Bağdat, Papa’nın ziyareti öncesinde son hazırlıkları yapıyor

Binlerce askeri ve güvenlik personeli sokaklarda konuşlandırılıyor; şehirlerde koruma planı yürütülüyor

Sokaklar Papa'nın yer aldığı afişlerle süslendi (DPA)
Sokaklar Papa'nın yer aldığı afişlerle süslendi (DPA)
TT

Bağdat, Papa’nın ziyareti öncesinde son hazırlıkları yapıyor

Sokaklar Papa'nın yer aldığı afişlerle süslendi (DPA)
Sokaklar Papa'nın yer aldığı afişlerle süslendi (DPA)

Irak’ın başkenti Bağdat’ta, Papa’nın özel beslenme programı nedeniyle yemek programı haricinde, yoğun bir toplantı ve ziyaret programı hazırlanarak Papa Franciscus’un Irak’a bugünkü tarihi ziyaretinin son rötuşları yapıldı.
Caddeler ve Bağdat havaalanından Papa’nın konvoyunun ziyaret sırasında geçeceği yollar boyunca her türden binlerce silahlı ordu ve polis kuvveti, aynı zamanda güvenlik araçları yetkililerce konuşlandırıldı.
Iraklı güvenlik kaynaklarının bildirdiğine göre Iraklı yetkililer, Papa’nın ziyaret edeceği Bağdat, Necef, Nasıriye, Ninova ve Erbil şehirlerinde güvenliği sağlamak için çok sayıda güvenlik kordonu kurdu.
Kaynaklar, Irak makamlarının ziyarete hazırlık olarak ülkenin dört bir yanında sokağa çıkma yasağı koyma kararı aldığını, bunun koronavirüs salgını kısıtlamalarıyla aynı zamana denk geldiğini belirtti.
Papa Franciscus’un ağırlanması için kurulan yüksek komite, sokakları Vatikan ve Irak bayrakları, aynı zamanda Papa’nın ve ülkenin en yüksek dini otoritesi sayılan Ali Sistani’nin fotoğraflarının yer aldığı afişlerle süsledi. Söz konusu afişlerde “Hepimiz bir parçamızsınız; biz de sizden bir parçayız”, “Hepiniz kardeşsiniz”, veya Papa’ya hitaben “Mezopotamya sizi selamlıyor”, “Irak'a hoş geldiniz” ifadelerine yer verildi.
Yeşil Bölge'de yer alan büyük kutlama alanı yakınlarında, Papa'ya ziyaretinde eşlik edecek şahsiyetlerin ve resmi heyetlerin taşınacağı konvoya katılmak üzere düzinelerce modern siyah araba sıralandı. Belediyeler meydan ve sokakları yaklaşan bahara uygun renklerde farklı çiçek türleriyle bezerken kilise ve manastırlar da süslendi. Bugün öğleden sonra merkezi törene şahitlik edecek Bağdat Sarayı da misafirler için dekore edildi.
Irak Cumhurbaşkanlığı'ndan Şarku’l Avsat’a konuşan bilgili bir kaynak, “Törene Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, aynı zamanda eski cumhurbaşkanları ve bakanlar da dahil olmak üzere üst düzey Iraklı yetkili ve liderler katılacak. Aynı zamanda dini ve kültürel açıdan Irak toplumundan farklı simalar, kurtulan Yezidi kadınlar ve farklı rütbelerden yaralanan Irak güvenlik güçleri de yer alacak” ifadelerine başvurdu.
Papa; ülkenin en büyük Şii dini otoritesi Ayetullahuzma Ali Sistani ile görüşmek üzere Necef’i, İbrahim Peygamber'in yaşadığı Ur kentini ziyaret etmek için Dikar’ı, bir dizi kilise ve dini yeri ziyaret etmek için ise Erbil ve Ninova’yı ziyaret edecek.
Bineceği uçağın bu öğleden sonra Bağdat Uluslararası Havalimanı'na inmesi beklenen Papa, başta Irak Başbakanı Kazımi olmak üzere üst düzey yetkililer tarafından karşılanacak.
Ziyaret öncesinde Iraklılara gönderdiği mektupta aralarında olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Papa, yıllarca süren savaş ve terörden sonra herkesten af ​​ve uzlaşma dilemek için dua etmelerini isteyerek, “Sizinle tanışmak, eski ve şaşırtıcı medeniyetin beşiği olan ülkenizi ziyaret etmek istiyorum” dedi.
