Suudi Arabistan - Kuveyt iş birliği hız kazandı

Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısı altı anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği programları ile taçlandırıldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Kuveytli mevkidaşını Riyad’da kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Kuveytli mevkidaşını Riyad’da kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan - Kuveyt iş birliği hız kazandı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Kuveytli mevkidaşını Riyad’da kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Kuveytli mevkidaşını Riyad’da kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi’nin dün gerçekleştirilen ilk toplantısında, iki ülke arasında iş birliği yollarının geliştirilmesine katkıda bulunacak 6 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Söz konusu anlaşmalar tarafların her alanda ve çeşitli düzeylerde ikili ilişkilerini geliştirme ve güçlendirme noktasındaki isteğini yansıtır nitelikteydi.
Gençlikle ilgili konular ile eğitim, yüksek öğretim ve bilimsel araştırma alanlarında iş birliği anlaşmaları yapılırken doğrudan yatırım teşviki ile spor başlıklarında da birer mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmalarda Suudi Standart Metroloji ve Kalite Organizasyonu (SASO) ile Kuveyt’teki Sanayi Kamu Kurumu arasında, standardizasyon alanlarında teknik bir iş birliği programı da yer aldı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Kuveyt Dışişleri Bakanı ve Kabine İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Dr. Ahmed Nasır el-Sabah dün Riyad’daki Dışişleri Bakanlığı’nın merkezinde düzenlenen Konsey’in ilk toplantısına başkanlık ettiler.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Kuveytli mevkidaşını ve beraberindeki heyeti karşılamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bakan, iki ülke liderleri arasındaki ikili ilişkilerin gelişimine katkı sağlayacak tüm konulara olan ilgilisini vurguladı. Söz konusu görüşmenin ilişkileri geliştirme ve çeşitlendirme noktasındaki samimi niyetin ve çeşitli alanlarda ikili iş birliğini sağlamaya yönelik kararlı anlayışın bir göstergesi olduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Güvenliğimiz bir, çıkarlarımız birbirine bağlı ve hedeflerimiz ortak. Konsey’in harekete geçmesini, bölgede ve dünyada iki ülkeyi ilgilendiren tüm konularda, ikili veya çok taraflı düzeyde aramızdaki koordinasyon ve istişare seviyesini yükseltme noktasında güçlü bir faktör olarak görüyoruz. Bu durum tarafları birbirine bağlayan ortak noktaları derinleştirmede güçlü bir itici rol oynayacak.”
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, iki ülke arasındaki ticaret hacminin azalmasına ise Kovid-19 salgınının neden olduğunu söyledi. İş adamlarının karşılıklı ziyaretlerinin artmasının, ihracatın teşvik edilmesinin ve tüm engellerin aşılmasının bölgede ticaretin artmasına ve büyümesine önemli bir katkı sağlayacağını belirten Bakan söz konusu durumun yakın zamanda düzelmesini umduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kuveyt Dışişleri Bakanı, iki ülke hükümetleri arasında doğrudan yatırım teşviki alanında da bir anlaşma imzaladılar.
Prens Faysal bin Ferhan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısını dün ülke liderlerinin rehberliğinde, iki kardeş ülke ve halkları arasındaki yakın ve tarihi bağları güçlendirme noktasında Şeyh Ahmed Nasır es-Sabah ile gerçekleştirdiklerini söyledi.
Faysal bin Ferhan, Koordinasyon Konseyi’nin iki ülke arasındaki kalkınma sürecini ve ortak koordinasyonu birçok alanda geliştireceğini ve daha geniş ufuklara doğru ilerlemesine katkı sağlayacağını vurguladığı mesajında “Konsey aynı zamanda ülkelerimizin ve halklarımızın kalkınması ve refah içinde yaşaması için Körfez ortak eylem planına da olumlu yönde yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.
Kuveyt Dışişleri Bakanı da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Koordinasyon Konseyi’nin iki ülke arasındaki köklü ve seçkin tarih ile kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi ve her alanda daha geniş ufuklara ulaşmayı hedeflediğini vurguladı. Ayrıca Konsey’in Körfez ortak eyleminin yapıcı yürüyüşünde temel bir rol oynayacağına işaret etti.
Şeyh Ahmed es-Sabah yaptığı konuşmada, iki ülke liderlerinin direktifleri uyarınca, ülkeler arasındaki “büyük ortak milli destanda” yeni bir sayfa açılması noktasında Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının yapıldığı bilgisini paylaştı. Sabah, Suudi liderliğinin ve halkının her alanda elde ettiği başarılara övgüde bulunarak bu vesileyle Suudi Arabistan başkanlığında gerçekleştirilen G20 Zirvesi’nin başarısını ve elde edilen somut başarılara dair bir kez daha takdirlerini sundu.
Bakan, Vizyon 2030’a ulaşma adımları ile gurur kaynağı olan Krallığın elde edeceği gelişimsel başarıların ve girişimlerin yanı sıra Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Yeşil Suudi Girişimi ve Yeşil Ortadoğu Girişimi’ni bölgesel ve küresel düzeyde, iklim değişikliğini ele almada önde gelen çözümlerden biri olarak değerlendirdi. Ayrıca Krallığın petrol fiyatlarını istikrara kavuşturmadaki ve dünya çapında enerji piyasalarının güvenli arzını sağlamadaki rolüne de övgüde bulundu.
Taraflar görüşme sonunda Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi’nin, Dışişleri Bakanlığı’nın Kral Faysal Salonu’nda 6 Haziran 2021 tarihinde yapılan ilk toplantısı için bir çalışma bildirisi imzaladılar.
Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Ahmed Nasır el-Sabah iki ülkeyi birleştiren güçlü ve sağlam ilişkilere atıfla ortak çalışma sürecini güçlendirmenin önemine işaret ettiler. Söz konusu çabaların iki ülke halkının refah içinde yaşamaları noktasındaki istekleri gerçekleştireceğini vurguladılar.



İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah Câbir el-Ahmed el-Sabah ve Letonyalı mevkidaşı Baiba Braze ile yaptığı iki telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan, Bakan Baiba Braze ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Letonya arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi.

Ferhan, daha sonra Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgesel gelişmeleri ele aldı ve her iki taraf da bu konularda sürekli koordinasyon ve istişarenin önemini vurguladı.


Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini ve ortak eylem geliştirme yollarını görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanı, telefon görüşmesi sırasında BAE ve Suriye arasındaki köklü ilişkilerden duyduğu gururu dile getirerek, her iki ülkede de istikrar ve kalkınmayı artırmak için bu ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Görüşmede ayrıca, İran'ın devlet egemenliğini, uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ederek BAE ve bölgedeki ülkeleri, sivilleri, tesisleri ve altyapıyı hedef alan devam eden saldırıları çerçevesinde, bölgedeki gelişmeler ve bunların bölgesel güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı.