Askeri iş birliğinin desteklenmesi için Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan üçlü görüşmeler gerçekleştirdi

Orgeneral Muhammed Zeki’nin Kıbrıs resmi ziyaretinden bir kare (Mısır askeri sözcüsünün sayfasından)
Orgeneral Muhammed Zeki’nin Kıbrıs resmi ziyaretinden bir kare (Mısır askeri sözcüsünün sayfasından)
TT

Askeri iş birliğinin desteklenmesi için Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan üçlü görüşmeler gerçekleştirdi

Orgeneral Muhammed Zeki’nin Kıbrıs resmi ziyaretinden bir kare (Mısır askeri sözcüsünün sayfasından)
Orgeneral Muhammed Zeki’nin Kıbrıs resmi ziyaretinden bir kare (Mısır askeri sözcüsünün sayfasından)

Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan savunma bakanları düzeyinde üçlü görüşmeler gerçekleştirdiler. Görüşmelerde ortak ilgi alanlarındaki konular, askeri iş birliklerini destekleme yolları ve üç ülkenin ortak tatbikatları ele alındı.
Mısır askeri sözcüsünün dün yaptığı açıklamaya göre, üç ülkenin savunma bakanları, Doğu Akdeniz bölgesindeki sıkıntıların çözülmesi, barış ve istikrarı sağlama yollarının desteklenmesi amacıyla, savunma ve güvenlik alanlarında daha fazla iş birliği gerçekleştirilmesi için aralarındaki koordinasyonun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Sözcünün açıklamalarına göre, Mısır Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı ve Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Orgeneral Muhammed Zeki ile beraberindeki heyet, Kıbrıs’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Zeki, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ve Kıbrıs Savunma Bakanı ile görüştü. Açıklamada Zeki’nin, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Kıbrıs Cumhurbaşkanına selamlarını ilettiği ve Orta Doğu bölgesinde dengeyi sağlamak için iki ülke arasındaki iş birliği yollarının desteklenmesinin önemini vurguladığı belirtildi.
Mısır askeri sözcüsü, Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın görüşme sırasında, Mısır’ın Orta Doğu'da güvenlik ve istikrarı sağlamadaki bölgesel ve uluslararası çevrelerde etkili rolünü takdir etmesinin yanı sıra Mısır-Kıbrıs ilişkilerini ve iki ülke arasındaki fikir birliğine övgüde bulunduğunu belirtti.
Mısır’ın Yunanistan ve Kıbrıs ile yakın ilişkileri bulunuyor. Söz konusu üç ülke Akdeniz’de enerji alanındaki iş birlikleri çerçevesinde düzenli zirveler düzenliyor. Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs geçen yılın sonlarında, Akdeniz harekât sahasında Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) deniz, hava ve özel kuvvetlerinin katılımıyla “Medusa-10” adlı ortak bir hava ve kara tatbikatı gerçekleştirdi. Mısır Cumhurbaşkanı Aralık ayında, ülkesinin Yunanistan ve Kıbrıs ile üçlü işbirliğini "Doğu Akdeniz bölgesinin güvenliği ve istikrarı için uluslararası normlara göre yürütülen dengeli bir iyi komşuluk örneği” olarak tanımladı.
Mısır Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Zeki, Kıbrıs ziyareti sırasında, Kıbrıs Savunma Bakanı Charalambos Petrides ile görüştü. Görüşme sırasında Zeki, başta askeri alanda, her iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasında ortak tatbikatlar ve deneyim alışverişi olmak üzere ortaklık ve iş birliği ilişkisinden duyduğu gururu dile getirdi. Kıbrıs Savunma Bakanı Petrides ise, iki ülkeyi birbirine bağlayan ilişkilerin derinliğine övgüde bulunarak Mısır’ın Ortadoğu’daki stratejik önemi göz önüne alındığında bu ziyaretten duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Zeki Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos ile de görüştü. Görüşme sırasında iki ülke arasında çeşitli alanlarda askeri ve güvenlik konuları ele alındı. Görüşmelere Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan silahlı kuvvetlerinden çok sayıda komutan da katıldı.

Mısır ve BAE, Zayed-3 ortak tatbikatını başlattı
Mısır ve BAE, iki tarafın özel kuvvetlerinin katılımı ile iki hafta sürecek ve BAE’de gerçekleştirilecek olan Zayed-3 ortak tatbikatını başlattı. Mısır askeri sözcüsü dün yaptığı açıklamada, tatbikatın taraflar arasında tatbikat deneyimlerinin paylaşılması ve katılımcı unsurlar arasında ortak savaş operasyonlarına yönelik yönetim eğitimi verilmesi de dahil olmak üzere bir dizi etkinlik içerdiğini belirtti. Açıklamada bu tatbikatın hazırlık aşamalarının, katılımcı unsurların teknik yeterlilik ve savaş verimliliği oranlarının artırılmasını, kavramları birleştirmek için tatbikat sırasında uygulanacak tatbikat hedeflerinin teyit edilmesini, en yüksek verimlilik ve çatışma hazırlığında en yüksek verimliliğe ulaşılması için katılımcı unsurların becerilerinin geliştirilmesini içeriyordu.
Sözcü ayrıca, tatbikatın silahlı kuvvetlerin askeri iş birliği bağlarını güçlendirme, kardeş ve dost ülkelerle tecrübe alışverişi konusundaki istekliliği çerçevesinde geldiğini, düşman kuvvetlerine karşı ortak bir operasyon yönetirken acil durumların uygulanması ve en uygun çözümleri bulunmasının yanı sıra Mısır ve BAE silahlı kuvvetleri arasında, bölgenin mevcut koşulları ışığında zorluklarla yüzleşmek için ortak çalışmanın geliştirilmesini amaçladığını belirtti.



Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.


İsrail'in güney Lübnan ve Beyrut'un güney banliyölerine yönelik hava saldırıları

 26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
TT

İsrail'in güney Lübnan ve Beyrut'un güney banliyölerine yönelik hava saldırıları

 26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)
26 Mart 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail'in Mansuri köyünü hedef alan hava saldırısının ardından yükselen duman görülüyor (AP)

İsrail savaş uçakları bu sabah, Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman, Qalila kasabaları ve Mansuri'nin banliyölerini hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenledi. Hava saldırıları Hanin'deki bir evi, Kfar Rumman'daki açık bir alanı, güneydeki Qalila kasabası yakınlarındaki Amriye bölgesindeki bir binayı ve Mansuri'nin banliyölerini vurdu.

Bununla bağlantılı olarak, resmi Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail topçularının bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Beyt Lif kasabasının girişlerini ve Dibil, Kuzah, Nakura kasabalarının ve Hamul bölgesinin dış mahallelerini bombaladığını bildirdi.

Ajans ayrıca, İsrail insansız hava araçlarının (İHA) şafak vakti güneydeki Kfar Rumman kasabasında bir evi hedef aldığını, batı kesimdeki bir dizi köyün yoğun topçu bombardımanına maruz kaldığını ve şafak vakti Beyrut'un güney banliyölerindeki Havita el-Gadir bölgesine hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi.

İsrail ordusu, bu sabah Lübnan'ın güneyindeki Sajd köyü sakinlerine acil bir uyarıda bulunarak, evlerini derhal boşaltmalarını ve Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmalarını istedi.


Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
TT

Şii İkilisi, İran büyükelçisinin sınır dışı edilme kararına karşı harekete geçti

Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)
Beyrut'un güney banliyösünde enkazın arasında çekilmiş eski Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın posteri (AFP)

Emel Hareketi ve Hizbullah’tan oluşan Şii İkilisi, İran’ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’nin sınır dışı edilme kararını, kendi siyasi grubuna yönelik kabul edilebilir önlemler ve kararlar ile artık sessiz kalınamayacak ve göz yumulamayacak bir ayrım çizgisi olarak değerlendiriyor.

Şii İkilisi ve destekçilerinin karara karşı sergilediği alarm durumu, 7 Ağustos'ta hükümetin silahların yasaklanmasına karar vermesi ve Hizbullah'ın askeri faaliyetlerinin askıya alınması gibi daha önce alınan daha büyük kararlar karşısında da devam etti. Emel Hareketi’nden bakanlar son kararı desteklerken, Şii İkilisi’nin bakanları ilk kararın alındığı oturumdan çıkmakla yetindiler.

Top Cumhurbaşkanı Avn’ın sahasında

Şii İkilisi’nden kaynaklar, bu karara karşı bazı seçenekleri olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin çözüm bulma görevini Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a devrettiğini, Cumhurbaşkanı Avn’ın ise Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’nin İran Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararından, önceden haberi olmadığını söyledi.

Emel Hareketi'nin tutumu

Hizbullah'ın salı günü İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararını ‘büyük ulusal ve stratejik bir hata’ olarak nitelendirdiği bildirinin ardından Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam’ı, bu kararın ciddi sonuçları nedeniyle Dışişleri Bakanı Recci’den kararın derhal geri çekilmesini talep etmeye çağırdı. Emel Hareketi ise dün bir bildiri yayınlayarak Hizbullah'ın taleplerini destekledi. İlgili yetkilileri, ‘düşüncesiz ve sorumsuz bir adım’ olarak nitelendirdiği karardan geri dönmeye çağıran Emel Hareketi, ‘hiçbir koşulda bu kararın geçmesine göz yummayacağını’ vurguladı. Şii İkilisi’nin İran Büyükelçisi’ne kararı yokmuş gibi davranmasını bildirdiğini belirten kaynaklar, “Hükümetin faaliyetlerinin askıya alınması da seçenekler arasında yer alıyor, ancak Şii İkilisi’nin şu anda iç istikrarın sarsılmasını önlemeye kararlı olduğu vurgulanıyor” dediler.

Kaynaklara göre Lübnanlı yetkililerin, dün İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Litani Nehri boyunca uzanan tüm köprüleri yıkacaklarını ve Lübnan topraklarının yüzde 10'unu işgal ederek sınırlarını Litani Nehri'nin güneyine kadar genişletip bir tampon bölge haline getirme niyetini övünerek açıklaması karşısında uluslararası düzeyde diplomatik olağanüstü hal ilan etmeleri daha uygun olurdu.

dvf
Salı günü İsrail saldırısında hayatını kaybeden Emel Hareketi üyesinin cenaze törenine katılan Lübnanlılar (AP)

Emel Hareketi’nin bakanlık kotasından atanan Çevre Bakanı Tamara ez-Zeyn, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, “Konunun perşembe gününden önce çözüme kavuşturulacağına güveniyoruz” ifadelerini kullandı. Konunun önemli sonuçları olduğu için oturumda gündeme getirileceğini belirten Zeyn, Şii İkilisi’nden bakanlar hükümetten çekilme seçeneğinin masada olduğunu da ifade ettiler. Buna karşın Dışişleri Bakanlığı kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Karardan geri adım atılması söz konusu değil, bu egemenlik hakkı kapsamındaki bir karar” demekle yetindi.

Siyasi şantaj

Akademisyen ve siyasi analist Dr. Ali Murad yaptığı değerlendirmede, “Lübnan hükümetinin, İsrail’e roket saldırılarının başladığı ilk günden itibaren harekete geçmesi gerekirdi; zira şu anda on yıllardır biriken anormal bir durumla karşı karşıya olduğumuzun farkındayız. Örneğin İran'a karşı tutum, yıllar önce, özellikle de İranlı yetkililerin beş Arap ülkesini yönettiklerini açıkça söylemelerinden bu yana değişmesi gerekirdi” ifadelerini kullandı. Lübnan devletinin aldığı birçok kararı uygulayamadığına dikkati çeken Dr. Murad, ancak Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın seçilmesinden ve Başbakan Selam hükümetinin kurulmasından bu yana alınan kararların, durumu değiştirme niyetinin olduğunu teyit ettiğini belirtti. Dr. Murad, “Buna karşın Hizbullah ve Emel Hareketi, istikrarı ve iç barışı tehdit ederek bu kararların uygulanmasına yönelik her türlü girişimi her zaman engellemeye çalışıyor ve dolayısıyla siyasi şantaj uyguluyor” diye ekledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Dr. Murad, devletin siyasi ve diplomatik bir çözüm bulması gerektiğini vurgulayarak “İran’ın, Tahran ve Hizbullah’ın istediği gibi Lübnan ve Lübnanlılar adına müzakere masasına oturması kabul edilemez” dedi. İran Büyükelçisi’nin sınır dışı edilme kararının ardından Şii İkilisi’nin gerginliği tırmandıracağını öngören Murad, ancak kararın tüm koşullarından bağımsız olarak, Lübnanlı yetkililerin şantaja boyun eğmemesi ve tüm tehditlere karşı kararlı kalmasının temel öncelik olduğunu belirtti.