İran’da Anayasa Koruma Konseyi’nin yetkileri tartışılıyor

Haşimi Rafsancani’in oğlu, Hamaney’e “ülkeyi tehlikeli bir dönüm noktasından kurtarması” çağrısında bulundu… Halkın %70’i ise televizyondaki tartışmalara ilgi göstermedi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve müttefiki eski cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, ölümünden önce resmi bir etkinlik sırasında (ISNA)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve müttefiki eski cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, ölümünden önce resmi bir etkinlik sırasında (ISNA)
TT

İran’da Anayasa Koruma Konseyi’nin yetkileri tartışılıyor

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve müttefiki eski cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, ölümünden önce resmi bir etkinlik sırasında (ISNA)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve müttefiki eski cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, ölümünden önce resmi bir etkinlik sırasında (ISNA)

Anayasa Koruma Konseyi’nin (AKK) yetkileri konusundaki tartışmaların yeni bir aşamasında İran, 8 yıl önceki bir dosyayı tekrar açtı. Başbakan Yardımcısı İshak Cihangiri, Eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin 2013 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağını belirlemek için yapılan özel bir oturumun videosunun yayınlanmasını istedi.
Bu yeni gelişme, eski İstihbarat Bakanı Haydar Muslihi’nin yaptığı ve Haşimi Rafsancani’nin 2013 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığının reddedilmesi üzerindeki rolünü vurguladığı bir televizyon tartışmasından iki gün sonra meydana geldi. Haşimi Rafsancani’nin tavsiyesi üzerine muhafazakar adaylara karşı reformist hareket tarafından desteklenen Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, seçim denklemini lehine çevirmişti.
Hükümetin “ESPA” merkezi tarafından yapılan son kamuoyu yoklamasının dün (Pazartesi)  açıklanan sonuçları, İranlıların %70’inin televizyon tartışmalarını izlemediğini, üçüncü tartışmadan sonra ise izlenme oranının %42’ye yükseldiğini gösterdi.
Muslihi, televizyon tartışmasında, İran rejiminin en etkili isimlerinden biri olan Haşimi Rafsancani’nin, tartışmalı 2009 seçimlerinin ardından İran’daki depremden sonra, ülke içinde kartları yeniden dağıtmak için cumhurbaşkanı adayı olmaya çalıştığında nasıl dışlandığını gözler önüne serdi. Rafsancani, Mürşid’in desteğini almış eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’a karşı iki reformist lider, Mir Hüseyin Musevi ve Mehdi Kerubi’ye arka planda destek vermişti. Bu, Rafsancani’yi siyasi hayatının son yıllarında muhafazakarların baskısına karşı savunmasız hale getirdi ve Ocak 2017’deki ölümüne kadar “Nizamın Maslahatını Belirleme Konseyi (NMBK)” başkanı olarak kalmasına rağmen etkisinin azalmasına yol açtı.
Çeşitli platformlarda tartışmalara yol açan bu televizyon tartışmasında Muslihi, İstihbarat Bakanlığı’nın, AKK’ne, Rafsancani’nin seçimlerden çıkarılmasının “yararları ve zararları” hakkında bir rapor sunduğunu belirtti. Raporda, İstihbarat Bakanlığı’nın geniş değerlendirmeleri neticesinde, diğer adaylara karşı halkın ilgisi ile başarıya ulaşmış NMBK Başkanı Rafsancani’nin seçimlerden çıkarılmasının “rejime ve onun çıkarlarına hizmet ettiği” vurgulandı.
Muslihi, “Haşimi Rafsancani’nin uygunluğunu kabul etmenin veya reddetmenin yararları ve zararları hakkında, nizamı koruma temelinde bir rapor yazdım. Rejimin konumu ve gündeme getirilen meseleler nedeniyle, Rafsancani’nin uygunluğunun reddedilmesine karar verildi. Nizamın maslahatı bunu gerektiriyordu” diyerek, AKK’nin 12 üyesinin iki sayfa halinde gelen raporu reddedemediğini veya itiraz edemediğini söyledi.
