Hamas ve Dahlan seçim ittifakı mı yapacak?

Gözlemciler, yakınlaşmanın Hamas ile Demokratik Reform Akımı’nı gelecek seçimlerde bir ittifak kurmaya “itebileceğini” düşünüyor.

Dahlan’ın adamları ilk kez Filistin’deki siyasi sürecin içerisinde yer alacak (AFP)
Dahlan’ın adamları ilk kez Filistin’deki siyasi sürecin içerisinde yer alacak (AFP)
TT

Hamas ve Dahlan seçim ittifakı mı yapacak?

Dahlan’ın adamları ilk kez Filistin’deki siyasi sürecin içerisinde yer alacak (AFP)
Dahlan’ın adamları ilk kez Filistin’deki siyasi sürecin içerisinde yer alacak (AFP)

İzzeddin Ebu Ayşe
Fetih Hareketi’nden ihraç edilen Muhammed Dahlan’ın önümüzdeki yasama seçimleri maratonuna bağımsız bir liste kurarak katılacağını açıklamasıyla eş zamanlı olarak, Fetih Hareketi'nin bir kolu olan Demokratik Reform Akımı’nın yönetiminde bulunan Dahlan’ın yardımcıları Gazze Şeridi’ne döndü. Gazze Şeridi Dahlan’ın grubunun çalışmasına izin verilen en iyi merkez sayılıyor.
Hamas Hareketi’nin kabul etmesinin ardından Dahlan'ın liderliğindeki Demokratik Reform Akımı’nın seçim dosyasından sorumlu bir yetkilisi de dahil olmak üzere yaklaşık 15 önde gelen ismi Gazze'ye ulaştı. Gelen bilgilere göre Dahlan’ın yardımcılarının dönüş süreci, önümüzdeki seçimlerin hazırlık döneminde devam edecek ve Dahlan’ın sağ kolu Semir el-Meşheravi’nin Gazze Şeridi ziyaretini de kapsıyor.
Aynı zamanda gelen bilgilere göre Gazze’deki Ulusal İlişkiler Komitesi (tüm Filistinli grupları kapsıyor), 2007 yılında Filistin çatışmaları sırasında Gazze Şeridi’ni terk eden Demokratik Reform Akımı’na mensup 300 kişiden 250’sinin Gazze Şeridi’ne geri dönmesini onayladı. Hamas 2007 yılında bu isimlerin Gazze Şeridi’ne girmesini yasaklamış ve adlarını adli ve güvenlik kovuşturma listesine koymuştu.

Dönüş süreci devam ediyor
Fetih Hareketi'nin bir kolu olan Demokratik Reform Akımı’nda seçim dosyasından sorumlu Abdulhakim Avad dönüş sürecinin devam ettiğini vurgulayarak Gazze’ye dönüşlerinin “Hamas Hareketi ile yapılan koordinasyonların üzerinden 1,5 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra gerçekleştiğini” söyledi. Avad “Önümüzdeki dönemde ihraç edilen daha çok kişinin gelişine tanık olacağız. Küçük bir sayı dışında bu yol herkese açık” dedi.
Hamas, Dahlan’ın yardımcılarının Gazze'ye dönmesini kabul ettiğini gizlemiyor. Hamas Siyasi Büro Üyesi Usame Hamdan konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Bu, toplumsal uzlaşmanın bir uygulaması olarak geliyor. Akım’ın önde gelen isimleri ulus için çalışırlarsa Gazze Şeridi’nde hoş karşılanırlar ancak eğer başka bir şey yapmaya geri dönerlerse ne Hamas ne de bir başkası onları kabul etmez” ifadelerini kullandı.