Özellikle de 2003 yılı ardından Irak'ta çok acılar çeken Hristiyanlara seslenen Papa, “Oldukça acımasız imtihanlardan geçerken İsa’ya olan inancını gösteren sevgili Hristiyan kardeşlerim, sizleri görmek için sabırsızlanıyorum” dedi.
Bu, Vatikan Papası’nın ilk Irak ziyareti sayılıyor. İkinci Ioannes Paulus 1999’da Irak ziyaretinde bulunmak istemiş, abluka altındaki Irak’a manevi destek sayılmasına rağmen önceki rejim bu ziyaret için yeterli koruma sağlanamayacak olması dolayısıyla davette bulunamayacağından özür dilemişti. 
Özellikle de bilinmeyen tarafların ABD’lileri hedef alma yönündeki roket saldırılarının artması ışığında Irak'ın içerisinde bulunduğu koşullar göz önüne alındığında, Papa’nın ziyareti risk altında gerçekleşiyor. Bu saldırılardan en sonuncusu ise ülkenin batısında bulunan Ayn el-Esed üssüne atılan roketlerdi.
Irak halkı, hükümeti ve destekçileri bu ziyarete oldukça önem verse de, başarılarının belirli bir siyasi partiye yüklenmemesi için ziyaretin gerçekleşmesini istemediklerini ifade eden taraflar da mevcut.
Nitekim Papa’nın bu ziyareti, Irak Cumhurbaşkanı Salih’in temmuz 2019’da yaptığı davete cevap niteliğinde sayılıyor. Nitekim Salih, Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı davetinde şu ifadeleri kullanmıştı:
“Papa Hazretleri Papa Franciscus, bir yıl önceki son ziyaretimde yaptığımız sohbeti, Irak halkına dair derin endişelerinize vâkıf olmanın beni cesaretlendirdiği zamanları gururla hatırlıyorum. Şahsınıza medeniyetlerin beşiği, inananlar ve peygamberlerin atası, dinlerin elçisi Hz. İbrahim’in doğum yeri olan Irak'ı ziyaret etmeniz için resmi bir davetiye takdim etmekten onur duyuyorum. Irak, kırk yıl süreyle savaş ve ıstırapların yaşandığı yer olarak kaldı. Terörist grupların son saldırısı, Hristiyanlara ve diğer Iraklı cemaatlere hayal edilemeyecek derecelerde zarar vermiştir. Toprağımızın kurtuluşuyla birlikte, uzun bir iyileşme, uzlaşma ve yeniden inşa süreci geliyor. Çekilen acı ve bitkinliklere özel ihtimam gösteren siz Papa Hazretleri’nin cesaret verici ve şefkatli sözlerinin hala çatışmanın zorluklarından kurtulmakta olan birçok Iraklıya çok yardımcı olacağını biliyorum. Ziyaretiniz, bu toprakların insanlığa ilk yasaları, sulama ile yetiştirme yöntemleri, çeşitli dini inançlara sahip insanlar arasındaki iş birliği mirasını sunduğunu Irak ve dünyaya hatırlatmış olacak. Sizi sadece Hristiyanlar değil, barış ve saygınlık temelinde daha iyi bir geleceğe kararlı olan Müslümanlar, Yezidiler ve diğer inananlar da memnuniyetle karşılayacaktır. Irak, yaklaşık iki bin yıldır canlı ve çeşitli bir Hristiyan topluluğuna ev sahipliği yapmış, ancak son savaşlar bu çeşitliliğe dair sayıları tüketmiştir. Biz ise Irak'taki Hristiyanların bir kez daha güvenlik ve refahtan yararlanmalarını sağlamaya kararlıyız. Buraya ziyaretinizin iyileşme sürecinde bir dönüm noktası olacağını içtenlikle umuyorum. Irak yeniden barış ülkesi olabilir; din ve inanç filozofları, binlerce yıldır olduğu gibi yeniden uyum içinde yaşayabilirler. Papa Hazretleri’ni Mezopotamya topraklarında gönülden, gurur ve minnetle karşılamayı dört gözle bekliyorum.”



İsrail’in El Halil’deki operasyonu, hükümet ile ordu arasında görüş ayrılığına yol açtı

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yürütülen askerî operasyon kapsamında Filistinlilere ait binalara baskın düzenliyor. (Reuters)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yürütülen askerî operasyon kapsamında Filistinlilere ait binalara baskın düzenliyor. (Reuters)
TT

İsrail’in El Halil’deki operasyonu, hükümet ile ordu arasında görüş ayrılığına yol açtı

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yürütülen askerî operasyon kapsamında Filistinlilere ait binalara baskın düzenliyor. (Reuters)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yürütülen askerî operasyon kapsamında Filistinlilere ait binalara baskın düzenliyor. (Reuters)

İsrail’in El Halil’de başlattığı baskın ve arama operasyonu, hükümet ile ordu komutanlığı arasında büyük bir görüş ayrılığına yol açtı. Cuma günü, iki İsrail askerinin ölümüne neden olan saldırının ardından başlatılan operasyon, bugün yapılacak seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti ile İsrail ordusu yönetimi arasında tartışma konusu oldu.

İsrail ordusuna bağlı 98. Tümen, kentte yoğun operasyonlarını sürdürürken belirli bölgelerde Filistinlileri evlerinden ayrılmaya zorluyor, gözaltılar gerçekleştiriyor, silah arıyor ve binaları yıkıyor. Ancak İsrail ordusu, şu ana kadar elde edilen operasyonel sonuçların yetersiz olduğu gerekçesiyle operasyonun mevcut şekliyle sürdürülmesinin gerekliliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde, pazar günü sokaklara konuşlanan İsrail askerleri ve askerî araçlar. (DPA)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde, pazar günü sokaklara konuşlanan İsrail askerleri ve askerî araçlar. (DPA)

Yedioth Ahronoth gazetesinin dün, “konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara” dayandırdığı haberine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz’ın katıldığı bir toplantıda Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, El Halil’deki operasyonu sona erdirmenin zamanının geldiğini ifade etti. Ancak Netanyahu ve Katz bu görüşe karşı çıkarak operasyonun devam etmesini istedi. Sonuçta Genelkurmay Başkanı’nın önerisi kabul edilmedi ve operasyonun sürdürülmesine karar verildi.

Netanyahu ve Katz, operasyonun başlatılması talimatını geçen cuma günü vermişti. İkili, operasyonun kapsamlı olacağını belirtmiş; işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki mülteci kamplarında uygulanan modeli El Halil’e taşımaktan, yani Filistinlileri yerlerinden ederek yerleşim alanlarını yıkmaktan söz etmişti. Özellikle saldırganların geldiği mahallelerin yıkılması ve ordunun bölgede kalıcı biçimde konuşlanması gündeme getirilmişti. Ayrıca altyapının imha edilmesi, aranan kişilerin yakalanması ve silahların toplanması vaat edilmişti. Ancak İsrail ordusu bu yaklaşımı benimsemedi ve Netanyahu ile Katz’ın kamuoyuna yansıttığı kapsamlı planın aksine, birkaç günle sınırlı bir operasyon duyurdu.

Operasyonun başlamasından birkaç gün sonra İsrail ordusu yaklaşık 2 bin 600 Filistinliyi evlerinden çıkardı ve bazı kişileri gözaltına aldı. Ancak 500 evde yapılan aramalarda yalnızca bir tüfek ve bir tabanca bulundu. Ordu, ayrıca 500 noktada arama yaptığını, 50 kişiyi gözaltına aldığını ve geçen hafta sonu yaşanan çatışmaya katılan saldırganlardan birinin evinin yakınında yer altında bir çukur bulduğunu açıkladı.

İsrail ordusuna göre çukurun bir çıkış açıklığı bulunmuyor. İlgili birimler tarafından yürütülen inceleme sürüyor. Yaklaşık 15 metre derinliğinde ve 75 santimetre genişliğinde olduğu belirtilen çukurun El Halil kent sınırları içerisinde bulunduğu, yakınında herhangi bir İsrail yerleşiminin olmadığı vurgulandı.

Çukurun içinde bulunan elektronik bir cihaz, incelemelerin sürdürülmesi amacıyla güvenlik güçlerine teslim edildi.

İsrail ordusunun, El Halil’de saldırganlardan birinin evinin yakınında bulduğunu açıkladığı yer altındaki çukur. (İsrail ordusu)
İsrail ordusunun, El Halil’de saldırganlardan birinin evinin yakınında bulduğunu açıkladığı yer altındaki çukur. (İsrail ordusu)

İsrail kamu yayıncısı Kan’a konuşan bir askerî kaynak, El Halil’deki operasyonun caydırıcılık ve istihbarat toplama hedeflerine ulaştığını söyledi. Operasyona katılan bazı askerler ise kentte fiilen hareketsiz kaldıklarını ve yapabilecekleri fazla bir şey olmadığını belirterek operasyonun sona erdirilmesini istemeyen birilerinin bulunduğunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın Kan’dan aktardığına göre İsrail ordusu operasyonu bitirmeyi planlıyor; ancak Netanyahu ve Katz buna karşı çıkarak operasyonun devam etmesini talep ediyor.

Operasyona katılan askerlerden biri, “Şu anda yalnızca zaman kaybediyoruz. Bir tabanca daha ya da Hamas bayrağı bulmak için operasyonu sürdürmenin bir anlamı yok. Her zaman başka bir silah veya bayrak bulunabilir, ancak mesele bu değil” dedi. Askerin bu sözleri, operasyonun sürdürülmesinde seçim hesaplarının etkili olduğu yönündeki değerlendirmelere işaret etti.

El Halil Valisi Halid Dudin, 500’den fazla evin aranmasının ve kentin farklı bölgeleri arasındaki ulaşımın kesintiye uğramasının ardından evlerini terk eden Filistinlilerin sayısının yaklaşık 2 bin 600’e yükseldiğini açıkladı.

Ancak Dudin, Netanyahu ve Katz’ın istediği modelin aksine, kent sakinlerinin yakın zamanda evlerine dönebileceğini düşünüyor. Batı Şeria’daki mülteci kamplarında yaşananlara benzer bir durumun El Halil’de tekrarlanmasını beklemiyor. Söz konusu kamplarda yaklaşık 40 bin Filistinli yerinden edilmiş durumda.

Çok sayıda gösterge, İsrail ordusunun bu aşamada El Halil’de mülteci kamplarında uygulanan modeli hayata geçirmeyeceğini gösteriyor.

İsrail ordusu, özellikle Filistinli sivillerin uzun süre evlerinden uzak tutulmasının hukuki açıdan sorun oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, operasyonun somut ve kayda değer askerî sonuçlar üretmediği koşullarda daha da önemli bir mesele olarak görülüyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde, cumartesi günü kapalı bir İsrail kontrol noktasının altından poşet geçiren iki Filistinli. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde, cumartesi günü kapalı bir İsrail kontrol noktasının altından poşet geçiren iki Filistinli. (AFP)

Ancak İsrail’deki siyasi yönetim bu değerlendirmeye karşı çıkıyor. Netanyahu ve Katz, saldırganların otomatik silahlar ve çok miktarda mühimmatla hareket etmiş olmasının, ordunun bölgede silah arama çalışmalarını sürdürmesini ve silahların bulunduğu noktaları tespit etmesini gerektirdiğini savunuyor. Operasyonun devam etmesinin caydırıcı bir etki yaratacağını ileri sürüyorlar.

Savunma Bakanlığı kaynakları ise İsrail ordusunun Batı Şeria’nın en büyük kenti olan El Halil’de yoğun askerî faaliyet yürütmesinin, Filistinliler üzerinde psikolojik ve algısal bir etki oluşturduğunu belirtiyor. Kaynaklar, bunun özellikle El Halil gibi bir Filistin kentinde gerçekleştiriliyor olmasına dikkat çekiyor. Bu durumun, daha önce Cenin, Nur Şems ve Tulkerim mülteci kamplarında yürütülen operasyonlardan farklı olduğu ifade ediliyor.


Suriyeli eski subaylar savaş suçları suçlamasıyla gözaltına alındı; aralarında Beşşar Esed’in kuzeni de var

Göstericiler, 26 Nisan 2026’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda Atıf Necib’in duruşması sırasında işkence mağdurlarının fotoğraflarını taşıyor. (Reuters)
Göstericiler, 26 Nisan 2026’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda Atıf Necib’in duruşması sırasında işkence mağdurlarının fotoğraflarını taşıyor. (Reuters)
TT

Suriyeli eski subaylar savaş suçları suçlamasıyla gözaltına alındı; aralarında Beşşar Esed’in kuzeni de var

Göstericiler, 26 Nisan 2026’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda Atıf Necib’in duruşması sırasında işkence mağdurlarının fotoğraflarını taşıyor. (Reuters)
Göstericiler, 26 Nisan 2026’da Şam’daki Adalet Sarayı’nda Atıf Necib’in duruşması sırasında işkence mağdurlarının fotoğraflarını taşıyor. (Reuters)

Suriye İçişleri Bakanlığı, Humus kentinde İç Güvenlik Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda, Suriyeli eski subay ve yetkililerden 15 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Bakanlık Sözcüsü Nuriddin el-Baba dün düzenlediği basın toplantısında gözaltına alınanlar arasında, 105. Şube’de görev yapmış albay ve Beşşar Esed’in kuzeni Yahya Esed’in de bulunduğunu açıkladı.

