Futbol dünyasında tartışma yaratan "Avrupa Süper Ligi" başlamadan bitti

Premier Lig ekiplerinin Avrupa Süper Ligi'nden çekilmesinin ardından İspanyol ve İtalyan takımlarının da organizasyondan ayrıldığı ve turnuvanın rafa kalktığı bildirildi / Fotoğraf: Reuters
Premier Lig ekiplerinin Avrupa Süper Ligi'nden çekilmesinin ardından İspanyol ve İtalyan takımlarının da organizasyondan ayrıldığı ve turnuvanın rafa kalktığı bildirildi / Fotoğraf: Reuters
TT

Futbol dünyasında tartışma yaratan "Avrupa Süper Ligi" başlamadan bitti

Premier Lig ekiplerinin Avrupa Süper Ligi'nden çekilmesinin ardından İspanyol ve İtalyan takımlarının da organizasyondan ayrıldığı ve turnuvanın rafa kalktığı bildirildi / Fotoğraf: Reuters
Premier Lig ekiplerinin Avrupa Süper Ligi'nden çekilmesinin ardından İspanyol ve İtalyan takımlarının da organizasyondan ayrıldığı ve turnuvanın rafa kalktığı bildirildi / Fotoğraf: Reuters

Pazar gecesi 12 kulüpten yapılan açıklama sonrası futbol camiasını kaosa sürükleyen Avrupa Süper Ligi projesi, dün akşam Premier Lig ekipleri Manchester City, Manchester United, Liverpool, Arsenal, Tottenham ve Chelsea'nin çekilmesinin ardından İspanyol ve İtalyan takımlarının da geri atmasıyla sona erdi. 
Pazar akşamı ajanslara düşen "Avrupa Süper Ligi resmen kuruldu" haberleri, futbol camiasında tartışmaları başlattı.
Kimileri bu adımı "futbolda devrim" olarak nitelendirirken kimileri ise bu oluşumun futbolun birleştirici unsur olduğu ve yarışmacı ruha zarar vereceği gerekçesiyle karşı durdu.
Manchester United'ın efsanelerinden Garry Neville, haberin yayılması sonrası, "Puanlarını silin ve hepsini atın bu ligden" sözleriyle yeni kurulacak futbol düzenine ilk tepkiyi gösteren isimlerden oldu.
Avrupa futbolunun patronu UEFA başta olmak üzere FIFA, Avrupa Kulüpler Birliği, Birleşik Krallık Futbol Federasyonu, Premier Lig, İspanya Futbol Federasyonu, La Liga, İtalya Futbol Federasyonu, La Liga, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Kulüpler Birliği Vakfı, spor camiasının önde gelen isimleri ve taraftarların yoğun tepki gösterdiği bu oluşumun karşısında ise sadece 12 takım ve bu ekiplere öncülük eden Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez yer aldı.

12 kulübün duyurusuyla fitil ateşlendi
Birleşik Krallık'tan Arsenal, Manchester United, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Tottenham; İtalya'dan Milan, Inter ve Juventus; İspanya'dan Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid kulüplerinden pazar akşamı yapılan ortak açıklama ile Avrupa Süper Ligi'nin kurulacağı kararı duyuruldu.

Kulüplerden yapılan ortak bildiride yeni lig ve futbol adına en iyi sonucu elde etmek için UEFA ve FIFA yetkilileriyle yapılacak görüşmenin beklendiği kaydedilirken, "Süper Lig"in kuruluşunun, Kovid-19 salgınının Avrupa futbol ekonomisindeki istikrarsızlığı hızlandırdığı bir zamana denk geldiğine vurgu yapıldı.
Oluşumdan yapılan açıklamada Avrupa Süper Ligi'nde 12 kurucu takıma eklenecek 3 takımla birlikte toplam 15 kurucu kulübün olacağı ve belirlenecek 5 ekiple birlikte 20 takımlı bir organizasyon olarak gerçekleştirileceği kaydedildi.
Turnuvadan elde edilecek 4 milyar euronun 3 buçuk milyarının 15 kurucu takıma, kalan 500 milyonun ise diğer beş takıma pay edileceği bildirildi.

