Mansur Abbas liderliğindeki 1948 İslami Hareket seçim barajını geçemeyecek ve böylece on binlerce Arap oyu boşuna kaybedilecek.
Anketler Barış ve Eşitlik için Demokratik Cephe (HADAŞ) Genel Sekreteri Mansur Dehamişe’nin de barajı geçemeyeceğini gösteriyor. Dolayısıyla binlerce Arap oyu daha çöpe gitmiş olacak. Bu anket sonuçları doğruysa, Arap temsili 15 milletvekilinden 9’a düşecek. İslami hareketin Ortak Listeden çekilmesi Arap sokaklarında yoğun bir öfke uyandırdı. Yaşanan büyük hayal kırıklığı birçok Arap grubunun seçimlere katılmaması tehdidini doğuruyor. Arap seçmenlere seçimleri boykot etmenin sonuçlarından sakınma çağrısında bulunan Ortak Liste başkanları Tibi, Ebu Şehade ve Avde bunun, İsrail tarihinde Netanyahu liderliğindeki en aşırı sağcı koalisyona hizmet edeceğini vurguladılar.
Avde  yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Netanyahu tam olarak bunun için plan yaptı. Ortak Listeyi hükümet kurmanın önünde büyük bir engel olarak gördüğü için listeyi dağıtmaya karar verdi. Arapları oy kullanmaktan alıkoyma, Yahudi vatandaşları Araplara karşı kışkırtma ve Arap vatandaşları ortak listeye karşı kışkırtma hamlelerinde başarılı olamayınca, Arapları yanıltmak ve oylarını almak için “sevgi dili” kullanma yoluna gitti. Geçmişte elde ettiğimiz her başarı, Netanyahu ve partisiyle yapılan anlaşmalar sayesinde değil, gücümüz ve birliğimiz sayesinde elde edildi. Bugün, Netanyahu, Kahana Partisi gibi ırkçı ve faşist bir parti ile tehlikeli bir ittifak kurarken gerçek Arap karşıtı yüzünü ortaya koyuyor.”
Anketler, Likud Partisi’nin 8 sandalye (36'dan 28'e) kaybedeceğini, ancak en büyük blok olmaya devam edeceğini gösterdi. Ancak, Kahana partisi de dahil olmak üzere Netanyahu'nun ağır baskısı altında aşırı sağda gerçekleşen ittifak, yaklaşan seçimlerde çoğunluğu sağlama olasılığının kapısını açtı. Bu yeni ittifak 5 sandalye kazandı. Diğer iki sağ parti iki sandalye kaybetti. Gideon Saar'ın Yeni Umut Partisi 13 sandalye ve Naftali Bennett'in liderliğindeki Yamina Partisi ise 11 sandalye kazanıyor. Dini partiler de sandalye kaybettiler (16'dan 15'e). Ancak en büyük kayıp, 17 sandalyeden 4 sandalyeye düşen Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifakı ve ardından "Ortak Arap Listesi Bloğu’nda" yaşandı.
Bu sonuçlara göre en büyük ikinci parti olan Yair Lapid başkanlığındaki Yeş Atid Partisi (bir gelecek var) 18 sandalyeye sahip olacak ve Netanyahu'nun istediği de bu. Bu durumda Netanyahu savaşını solcu bir lidere karşı yapacak. Bir ay önce rekabet iki sağcı aday Sa'ar ve Bennett ile olacak gibi görünüyordu. Anket sonuçlarına göre, bir sonraki başbakanın kimliğini belirleyecek Yamina Partisi seçimlerde kilit rol oynayacak. Netanyahu ile ittifak yapmayı seçerse, tamamen sağcı bir hükümet olacaktır. Karşı koalisyonu seçerse, yerleşim yerlerindeki destekçileri ve diğer sağcı güçlerle doğrudan çatışmaya girecektir.
Likud Partisi'nin dün akşam, Ulusal birlik Partisi Başkanı ve Knesset üyesi Bezalel Smotrich başkanlığındaki Dini Siyonizm Listesi ile bir artı oy anlaşması imzaladığı bildirildi. Bu listede Itamar Ben Gvir başkanlığındaki Otzma Yehudit Partisi (Yahudi Gücü) de yer alıyor. Söz konusu anlaşmaya göre Bin Gvir, Netanyahu hükümetinde bakan olacak. Bu anlaşma sağdaki güçler arasında bile bir hoşnutsuzluk ve kınama dalgasına yol açtı. Meir Kahane ne zaman konuşmak için ayağa kalksa, Likud Partisi’nin kurucu lideri Menachem Begin, Knesset’ten nasıl ayrıldı? Begin’in bu ittifaktan dolayı mezarında üzgün ve kızgın olduğu ve eğer hayatta olsaydı Likud Partisi’ne oy vermeyeceği yorumları yapılıyor.
ABD’deki İsrail Lobi Örgütü, dün gece, "İsrail için demokratik bir çoğunluk" olan bu anlaşmayı kınadı. ABD’deki Demokrat Partisi’nde yer alan İsrail yanlısı adayları desteklemek amacıyla iki yıl önce kurulan lobi, anlaşmanın bir skandal olduğunu söyledi. Lobinin başkanları Ann Lewis ve Todd Richman yaptıkları yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Otzma Yehudit'in ırkçı inanışları İsrail Devleti'nin değerleriyle tamamen çelişiyor ve devlet kurumlarında yeri yok. Bu aşırılık yanlısı parti Knesset'e girerse, utanç verici olur. İsrail demokrasisinde temsil edilmelerine karşı çıkmaları hususunda seçmenlere güveniyoruz."



İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

İngiltere, ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemek için üslerini kullanma yetkisi verdi

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İngiliz hükümeti bugün ABD'ye, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran füze mevzilerine saldırı düzenlemek üzere İngiltere'deki askeri üsleri kullanma izni verdi.

Downing Street'ten yapılan açıklamada, İngiliz bakanların bugün İran'la savaş ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması konusunu görüşmek üzere bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada, “Bölgenin kolektif savunması için ABD'nin İngiliz üslerini kullanmasına izin veren anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmak için kullanılan füze mevzileri ve kapasitelerini imha etmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit ettiler” denildi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bu hafta, Londra'nın İran'a karşı bir savaşa sürüklenmeyeceğini açıklamıştı.

Başlangıçta, herhangi bir askeri harekatın meşruiyetinden emin olunması gerektiği gerekçesiyle, İran'a saldırı düzenlemek için İngiliz üslerinin kullanılması yönündeki ABD talebini reddetmişti.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Ancak Starmer, İran'ın Ortadoğu'daki İngiliz müttefiklerine saldırılar düzenlemesinin ardından tutumunu değiştirdi ve ABD'nin Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait Fairford Hava Üssü ile Hint Okyanusu'ndaki ortak ABD-İngiltere üssü Diego Garcia'yı kullanabileceğine işaret etti.

ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın başlamasından bu yana Starmer'a defalarca saldırdı ve onun yeterli destek sağlamadığını söyledi.

Trump pazartesi günü, “bazı ülkelerin beni büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrattığını” söyledi ve ardından bir zamanlar “ABD'nin en iyi müttefikleri” olarak nitelendirdiği İngiltere'yi özellikle zikretti.

Bugün yayınlanan Downing Street bildirisi, «gerginliğin acilen azaltılması ve savaşa hızlı bir çözüm bulunması» çağrısında bulundu.

İngiltere’deki kamuoyu yoklamaları, savaş konusunda yaygın bir şüphe olduğunu gösteriyor; YouGov’un yaptığı ankete katılanların yüzde 59’u, ABD-İsrail saldırılarına karşı olduklarını belirtti.


Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla
TT

Trump neden Hark Adası'nı işgal etmek istiyor? Tahran'ı Hürmüz Boğazı'nı açmaya zorlamak

Majalla
Majalla

Önümüzdeki günler çok önemli. Fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar

Körfez'deki çatışmanın çehresini değiştirebilecek bir hamleyle, istihbarat raporları ve resmi ABD açıklamaları, Başkan Donald Trump yönetiminin, Tahran rejiminin petrol can damarı olan Hark Adası'nın tam kontrolünü ele geçirmek için cesur bir amfibi operasyona hazırlandığını ortaya koyuyor.

Bu haberler, ABD güçlerinin 13-14 Mart 2026'da adada İran Devrim Muhafızları'na ait füzeler, radarlar, mayın depoları ve deniz üsleri de dahil olmak üzere 90'dan fazla askeri hedefi imha etmesinin ardından geldi.

Beyaz Saray şu anda, amfibi hücum gemileriyle desteklenen 2.500-5.000 ABD Deniz Piyadesi ile karadan işgal seçeneğini görüşüyor.

Trump, adayı “kıracağımız taç” olarak nitelendirerek şu uyarıda bulundu: “Eğer Hürmüz Boğazı'nı açmaz ve nakliyeyi engellemeyi bırakmazlarsa, tüm petrol altyapısını yok edeceğiz!”

Peki, neden özellikle Hark Adası?

Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı kırmayı başaramadıktan sonra, bu küçük adayı (sadece 20 kilometrekarelik bir alan) işgal etmenin en büyük silahı olduğuna inanıyor. Bunun, İran rejimini geri adım atmaya ve dünyanın petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlayacak ve on yıllardan beri yaşanan en büyük küresel enerji krizine neden olan engellemeye son verecek bir “ekonomik darbe” olacağını düşünüyor.

Washington, operasyonu İran'ın gelirinin yüzde 40'ını besleyen damarı keserek “rejimin ekonomik olarak durdurulması” olarak tanımlıyor.

Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-2 uydusu tarafından çekilen, İran'ın Hark Adası'na ait görüntü, 2 Mart 2026 (AFP)

Çatışma ve muazzam güç dengesizliği

Çatışma olasılığı oldukça yüksek, ancak eşitsiz. Deniz Piyadeleri ve Beşinci Filo liderliğindeki ABD kuvvetleri, ezici hava ve deniz üstünlüğüne sahip: F-35 savaş uçakları, güdümlü füze destroyerleri ve denizaltılar.

Şarku'l Avsat'ın al Majalladan aktardığı analize göre Devrim Muhafızları'nın 112. Deniz Tugayı tarafından yönetilen adadaki İran savunmasının ise sadece 500-1000 askerden oluştuğu tahmin ediliyor ve bu savunma hattı ABD saldırılarıyla ağır hasar gördü.

Ancak, İran anakarasına sadece 25 km uzaklıkta olması, Tahran'ın adayı dakikalar içinde balistik füzeler, insansız hava araçları ve gemisavar füzelerle bombalayabileceği anlamına geliyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Burayı işgal etmek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması veya Körfez'deki ABD üslerine asimetrik saldırılar riskiyle birlikte, minyatür bir Vietnam kabusuna dönüşebilir.”

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor

Adanın petrol açısından önemi: Rejimin hayatı buna bağlı

 Hark sadece bir ada değil, aynı zamanda İran'ın ana ihracat tesisi. İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 94'ü buradan geçiyor (toplam 1,5-1,7 milyon varilin yaklaşık 1,5-1,55 milyon varili).

Kapasite: Günde 7 milyon varil yükleme ve 30-31 milyon varil depolama.

Son ABD saldırılarından sonra bile, İran’ın petrol ihracatı yangınlar arasında devam etti.

resim

Önemli bilgiler

Adanın Konumu: Buşehr'e 2 km uzaklıkta, 8 km uzunluğunda küçük bir mercan resifi. Tatlı su kaynakları ve bir havaalanı bulunuyor.

- İran Kuvvetleri: Yüzlerce Devrim Muhafızı, karadan havaya füzeler ve gemisavar füzeleri hasar gördü.

- Nüfus: Çoğunluğu petrol işçisi olmak üzere 8 bin sivil.

Hark, tırmanan gerilimi sonlandırabilecek veya daha büyük bir küresel petrol savaşını ateşleyecek nokta olabilir mi? Önümüzdeki günler çok önemli, fiyatlar yükseliyor ve gemiler Körfez'den uzak duruyor. Bu sadece bölgesel bir çatışma değil; küresel enerjinin geleceği üzerine bir kumar.


Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi
TT

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

Hamaney ve Trump'tan meydan okuma mesajları...İsrail "Tahran'ın kalbine" şiddetli bir saldırı düzenledi

İsrail, bu sabah İran'a yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın İran'ın doğalgaz altyapısına yönelik saldırılarını tekrarlamaması yönündeki çağrısından bir gün sonra gerçekleşti. İran'ın bölgedeki enerji tesislerine yönelik misilleme saldırıları, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa yol açmış ve ABD-İsrail savaşında önemli bir tırmanışa işaret etmişti.

İsrail ordusu sözcüsü bu sabah "İsrail ordusu, Tahran'ın kalbindeki İran terörist rejiminin altyapısına karşı bir dizi saldırı başlattı" dedi ancak ayrıntı vermedi.

ABD Başkanı, "İran liderliğinin ortadan kaldırılacağını" ve Tahran rejiminin "yeni liderler aradığını" teyit ederek, "İran üzerindeki etkisi kötü olacak ve bunu yakında bitireceğiz" dedi.

Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yükselen yakıt fiyatlarından etkilenecek olan Trump, dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda yardım taleplerine temkinli yanıt veren müttefiklerini korkaklıkla eleştirdi. Bununla birlikte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan enerji altyapısına yönelik saldırıyı tekrarlamamasını istediğini söyledi.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hamaney ise bugün yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı yürüttüğü savaşta düşmanlarına "kesin bir darbe" indirdiğini söyledi.

İran'ın Umman ve Türkiye'yi hedef alan son saldırılardan sorumlu olmadığını belirtti.