Eski Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey, ulusal güvenlikle ilgili gizli bilgileri sızdırmakla suçlandı. Dün yöneltilen suçlamalar, Donald Trump’ı eleştirmesiyle tanınan Comey hakkında açılan üçüncü dava oldu.
Mahkeme belgelerine göre ABD Adalet Bakanlığı 65 yaşındaki Comey’yi, FBI Direktörlüğü görevini yürüttüğü Ekim 2016’da söz konusu bilgileri “bunları almaya yetkili olmayan bir kişiye” vermekle suçluyor. Comey’nin ayrıca kimliği açıklanmayan bir kişiye “ulusal savunmayla ilgili bilgileri bir gazeteciye açıklaması” talimatını verdiği öne sürülüyor.
Comey, Substack platformunda yayımladığı videoda alaycı bir ifadeyle “Yine geldiler” dedi. Eski FBI Direktörü, “Adalet Bakanlığının korkunç bir yetki suistimalini temsil etmeseydi bu durum komik olabilirdi” diye konuştu ve suçsuz olduğunu vurguladı. Comey ayrıca, “Bu insanlardan korkmuyorum ve federal yargının bağımsızlığına inanmaya devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
Avukat Patrick Fitzgerald, ABD medyasına yaptığı açıklamada, söz konusu suçlamaların Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde de incelendiğini belirtti. Fitzgerald, o dönemde “hükümetin hiç kimse hakkında suçlama yöneltmemeye karar verdiğini” ifade etti.
Eylül 2025’te Comey hakkında Kongre’ye yalan ifade vermek suçlamasıyla dava açılmıştı. Söz konusu adım, Cumhuriyetçi Başkan Trump’ın siyasi rakiplerine yönelik intikam kampanyasının parçası olarak geniş çapta değerlendirilmişti. Ancak federal bir yargıç, Trump’ın bizzat seçtiği savcının hukuka aykırı biçimde atanmış olduğu gerekçesiyle davayı düşürdü.
Nisan 2026’da ise ABD yargısı, Comey’yi Instagram’da yaptığı bir paylaşım aracılığıyla Başkan Donald Trump’ın hayatını tehdit etmekle suçladı. Comey, geçen yıl mayıs ayında Instagram hesabında, Kuzey Carolina kıyısında “86” ve “47” rakamlarını andıran biçimde dizilmiş deniz kabuklarının fotoğrafını paylaşmıştı. Trump, söz konusu paylaşımın şifreli bir tehdit içerdiğini öne sürmüştü.
Trump, o dönemde Fox News’e verdiği röportajda, “86” ifadesinin İngilizcede öldürmek anlamında kullanılan argo bir sözcük olduğunu, “47” sayısının ise ABD’nin 47. başkanı olmasına gönderme yaptığını savunmuştu.