Muslih’in sözleri, aralarında eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Meclis Eski Başkanı Ali Larincani’nin yanı sıra reformist hareketin dokuz adayının da bulunduğu, en önemlilerinin ise mevcut Başbakan yardımcısı İshak Cihangiri’nin olduğu, bu yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerde önde gelen adayların uygunluğunun reddedilmesinin ardından AKK’ne karşı eleştirileri ateşledi.
NMBK’nin mevcut başkanı Sadık Larincani, güvenlik servislerini, kardeşi Eski İran Meclis Başkanı Ali Laricani’yi cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ihraç etmekle suçlamıştı.
AKK sözcüsü Abbas Ali Kedahdai dün Twitter’da, “AKK toplantısında böyle bir konu hiç gündeme gelmedi” bilgisini paylaşarak eski istihbarat bakanının açıklamalarını hızla reddetti. Muslihi’nin “Güçlü bir protestoyla karşılaştım” şeklindeki açıklamasına da değinen Kedahdai, “AKK üyeleri onun sözlerini kabul etmediler. Değerli üyelerin onunla karşı karşıya gelişini ifşa etmek istemiyorum” açıklamasında bulundu.
Analistlerin çoğu, Ruhani’nin zaferinin ve cumhurbaşkanlığını üstlenmesinin, Haşimi Rafsancani’nin 2013’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasını engelleme beklentisiyle yapılan düzenlemeden kaynaklandığını düşünüyor. O dönemde İran, uluslararası toplumla tansiyonu düşürme eğilimi göstermiş, eski dışişleri bakanı Ali Ekber Salihi, Ahmedinejad iktidarının son yıllarında Barack Obama yönetiminden temsilcilerle nükleer müzakerelere başlamıştı.
Haşimi Rafsancani’nin oğlu Muhsin Haşimi Rafsancani, dün Mürşid Hamaney’e bir mektup yazarak Muslihi’nin açıklamalarından yakındı ve İslam Cumhuriyeti’nin gidişatının İslami yönetime dönüştürülmemesini talep etti.
Muhsin Haşimi, Hamaney’e yazdığı mektupta, “ Hassas ve tehlikeli koşullar, bu küçük oğlunuzu, endişelerini sizinle paylaşmaya mecbur bırakıyor” diyerek babasının seçimlerden çıkarılmasıyla ilgili söylediklerini tekrarladı. “İstihbarat Bakanı, AKK’ne gitti ve komuoyu yoklamalarında oylarımın arttığının görüldüğünden bahsetti. Eğer uygunluğumu kabul ederlerse 10 yıldan beri üzerinde çalıştıkları şey yok olacaktır” dedi. Muhsin Haşimi, “üzerinde çalıştıkları şey” ile 2005’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Haşimi Rafsancani ile Hamaney arasındaki ilişkinin bozulmasına atıfta bulundu.
Muhsin Haşimi, Muslihi’nin son açıklaması ile desteklenen, o dönemki AKK’nin babasını seçimlerden engellemesini kabul edemeyeceğine dikkat çekti. Hamaney’in, adayların uygunluğuna karar verme sürecinde bazı adayların adaletsizliğe ve yabancılaştırılmaya maruz kalmasına ilişkin konuşmasına güvendiğini, bunun düzeltilmesi için sorumlu mercilere talimat verilmesine rağmen AKK tarafından hiçbir adım atılmamasından üzüntü duyduğunu ifade etti.
Muhsin Haşimi de reformcu adaylar arasındaydı ve seçimlere katılma hakkı reddedildi. Bunun üzerine “Seçimlerin olumsuz etkilenmemesi için pek çok kimse gibi ben de sessiz kaldım ama babam hakkında söylenenlere sitem etmeyip sessiz kalamam” açıklamasında bulundu.
Muhsin Haşimi, Hamaney’e hitaben şunları söyledi: “Daha önce olduğu gibi, sizden İslam Cumhuriyeti’nin yolunun İslami yönetime dönüşmesine izin vermemenizi ve İran’ı bu tehlikeli dönüm noktasından kurtarmanızı istiyorum.”
ILNA haber ajansına göre, hükümet sözcüsü Ali Rebii, Haşimi Rafsancani’nin görevden alınmasını “siyasi kargaşanın kanıtı” ve kurumlar arasındaki bu tür bir bilgi alışverişini de “hastalıklı ilişki” olarak değerlendirdi.