Tepkiler çığ gibi geldi
Yeni yapılacak organizasyona en sert tepki Avrupa futbolunun patronu UEFA'dan geldi.
UEFA, yaptığı açıklamada, organizasyondan "sözde Avrupa Süper Ligi" ifadeleriyle bahsederek, "Biz, FIFA ve tüm üye federasyonlar, bu projeye karşı durmaya devam edeceğiz" denildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Söz konusu turnuva, toplumun dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bir zamanda, yalnızca birkaç kulübün çıkarına dayanan bir projedir. Bunun gerçekleşmesini önlemek için hem adli hem de sportif olmak üzere her türlü önlemi almayı değerlendireceğiz. Futbol, ​​açık müsabakalara ve sportif liyakate dayanır; başka türlüsü düşünülemez. İlgili kulüplerin; ulusal, kıtasal veya uluslararası düzeydeki başka herhangi bir organizasyona katılması yasaklanacaktır. Oyuncularının, milli takımda oynamasına dahi izin verilmeyebilir."
FIFA'dan yapılan açıklamada ise Avrupa Süper Ligi projesine karşı durulduğu bildirilirken, herhangi bir yaptırımdan söz edilmedi:
"Uluslararası takvime ve değerlere karşı olan Avrupa'dan kopuk ve kapalı bir lig düşüncesine karşıyız. FIFA, her zaman dünya futbolunda birliktelikten yanadır."

Boris Johnson: Futbola çok büyük zarar verebilir
Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson da Avrupa Süper Ligi projesine karşı çıkanlardan.
Twitter hesabından yaptığı paylaşımla organizasyonun futbol için yıkıcı olabileceği uyarısında bulunan Johnson, şunları kaydetti:
"Avrupa Süper Ligi planı futbola çok büyük zarar verebilir. Biz de futbol otoritelerinin harekete geçmesini destekliyoruz. Bu durum yerel futbolun kalbini kurşunlayıp taraftarları endişelendirir. İlgili kulüpler herhangi bir adım atmadan önce taraftarlara ve daha geniş futbol topluluğuna yanıt vermeliler."

Perez: Kendi Dünya Kupası turnuvamızı yaratırız
Avrupa Süper Ligi'nin ilk başkanı aynı zamanda Real Madrid Kulübü Başkanı olan Florentino Perez, UEFA ve FIFA'nın oyuncuları ve kulüpleri uluslararası organizasyonlardan men edeceğini duyurmasının ardından yaptığı açıklamada, kararlarının arkasında durduğunu destekler nitelikte yanıt verdi:
Bu turnuvaya katılan oyuncuların 2022 Dünya Kupası'na katılmasına izin verilmezse, kendi Dünya Kupası organizasyonumuzu yaratırız, büyütecek bir şey yok.
Avrupa Süper Ligi'ni Independent Türkçe için değerlendiren spor yazarı Faik Çetiner, organizasyonu "Tek kelimeyle para oyunu, tamamen duygusal bir iş" olarak nitelendirerek şu yorumu yapmıştı:
"Olan futbolsevere olur. Tamamen paraya dayalı bir operasyon olarak görünüyor. Napolyon'un dediği gibi: Para, para, para. Futbol, futbol, futbol gibi değil, para, para, para... Şimdi 12 kulüp katılacağını açıkladı ancak Premier Lig, La Liga ve Serie A buna karşı. Peki bu takımlar liglerinde oynamazlarsa kendi aralarında maç yapacaklar mı? O zaman işin nasıl bir esprisi olacak? Radikal kararlar çıkmalı. Dünya kupaları yıllardan beri gelenek haline gelmiş bir organizasyon. Kiminle düzenleyeceksin? İngiltere, İspanya ve İtalya ile mi düzenleyeceksin? Peki o halde kime ne bundan? Dünya Kupası bir kere renktir. Asya'dan, Afrika'dan takımlar geliyor. Futboldur, dostluktur, kardeşliktir. Toplansınlar üç ülkeyle düzenlesinler. Bakalım kimin umurunda olacak? Kim kabul eder bunu? Dediğim gibi para para para, başka bir esprisi yok bu işin."

