İsrail-Filistin: Üçüncü gününe giren şiddet olaylarında 72 kişi öldü

Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
TT

İsrail-Filistin: Üçüncü gününe giren şiddet olaylarında 72 kişi öldü

Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)
Gazze Şeridi'nden İsrail'e fırlatılan roketler (EPA)

Gazze ve İsrail arasında 3 gündür devam eden şiddetli çatışmalar sürüyor. Hamas ve İslami Cihad hareketleri, bölgedeki tüm binaların yıkılmasına neden olan İsrail’in hava saldırılarına maruz kalan Gazze’den cevap olarak sabahın erken saatlerinde yeni roketler fırlattı. Hayatını kaybedenlerin sayısı çoğu Filistinli 72 kişiye yükseldi. Dünya ülkeleri yeni bir çatışma uyarısında bulundu. 
Dünyanın dört bir yanından çatışmaları durdurma çağrılarına rağmen bölgede henüz bir sakinlik yaşanmadı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Ortadoğu'daki gelişmelere yönelik ikinci toplantısında da bir açıklama veya çözüm getirme konusunda başarısız oldu.
İsrail tarafından dün (Çarşamba) akşam yapılan açıklamada, Hamas’ın İsrail'in üç kentine 130 roketle hava saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail - Gazze sınırındaki Sderot kentinde evine roket isabet eden 6 yaşındaki İsrailli bir çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail tarafından Pazartesi gününden bu yana ölenlerin sayısı 7'ye yükselirken, 100'den fazla kişi ise yaralandı. Daha önce yapılan açıklamada da bir askerin roket saldırısı sonucu öldürüldüğü duyurulmuştu.
İslami Cihad hareketinin askeri kanadı Saraya el-Kuds (Kudüs Seriyyeleri) yaptığı açıklamada İsrail kentlerini 100'den fazla roketle hedef aldıklarını duyurdu.
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları ise Gazze Şeridi'nde sivillerin ikamet ettiği dairelerin ve ticari ofislerin bulunduğu 14 katlı eş-Şuruk adlı apartmanı vurmasına karşılık İsrail'in Askalan (Aşkelon), Netivot ve Sderot kentlerine 130 roketle hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu. Açıklamada, roket atışlarının ayrıca Kassam mensuplarının hayatını kaybettiği İsrail saldırısına karşılık düzenlendiği de belirtildi.
Tamamen yıkılan eş-Şuruk adlı binada, Gazze Şeridi'ni kontrol eden Hamas hareketine bağlı  El-Aksa televizyonu (Al-Aqsa TV) ve Aksa'nın Sesi radyosunun ofisleri yer alıyordu.
Gazze’deki Hamas yönetimine bağlı Sağlık Bakanlığı'na göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 16’sı çocuk 65'e yükselirken, yaralı sayısı ise 365'e çıktı.
Hamas hareketi dün liderlerinden bir kısmının öldürüldüğünü doğruladı. Ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda 3 Filistinli öldürüldü.
Eş-Şuruk Apartmanının bulunduğu caddede, yaşanan hava saldırılarının ardından asfaltların çatlaması, binanın yıkıntılarının yayılması, çevredeki binalarda görülen hasar ve yükselen kara dumanlar nedeniyle bir savaş alanı görüntüsü oluştu.
Yaklaşık iki milyon kişinin yaşadığı ve Hamas hareketinin birçok merkezini hedef alan kuşatılmış Gazze Şeridi'ndeki çeşitli hedeflere gün boyunca hava saldırıları devam etti.
Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki 4 Filistinli ailenin evlerinin yerleşimciler tarafından gaspı sonucu yaşanan ve günlerce süren çatışmaların ardından işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinliler ile İsrailli güvenlik güçleri arasında, özellikle Mescid-i Aksa Külliyesi’nde şiddet olayları yaşanmıştı. Çatışmalarda 900'den fazla Filistinli ve 32 İsrail polisi yaralandı.
Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland Salı günü, İsrail ile Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas Hareketi arasındaki artan şiddetin ‘tam ölçekli bir savaşa’ yol açacağı konusunda uyardı. Ancak uyarılara rağmen dün (Çarşamba)  Ortadoğu'daki tırmanışa ilişkin 3 gündür ikinci kez acil durum toplantısı düzenleyen Diplomatlara göre BMGK, ABD'nin herhangi bir metne karşı devam eden muhalefeti çerçevesinde ortak bir bildirge onaylama konusunda başarısız oldu.

Blinken’dan taraflara sükunet çağrısı
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde şiddete son verilmesi çağrısını tekrarladı. Blinken önceki açıklamasında, Washington'un İsraillileri ve Filistinlileri sükunete teşvik etmek için Ortadoğu'ya bir elçi göndereceğini belirterek, İsrail'i sivil kayıpları önlemek için elinden gelen her şeyi yapmaya çağırdı. 
İsrail polisinin açıklamasına göre, uçuşların geçici olarak askıya alındığı Ben Gurion Uluslararası Havaalanı'nın yakınındaki Lod şehrinde, Arap azınlığın ayaklanmaları sonrasında olağanüstü hal ilan edildi. Polis ayrıca, yerel saatle 20.00-04.00’a kadar şehirde sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.
Ayrıca dün akşam Arap azınlık ile Yahudiler arasında yeniden çatışmalar yaşandığına dair haberler yayıldı.
Bir Arap sakinin evinde vurulmasının ardından şehirde çatışmalar (47 bin Yahudi ve 23 bin Arap yaşıyor) Salı günü alevlendi.
Avrupa Birliği (AB) dün, Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell tarafından yapılan açıklamada, daha büyük bir çatışmayı önlemek için İsrail ve Filistin topraklarındaki şiddetin derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Fransa ‘kanlı bir çatışmadan’ kaçınmak için mümkün olan her türlü çabanın gösterilmesi çağrısında bulunurken, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise, İsrail ve Filistinlileri kontrolü sağlamaya ve gerilimi acilen azaltmaya çağırdı.
Aynı şekilde, Kremlin'in açıklamasına göre Rusya ve Türkiye Cumhurbaşkanları da aralarındaki telefon görüşmesinin ardından bölgede "gerilimi azaltma" çağrısında bulundu.
Moskova ayrıca Ortadoğu Dörtlüsü'nü toplantıya çağırdı.
Öte yandan Birleşik Krallık, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Pakistan, Tunus ve Türkiye dahil bir çok ülkede Filistinlilerle dayanışma çerçevesinde geniş çaplı protestolar düzenlendi.

 


Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.