İshak Cihangiri: 2013’teki AKK toplantısının ses ve videosunu kaydı yayınlansın
İran’ın şu anki Başbakan Yardımcısı ve 2013 seçimlerinde Haşimi Rafsancani’nin kampanyasının başkanı olan İshak Cihangiri, AKK’nden, Haşimi Rafsancani’nin 2013 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olup olmayacağını belirlemek için yapılan özel bir oturumun videosunun yayınlanmasını istedi. Cihangiri, Twetter üzerinden şu paylaşımı yaptı: “Merhum Haşimi Rafsancani’nin 2013’teki kampanyasının başkanı olarak, insanların kaybedilen haklarını telafi etmek ve kamuoyuna saygı gereği AKK’nin, herhangi bir etkisiz yanıt yerine, toplantının ses kaydı ve videosunu yayınlanmasını rica ediyorum. İstihbarat Bakanı’nın son açıklamaları şunu düşünmeyi gerektiriyor; Tarih, Rafsancani’nin devrimin ve rejimin temel direklerinden biri olduğunu şahitlik etmişken onun uygunluğunu reddetmek rejimin hangi maslahatının gereğidir?”
Cihangiri, eleştirilerini daha ileri taşıyarak, 12 üyesinin yarısı doğrudan Hamaney tarafından seçilen, ülkede son sözü söyleyen özel kurumlardan biri olan AKK’nin yetkinliği hususunda şüphelerini dile getiren bir paylaşım yaptı. Bu paylaşımda Cihangiri, “AKK, ülkenin en önemli meselelerinde hangi rapor ve belgelere göre karar alıyor?” sorusunu yöneltti.
AKK, Haşimi Rafsancani’nin adaylığını, ilerlemiş yaşını öne sürerek iptal etmişti. Bu gerekçe açıklandıktan sonra oğlu Yasir Haşimi, babasının spor yaptığı bir video yayınlamış ve seçimlerden çıkarılmasının “siyasi bir karar” olduğunu ifade etmişti.
Haşimi Rafsancani, 8 Ocak 2017’de NMBK’ne ait bir havuzda yüzerken kalp krizi geçirerek vefat etti. Aile üyeleri, “biyolojik zehirlenme” şüphesi üzerinde dururken, İran Ulusal Güvenlik Konseyi bunu reddediyor.
Eski reformist Milletvekili Mahmud Sadıki Twitter’da, “Haşimi Rafsancani’nin uygunluğunu reddetmenin yararları ve zararları hakkındaki bu raporu öğrendikten sonra, muhtemelen kısa bir zaman içinde onun ölümünün yararları ve zararları hakkında da hazırlanmış bir rapor göreceğiz” paylaşımını yaptı.
Muslihi son günlerde ayrıca, İran güvenlik servislerinde büyük İsrail sızmaları olduğunda ısrar eden eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’la da tartışmalara girdi. Muslihi, kendisini kabineden çıkarmak için pek çok çalışma yapan ancak başarısız olan Ahmedinejad ile öteden beri bir anlaşmazlık içindeydi. Özellikle Nisan 2011’de, Mürşid Ali Hamaney, Muslihi’yi İstihbarat Bakanlığı’ndaki görevine iade etmek için doğrudan müdahale ettiğinde Ahmedinejad buna, görevlerini 11 gün protesto ederek karşılık vermişti.



Ankara, Washington ile Tahran arasında “dolaylı kanal” arayışında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılımıyla İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabulü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılımıyla İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabulü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Ankara, Washington ile Tahran arasında “dolaylı kanal” arayışında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılımıyla İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabulü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılımıyla İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabulü (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türk kaynaklar, Ankara’nın bölgede yeni bir savaşın önlenmesi ve iki ülke arasında yeni müzakere turlarının canlandırılması amacıyla İran ile ABD arasında bir iletişim kanalı oluşturmayı hedeflediğini bildirdi.

Kaynaklar, bugün (Cumartesi) Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin dolaylı kanal oluşturma seçeneklerini öncelikleri arasına aldığını, olası müzakere süreçlerine ev sahipliği yapmaya hazırlandığını ve önümüzdeki dönemde diplomatik çözümlere odaklandığını daha net biçimde ortaya koymayı planladığını söyledi. Bu yaklaşımın, bölgede askerî tırmanma riskinin arttığı bir dönemde benimsendiği vurgulandı.

Kaynaklara göre Türkiye’nin hâlihazırda yürüttüğü diplomatik girişimler İran dosyasında en uygun seçenek olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın attığı adımların, İran ve ABD’yi müzakere masasında buluşturma yönünde olduğu ifade edildi.

dervg
Hakan Fidan ile Abbas Arakçi’nin İstanbul’da düzenlenen ortak basın toplantısı sırasında (AFP)

Son saatlerde İran ve Türk medyasında arabuluculuğun mahiyetine ilişkin farklı senaryolar dile getirilse de, kaynaklar Washington ile Tahran arasında sunulan Türk önerisinin ayrıntılarına girmekten kaçındı. Türkiye’nin iki tarafı yakınlaştırma çabalarının, “hiçbir tarafın yeni bir savaş istemediği bir bölgede en iyi ve ilk seçenek” olduğu kaydedildi.

Arabuluculuk ve diğer kanallar

Kaynaklar, arabuluculuğun ABD’nin İran’a yeni bir saldırı düzenleme seçeneğinin önüne geçmeyi amaçlayan “diğer kanallarla” birlikte yürüyeceğini belirtti. Bu kanallar arasında Suudi Arabistan ile ABD arasındaki temaslar, İran ile Rusya arasındaki görüşmeler ile Mısır’ın Suudi Arabistan, Türkiye ve bölgedeki diğer ülkelerle yürüttüğü çabalar yer alıyor.

ABD ve İran’ın Türk arabuluculuğuna olumlu yaklaştığı, Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yoğun temasları ile bunun ortaya çıktığı ifade edildi. Bu çerçevede, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin cuma günü İstanbul’u ziyaret ederek mevkidaşı Fidan’la görüşmesi ve her iki bakanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmesi hatırlatıldı.

dthy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Reuters)

 Türk arabuluculuğuna olumlu baktığını belirterek, Türkiye’nin İran nükleer dosyasına ilişkin geçmiş müzakere süreçlerindeki rolünü ve önceki tutumlarını değinen Arakçi, “Türkiye’nin İran konusunda her zaman çok iyi tutumları ve son derece yapıcı görüşleri oldu. Özellikle geçen haziranda İran ile İsrail arasında yaşanan 12 günlük savaş sırasında Türkiye’nin yapıcı yaklaşımını gördük” dedi.

Arakçi, İstanbul’daki temaslarının ardından Türk medyasına yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın diplomasi yoluyla bölge için eş zamanlı kazanımlar elde edilebileceğini vurguladığını aktardı. Türkiye’nin bölgesel bir çözüm için çalıştığını belirten Arakçi, bu çabalara olumlu baktıklarını ve başarı umduklarını, kendisinin de bölge ülkeleriyle bu konuda görüşmeler yürüttüğünü söyledi.

Müzakereye eğilim

Ülkesinin ABD ile nükleer dosya ve diğer konularda dolaylı ve ön koşulsuz müzakerelere açık olduğunu yineleyen Arakçi, Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında üçlü bir görüşme olasılığını ise dışladı.

Türk medyasında, Arakçi’nin İstanbul ziyaretinden önce Erdoğan’ın Trump’a, Pezeşkiyan’la birlikte çevrim içi üçlü bir görüşme önerdiği ve Trump’ın buna olumlu yaklaştığı iddiaları yer almıştı. Ancak Arakçi, “Buna hâlâ çok uzağız… ABD ile gerçekten ciddi ve göstermelik olmayan müzakereler yürütmek istiyorsak, bunun için sağlam bir başlangıç zeminine ihtiyaç var” dedi.

frg
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

Fidan ile İstanbul’daki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Arakçi, İran’ın müzakerelere her zaman açık olduğunu, ancak “askerî tehdit” veya “ön koşullar” altında müzakere etmeyeceğini vurguladı. ABD ile doğrudan müzakereler için şu aşamada bir zemin görmediğini belirtti.