Aleksander Ceferin / Fotoğraf: Reuters
Ceferin: Süper Lig'deki oyuncuların milli takımlarında oynamalarına izin verilmeyecek

Organizasyonla ilgili karşılıklı demeçler, ortamın daha da gerilmesine neden olurken, gözler UEFA'nın pazartesi günü İsviçre'de gerçekleştirilecek kongresine çevrildi.
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, "Süper Lig"i saçmalık olarak nitelendirerek, şu ifadeleri kullandı:
"Şaşırdım insanların bu kadar aşırıya gidebileceğini tahmin etmemiştim... Yeni kurulan Süper Lig'deki oyuncuların FIFA Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'nda oynaması yasaklanacak. Milli takımlarında oynamalarına izin verilmeyecek."
Ceferin'in açıklamaları futbol kamuoyunda gündemi meşgul ederken, Perez'in sözleriyle tansiyon daha da yükseldi.
"UEFA’nın kuklası değiliz" diyen Real Madrid Başkanı, şu sözlerle UEFA'ya rest çekti:
"Bu sezon bizi Şampiyonlar Ligi’nden men edemezler. Yerel liglerden bizi men edemezler. Futbolcuların da milli takımlara alınmaması gibi bir durum söz konusu bile olamaz. Bunları çok net şekilde söylüyorum. UEFA, Şampiyonlar Ligi’nde 2024 yılı için değişiklik yapmaya karar verdi. Biz bu tarihe kadar ölürüz."
Ceferin ve Perez'in karşılıklı açıklamalarının ardından, haziran ayında başlayacak EURO 2020 finallerinde oyuncuların durumu ne olacak sorusu akıllara geldi.
Independent Türkçe'ye konuşan spor hukukçusu avukat Aysu Melis Bağlan, UEFA Başkanı Ceferin'in "Süper Lig'deki oyuncular milli takımlarda oynayamazlar" sözlerini şöyle yorumladı:
"Yasal düzenlemeler oluşturulmadan milli takıma alınmama tarzındaki açıklamalar, 'Biz nasıl olsa bunu yaparız' düşüncesiyle son çırpınış olarak söyleniyor. Çünkü artık olayın gidişi belli. UEFA'nın söylediklerinin hukuki olarak bir karşılığı yok. Real Madrid Başkanı Perez, net olarak 'Bunları yapamazlar' dedi. Mevcut kanunlarda bu tarz bir düzenleme bulunmuyor. Şu an senaryo olarak yasal düzenleme olmadan, söylediklerini yerine getiremezler."

Boris Johnson / Fotoğraf: Reuters
Boris Johnson'ın tepkisi Premier Lig ekiplerine geri adım attırdı
Futbol kamuoyu UEFA ve Perez'in karşılıklı açıklamalarını tartışırken, Avrupa'nın ünlü antrenörleri, futbolcular ve taraftarlar da bu duruma sert tepki gösterdi.
Jürgen Klopp, Pep Guardiola, Marcelo Bielsa gibi antrenörlerin eleştirdiği Avrupa Süper Ligi'ne kulüplerin taraftarları da pankartlar ve dövizlerle eleştiri getirdi. 
Yeni kurulacak futbol düzeniyle ilgili en sert tepkilerden biri de Başbakan Boris Johnson'dan geldi.
Ülke takımlarının söz konusu lige katılmalarını engelleyerek bir yasa çıkaracaklarını belirten Johnson, "Hükümetimiz, Avrupa Süper Ligi projesini bitirecek. Bu konuda kararlıyız ve bu kararlığımızı herkes görecek" sözleriyle 12 takım arasındaki 6 Premier Lig ekibi Arsenal, Chelsea, Liverpool, Manchester United, Manchester City ve Tottenham’a uyarıda bulundu.

