Dünya Bankası’ndan Yemen’deki aşı kampanyasına 20 milyon dolarlık destek

Nisan ayında Aden’de aşı kampanyasının başlatılırken çekilen bir kare (EPA)
Nisan ayında Aden’de aşı kampanyasının başlatılırken çekilen bir kare (EPA)
TT

Dünya Bankası’ndan Yemen’deki aşı kampanyasına 20 milyon dolarlık destek

Nisan ayında Aden’de aşı kampanyasının başlatılırken çekilen bir kare (EPA)
Nisan ayında Aden’de aşı kampanyasının başlatılırken çekilen bir kare (EPA)

Dünya Bankası Perşembe günü, Yemen’de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşıların güvenli ve etkili bir şekilde kullanılması için aşı kampanyasını desteklemek ve sağlık sisteminin pandemi ile mücadele imkanlarını artırmak amacıyla 20 milyon dolarlık bir dizi hibe paketini onayladı. Söz konusu hibeler, Uluslararası Kalkınma Birliği’nden (IDA) 9 milyon dolar, İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi’nden (FCDO) 7,76 milyon dolar ve Sağlık Acil Durum Hazırlık ve Müdahale Fonu’ndan (HEPR) 3,25 milyon doları kapsıyor.
Banka tarafından yapılan açıklamaya göre, bu hibeler, Yemen’in Kovid-19 ile Müdahale Projesi’ne yapılan ilk ek finansman desteğini oluşturuyor ve Dünya Bankası’nın Yemen hükümetinin virüsle mücadele çabalarına ve ulusal aşı kampanyasına toplam katkısını 47 milyon dolara çıkarıyor.
Ek kaynakların, aşıların en az 1,3 milyon kişiye ulaşması için bazı dağıtım maliyetlerini desteklemesi bekleniyor. Ayrıca, Sağlık Kaynakları ve Hizmetlerinin Kullanılabilirliği İzleme Sistemi (HeRAMS) tarafından yürütülen takip ve analiz maliyetlerinin yanı sıra Aden ve Sana’daki iki ulusal Kovid-19 yardım hattı merkezinde daha fazla eğitim verilmesine yardımcı olacak.
Dünya Bankası Yemen Ofisi Direktörü Tania Meyer “Yıllarca süren çatışmalar sağlık sistemine ciddi zararlar verdi. Ülkedeki sağlık tesislerinin yarısı faaliyetlerini durdurdu diğerleri ise tam kapasite ile çalışmaları için gerekli olan su, yakıt ve oksijen gibi malzemelerin olmaması sebebiyle sıkıntı çekiyor. Bu ek kaynaklar sağlık sistemini güçlendirmeye, aşının dağıtımını kolaylaştırmaya ve en yoksul haneleri pandeminin doğrudan etkisinden korumaya yardımcı olacak” ifadelerini kullandı.
Yemen’in genişletilen aşılama kampanyası, 2017 yılından bu yana Dünya Bankası tarafından desteklenen, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF aracılığıyla uygulanan Acil Sağlık ve Beslenme Projesi’nin çalışmaları üzerine inşa edilecek. Acil Sağlık ve Beslenme Projesi, 72 hastaneye ve iki bine yakın birinci basamak sağlık kuruluşuna verdiği desteğin yanı sıra yetersiz beslenme, kıtlık tehdidi, kolera salgını ve koronavirüs salgını ile ilgili acil durumlara müdahale ederek sağlık sisteminin güçlendirilmesini destekledi. Yemen hükümeti desteklerle pandemiye yönelik genişletilmiş sağlık müdahalesini koordine ediyor. Bu çalışma ile aşı kampanyası da dahil olmak üzere pandemi ile mücadeledeki faaliyetler için gerekli temel kaynaklar sağlanacak.
Dünya Bankasına bağlı Sağlık, Beslenme ve Nüfus Küresel Uygulaması Sektörü’nde baş ekonomist Jorge A. Coarasa “Yemen Kovid-19 ile Mücadele Projesi’ne yönelik ek finansman, aşının nüfusa uygulanması ile ilgili maliyetleri destekleyerek aşıların dağıtılmasında önemli bir rol oynayacak. Aynı zamanda ulusal laboratuvarlar tarafından sağlanan hizmetlerin geliştirilmesine, vakalarının virüsü bulaştırma kapasitesinin izlenmesine ve vaka yönetiminin güçlendirilmesine, çevresel ve sosyal koruyucu önlemlerin güvence altına alınmasının devam etmesine katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı.
Söz konusu proje, Yemen’in yerel kapasitesini güçlendirerek pandemi ile ilişkili riskleri azaltmaya yardımcı olmayı amaçlıyor. Proje yerel düzeyde teknik sağlık yardımı sağlamak için ülkedeki mevcut sistemlerle çalışmaya devam edecek.
Kovid-19 pandemisinin başlangıcından bu yana, Dünya Bankası Grubu, pandeminin sağlık, ekonomik ve sosyal etkileriyle mücadele için tarihinin en hızlı ve en büyük kriz müdahalesini gerçekleştirerek 125 milyar dolardan fazla finansman sağladı. Bu finansman, 100’den fazla ülkenin pandemi hazırlıklarını güçlendirmesine, yoksul kişileri ve işlerinin korunmasına ve iklim dostu bir şekilde iyileşmeyi hızlandırılmasına yardımcı oluyor. Banka ayrıca düşük ve orta gelirli ülkelerin Kovid-19 aşıları, testleri ve uygun tedavileri satın almalarına ve dağıtımlarına yardımcı olmak için 12 milyar dolar sağlıyor.
Yemen’de iki aylık bir gecikmeyle hedeflenen grupların aşılanmasına yarın başlanması bekleniyor. Aşılanan toplam kişi sayısı 160 bine ulaşırken, Husi milisleri kontrol alanlarında uygulanan aşı miktarını açıklamayı reddetti.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.