İran’ın herhangi bir saldırıya karşılık vermeye hazır olduğunu söyleyen Arakçi, ABD’nin bir yandan askerî saldırıdan, diğer yandan müzakerelerden söz ettiğini, geçen hazirandaki saldırının sonuçlarından ders çıkarmadığını savundu. Bu kez verilecek yanıtın “çok sert ve güçlü” olacağını kaydetti.

Olası bir saldırının yalnızca iki taraf arasında kalmayacağını, bölgeye yayılacağını belirten Arakçi, bunun kimsenin istemediği bir senaryo olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik askerî saldırı tehditlerini artırırken, Orta Doğu’daki askerî varlığını güçlendirdi ve “Abraham Lincoln” uçak gemisini bölgeye gönderdi. Trump, cuma günü yaptığı açıklamada, “İran’ın saldırıdan kaçınmak için bir anlaşma yapmak istediğini söyleyebilirim” dedi. İran’a süre tanıyıp tanımadığı sorusuna ise, “Evet, verdim. Bu süreyi yalnızca Tahran biliyor. Umarım anlaşmaya varılır; olursa daha iyi olur, olmazsa ne olacağını görürüz” yanıtını verdi.

ABD’nin hedefi

Türk strateji uzmanı İbrahim Kılıç, televizyon açıklamasında ABD’nin birincil hedefinin İran’daki rejimi devirmek olmadığını söyledi. İran ile Venezuela modelleri arasında fark bulunduğunu belirten Kılıç, ABD’nin başlıca taleplerinin uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması, zenginleştirilmiş uranyumun teslimi ve İran’ın vekilleri aracılığıyla bölgeyi istikrarsızlaştırma çabalarından vazgeçmesi olduğunu ifade etti.

brftgrft
Hakan Fidan ile Abbas Arakçi’nin İstanbul’da düzenlenen ortak basın toplantısı sırasında (AFP)

Bu taleplerin amacının İran’ın İsrail için oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak olduğunu belirten Kılıç, ABD’nin geçen haziranda üç İran nükleer tesisini vurmasını ve yıllardır uyguladığı yaptırımları bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini söyledi. Kılıç’a göre Washington’un istediği “itaatkâr bir hükümet”, ancak İran’ın ikili devlet yapısı (dini otorite ve yürütme) nedeniyle bunun kolay olmadığına dikkat çekti.

Türkiye Ulusal İstihbarat Akademisi Başkan Yardımcısı Hakkı Uygur da ABD’nin İran’a yönelik planlarının belirsizliğine işaret ederek, İran’ın herhangi bir saldırıyı “topyekûn savaş ilanı” sayacağını açıklamasının durumu daha da karmaşık hale getirdiğini söyledi. Kısa vadede rejim değişikliğinin olası görünmediğini belirten Uygur, yoğun hava saldırılarıyla önce “özgürleştirilmiş bölgeler” oluşabileceğini, zamanla bunun rejim değişikliğine evrilebileceğini dile getirdi.

Geniş etki alanı

İran Araştırmaları Merkezi Başkanı Serhan Afacan, olası bir ABD saldırısından en çok İran’ın zarar göreceği konusunda görüş birliğine vardı. Afacan, Türkiye’nin rolü nedeniyle doğrudan hedef olabileceğine dair yorumlar yapıldığını, ancak bunun abartılmaması gerektiğini söyledi.

İki isim, Türkiye açısından en büyük risklerin güvenlik ve göç olduğunu, Irak’ta sınırlı, Suriye’de ise daha geniş bir etki alanı bulunduğunu vurguladı. Afacan, İran’da binlerce Afgan göçmenin bulunduğunu ve bu grubun Türkiye üzerinden Batı’ya yönelmek istediğinin bilindiğini hatırlattı.

Afacan, Ankara’nın temel kaygısının İran’a yönelik olası bir saldırının Pakistan’dan Türkmenistan’a, Azerbaycan’dan Türkiye’ye ve Körfez ülkelerine uzanan geniş bir coğrafyada istikrarsızlık yaratması olduğunu sözlerine ekledi.


Suriye’de yeni gerilim sinyali: İran, rejim kalıntılarını yeniden mi örgütlüyor?

Dördüncü Tümen iddiaları Suriye gündeminde
Dördüncü Tümen iddiaları Suriye gündeminde
TT

Suriye’de yeni gerilim sinyali: İran, rejim kalıntılarını yeniden mi örgütlüyor?

Dördüncü Tümen iddiaları Suriye gündeminde
Dördüncü Tümen iddiaları Suriye gündeminde

Suriye Televizyonu sitesinin haberine göre İran, Aralık ayının başından bu yana, Beşşar Esad’ın firari kardeşi Mahir Esad’ın denetiminde bulunan ve İran’la bağlantılı Dördüncü Tümen’in kalıntılarını yeniden örgütleyerek Suriye’deki durumu tırmandırmaya çalışıyor.

Site, bölgesel güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İran’ın bu süreçte Dördüncü Tümen’in eski komutanlarından Gıyath Dalla’nın yanı sıra eski Askerî İstihbarat Başkanı Tümgeneral Kemal Hasan ve Dördüncü Tümen’de görev yapmış Tümgeneral Gassan Bilal’i kullandığını aktardı.

Kaynaklara göre, son aylarda Irak sınırındaki kamplarda, Lübnan’ın Hermel bölgesinde ve Suriye’nin doğusunda PKK bağlantılı grupların kontrolündeki alanlarda onlarca eski Dördüncü Tümen ve askerî istihbarat subayını barındıran İran Devrim Muhafızları, bu isimlerin Suriye’ye geri dönmesini ve Esad rejiminin eski unsurlarını yeniden toparlayarak yeni bir güvenlik operasyonları dalgası başlatmayı hedefliyor.

fevfe
Arakçi ile Esad’ı bir araya getiren son görüşmeden bir kare (Arşiv_ İran Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan New York Times gazetesi de yakın zamanda yayımladığı bir haberde, bu hareketliliğe katılan kişilerle yapılan röportajlara ve aralarındaki yazışmalara dayanarak, eski rejim kadrolarının Suriye’de yeniden nüfuz tesis etmeye kararlı olduklarını yazdı. Haberde, 13 yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ardından ülkede hâlâ ciddi gerilimlerin sürdüğüne dikkat çekildi.

Gazete ayrıca, Esad rejiminin bazı eski üst düzey isimlerinin sürgünde silahlı bir isyan hareketi inşa etmeye çalıştığına, bunlardan birinin ise Washington’da milyonlarca dolarlık bir lobi faaliyeti yürüttüğüne dair güvenilir bilgilere ulaşıldığını aktardı. Bu girişimlerin, Esad’ın mensubu olduğu ve birçok üst düzey askerî ve güvenlik yetkilisinin geldiği Alevi topluluğunun kalesi sayılan Suriye kıyı bölgesinde kontrol sağlamayı hedeflediği belirtildi.

gt
Dördüncü Tümen Generali Gıyath Süleyman Dalla (Sosyal Medya)

Şarku’l Avsat’ın Suriye Televizyonu’ndan aktardığı bilgilere göre İran’ın Suriye’de gerilimi tırmandırmaktaki temel hedeflerinden biri, İran sınırına bitişik Irak sahasında üzerindeki Amerikan baskısını hafifletmek. ABD’nin Bağdat’a gönderdiği özel temsilcinin, Iraklı silahlı gruplara kendilerini feshetmeleri yönünde baskı yaptığına dikkat çekilirken, Suriye’deki bir tırmanmanın bu çabaları oyalayıcı bir unsur olarak kullanılması amaçlanıyor.

xvfg
İran Devrim Muhafızları’na bağlı Fatimiyun unsurları, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor’da (Arşiv)

Habere göre, önümüzdeki dönemde Lübnan Hizbullahı üzerindeki silahsızlanma baskısının artması ve buna paralel olarak İran’a yönelik muhtemel yeni bir İsrail saldırısının gündeme gelmesi bekleniyor.