El-Baba’nın açıkladığı gözaltı listesinde, eski 24. Tümen Komutanı ve Hava Savunma Dairesi Başkanı Tümgeneral Muhammed Dib Afuf, Hava İstihbarat Dairesi Soruşturma Bölümü Başkanı Muhammed Türki Menun ve aynı dairenin Soruşturma Şubesi Başkanı Salim Nurs ed-Dağıstani de yer aldı.

Listede ayrıca Siyasi Güvenlik Şubesi’nde görev yapan Tuğgeneral Riyad Hamdu Şehade, “Terör Mahkemesi” Başkanı Gazi Bedr Abdüssalih, Tişrin Askerî Hastanesi’nde görevli Tuğgeneral Saadullah Cercis Mesud, Tuğgeneral Merhaf Muhsin Ali es-Selame, Cumhuriyet Muhafızları’nda görev yapan Tuğgeneral Ahmed Faysal el-Mustafa ve askerî doktor Şuayb Fuad el-Merkadi de bulunuyor.

Eski rejimin devrik lideri Beşşar Esed’in kuzeni Yahya Esed, onlarca subayla birlikte gözaltına alındı. (Sosyal medya)
Eski rejimin devrik lideri Beşşar Esed’in kuzeni Yahya Esed, onlarca subayla birlikte gözaltına alındı. (Sosyal medya)

Gözaltına alınanlar arasında helikopter pilotu Racih Hıdır Venus, helikopter pilotu İbrahim Yasin Selame ve savaş pilotu Münzir Ali Muhammed el-Ali de yer aldı. Listede ayrıca, “Tedamun Katliamı” olaylarına karışmakla suçlanan Kamil Muhammed Şerif ile Ala Salih Esed’in isimleri de bulunuyor.

El-Baba, listede isimleri yer alan eski subay ve yetkililerin Humus İç Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülen operasyonlar kapsamında gözaltına alındığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Şam Ağı (Şebeke Şam) internet sitesinden aktardığına göre, açıklamada gözaltına alınanların tamamının kimlikleri veya her birine somut suçlamalar hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi. Soruşturmaların, şüphelilerin sorumluluklarının ve haklarındaki suçlamaların kapsamını ortaya koyması bekleniyor.

Esed rejimine karşı Hama cephelerinde yürütülen operasyonları sırasında hayatını kaybeden savaşçı Muhammed Subeyha’nın babasına, oğlunun fedakârlıkları dolayısıyla onur plaketi takdim edildi. (İç kurtuluş Güvenlik Güçleri)
Esed rejimine karşı Hama cephelerinde yürütülen operasyonları sırasında hayatını kaybeden savaşçı Muhammed Subeyha’nın babasına, oğlunun fedakârlıkları dolayısıyla onur plaketi takdim edildi. (İç kurtuluş Güvenlik Güçleri)

Öte yandan İç Güvenlik Güçleri, Suriye devrimi sırasında savaş suçları işlemek ve sivillere yönelik ihlallerde bulunmakla suçlanan Abdülber Yusuf es-Saad’ı da gözaltına aldı.

İç Güvenlik Güçleri dün yaptığı açıklamada, soruşturma kayıtlarının söz konusu kişinin eski rejim saflarında çeşitli çatışmalara ve askerî operasyonlara katıldığını ortaya koyduğunu bildirdi. Açıklamada ayrıca, görüntü kayıtlarında şüphelinin “Redu’l Udvan” (Saldırganlığın Püskürtülmesi) Muharebesi sırasında hayatını kaybeden bir kişinin naaşına kötü muamelede bulunduğunun belgelendiği belirtildi.

Şüphelinin işlediği öne sürülen suçların ayrıntılarının aydınlatılması ve ilgili delillerin toplanması amacıyla soruşturmanın sürdüğü, işlemlerin tamamlanmasının ardından dosyanın yargı makamlarına sevk edileceği kaydedildi.

Suriye el-İhbariyye televizyonunun 20 Eylül tarihli haberine göre, İç Güvenlik Güçleri daha önce de eski rejimin istihbarat teşkilatında görev yapan Yarbay Süleyman Ahmed Hasan’ı, hareketlerinin izlenmesi ve takip edilmesine dayanan bir güvenlik operasyonuyla gözaltına almıştı.

