Rus ayısı neden bir uçak gemisi inşa edemedi?

Sovyetler Birliği'nin çöküşünden otuz yıl sonra Moskova para, deneyim ve endüstriyel kapasiteden yoksun.

Rus uçak gemisi Admiral Kuznetsov (AP)
Rus uçak gemisi Admiral Kuznetsov (AP)
TT

Rus ayısı neden bir uçak gemisi inşa edemedi?

Rus uçak gemisi Admiral Kuznetsov (AP)
Rus uçak gemisi Admiral Kuznetsov (AP)

İnci Mecdi
Bu yılın başından bu yana birkaç kez Rus medyası, ‘Military Watch’ dergisinin ‘devrimci uçak gemisi’ olarak nitelendirdiği, 24 ağır savaş uçağı, 20 insansız hava aracı ve 6 helikopter de dahil 50 uçağı barındırabilen ‘Varan’ adlı dev bir uçak gemisi inşa etmek için harekete geçildiğini duyurdu.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Rusya Askeri Sanayii Komisyonu üyesi Vladimir Pospelov, RIA Novosti ajansına verdiği bir röportajda, maliyeti 7,5 milyar dolara ulaşabilecek yeni bir uçak gemisinin inşa edileceğini açıkladı. Pospelov, Rus ordusunun 2024 ile 2033 yılları arasında tahmin edilen silahlanma programının bir parçası olarak 3 uçak gemisi inşa edeceğini belirtti.

Admiral Kuznetsov
Rusya’nın devasa bir uçak gemisi inşa etme çabaları, Sovyet döneminden kalma tek uçak gemisi Admiral Kuznetsov’un dağılmasıyla birkaç yıl öncesine dayanıyor.
Moskova, yıllar boyunca Kuznetsov’u modernize etmek için çok para yatırmış olsa da kaynak eksikliği ve zayıf tesislerin yanı sıra sürekli mekanik sorunlar ve arızalar, NATO’daki muadilleriyle rekabet etme yeteneğini büyük ölçüde etkiledi.
Kuznetsov, 2016 yılının sonlarında Suriye’deki Rus güçlerini desteklemek için Doğu Akdeniz’e konuşlandırıldığında Moskova’yı utandırmıştı. Gemi, nükleer güçle çalışmıyordu ve bir motor arızası, Avrupa yarımadasını çevrelerken kalın siyah bir yağ dumanı yaymasına neden oldu.
Ayrıca en az iki Rus askeri, Admiral Kuznetsov’daki bir arıza nedeniyle başarısız bir inişin ardından Akdeniz sularına düşerek boğuldu. Aralık 2019’da gemi, bir buçuk yıldan fazla bir süredir bakım faaliyeti altındayken, İnterfaks’a göre üzerinde bir yangın çıktı ve alevler 600 metrekarelik bir alana yayıldı. Ekim 2018’de bir vinç geminin güvertesine düşerek dört kişiyi yaraladı.
Haziran 2019’da St. Petersburg’daki Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında Rusya Birleşik Gemi İnşaatı Şirketi (OSK) Başkanı Aleksey Rahmanov, hizmet dışı kalmadan önce Moskova tarafından yenilenmediği takdirde Kuznetsov’un en az 15 yıl ve muhtemelen çok daha uzun süre tek Rus uçak gemisi olarak kalacağı konusunda uyardı.
Nitekim donanma gemileri için hava koruması sağlayan bu tür ‘yüzer pistlerin’ önemi göz önüne alındığında Rus donanmasının gurur kaynağının ve ülkenin tek uçak gemisinin harap hali, onun yerine başka gemilerin inşasını gerekli kıldı. Zira ABD’nin de 10 nükleer uçak gemisi ve 10 daha küçük nükleer olmayan amfibi saldırı gemisi bulunuyor.

Uçak gemisi inşasında kötü sicil
Washington’daki ‘Jamestown’ düşünce kuruluşuna göre Ukraynalı askeri ilişkiler araştırmacısı Mikhail Gerukhov, Admiral Kuznetsov’un Sovyetler Birliği’nin okyanus hırslarının en son örneği olduğunu dile getirdi.
1970’lerin başında Moskova, beş uçak gemisi inşa etmeye karar verdi ve 1975 ile 1991 arasında bunu hayata geçirdi. Bu gemiler, Kiev, Minsk, Novorossiysk, Admiral Gorshkov ve son olarak Admiral Kuznetsov. Ancak beş geminin kaderi, 1991 yılından bu yana üzücü oldu. Kiev hizmet dışı bırakılarak, onu bir eğlence merkezine dönüştüren Çinlilere satıldı. Minsk, Çin'in Jiangsu kentindeki Denizcilik Müzesi’nde bulunuyor. Novorossiysk, hurda olarak Güney Kore’ye ve Admiral Gorshkov da Hindistan’a satıldı. Kuznetsov ise hala hizmetteyken, denizden çok kıyıda faaliyet gösteriyor.


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donanma Günü kutlamaları sırasında (AP)

Reuters’in eski tarihli bir haberine göre Kremlin, pahalı tersane tesislerini ve işçilerin becerilerini korumayı başaramadı. Bu nedende de yakın bir zamanda yeni, gelişmiş gemilerin yapımını tamamlayamaz. Sovyetler Birliği 1991’de çöktüğünde Rusya, o yıl bağımsız bir ülke olan Ukrayna’daki ana Karadeniz tersanesini kaybetti ve uçak gemisi programı durduruldu.
1998’de Ukrayna, bitmemiş uçak gemisi ‘Varyag’ı Çin’e sattı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Çin ise onu ilk uçak gemisi haline getirmek için 13 yıl verdi. Nihayetinde tamamlandığında ismini ‘Liaoning’ olarak değiştirdi.
Rusya’da sadece Kuznetsov kaldı. Gemiyi çalışır durumda tutmak için mücadele ederken, Ukrayna’dan para ve yardımdan mahrum kaldı.
Gemi 1990’ların başında ön hatlarda hizmete girdiğinden beri Kuznetsov, yalnızca beş kez konuşlandırıldı. Üç ila altı ay arasında süren her konuşlandırma, geminin kuzey Rusya’daki ana limanından Avrupa çevresine ve Akdeniz’e bir güç ve Suriye de dahil olmak üzere Rusya’nın bölgedeki müttefiklerine bir destek gösterisi olarak yelken açtığına tanık oldu.

Para ve endüstriyel kapasite eksikliği
Moskova’nın yeni uçak gemilerinin inşasını duyurmasıyla birlikte gözlemciler, projeyi ‘denizlere güçlü bir Rus dönüşü’ olarak nitelendirdi. Bazıları ise Moskova’nın salgından daha güçlü bir filo ile çıkacağını belirtti. Bununla birlikte gözlemciler, yeni gemilerin kâğıt üzerinde mürekkep olarak kalacağına inanıyor. Öyle ki Sovyetler Birliği’nin çöküşünden 30 yıl sonra Rusya’nın, uçak gemileri inşa etmek için para, deneyim ve endüstriyel kapasiteden yoksun olduğunu savunuyorlar.
Rus gözlemciler, bu gemilerin maliyetinin, Moskova’nın kendisi için daha faydalı gemiler ve diğer silah sistemlerini inşa edemeyeceği anlamına geldiğini söylüyor. Rusya’nın büyüklüğü ve konumu göz önüne alındığında, bu tür gemiler Rusya açısından, geleneksel olarak kara gücünden çok deniz gücüne dayanan ABD’ye göre daha az önemli.
‘Jamestown’ kuruluşuna göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in koronavirüs pandemisinin patlak vermesinden önce donanmaya yeni bir uçak gemisi tedarik etmeyi planladığını duyurması sonrasında Rus askeri analistler, endişelerini dile getirdi.
Öyle ki Rusya’nın bir filo değil, tek bir uçak gemisi için bile yeterli fonu olmadığı belirtildi. İkinci olarak donanma sahalarının boyut kısıtlamalarının, devasa bir uçak gemisinin inşasına izin vermediği aktarıldı. Bir yetkili, uçak gemisinin üç yerde üretilmesini ve ardından parçaların tek bir gemide birleştirilmesini önerse de böyle bir proje oldukça maliyetli olacak.
Üçüncü olarak Moskova’nın herhangi bir lüks gemi yerine daha küçük gemilere, özellikle de buzkıranlara ihtiyacı olduğu ifade edildi. Daha da kötüsü bazı Rus gözlemcilere göre Rus gemi tasarımcıları, diğer ülkelerdeki meslektaşlarının o kadar gerisindeler ki, önerebilecekleri her şey eski Sovyet mühendisliği çizgisinde kalıyor. Geçen yıl ‘TASS’ haber ajansına konuşan iki yetkiliye göre bir Sovyet uçak gemisi için belirlenen spesifikasyonlara göre yeni bir uçak gemisinin inşası mümkün.
Sadece bu da değil, 2014’te Kırım’ın ilhakından bu yana Rusya’ya uygulanan Batı yaptırımları da dahil olmak üzere gözlemcilerin işaret ettiği yeni engeller mevcut. Bunun ise modern bir gemi için ihtiyaç duyulan özel teçhizatın temin edilemeyeceği anlamına geldiği ifade edildi.
Bu konuda Rusya’ya yönelik en son darbe, Norveç hükümetinin Rus filosuna Norveç deniz motorlarını satmama kararıyla geliyor. Bunların yanı sıra Rus muhalif Aleksey Navalni’yi zehirleme girişimi ve muhalifin tutuklanması ile ilgili yeni yaptırımlar, sağlanması gereken teknolojiler üzerine sıkı kontrollere neden olacak.
Moskova, gemi inşa etme kabiliyetini geri kazanmak için bu alandaki en gelişmiş ülkelerle ortaklıklara güveniyor. Öyle ki Fransa ile ‘Mistral’ taşıyıcılarını satın almak için yıllar önce anlaşma yapmıştı, ancak Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Avrupa’nın kendisine yönelik yaptırımlar uygulaması sonucunda anlaşma iptal edilmişti.
Gözlemciler, Rusya’nın gemi geliştirmedeki başarısızlığının tüm filoya gölge düşürdüğünü söylüyor. Devletin inşa etmeyi planladığı küçük gemiler bile en ileri teknolojiye sahip yeni gemilerin yerini alacak kadar modern olmayacak. Bu nedenle Kuznetsov’un bütçe ve diğer sorunları, muhtemelen Rus donanmasının ve askeri gücünün geleceğine de gölge düşürecek.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.