İlk çatlak Manchester City'den geldi
Avrupa Süper Ligi projesinden ilk geri adım atan Manchester City oldu.
Kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, şöyle denildi:
"Manchester City Futbol Kulübü, Avrupa Süper Ligi oluşumundan resmi çekilme prosedürlerini yürürlüğe koymuştur."

City'nin açıklamasının ardından Süper Lig projesinden kopuşlar birbiri ardında devam etti.
Manchester United'ın Twitter hesabından paylaşılan açıklamada, taraftarların, Birleşik Krallık hükümetinin ve önemli paydaşların tepkilerinin dikkatlice dinlendiği, futbolun karşılaştığı uzun vadeli zorluklara sürdürülebilir çözümler bulmak için tüm paydaşlarla birlikte çalışılacağı kaydedildi.
Arsenal ise taraftarlarından özür dilediği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Sizleri ve daha geniş futbol topluluğunu dinlememizin bir sonucu olarak Avrupa Süper Ligi'nden çekiliyoruz. Hata yaptık ve bunun için özür dileriz."

Tottenham'dan yapılan duyuruda, Avrupa Süper Ligi'nden çekilmek için resmi sürecin başlatıldığı kaydedilirken, Liverpool, "Avrupa Süper Ligi'ne katılımımızın sona erdiğini teyit ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Chelsea ise "Bu projeye devam etmemizin kulübün, taraftarların ve futbol topluluğunun yararına olmayacağına karar verdik" sözleriyle organizasyona veda ettiğini açıkladı.

Barcelona Başkanı Laporta: Kulüp üyeleri onay vermezse katılmam
İspanyol basınında yer alan haberlere göre kurucu üyeler arasında yer alan Barcelona da ligden çekilme kararını şarta bağladı.
Laporta'nın "Barcelona, genel kurul üyelerinin onayı olmadan Avrupa Süper Ligi'ne girmeyecek. Kulüp onların, karar onların" dediği kaydedildi.

Avrupa Süper Ligi: İngiliz kulüpleri maruz kaldıkları baskı nedeniyle...
6 Premier Lig ekibinin ayrılmasıyla 3 İspanyol, 3 İtalyan takımının kaldığı Süper Lig organizasyonu, yeni bir açıklama ile projeyi savunmaya devam etti.
Futbol endüstrisinde değişikliğin gerekli olduğunu ve diyalogla bu projenin hayata geçirilmesini savunan Süper Lig'den yapılan açıklamada, Premier Lig ekiplerinin baskı nedeniyle ligden çekildiğini dile getirdi:
"İngiliz kulüplerinin, maruz kaldıkları baskı nedeniyle bu kararı almaya mecbur bırakıldıklarını duyurmalarına rağmen, bugün olduğu gibi teklifimizin doğru ve Avrupa mevzuatı ile tutarlı olduğuna ikna olduk. Mahkemeler de Süper Lig projesini üçüncü şahısların herhangi bir eylemine karşı korumaktan çekinmedi."
Avrupa Süper Ligi için farklı aktörlerin görüşlerinin dikkate alınmaması nedeniyle öz eleştiri yapılan açıklama, şöyle sonlandı:
"Her zaman taraftarlara mümkün olan en iyi rekabeti sunmaya ve sporun sürdürülebilirliği için gerekli olan üçüncü taraflara yönelik dayanışma ödemelerini artırmaya çalışmak amacıyla, bu endişeleri gidermek için gelecekteki en uygun eylemleri değerlendireceğiz."
Premier Lig ekiplerinin ardından Atletico Madrid, Juventus, Milan ve Inter'in de ligden çekildiğini açıklamasıyla proje sona ermiş oldu.
 
Independent Türkçe



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM