Netanyahu, rakipleri arasındaki çatışmadan yararlanmaya çalışıyor

Itamar Ben-Gvir (solda) , Binyamin Netanyahu ve Mansur Abbas. (AFP)
Itamar Ben-Gvir (solda) , Binyamin Netanyahu ve Mansur Abbas. (AFP)
TT

Netanyahu, rakipleri arasındaki çatışmadan yararlanmaya çalışıyor

Itamar Ben-Gvir (solda) , Binyamin Netanyahu ve Mansur Abbas. (AFP)
Itamar Ben-Gvir (solda) , Binyamin Netanyahu ve Mansur Abbas. (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümet kurmak için henüz yeterli çoğunluğa ulaşamadı. Rakip kampın liderleri de başbakan adayı ve Arap temsilcilerden oluşan bir hükümet kurma konusundaki anlaşmazlıkları nedeniyle bölünmüş durumdalar. Böylece Netanyahu’ya kendisine 61 sandalye çoğunluğunu sağlayacak fazladan milletvekili çekmek için geniş bir alan kalıyor.
Netanyahu çevresinde bulunan, hükümeti yönetmeye devam etmek isteyen partilerin 52 milletvekili topladığı biliniyor. Söz konusu partiler ve sandalye sayıları şöyle sıralanıyor:

Likud: 30 sandalye
Doğulu Tevrat Muhafızları: 9 sandalye
Birleşik Tevrat Yahudiliği: 7 sandalye
Dini Siyonizm Listesi: 6 sandalye

Diğer yandan Netanyahu’nun rakibi, değişim kampında 64 milletvekili bulunuyor. Söz konusu partiler ve sandalye sayıları da şöyle sıralanıyor:

Gelecek Var: 17 sandalye
Mavi Beyaz: 8 sandalye
İşçi Partisi: 7 sandalye
Aşırı Sağ Partiler Birliği: 7 sandalye
Evimiz İsrail: 7 sandalye
Meretz: 6 sandalye
Yeni Umut: 6 sandalye
Arap Ortak Listesi: 6 sandalye

Nitekim toplamda 64 milletvekili ediyor. Bu sayı, hükümet kurmak için yeterli.
Ancak Arap partileri temsilcilerinin yer aldığı bir hükümete katılmayı kabul etmediğini açıklayan Saar ve Bennett, İslami Hareket Birleşik Arap Listesi Başkanı Mansur Abbas ile görüşmesi ve Eymen Avde ile de görüşmeyi planlaması dolayısıyla Lapid’i eleştiriyor. Söz konusu iki toplantı, Naftali Bennett’ı Netanyahu'ya bırakacak stratejik bir hata olarak görülüyor. Saar’ın partisinden ise şu açıklama yapıldı:
“Arap partileri desteğine dayalı bir hükümet olmayacak. Zira seçim kampanyası sırasında iki şeye söz verdik: Netanyahu ile oturmamak ve Arap partilerinin katılacağı bir hükümeti desteklememek.”
Lapid ise kendi kampında en çok temsilcili (17) bloğun başkanı olduğu için başbakanlık görevini üstlenmeyi hak ettiğini, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’e kimseyi tavsiye etmeyeceğini bildirdi. Liberman ve Meretz partilerinden destek alan Lapid, “Bir değişim koalisyonu oluşturmak ve hükümet kurmak için çaba sarf ediyoruz. Seçimler bitti. Kişisel çıkarları bir kenara bırakmanın, İsrail'i beşinci seçime götürmeyi önlemenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
Mavi Beyaz lideri Gantz ile görüşerek destek talebinde bulunan Lapid’in talebi reddedildi. Nitekim Gantz “Sizi ancak bir sonraki hükümeti kurma olasılığınız olduğu taktirde tavsiye edeceğim” dedi. Gözlemciler, Gantz’ın bu tutumunu, tüm tarafların kendisini başbakan olarak önermesiyle sonuçlanacak bir krize neden olma girişimi olarak değerlendirdiler. Gantz'a yakın kaynaklar, dini partilerle iyi ilişkiler sürdürdüğü için Gantz’ın sorunun en iyi çözümü olacağını, Netanyahu'nun hükümet kuramayacağı anlaşıldığı anda dini partilerin kendisine katılmaya çalışacaklarını öne sürüyorlar.
Merkezdeki bazı aktörler, Netanyahu'yu yerinden etme fırsatını kaçırmamak için değişim kampı arasındaki anlaşmazlıkları çözme yönünde müdahale etmeye çalışıyor. Bu yönde önerilen çözümlerden biri de Bennett ve Lapid’in dönüşümlü olarak başbakan olacağı bir hükümetin kurulması ve önceliğin Bennett’a verilmesi. Bu çözümü destekleyen Saar şunları söyledi:
“Dönüşümde ilk olarak Bennett’ın olmayacağı bir hükümetin kurulma olasılığı yok. Bennett'ın bir kamptan diğerine geçmesi gerekiyor. Bunu yalnızca dönüşümdeki ilk kişi olduğu taktirde yapacak. Lapid, Arap partilerle iş birliği içerisinde ne pahasına olursa olsun bir hükümet kurmaya çalışarak zarara sebep oluyor.”
Aşırı Sağ Partiler Birliği’nden bir kaynak ise “Lapid, Aşırı Sağ Partiler Birliği ve Yeni Umut ile bir blok olarak çalışmak yerine Arapların desteğiyle solcu bir hükümet kurmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Diğer kaynaklar, Gantz'ın Netanyahu karşıtı değişim kampıyla bir hükümet kurulacağına ikna olduğu taktirde Bennett'i Rivlin'e tavsiye etme olasılığı üzerine durduğunu belirtti. Dün yaptıkları görüşmenin ardından Arap partileri olmadan Aşırı Sağ Partiler Birliği ve değişim kampının katılacağı bir ‘ulusal uzlaşı hükümeti’ kurmaktan söz eden Saar ve Bennett, Gantz ile koordineli bir şekilde başlangıçta bir azınlık hükümeti kurmaya çalışıyor. Nitekim böylece, bir sonraki aşamada Yahudi dini partileri veya bazılarının, aynı zamanda Likud’un Netanyahu olmadan bu hükümete katılması amaçlanıyor. Zira Gantz, bir ulusal uzlaşma hükümeti kurma şansının değişim hükümeti kurmaktan daha yüksek olduğunu düşünüyor.
Birçok kesim, söz konusu anlaşmazlıkların önümüzdeki yaz beşinci seçimin düzenlenmesine yol açacağından, böylece Netanyahu’nun altı ay daha başbakan olarak kalacağından endişeli. Ancak Netanyahu, kendisine katılmaları için halk baskısına tabi tuttuğu Bennett ve Saar'a kendisiyle birlikte hükümete liderlik etmeleri için cazip tekliflerde bulunuyor. Müttefikleri ise İslami Hareket’i hükümete dahil etme yaklaşımını reddetse de  Mansur Abbas ile iletişim kurmayı sürdürerek kendisine Doğulu Tevrat Muhafızları lideri Aryeh Deri’nin arabuluculuk yaptığı yazışmaları gönderiyor.

 


Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.