Filistinliler, ABD'nin ilişkileri yeniden kurmaya yönelik "adım adım" politikasından memnun

Blinken, Aşkenazi'yi Filistinliler ve İsrailliler arasında eşit muameleyi sağlamaya çağırdı.

Kovid-19’un yayılmasını engellemeye yönelik alınan tedbirlerin ardından dün Gazze sokakları (EPA)
Kovid-19’un yayılmasını engellemeye yönelik alınan tedbirlerin ardından dün Gazze sokakları (EPA)
TT

Filistinliler, ABD'nin ilişkileri yeniden kurmaya yönelik "adım adım" politikasından memnun

Kovid-19’un yayılmasını engellemeye yönelik alınan tedbirlerin ardından dün Gazze sokakları (EPA)
Kovid-19’un yayılmasını engellemeye yönelik alınan tedbirlerin ardından dün Gazze sokakları (EPA)

Filistin yönetiminden bir kaynak dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Filistinlilerle ilişkilerin yeniden başlatılmasına yönelik olarak yürüttüğü ‘adım adım’ politikasını memnuniyetle karşıladı.  Açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken'in İsrailli mevkidaşı Gabi Aşkenazi'ye Filistinliler ve İsrailliler arasında eşit muamele sağlanması çağrısında bulunmasının ardından geldi.
 ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Blinken ile Aşkenazi arasındaki telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı'nın İsrailliler ile Filistinlilerin eşit derecede özgürlük, güvenlik, refah ve demokrasiye sahip olmaları gerektiğini vurguladığını belirtti.
 Açıklamada, iki ülkenin dışişleri bakanlarının eski Başkan Donald Trump'ın askıya almasının ardından Başkan Joe Biden yönetimi tarafından yeniden başlatılan Filistinlilere insani yardım konusunu ele aldıkları kaydedildi.
 Price açıklamasında, Blinken'in ABD'nin İsrail'e ve güvenliğine yönelik sağlam desteğini ve ABD-İsrail ortaklığının tüm yönlerini güçlendirme taahhüdünü yeniden vurguladığını aktardı. Ayrıca İsrail'in ilişkileri normalleştirmek amacıyla geçen yıl dört Arap ülkesiyle imzaladığı anlaşmaları da desteklediğini belirttiğini kaydetti.
Blinken’in Aşkenazi’ye çağrısı, yeni ABD yönetiminin Filistin-İsrail çatışmasıyla başa çıkma yaklaşımında önemli bir değişikliğin olduğu fikrini güçlendiriyor.
Filistinliler, ilişkileri yeniden kurmak ve bölgede yeni bir barış sürecini ilerletmek üzere Başkan Joe Biden iktidara geldiğinden bu yana ABD'nin pozisyonunda köklü bir değişiklik olacağını düşünüyorlar.
 
Filistin Yönetimi'nden kaynak Şarku’l Avsat'a konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Biden yönetime geldiğinden beri her şey daha iyiye doğru gidecek şekilde değişti. Şu anda siyasi ve güvenlik alanında görüşmeler yapılıyor ve bunlar genişliyor. Sürekli bir ilerleme söz konusu. Yavaş olduğu doğru. Ancak ilişkilerin, Trump’tan önce olduğu gibi normale dönmesi konusunda ilerleme ve anlaşmalar var. Yaptığımız görüşmelerde uluslararası bir barış konferansı düzenlenmesini, UNRWA başta olmak üzere tüm yardımların tekrar sağlanmasını, Washington'da Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ofisinin açılmasını, Doğu Kudüs'teki Amerikan konsolosluğunu yeniden açılmasını ve ayrıca FKÖ’nün terör örgütleri listesinden kaldırılmasını istediğimizi söyledik.”
 
Washington, 15 milyon dolar destek sağladı
Washington geçen hafta, Kovid-19 virüsünün üçüncü dalgasıyla mücadeleye katkı çerçevesinde 15 milyon dolar destek sağlayarak taleplerin bir kısmını yerine getirmeyi başardı.
Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye tarafından yapılan açıklamaya göre, Filistin yönetimi ABD’den maddi destek aldı ve bu yardımı ABD yönetimi ile ilişkileri yeniden formüle etmek için doğru yönde atılmış önemli bir adım olarak nitelendirdi.
Geçen hafta yayınlanan ve Trump yönetiminin yaklaşımının tersine çevrilmesinin temelini oluşturan bir iç mutabakat taslağına göre söz konusu ABD yardımı, ABD'nin Filistin yönetimi ile ilişkileri "sürdürme" stratejisinin bir parçası olarak geldi.
Ramallah'ta memnuniyetle karşılanan ve Biden yönetiminin İsrail-Filistin çatışmasına farklı bakış açısını yansıtan başka bir önemli gösterge, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden yönetiminin Batı Şeria'yı İsrail'in işgal ettiği bir toprak olarak gördüğünü belirtmesi oldu.
 
Filistinli kaynak son olarak açıklamasında şunları kaydetti:
"Tüm bunları büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. ABD yönetimi durumu adım adım değiştirmeye çalışıyor. Mevcut durumun adım adım ilerleyeceğini ve Trump'ın iktidara gelmesinden önceki duruma hızlı bir şekilde ulaşılamayacağını biliyoruz. Şu anda Biden tarafından Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas'a bir telefon bekliyoruz. Bunun, ilişkilerin yeniden başlamasının en üst kademeden resmi bir ilanı olacağını düşünüyoruz.”



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.