Mısır Meclisi bürokrasiyi İhvan’dan temizlemeyi tartışıyor

Mısır Ulaştırma Bakanı, devlet kurumlarında radikalizm yanlısı unsurların varlığından şikayet ederek, görevden alınmaları için yasa değişikliği yapılması talebinde bulundu

Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu, disiplin cezası uygulanmadan işten çıkarma kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı (AFP)
Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu, disiplin cezası uygulanmadan işten çıkarma kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı (AFP)
TT

Mısır Meclisi bürokrasiyi İhvan’dan temizlemeyi tartışıyor

Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu, disiplin cezası uygulanmadan işten çıkarma kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı (AFP)
Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu, disiplin cezası uygulanmadan işten çıkarma kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı (AFP)

İbrahim Abdulmecid
Mısır Arap Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi, radikalizm yanlısı unsurları ülkede son iki ay içinde meydana gelen, onlarca vatandaşın ölümüne yüzlercesinin yaralanmasına neden olan tren kazalarına karışmakla suçlayan Ulaştırma Bakanı Kamil el-Vezir’in çağrısına yanıt olarak, Mısır’da terör örgütü olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) mensup devlet çalışanlarının görevden alınmasını sağlayacak bir yasa değişikliğine ilişkin hamlelerine tanık oluyor.

Yeni yasa değişiklikleri
Kararları, devletin idari aygıtı için geçerli olan Temsilciler Meclisi'ndeki (iki kademeli Mısır Parlamentosu'nun üst kanadı) Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu, disiplin cezası uygulanmadan işten çıkarmaya ilişkin yasanın bazı hükümlerinde değişiklik öngören bir yasa tasarısını onayladı. Değişiklik metininde, bir çalışanın disiplin yöntemine başvurulmadan işten çıkarılmasının, ‘hakkında ülkenin ulusal güvenliğini tehdit ettiğine dair ciddi delillerin olması’ dahil olmak üzere dört durum dışında, mümkün olmadığını açıklığa kavuşturdu. Metinde örneğin çalışanın 2010 tarihli ve 8 sayılı Terör örgütü ve Terörist Listelerini Düzenleyen Kanun hükümlerine göre teröristler listesine alınmasının ciddi bir delil olduğu belirtilirken işverenin, devlette bir kamu hizmetine veya ekonomik çıkarlarına zarar vermesi durumunda ya da güven ve prestijini kaybederse veya sağlık sebepleri dışında işini yapmaması için dair geçerli sebep veya sebepleri yoksa çalışanı işten çıkarma hakkına sahip olduğu ifade edildi.
Yapılan değişikliklerle, çalışanın işten çıkarılması kararının, Cumhurbaşkanının veya yetkili temsilcisinin, yetkili bakanın açıklamalarını dinledikten sonra yapacağı teklif üzerine gerekçeli kararı ile verileceği de açıklığa kavuşturulmuştur. Önerilen değişiklik metnine göre değişiklikler, İdare Mahkemesinin, çalışanın işten çıkarılma kararına yapabileceği itirazları değerlendirme yetkisine sahip olmasını ve mahkemenin, ‘kamu yararına olduğunu düşündüğü nedenlerle’ işten çıkarma kararını iptal etmek yerine maddi tazminata hükmetmesine izin verilmesini öngörüyor.
Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'nun, yasa değişikliğini, Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu tarafından havale edildikten sonra birkaç gün içinde görüşmesi bekleniyor.

Demiryollarında çalışan İhvan üyeleri
Ulaştırma Bakanı, 26 Nisan'da Temsilciler Meclisi Genel Kurul toplantısında, demiryollarında Müslüman Kardeşler'e mensup 162 kişinin çalıştığını açıklamıştı. Bakan Mısır'daki son tren kazalarıyla ilgili yaptığı konuşmada, Ulaştırma Bakanlığı'nın bu çalışanların başka bakanlıklara devredilmesini talep ettiğini, ancak bu talebin reddedildiğini belirterek, ‘aşırılık yanlısı unsurların’ görevden alınması için yeni bir yasa değişikliği çağrısında bulunduğunu söyledi. Bakan, çalışanlar maaşlarını evde oturup alsalar da mevcut kanun işten çıkarılmalarına izin vermediğini kaydetti.
Facebook sayfasından, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Ağustos 2013'te Rabia el-Adaviye Meydanı'nda gerçekleştirdiği oturma eyleminin polis tarafından dağıtılmasını konu alan ‘The Choice’ (Seçim) dizisi hakkında bir yorum yapan Bakan, yakın zamanda kaza bir trenin makinistine atıfta bulunarak, devlet karşıtı yorumlar yaptığını ve söz konusu oturma eylemine katıldığını söyledi.
Bu kişilerin yasa değişiklikleri yayınlanana kadar bir an önce ‘hassas olmayan’  diğer alanlara atanmalarını isteyen Bakan, İhvan üyesi çalışanların görevden alınmaları için hızlı bir yasa değişikliği çağrısında bulundu.
Temsilciler Meclisi'ndeki aynı oturumda, Temsilciler Meclisi Üyesi Mustafa Bekri, İçişleri Bakanlığı'nın Temmuz 2018'de eski Ulaştırma Bakanı Hişam Arafat'a gönderdiği bir mektuba göre demiryolu sektöründe 162 İhvan üyesi olduğunu söyleyerek bakanın konuşmasını destekledi. Bekri, Temsilciler Meclisi Genel Sekreterliği'ne söz konusu kişilerin isimlerinin bir listesi sunulduğunda bu sayının 258'e yükseldiğini de sözlerine ekledi.
Mısır basınında yer alan haberlere göre son tren kazalarında ‘bir takım şüpheli planların’ var olabileceğini düşünen Bekri, Temsilciler Meclisi'ni, ister yeni yasaların çıkarılması yoluyla olsun, ister Kamu Hizmeti Yasasında değişiklik yapılmasıyla olsun aşırılık yanlısı unsurların devlet kurumlarındaki görevlerinden alınmasına yardımcı olmaya çağırdı.

Ailelerin korunması
Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu'nun onayını alan yasa değişikliğini sunan Temsilciler Meclisi üyesi Ali Bedir, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, yasa değişikliğinin İhvan üyelerinin devlet kurumlarından ve üniversitelerden ‘temizlenmesini’ hedeflediğini, ayrıca işten çıkarılmasına karar verilenlere emekli aylıkları bağlanarak meselenin sosyal yönünün korunmasının, böylece suçu olmayan ailesinin zarar görmesinin engellenmesinin öngörüldüğünü söyledi.
Yasanın, görevden alınanlara karara idare mahkemesinde itiraz etme hakkı verdiğini açıklayan Bedir, yasanın devlet kurumlarının yetkilileri tarafından uygulanmasının takip edileceğini ve inisiyatiflere göre uyarlanmasına izin vermeyeceğini söyleyerek yasanın devlet kurumlarında isteyen kişinin bir başka kişi hakkında İhvan'la bağlantılı olduğu şüphesiyle kötü niyetli şikayetlerde bulunmak için istismar etmesi olasılığı hakkındaki endişelere yanıt verdi. Yasa değişikliğinin devleti korumak için tasarlandığını belirten Bedir, çalışma arkadaşlarını veya astlarını suistimal etmek için yasayı kullananların görevden alınması çağrısında bulundu.

Terörle mücadele
İhvan’a mensup kişilerin devlet kurumlarında olup olmadığına ve terörist listesinde yer almayanların varlığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Bedir, değişikliğin Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında, yasanın yalnızca yargı tarafından belirlenen terör örgütleri listelerinde yer alan kişileri kapsamasının kararlaştırıldığını, ‘insanların geçim kaynaklarını kesmenin’ mümkün olmadığını söyledi.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Seyyid Şaravi, yasa tasarısının, gerek işten çıkarılan kişinin idare mahkemesine giderek itirazda bulunması, gerekse emeklilik maaşının bağlanacak olması konusunda olsun yasal bir güvencenin varlığı devleti yok eden aşırılık yanlısı ideolojilerle mücadele ile toplumsal çıkarlar arasında bir denge sağladığı yorumunda bulundu. Mısır basınında yer alan haberlere göre Şaravi, yasa değişikliğinin herhangi bir ayrımcılık şüphesi taşımadığının altını çizdi.
Temsilciler Meclisi Anayasa ve Yasama İşleri Komisyonu Başkanı İbrahim el-Huneydi ise Meclis'te yaptığı basın açıklamasında, yasa değişikliğinin devletin terörle mücadele çabaları çerçevesinde yapıldığını ve bu değişikliklerin uygulanması için kişinin adının Terörle Mücadele Kanunu'na göre teröristler listesinde yer alması gerektiğini belirtti.

Görevden alınma nihai karardan sonra gerçekleşecek
Zagazig Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Muhammed Nur Ferhad, bir kişiye ideolojik olarak bağlı olduğu gruba dayanarak yaptırım uygulayan herhangi bir yasanın çıkarılmasına karşı olduğunu söyledi. Bunun, ülkeyi ‘Engizisyon çağına’ geri götüreceğini düşünen Ferhad, özellikle düşünce ve ifade özgürlüğünün anayasa tarafından garanti altına alınmış olması sebebiyle bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Independent Arabia’ya açıklamalarda bulunan Ferhad, “Yasa, bir kişinin davranışının topluma zarar veren fiziksel tezahürleri dışında müdahale etmemelidir. Eğer düşünce, ideoloji ve siyasi yönelim, maddi eylemler şeklinde ortaya çıkmazsa, o zaman yasanın yapabileceği hiçbir şeyi yoktur” ifadelerini kullandı.
Eski Mısır İşgücü ve Göç Bakanı Kemal Ebu Ayta da, ideolojik yönelimi ne olursa olsun, herhangi bir kişinin ‘geçim kaynağını kesmenin’ kırmızı bir çizgi olduğunu vurguladı. Siyasi yönelimi ne olursa olsun herhangi bir çalışanın cezalandırılmasına karşı olduğunu ve bu önerileri anayasaya aykırı bulduğunu belirten Ebu Ayta, “Görevden alma, idam cezasına eşdeğerdir” dedi.
Şarku’l Avsat’ın aktardığı habere göre Independent Arabia’ya konuşan eski Bakan, “Ceza verilmesini hak eden bir suç işlediği tespit edilenler, anlaşılabilir bir konu olduğundan ve yürürlükteki mevzuatta öngörüldüğünden işten çıkarılabilirler” şeklinde konuştu. Ebu Ayta, görevden alma kararının ancak bir ceza mahkemesinde nihai karar verildikten sonra alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.

“İhvan üyelerinin işten çıkarılması meselesi, İhvan yönetimi devrildikten sonra gündeme hiç gelmedi”
Ebu Ayta, eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi ve İhvan iktidarını deviren 30 Haziran 2013 devriminden sonraki ilk hükümette bakan olarak görev aldı. O dönem Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın devlet kurumları üzerindeki kontrolünden kurtulmaya yönelik siyasi eğilimin yüksek olmasına rağmen, İhvan üyelerini işten çıkarma düşüncesinin görev süresi boyunca gündeme hiç gelmediğini vurguladı.
Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan disipline gitmeden görevden alma yasasını ‘yasama suçu’ olarak nitelendiren Ebu Ayta, bu yasanın, Mısır devletinin çizgisine ters düştüğünü belirterek, düşüncesi ne olursa olsun suç işlemeyen kişilerin görevden alınmasının terör olaylarını artırdığını ve barışçıl insanları şiddete yaklaştırdığını da sözlerine ekledi.
Mısır Eğitim Bakanı Tarık Şevki, Ekim 2019 tarihinde bin 70 öğretmenin İhvan’la bağlantılı veya hüküm giymiş olmaları nedeniyle görevden alındığını duyurdu. Bakan, ‘ülkedeki 1,5 milyon öğretmenin küçük bir yüzdesini oluşturan’ öğretmenlerin ‘çocukları korumak için görevden alındıklarını’ söyledi.



Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
TT

Irak, “silahsızlanma” sürecini 2027’nin ortasına erteledi

Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, New York’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında (Hükümet basın ofisi)

Irak, silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik planını 2027 yılının ortasına erteledi. Planın daha önce bu ayın sonunda uygulanmaya başlanması öngörülüyordu.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün yaptığı açıklamada, silahlı grupların unsurlarının devlet kurumlarına entegre edilmesini öngören bir plan açıkladı. Zeydi planın, grupların saldırılarını durdurmaları karşılığında ABD saldırılarına maruz kalmamalarını öngören 90 günlük bir aşamayla başlayacağını belirtti.

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Zeydi ile New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan açıklamada, Irak Başbakanı ile “milislerin dağıtılması ve saldırılarının durdurulması” konusunda mutabakata vardığını söyledi.

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Tom Barrack ise Irak'ın, “Haziran 2027 sonuna kadar askeri güce sahip tek makamın devlet olması” yönünde taahhütte bulunduğunu ifade etti.


Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
TT

Gazzeliler, alternatifleri olmaksızın yıkılma tehlikesi bulunan çatılar altında

Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)
Gazze kentinde yerinden edilen Filistinli Bassam Nasır, kendisi ve ailesinin barındığı yıkılmış bir binanın enkazı arasında duruyor (Şarku'l Avsat)

Gazze'deki yetkililer, bölgede sakinlerin yaşadığı ve yıkılma tehlikesi bulunan bina sayısının yaklaşık 2 bin olduğunu tahmin ediyor. Buna rağmen bölge halkı ve yetkililer, kendilerini barındıkları binaların çatılarının çökmesi tehlikesine karşı koruyabilecek herhangi bir alternatif bulunmadığını kabul ediyor.

Gazze kentinde bir hafta önce “Saade” binasının çökmesinden zarar gören kişiler ve görgü tanıkları, yaklaşan kış ve yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek tehlikelere ilişkin “Şarku'l Avsat”a konuştu. Görgü tanıkları ve mağdurlar, yağışların, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı sırasında hasar gören diğer binaların da çökmesini hızlandırabileceği uyarısında bulundu.


Mısır, Doğu Akdeniz’de savunma iş birliğini artırıyor: Türkiye dengesi korunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır, Doğu Akdeniz’de savunma iş birliğini artırıyor: Türkiye dengesi korunuyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Yunanistan Savunma Bakanı’nı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Kıbrıs Rum Kesimi  Savunma Bakanı Vasilis Palmas düzeyinde Mısır-Yunanistan-Kıbrıs görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmeler, üç ülkenin yaklaşık iki hafta önce düzenlediği zirvenin ardından savunma ve askeri iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, görüşmelerin Doğu Akdeniz’de daha güçlü savunma iş birliği yoluyla güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi çerçevesinde gerçekleştiğini belirtti. Uzmanlara göre Kahire, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerden endişe duyan Türkiye ile köprüleri atmadan Yunanistan ve Kıbrıs’la iş birliğini geliştirmeyi, aynı zamanda diğer tarafların çatışmalarına dahil olmadan Doğu Akdeniz’deki Mısır çıkarlarını korumayı hedefliyor.

Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasındaki ortaklık, üçlü iş birliği mekanizması üzerinden 2014 yılında başladı. Bu dönemde Kahire ile Ankara arasında siyasi anlaşmazlıklar yaşanırken Atina ve Lefkoşa’nın da Türkiye ile Doğu Akdeniz konusunda farklılıkları bulunuyordu. Ancak son yıllarda Türkiye ile Mısır ilişkilerini geliştirme yoluna gitti. İlişkilerin tamamen normalleşmesinin ardından cumhurbaşkanları karşılıklı ziyaretlerde bulundu ve iki ülke arasındaki askeri tatbikatlar yeniden başladı. Bunun yanı sıra iki ülke arasında savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar da giderek güçlendi.

8 Eylül’de İskenderiye’nin kuzeybatısındaki El-Alameyn kentinde düzenlenen üçlü zirvenin üzerinden yaklaşık iki hafta geçmesinin ardından Sisi, salı günü Yunanistan Savunma Bakanı Dendias’ı kabul etti. Görüşmede Mısır Savunma Bakanı Korgeneral Eşref Salim Zahir ile Silahlı Kuvvetler Silahlanma Kurumu Başkanı Muhammed Süleyman da hazır bulundu.

cdfvgthy
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, salı günü Kahire’de Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas ile görüşmesi sırasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Sisi, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle askeri ve savunma alanları başta olmak üzere çeşitli alanlarda geliştirilmesinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Yunanistan Savunma Bakanı ise ülkesinin ortak tehditlerle mücadele amacıyla Mısır’la koordinasyonu güçlendirmeye verdiği önemi dile getirdi.

Sisi aynı gün ikinci bir görüşmede Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas’ı da kabul etti. Sisi, iki ülke arasındaki mevcut stratejik ortaklığın derinleştirilmesi ve özellikle güvenlik ve askeri alanlar başta olmak üzere çeşitli alanlarda daha geniş bir çerçeveye taşınması gerektiğini belirtti.

Askeri ve stratejik uzman Tümgeneral Adil el-Umde, Cumhurbaşkanı Sisi’nin Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan savunma bakanlarıyla görüşmelerinin 2014’ten bu yana yürütülen ortaklığın maddelerinin hayata geçirilmesi ve bu ay El-Alameyn’de düzenlenen üçlü zirvenin devamı niteliğinde olduğunu söyledi.

El-Umde, Mısır politikasının başarısının yalnızca Atina ve Lefkoşa ile askeri iş birliğinin ne ölçüde geliştirildiğiyle ölçülemeyeceğini belirterek Kahire’nin asıl hedefinin Doğu Akdeniz’i rekabet ve çatışma alanından çok taraflı bir denge ve iş birliği alanına dönüştürme kapasitesi olduğunu ifade etti. Mısır’ın bunu tüm taraflarla bağımsız ilişkilerini koruyarak gerçekleştirmeye çalıştığını söyleyen El-Umde, bunun “stratejik denge diplomasisi” çerçevesinde yürütüldüğünü kaydetti.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi Dr. Ahmed Fuad Enver ise Doğu Akdeniz’in güvenliğinin bölgedeki tüm etkin aktörlere açık olmayı ve gerilimi artıran söylemlerin aşılması amacıyla mevcut araçların kullanılmasını gerektirdiğini belirtti.

Enver, Mısır-Yunanistan-Kıbrıs arasındaki üçlü iş birliği mekanizmasının mevcut savunma ve askeri iş birliğini güçlendirme çabalarıyla birlikte Doğu Akdeniz’de bölgesel güvenliğin sağlamlaştırılmasında temel bir eksen oluşturduğunu söyledi. Bunun, üç ülke arasında uzun süredir devam eden askeri, ekonomik ve siyasi ortaklıkların üzerine inşa edilmesine olanak sağlayacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi de salı günü Yunanistan Savunma Bakanı ile görüşmesinde üçlü iş birliği ile Doğu Akdeniz’in istikrarı arasında bağlantı kurdu. Sisi, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs arasındaki mevcut üçlü iş birliğinin Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve ortak refahın sağlanmasına yönelik başarılı bir bölgesel iş birliği modeli oluşturduğunu vurguladı.

Sisi, Kıbrıs Savunma Bakanı ile görüşmesinde de Doğu Akdeniz’in istikrarının önemine dikkat çekerek Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan arasındaki üçlü iş birliğinin bölgedeki güvenlik, istikrar ve refahın pekiştirilmesi açısından merkezi bir mekanizma olduğunu belirtti. Sisi, bu mekanizmanın üç ülkenin çıkarlarına hizmet ettiğini ve ortak tehditlerle mücadeleye katkı sağladığını ifade etti.

El-Umde’ye göre Mısır’ın bu tutumu, caydırıcılık ve hazırlık kapasitesini güçlendirme ancak düşmanca bir blok oluşturmama anlayışını ortaya koyuyor. Kahire, Yunanistan ve Kıbrıs’la ortaklığını geliştirirken Türkiye ile köprüleri atmıyor ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını korurken bölgedeki diğer aktörlerin çatışmalarına dahil olmuyor.

Enver ise Mısır’dan gelen açıklamaların söz konusu adımların başka tarafları hedeflemediğini ve Türkiye açısından endişe kaynağı oluşturmadığını gösterdiğini savundu. Enver’e göre Kahire, ilişkilerini ortak çıkarlar temelinde yürütmeye, arabuluculuk kanallarını açık tutmaya ve gerilimi azaltmak amacıyla karşılıklı güvence vermeye önem veriyor.

El-Umde ayrıca Mısır’ın İsrail’in bölgesel rekabeti kullanarak bazı güçleri diğer aktörlere karşı saflaştırma girişimlerinin önünü kesmede önemli bir rol oynadığını belirtti. Mısırlı uzmana göre Kahire’nin bölgedeki varlığı, istikrarı ve kutuplaşmadan kaçınmayı önceleyen dengeli bir bölgesel cephe oluşturulmasını güvence altına alıyor.

Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliği de ağustos ayının sonunda önemli bir gelişmeye sahne olmuştu. İki ülke, 3 milyar avro (yaklaşık 3,48 milyar dolar) değerinde bir askeri anlaşmaya imza atmıştı. Anlaşma kapsamında İsrail, Yunanistan’da çok katmanlı bir hava savunma sistemi kuracak.

İsrail Savunma Bakanlığı, söz konusu anlaşmayı “İsrail ile Yunanistan arasındaki ilişkiler tarihindeki en büyük savunma ihracatı anlaşması ve İsrail tarihindeki en büyük anlaşmalardan biri” olarak nitelendirmişti.