Seçimlere hazırlık
Hamas Sözcüsü Abdullatif el-Kanu, bu kişilerin dönmesine müsaade edilmesinin sebebinin “seçim yolunun desteklenmesi, başarıya ulaştırılması ve istisna olmaksızın herkese fırsat verilmesi için bir ortam hazırlamak” olduğunu söyledi. Kanu Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın geçtiğimiz günlerde özgürlük sahasını genişletme ve ortamı hazırlama ile ilgili çıkardığı kararname uyarınca “hepsinin siyasi çalışmalar yapma hakkının olduğuna” dikkat çekti.
Bu bağlamda Abdulhakim Avad “Gelen kadrolar, seçimler için yapılan hazırlıklara yardımcı olacak ve böylece Demokratik Reform Akımı, Filistin’in gelecek siyasi sahnesinde ilk kez bir yer edinmiş olacak” dedi. Avad dönüşlerinin “Demokratik Reform Akımı’nın Gazze sahasında tanık olduğu iyi siyasi çalışmalar ışığında” gerçekleştiğini vurguladı.
Aslında Demokratik Reform Akımı yıllardır Mahmud Abbas'ın yönettiği Fetih Hareketi'nin önemli bir parçası olarak faaliyet gösteriyor ve aralarında bir kez daha yakınlaşma ve birlik olması umuluyordu. Ancak Dahlan, bu kez bağımsız bir liste ile seçimlere girerek Fetih’ten ayrı yeni bir siyasi parti oluşturmayı düşünüyor.

Hamas Hareketi ile yakınlaşma
Yine de gelen işaretler (Demokratik Reform Akımı’nın siyasi alanda çalışmasına ve unsurlarının geri dönmesine müsaade edilmesi), her ne kadar Hamas bu zaman zarfında Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi ile daha büyük bir yakınlık göstermiş olsa da, Hamas Hareketi ile Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı’nın arasında net bir yakınlaşma olduğunu gösteriyor.
Hamas tarafına gelince, Hamas Hareketi yöneticilerinden Hamad er-Rakb konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Başka bir tarafın aleyhine bir grupla yakınlaşma içerisinde değiliz. Resmi olarak Abbas liderliğindeki Fetih Hareketi ile yakınız. Aynı zamanda Muhammed Dahlan, Nasır el-Kudva ve Mervan el-Bergusi tarafından yönetilen diğer akımlarla da iyi ilişkilerimiz var. Hepimizin ortak çıkarlara göre onlarla aynı seviyede ilişkisi var” dedi.
Demokratik Reform Akımı’na gelince, Avad “Hamas’a karşı oldukça açığız. Kendileriyle sürekli iletişim halindeyiz. Şu an herkesin ulaşmaya çalıştığı kendine has bir çıkarı var. Dolayısıyla Gazze’de iktidarda bulunan yetkililere hizmet edecek şekilde sahada pek çok işin başarılmasına katkıda bulunduk” dedi.
Geçtiğimiz yıllarda Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı Hamas’a çok şey sundu. Zira Demokratik Reform Akımı, ilişkileri aracılığıyla Fetih Hareketi’nin Refah Sınır Kapısı’nı geri açmasına yardımcı oldu. Ayrıca 2007'deki Filistin çatışmalarından kaynaklanan kan davalarını çözmeye çalıştı ve Gazze'de birçok sosyal ve işlevsel projeler sundu.

Hamas ile liste olmayacak
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Gözlemciler, yakınlaşmanın Hamas ile Demokratik Reform Akımı’nı gelecek seçimlerde bir “seçim ittifakı” yapmaya “itebileceğini” düşünüyor. Zira Demokratik Reform Akımı’nın Gazze Şeridi sakinlerine çok fazla şey sunduktan sonra seçimlerde büyük oylar elde etme şansı oldukça yüksek.
Gözlemciler bu görüşlerini Hamas Siyasi Büro Üyesi Hüsam Bedran’ın açıklamalarına dayandırıyor. Bedran söz konusu açıklamasında “ulusal projenin tekrar birleşmesi ve prestij kazanması için herkesin katılabileceği çeşitli grupları içeren geniş çaplı bir ulusal liste üzerinde düşündüklerini” söylemişti. Bedran’ın bu açıklamaları Abbas’ın Hamas ile bir seçim ittifakı yapmamaya yönelik son kararından sonra geldi.
Bunun hakkında Avad “Bu seçenek başta ortaya atılmıştı. Ancak her tarafın kendi yolu ve çıkarları var. Bizim herhangi bir grup ile ulusal bir koalisyona girmeye itirazımız yok. Ancak Hamas’ın katılımı imkansız” dedi.
Hamas ise kaçamak yanıtlar veriyor. Zira Hamad er-Rakb Filistin ortaklığının gerçek imajının temellerini atmak için “ulusal bir ortak listeyle seçimlere gitmeye teşvik edildiklerini ve herhangi bir görüş veya siyasi bileşenin veto edilmediğine” işaret ediyor. Rakb iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesi ve yeni meşruiyetlerin aşılanması için yeni bir girişim başlatmaya çalıştıklarını belirtti.

Dahlan’ın listesinin şekli
İki tarafın ortak bir listede yer almayacağına dair işaretler olsa da Demokratik Reform Akımı Halkla İlişkiler Sorumlusu Cevdet Ebu Ramazan, seçim ittifakında aralarına Fetih Hareketi’nden ihraç edilen Nasır el-Kudva’nın katılmasını bekliyor.
Ancak esasen Dahlan liderliğindeki Demokratik Reform Akımı, Batı Şeria’da serbest bir şekilde faaliyet göstermiyor ve çalışmalarında genellikle Gazze Şeridi'ne odaklanıyor. Avad, orada büyük bir baskı altında olduklarını, ancak listeleri Filistin Merkezi Seçim Komisyonu’na resmi olarak kaydettirmelerinin ardından çalışmalarında bir hareketlilik olacağını ve böylece hiçbir tarafın Demokratik Reform Akımı’nın siyasi ve seçim propagandası faaliyetlerini gerçekleştirmesini engellemeye cesaret edemeyeceğini belirtti.
Avad’a göre seçim listesi konusunda önlerinde iki seçenek var. İlk seçenek, Dahlan tarafından desteklenen siyasi ve akademik liderlerden oluşan bir grup iken ikinci seçenek Demokratik Reform Akımı’nın liderlerinden oluşan bir liste. Avad Batı Şeria’da çalışmalarına karşı çıkılmaması için ilk seçeneği daha olası görüyor.



İsrail'deki asker açığı Balata Mülteci Kampı'nı işgalden kurtarabilir mi?

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
TT

İsrail'deki asker açığı Balata Mülteci Kampı'nı işgalden kurtarabilir mi?

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)

İsrail'de siyasi yönetim, Yahudi bayramları sezonu öncesinde Batı Şeria'da bir dizi "taarruz operasyonu" için orduya yeşil ışık yaktı. Ancak asker ve kaynak yetersizliği ile diğer cephelerde süren operasyonların yükü, ordunun Balata Mülteci Kampı'nı işgal etmesini şimdilik engelliyor.

İsrail'in Kanal 14 televizyonuna göre siyasi yönetim, güvenlik kurumlarının da paylaştığı değerlendirmeler doğrultusunda Batı Şeria'da güvenlik durumunun ciddi şekilde kötüleşmesi nedeniyle yeni saldırı operasyonlarına onay verdi.

Operasyonlar genişletilecek

Bu talimat doğrultusunda İsrail güvenlik kurumları, yakın gelecekte Batı Şeria'daki taarruz operasyonlarının kapsamını genişletmeye hazırlanıyor.

Kanala konuşan bir güvenlik yetkilisi, "Savunmada kalmayacağız. İnisiyatifi ele alacağız, saldıracağız ve girişimlerini engelleyeceğiz" dedi.

Haberde, savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria'nın İsrail'in öncelik listesinde alt sıralarda yer aldığı, ancak bölgede tüm görevlerin yerine getirilebilmesi ve yerleşimcilerin güvenliğinin sağlanması için daha fazla kaynak ve askeri kapasite ayrılması yönündeki çağrıların arttığı belirtildi.

Batı Şeria'nın parçalanması

Siyasi yönetimin operasyonları genişletme talimatı, İsrail ordusunun yaklaşık iki hafta önce Başbakan Binyamin Netanyahu'nun emriyle Batı Şeria'da zaten kapsamlı bir operasyon başlatmış olmasına rağmen geldi.

Ordu bu süreçte çok sayıda baskın düzenledi, onlarca Filistinliyi gözaltına aldı, birçok evi yıktı, kontrol noktaları ve demir kapılar kurarak kent, kasaba ve köyleri birbirinden ayırdı ve Batı Şeria'daki hareketliliği ciddi şekilde kısıtladı.

xsyj6uk
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinin doğusundaki Balata Mülteci Kampı'na operasyon düzenliyor. (AFP)

Operasyon, Nablus yakınlarındaki Tel beldesine baskın düzenleyen İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda dört Filistinli ile iki İsrail askerinin hayatını kaybetmesinin ardından başlatıldı.

Yeni yerleşim birimleri

Netanyahu, geniş çaplı askeri operasyonlar, gözaltılar, silah toplama faaliyetleri, yeni kontrol noktaları kurulması, ulaşım güzergâhlarının ayrılması, mevcut kaçak yerleşim noktalarının resmileştirilmesi ve yeni yerleşim birimlerinin kurulması talimatı verdi.

Bundan birkaç gün sonra İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da operasyonların genişletilmesini istedi ve ordudan Cenin Mülteci Kampı'nda uygulanan model doğrultusunda Batı Şeria'da başka bir mülteci kampını da işgal etmesini talep etti.

İsrail ordusu Ocak 2025'ten bu yana Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı'nı işgal altında tutuyor. Daha sonra Tulkerim ve Nur Şems kamplarını da kontrol altına alan İsrail, yaklaşık 35 bin Filistinliyi bu bölgelerden göçe zorladı.

Yeni hedef Balata Kampı mı?

İsrail'in başka mülteci kamplarını, kasaba ve köyleri de işgal etmesi hâlinde yerinden edilen Filistinlilerin sayısının on binlerce artması bekleniyor.

Siyasi çözüm ufkunun bulunmaması, kötüleşen ekonomik koşullar ve Batı Şeria'nın merkezinde devam eden İsrail operasyonları nedeniyle bunun bölgedeki gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

İsrail ordusu birkaç mülteci kampını potansiyel hedef olarak belirlemiş olsa da gözler Nablus'taki Balata Mülteci Kampı'na çevrilmiş durumda.

rgthyu
İsrail askerleri, çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria'da Nablus'un doğusundaki Balata Mülteci Kampı'na düzenlenen baskın sırasında Filistinlileri gözaltına alıyor. (AFP)

Yedioth Ahronoth gazetesine göre güvenlik kurumu, yeni bir mülteci kampının işgaline yönelik planların hazır olduğunu doğruluyor. En güçlü adayın Balata Mülteci Kampı olduğu belirtilirken, asker sayısındaki yetersizlik, kaynak eksikliği ve ordunun farklı cephelerde yoğun şekilde görev yapması nedeniyle henüz karar alınmadığı ifade ediliyor.

Gazete, Netanyahu ile Savunma Bakanı Katz'ın operasyonların genişletilmesini istediğini, ancak güvenlik kurumlarının değerlendirmelerine göre yeni bir mülteci kampının işgalinin yakın vadede uygulanmasının beklenmediğini yazdı.

Habere göre bu fikir yeni değil. İsrail Merkez Komutanlığı, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e yılın başından bu yana Kalandiya, Celazun ve Nablus'taki Balata kamplarının işgal edilmesini öngören planlar sundu. Bu üç kamp arasında kapsamlı bir operasyon düzenlenmesi hâlinde en güçlü aday Balata olarak görülüyor.

Batı Şeria'nın en büyük kamplarından biri

Batı Şeria'nın en büyük mülteci kamplarından biri olan Balata'nın öncelikli hedef olarak görülmesinin nedeni, İsrail ordusunun Nablus kentinde zaten önemli ölçüde operasyonel kontrol sağlamış olması ve bölgede hareket serbestisini korumak istemesi.

Son dönemdeki güvenlik olaylarının merkezinde de Balata Kampı bulunuyor.

Yedioth Ahronoth, kampın işgaline yönelik operasyon planlarının ve uygulanma yöntemlerinin hazır olduğunu ancak bunun büyük askeri güç, ciddi kaynak ve kapsamlı operasyonel hazırlık gerektirdiğini yazdı.

Haberde, görevin yalnızca kampın ele geçirilmesiyle sınırlı olmadığı, sonrasında bölgede kalıcı askeri varlığın sürdürülmesinin de zorunlu olduğu ve bunun ordu üzerindeki yükü önemli ölçüde artırdığı vurgulandı.

Gazeteye göre Gazze Şeridi'nde devam eden operasyonlar, Güney Lübnan'daki tampon bölgede görev yapan iki askeri tümen ve İran'la yaşanan gerilim nedeniyle bu plan şimdilik rafa kaldırılmış durumda.

Planın uygulanıp uygulanmayacağını ise önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler belirleyecek.

Batı Şeria İsrail için karmaşık bir cephe

Batı Şeria uzun süredir İsrail açısından diğer cephelere kıyasla çok daha karmaşık bir güvenlik alanı olarak görülüyor.

Son dönemde İsrailli yerleşimcilerin sahadaki rolünün belirgin biçimde artması bu karmaşıklığı daha da derinleştirdi.

Yedioth Ahronoth'un bir podcast yayınında, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarındaki artış, evleri ve camileri ateşe vermeleri ile mülklere zarar vermeleri ele alındı.

Gazete, Batı Şeria'da yeni yerleşim noktalarının sayısındaki artışın güvenlik risklerini büyüttüğünü belirtti. Habere göre savaşın başlamasından bu yana bölgede 170 yeni hayvancılık amaçlı yerleşim noktası kuruldu ve bunların tamamı gerilimi tırmandıran unsurlar hâline geldi.

Yerleşimcilerin saldırılarının büyük bölümü de artık bu yerleşim noktalarından gerçekleştiriliyor.

"Tepe gençliği" saldırıları

"Tepe Gençliği" (Hilltop Youth) olarak bilinen radikal yerleşimci gruplar Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine neredeyse her gün saldırılar düzenliyor.

Bu durum hem ordunun yükünü artırıyor hem de zaman zaman yerleşimcilere destek verdiği veya saldırıları görmezden geldiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, son operasyon öncesinde iç istihbarat servisi Şin Bet ve polisle birlikte "milliyetçi suçlarla" mücadele edeceklerini açıklamış, bu eylemlerin kabul edilemez olduğunu ve İsrail'in güvenliğine zarar verdiğini söylemişti.

İsrail Merkez Komutanlığı Komutanı Avi Blot da Batı Şeria'daki "Yahudi terörünü" ve şiddet olaylarını kınamıştı.

Yerleşimci şiddeti, ABD'nin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin İsrail'e yönelik eleştirilerini artırdı.

Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu Başkanı Müeyyed Şaban, Temmuz ayında İsrail ordusu ve yerleşimcilerin Filistinlilere, topraklarına ve mallarına yönelik toplam 2 bin 256 saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.

Şaban'ın verdiği bilgilere göre bunların 1.458'i İsrail ordusu, 798'i ise yerleşimciler tarafından gerçekleştirildi.

Yılbaşından bu yana yerleşimciler tarafından 21 Filistinli öldürüldü. İsrail güvenlik kurumları da bu tablonun Batı Şeria'da geniş çaplı bir patlamaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.


İsrailli yerleşimciler Filistinli çocukların okula giden yolunu dikenli tellerle kesti

Ramallah’ta İsrail Ordusu devriyesi (Reuters)
Ramallah’ta İsrail Ordusu devriyesi (Reuters)
TT

İsrailli yerleşimciler Filistinli çocukların okula giden yolunu dikenli tellerle kesti

Ramallah’ta İsrail Ordusu devriyesi (Reuters)
Ramallah’ta İsrail Ordusu devriyesi (Reuters)

Ramallah kenti yakınlarındaki Umm al-Kheir köyünün eteklerinde yaşayan Hacer ve Reşid Hathlin kardeşler, her zaman mahallelerinden okullarına gidiyordu. Ancak bu hafta, İran’la savaşın başlamasından bu yana ilk kez eğitimin yeniden başlamasıyla birlikte, iki Filistinli kardeşin köy merkezine giden yol dikenli tellerle kapatıldı.

Filistinli sakinlerin Associated Press’e (AP) yaptıkları açıklamalarda İsrailli yerleşimciler söz konusu telleri gece saatlerinde yerleştirdi. Filistinliler, bu geçici çitin, yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria’nın bir bölümünde kontrol alanlarını genişletmeye yönelik son girişimi olduğunu belirtiyor. Bölgede devlet destekli yıkımlar, kundaklamalar ve sabotajların düzenli olarak yaşandığı, yerleşimci şiddetinin ise nadiren yargılandığı ve zaman zaman ölümcül boyutlara ulaştığı ifade ediliyor.

Köy sakinlerinin yaşadığı zorluklar, 2024 yılında Oscar ödülü kazanan “No Other Land” adlı belgeselde de ele alınmıştı. Ancak bu tanınırlığın, kan dökülmesini durdurmak ya da toprak gasplarını sınırlamak konusunda kayda değer bir etkisi olmadığı belirtiliyor. Filistinliler, İsrail’in İran’la süren savaşın yarattığı ortamı kullanarak bölgedeki kontrolünü daha da sıkılaştırdığını; yerleşimci saldırılarının arttığını ve ordunun savaş gerekçesiyle güvenlik iddiasıyla hareket kısıtlamalarını artırdığını dile getiriyor.


İsrail’in gece saatlerinde Beyrut’a düzenlediği hava saldırıları ve yeni tahliye uyarıları

İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

İsrail’in gece saatlerinde Beyrut’a düzenlediği hava saldırıları ve yeni tahliye uyarıları

İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

İsrail, pazartesi gecesi ile salı sabahı arasında, Beyrut’un güney banliyölerine yedi hava saldırısı düzenledi. Bugün sabaha karşı ise Beşamun kasabasına yapılan saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, beş kişi de yaralandı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’nın (NNA) aktardığına göre, düşman savaş uçakları gece boyunca Beyrut’un güneyinde şu bölgeleri hedef aldı: Bi’ru’l-Abd, Roueiss, Haret Hreik, Seyyid Hadi Nasrallah Otoyolu, Saint Therese, Burc el-Baracne ve Kifaat.

İsrail savaş uçakları bu sabah el-Gassaniye kasabasını hedef aldı. Farklı saldırılar sabaha karşı, Zefta’daki bir evi tamamen yıktı ve ayrıca Sarbin, Haris, Tayr Duba, Reşaf, Deyr Antar ve Tulin kasabalarına hava saldırıları düzenlendi. Saldırılarda ayrıca bazı petrol istasyonları hedef alındı; saldırılardan önce İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee tarafından tahliye uyarısı yapıldı.

Adraee, sabah saatlerinde Maşuk, Sur ve Burc eş-Şimali bölgelerindeki belirli binaların sakinlerine acil tahliye çağrısı yaptı.

X platformunda yaptığı açıklamada Adraee, “Hizbullah faaliyetleri İsrail ordusunu sert önlemler almaya zorluyor… Sivil halka zarar vermek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş, 2 Mart’ta Hizbullah’ın İsrail’e yönelik roket saldırıları başlatmasının ardından yeniden tırmandı. Bu saldırılar, İsrail’in İran Dini Lideri’nin öldürülmesine yönelik yürüttüğü hava operasyonlarına yanıt olarak gerçekleşti. Lübnan yetkililerine göre, İsrail’in ülke genelinde düzenlediği hava saldırıları sonucu binin üzerinde kişi hayatını kaybetti ve bir milyondan fazla kişi yerinden edildi.