Esad rejiminin kalıntılarının yeniden sahaya sürülmesi, Tahran ve Hizbullah’a daha geniş bir manevra alanı kazandıracak ve yalnızca savunmada kalmak yerine daha esnek hamleler yapabilmelerine imkân tanıyacak. Ayrıca bu unsurların, İsrail’in olası askerî hareketlerini önceden tespit etmek amacıyla istihbarat ve gözetleme faaliyetlerinde kullanılabileceği değerlendiriliyor.


İsrail İran'a saldırdı ... Tahran yanıt veriyor

İsrail İran'a saldırdı ... Tahran yanıt veriyor
TT

İsrail İran'a saldırdı ... Tahran yanıt veriyor

İsrail İran'a saldırdı ... Tahran yanıt veriyor

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz  bugün (Cuma) yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer tesislerine yönelik yakın bir İsrail askeri saldırısı uyarısında bulunmasından kısa bir süre sonra İsrail ordusunun İran'a karşı “önleyici bir saldırı” başlattığını duyurdu.

Buna karşılık İran silahlı kuvvetleri İsrail'e karşılık vermede “sınır tanımayacaklarını” vurguladı.

Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Kudüs'ü işgal eden rejim tüm kırmızı çizgileri aştığına göre ... Bu suça karşılık vermenin sınırı olmayacaktır.”

Şu ana kadar yaşanan gelişmelerden bazıları...

  • Yükselen Aslan Operasyonu: Cuma günü şafak vakti İsrail, Natanz'daki Ahmedi Ruşen uranyum zenginleştirme kompleksi de dahil olmak üzere İran'daki çok sayıda nükleer ve askeri tesisin yanı sıra birçoğu suikasta kurban giden üst düzey askeri komutanların evlerine “kesin ve önleyici” saldırılar düzenledi.
  • Hedef alınan İranlı liderler: Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve Ortak Operasyonlar Dairesi Komutanı General Gulam Ali Raşid öldürüldü.
  • Nükleer bilim adamlarına yönelik suikastlar: Saldırılarda başta Muhammed Mehdi Tahrani ve Feridun Abbasi olmak üzere altı nükleer bilim adamı öldürüldü.
  • İran'ın tepkisi: Tahran Tel Aviv'e doğru çok sayıda füze ile karşılık verdi.

*İran Devrim Muhafızları: Füze saldırımızda ülkemizi vurmak için kullanılan İsrail askeri merkezlerini ve hava üslerini hedef aldık.

*Washington'un İran füzelerine karşı İsrail'e yardım ettiğini söyleyen ABD'li bir yetkili: “ABD'nin İsrail'i hedef alan füzelerin düşürülmesine yardımcı olduğunu teyit ediyorum” dedi.

*İsrail medyasında yer alan haberlere göre acil servisler İran'ın füze saldırısında ikisi ağır olmak üzere 40 kişinin yaralandı.

*CNN'e konuşan İsrailli yetkili şu ifadeleri kullandı: "Bakanlar Kurulu şu anda İran'ın füze saldırısına verilecek yanıtı görüşmek üzere toplanıyor."

*İsrail Savunma Bakanlığı İran'a ait onlarca hava savunma sistemi hedefinin imha edildiğini duyurdu.

*İsrail ordusu , gerekli olduğu sürece operasyonlara devam etmeye hazır olduğunu açıkladı.

*İsrail ordusu, Hemedan ve Tebriz de dahil olmak üzere İran Hava Kuvvetleri'ne ait askeri üslere saldırdığını ve imha ettiğini açıkladı.

*Trump, Washington'un bölgesel güvenlik ve istikrarın korunması amacıyla krizin çözümüne yönelik çabalara katılmaya hazır olduğunu teyit etti.

*Suudi Arabistan Nükleer Düzenleme Kurumu: Krallığın çevresi herhangi bir radyolojik sonuca karşı güvenlidir.

*Katar Emiri Trump ile telefonda görüşerek gerilimin azaltılması ve diplomatik çözümlere ulaşılması gerektiğini vurguladı.

*İran hava sahası Cumartesi gününe kadar kapalı kalacak.

*İran Televizyonu: Hava savunma sistemleri ilk kez iki İsrail F-35 savaş uçağını düşürdü.

*İran'a yönelik daha fazla saldırıda bulunma sözü veren Netanyahu yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Son 24 saat içinde üst düzey askeri komutanları, önde gelen nükleer bilim adamlarını, rejimin en önemli uranyum zenginleştirme tesislerini ve balistik füze cephaneliğinin büyük bir bölümünü ortadan kaldırdık. Daha fazlası gelecek... Rejim kendisine ne yapıldığını ya da ne yapılacağını bilmiyor. Hiç bu kadar savunmasız olmamıştı."

*İsrail ordusu: İran İsrail'e en az 100 roket fırlattı, bunların çoğu engellendi ya da hedefe ulaşmadı

*ABD Enerji Bakanı: Ortadoğu'daki mevcut durumun küresel enerji kaynakları üzerindeki olası etkilerini izlemek üzere Ulusal Güvenlik Konseyi ile yakın işbirliği içerisinde çalışıyoruz.

*İran , Fordo ve İsfahan tesislerinde sınırlı hasar olduğunu doğruladı.

*UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi Güvenlik Konseyi'ni bilgilendirdi:

*Nükleer tesislerin güvenliğini teyit etmek üzere İranlı yetkililerle temas halindeyiz.

*İran, Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin İsrail saldırılarının ilk dalgası sırasında hedef alındığını doğruladı.

*İranlı yetkililer bize Fordo ve İsfahan'daki iki nükleer tesisin saldırıya uğradığını bildirdi.

*İran'ın yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş uranyum ürettiği bir yer üstü tesisi imha edildi.

*Natanz'daki yeraltı zenginleştirme tesislerine yönelik bir saldırı olduğuna dair herhangi bir belirti yok ancak güç kaynağına yönelik saldırı santrifüjlere zarar vermiş olabilir.

*Sebepleri ya da koşulları ne olursa olsun nükleer tesisler asla saldırıya uğramamalıdır.

*İsrail Savunma Bakan, "İran, İsrail'deki sivil yerleşim yerlerine roket atarak kırmızı çizgileri aşmıştır. İran rejimi ağır bir bedel ödeyecektir" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı, "İran rejimi her zamankinden daha zayıftır ve bu İran halkının rejime karşı durması için bir fırsattır. Netanyahu'dan İran halkına: Ben ve İsrail halkı sizinle birlikteyiz. İran'ın balistik füze cephaneliğinin büyük bir bölümünü imha ettik. İsrail, İran'a karşı tarihin en büyük askeri operasyonlarından birini başlattı. İranlıları baskıcı ve şeytani rejime karşı birleşmeye çağırıyorum."

*Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve ABD Başkanı Ortadoğu'da güvenlik, barış ve istikrarın sağlanması için birlikte çalışmaya devam etmenin önemine vurgu yaptılar.

*Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve ABD Başkanı itidal, gerilimi azaltma ve tüm anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini ele aldı.

*Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İranlı hacıların tüm ihtiyaçlarının karşılanması ve anavatanlarına ve ailelerine güvenli bir şekilde dönmeleri için koşullar hazır olana kadar kendilerine tüm hizmetlerin sağlanması talimatı verdi.

*İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail'in askeri ve nükleer tesislere yönelik büyük saldırısının ardından ülkesinin itidal çağrılarını reddettiğini vurguladı.

*İsrail itfaiyesi İran'dan atılan roketin ardından binada mahsur kalanları kurtardı.

*İsrail itfaiyesi İran'ın füze saldırısının yol açtığı büyük olaylara müdahale ettiğini duyurdu

*İran devlet televizyonu: İsrail'e dördüncü roket dalgası fırlatıldı

*İsrail ordu sözcüsü İran medyasında yer alan bir savaş uçağının düşürüldüğü ve pilotun yakalandığı haberlerini yalanladı