Suriyeli bir kadın, geçen nisan ayında Şam’ın güneyindeki Tedamun Katliamı’nda hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını taşıyor. (AP)
Suriyeli bir kadın, geçen nisan ayında Şam’ın güneyindeki Tedamun Katliamı’nda hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını taşıyor. (AP)

O dönemde yürütülen ilk soruşturmalar, Hasan’ın Askerî İstihbarat Şubesi’nde görev yaptığını, ardından 248. Şube’de önce Soruşturma Bölümü’nün, daha sonra Hukuk İşleri Bölümü’nün başkanlığını üstlendiğini ortaya koymuştu. Hasan’ın görevlerinin, Suriye devrimi yıllarında gösteriler, muhalifler ve ordudan ayrılan subaylarla ilgili soruşturmaları kapsadığı belirtilmişti.

Aynı gün, 22. Tümen’in 2012-2020 yılları arasında Operasyonlar Şubesi Başkanlığı görevini yürüten Tuğgeneral pilot Zekeriya Muhammed Sünun da gözaltına alınmıştı.

Suriye İçişleri Bakanlığı, 15 Haziran’da yayımladığı istatistiklerde, eski rejimle bağlantılı askerî rütbelere sahip 3 bin 548 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Söz konusu kişiler arasında farklı rütbelerden subayların bulunduğu; bunlardan 42’sinin tümgeneral, 172’sinin tuğgeneral ve 218’inin albay olduğu bildirildi.


Şam, Ürdün’ün hava saldırılarında 8 kişinin öldüğünü duyurdu; Nasib Sınır Kapısı’nı kapattı

Ürdün hava saldırılarının Dera'daki çeşitli noktalarda yol açtığı yıkım, (internet ortamında dolaşımda)
Ürdün hava saldırılarının Dera'daki çeşitli noktalarda yol açtığı yıkım, (internet ortamında dolaşımda)
TT

Şam, Ürdün’ün hava saldırılarında 8 kişinin öldüğünü duyurdu; Nasib Sınır Kapısı’nı kapattı

Ürdün hava saldırılarının Dera'daki çeşitli noktalarda yol açtığı yıkım, (internet ortamında dolaşımda)
Ürdün hava saldırılarının Dera'daki çeşitli noktalarda yol açtığı yıkım, (internet ortamında dolaşımda)

Suriye makamları, dün ülkenin güneyine düzenlenen Ürdün hava saldırılarında 8 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ürdün ordusu ise saldırıların, geçen hafta bir kiliseyi hedef alan ve can kayıplarına yol açan saldırıya karşılık olarak “terör örgütlerini” hedef aldığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre Dera’daki bir sağlık yetkilisi, Ürdün’ün vilayetteki çeşitli noktalara düzenlediği hava saldırılarında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 8 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Suriye hükümeti, olayla ilgili yaptığı açıklamada, ilgili makamların Ürdün Hava Kuvvetleri tarafından kısa süre önce Suriye’nin güneyine düzenlenen hava saldırılarının ardından sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi. Açıklamada, saldırılarda aralarında siviller ve çocukların da bulunduğu kişilerin hayatını kaybettiği ve yaralandığı belirtilerek, askerî operasyon öncesinde Suriye tarafıyla herhangi bir koordinasyon sağlanmadığı vurgulandı.

Suriye hükümeti, saldırılardan etkilenen ailelerle dayanışma içinde olduğunu belirtirken, olayın bütün yönlerinin aydınlatılması amacıyla ilgili makamlar tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca, konunun ele alınması amacıyla Ürdün yönetimiyle temasların sürdüğü kaydedildi.

Suriye hükümeti, iki ülkenin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının korunması için sınır bölgelerine yönelik her türlü adımda ortak saha ve güvenlik koordinasyonunun önemine dikkat çekti.

Öte yandan Suriye Genel Sınır Kapıları ve Gümrük İdaresi, mevcut koşullar ve Dera vilayetinde sahadaki gelişmeler nedeniyle Ürdün ile Nasib Sınır Kapısı’nın bugün kapatılacağını açıkladı.

Karar kapsamında, yolcuların geçişleri ile ticari hareketlilik her iki yönde de tamamen durdurulacak. Yetkililer, kararın sınır kapısındaki yolcuların ve çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi.