Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan: ‘İbrahim Anlaşmaları’nı hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerimiz doğrultusunda imzaladık’

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan, İsrail’in Genç Öğrenci Zirvesi'nde konuştu. (AP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan, İsrail’in Genç Öğrenci Zirvesi'nde konuştu. (AP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan: ‘İbrahim Anlaşmaları’nı hoşgörü ve bir arada yaşama değerlerimiz doğrultusunda imzaladık’

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan, İsrail’in Genç Öğrenci Zirvesi'nde konuştu. (AP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan, İsrail’in Genç Öğrenci Zirvesi'nde konuştu. (AP)

İsrail'de düzenlenen Genç Öğrenci Zirvesi’nde video konferans aracılığıyla konuşma yapan Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, Sudan hükümetinin tüm dinler ve ırklar arasındaki hoşgörü ve bir arada yaşama, aynı zamanda özgürlüklere ve dinlere saygı duyma değerlerini yaymanın önemine olan inancına dikkat çekti. Bu nedenle ABD ve İsrail ile İbrahim Anlaşmaları’na imza attığını bildiren Burhan “Bu hususlar, geçtiğimiz ocak ayında Hartum'da ABD ile İbrahim Anlaşmaları’na attığımız imzaya dair ilk vizyonlardı” ifadesini kullandı
İsrailli öğrencilerin düzenlediği zirve, dünyadan ve İsrail’den öğrencilerin ve gençlerin üniversite kampüslerinde tartışmalarına olanakj sağlayan uluslararası bir platform sayılıyor. Uluslararası konuşmacıların katıldığı, profesyonel sergiler ve akademik fırsatların eşlik ettiği, Harvard ve Columbia üniversitelerinin de desteklediği bu platform, İsrail’deki öğrencilerin ufkunu genişletmeyi amaçlıyor.
7 -11 Şubat tarihleri arasında düzenlenen bu yılki zirveye Gürcistan Devlet Başkanı Salome Zurabişvili, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve eski başkanlar, ABD Senatosu’ndan üyeler, başta koronavirüs karşıtı aşı üreticisi Moderna'nın CEO'su olmak üzere bilim adamları, üniversite profesörleri, insan hakları savunucuları ve sosyal medya yöneticileri de katıldı.
Sudan tarihinde ilk kez olarak Sudanlı öğrenciler ve gençler, Arap ve İslam ülkelerinden gelen öğrencilerle birlikte İsrail’deki bir konferansa katılmış oldu. Öğrencilerin nasıl seçildiğine, sayılarına veya katılım şekillerine ilişkin detay vermeyen Burhan ve Sudanlı yetkililer, zirvenin üniversite öğrencileri tarafından düzenlendiğini söylemekle yetindiler.
Ülkesini Sudan devriminin gerçek itici gücü olan gençlerin ve öğrencilerin inşa ettiği yeni bir çağın beklediğini ifade eden Burhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanlığın en yüksek değerlerini temsil eden hoşgörü; toplumların barış ve sevgi içinde yaşaması için herkesin ihtiyaç duyduğu insani, ahlaki ve politik bir zorunluluktur. Sudan, nüfusun çoğunluğunu temsil eden ve Sudan devriminin (özgürlük, barış ve adalet sloganlarını benimseyen) gerçek itici gücü olan gençler ve öğrenciler tarafından inşa edilecek yeni bir döneme giriyor.”
Zirveye katılan Sudanlı gençlerin ülkenin dünyaya barış ve refahı yayma yönündeki mesajını iletmekten sorumlu olduğunu vurgulayan Burhan sözlerine şöyle devam etti:
“Vizyonumuz; bölge ülkeleri ve dost ülkelerle deneyim alışverişinde bulunarak küresel hoşgörü çizgisini takip etmek, küresel barış kavramları oluşturmak, küresel ve yerel reforma katkıda bulunmaktır.”
İsrail ile normalleşmeyi savunan isimlerden olan Burhan, Uganda’nın Entebbe şehrinde Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni aracılığında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelerek Sudanlıları şaşırtmıştı. Nitekim bu görüşmeler bugün dahi devam eden tartışmalara yol açtı.
Burhan’ın söz konusu çabaları, Sudan’ın da İbrahim Anlaşmaları’nı imzalayarak İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesine yol açmış, böylece 1967’de Hartum'da düzenlenen Arap Zirvesi’nden bu yana Sudan ile İsrail arasındaki gerilime son verilmişti. Söz konusu zirve, “İsrail’i tanımaya, uzlaşmaya ve müzakereye hayır” sloganı ile biliniyor.
Sudan hükümetine İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi için baskı uygulayan eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, karşılığında Sudan'ın terörizme sponsor olan ülkeler listesinden çıkartılması sözü vermişti. Nitekim ABD Dışişleri Bakanlığı, El Kaide lideri Usame bin Ladin'i ve bir dizi terör örgütünü Hartum'da barındırması sebebiyle Sudan’ı 1993 yılında terörizme destek veren ülkeler listesine dahil etmişti.
Burhan ile Netanyahu’nun bir araya gelmesinden bu yana Sudan-İsrail hattında birçok gelişme oldu. Süreçte İsrail’e ait El-Al Havayolları, Sudan hava sahasından yeniden geçme hakkı kazandı. Böylece birçok İsrail heyeti de Sudan'ı ziyaret etmiş oldu. Nitekim geçtiğimiz ayın sonlarında Hartum’u ziyaret eden İsrail İstihbarat Bakanı Eli Kohen; Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan, Savunma Bakanı Yasin İbrahim ve diğer Sudanlı yetkililerle bir araya gelmişti.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.