Yemen: Husiler Marib cephesinde ilerleyemiyor

Milisler, saflarını sıklaştırmak için okul öğrencilerinin silahlandırıldığı kamplar kurdu

Marib'deki el-Kasara cephesinde Yemen ordusu savaşçıları (AP)
Marib'deki el-Kasara cephesinde Yemen ordusu savaşçıları (AP)
TT

Yemen: Husiler Marib cephesinde ilerleyemiyor

Marib'deki el-Kasara cephesinde Yemen ordusu savaşçıları (AP)
Marib'deki el-Kasara cephesinde Yemen ordusu savaşçıları (AP)

Yemen askeri kaynaklarının bildirdiğine göre, meşruiyeti destekleyen Arap Koalisyonu uçaklarının Marib’deki batı ve kuzeybatı cephelerinde düzenlediği muharebe ve hava saldırılarında, son iki gün içerisinde Husi milislerden onlarca ölü ve yaralı kaydedildi.
Yemen Genelkurmay Başkanı ve ortak operasyon komutanı Tümgeneral Sağir Bin Aziz, milisleri devleti yeniden kurma ve darbeyi sona erdirme yönünde daha nitelikli operasyonlarla tehdit etti. Kaynaklar, dün ve evvelsi gün ordu mevzilerine sızmaya çalıştıkları sırada grubun en az 50 üyesinin öldürüldüğünü tahmin ediyor.
Husi medyasında Marib'e saldırmaya çalıştıkları sırada öldürülen onlarca milis cenazesi haberine yer verilirken Husi grubu ise saflarını sıklaştırmak için okul öğrencilerinin silahlandırıldığı kamplar kurdu.
Askeri verilere göre, geçtiğimiz Şubat ayı itibariyle Marib'e yönelik saldırıları yoğunlaştıran milisler bu yolda en azından 7 bin üyesini kaybetti. Ancak bu durum, Marib’deki petrol kaynaklarını kontrol etme mücadeleleri için daha fazla militan getirmelerini engellemiyor.
İran destekli milisler; Sana Havaalanı’ndan ticari uçuşların yeniden başlatılması, gümrük gelirlerinin çalışanların maaşları için kullanılması, Hudeyde Limanı’na yapılan ithalatlara uygulanan kısıtlamalarının azaltılması gibi insani ve ekonomik önlemlere karşılık savaşı durdurma yönündeki ABD ve Birleşmiş Milletler'in uluslararası destekli planını reddetmişti.
Grubu barışa asıl zorlaması gerekenin Tahran olduğunu düşünen gözlemciler, grubun siyasi kazanımlar elde etmedikçe savaşı durdurmayacağına inanıyor. Aynı zamanda Husi grubu liderlerinin son konuşmalarında başta ABD’ninkiler olmak üzere uluslararası çaba ve önerilere gösterdiği kayıtsızlığa, savaşa devam etme yönünde daha fazla savaşçı seferber etme ve para toplama çağrılarına dikkat çekiyor.
Güvenlik Konseyi'ne verdiği son brifingde çabalarının başarısız olduğunu doğrulayan BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, “Husiler, ateşkes ve siyasi sürecin başlatılması için ön koşul olarak Sana Havalimanı ve Hudeyde Limanları konusunda ayrı bir anlaşmaya varmakta ısrar ediyor” ifadelerini kullanmıştı.
Askeri medya, halk direnişinin desteklediği Ulusal Ordu güçlerinin Marib'in batısındaki Sirvah cephesinde Husi milislerini maddi manevi zarara uğrattığını bildirdi. Yemen ordusuna ait “September Net” internet sitesinin haberine göre bir askeri kaynak, milislerin ordu mevzilerine saldırı düzenlemeye çalışmasıyla ordu mensuplarının saatler süren şiddetli bir muharebeye girerek saldırıyı engellediğini ifade etti. Kaynak aynı zamanda şu ifadelere başvurdu:
“Pazar akşamı geç saatlerde başlayan çatışma, dün sabah saatlerine dek sürdü. Saha liderleri de dahil olmak üzere en az 26 Husi milis üyesi öldürüldü, onlarcası yaralandı. Geri kalanlar ise kaçtı. Husi milislerin bölgelerini yoğun bir şekilde bombalayan Ulusal Ordu, bu şekilde iki aracı imha etti. İçindekilerden ölen ve yaralananlar oldu. Hava saldırıları gerçekleştiren Arap Koalisoynu ise araçları ve askeri teçhizatı imha etmeyi başardı.”
Pazar günü Yemen ordusu, Marib’in kırsalında kurulan bir pusuda Husi milislerinden ölen ve yaralananların olduğunu açıklamıştı. Ordunun saha kaynaklarından yaptığı alıntıda, “Kuvvetlerin bir grup Husi milisi Marib’in kuzeybatı eteklerindeki Mahzam Mas cephesine çekerek pusuya düşürmesi sonucunda Husi grubu saflarında can kaybı ve yaralanmalar kaydedildi. Aynı zamanda milislere ait araçlar imha edildi” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu sitede, ordunun ve Arap Koalisyonu'nun Marib’in eteklerinde düzenlediği operasyonlarda milislerin maddi ve manevi açıdan ağır kayıplara uğradığı belirtildi. Murat Dağı cephesi Komutanı Hüseyin el-Hulisi ise “Ordu güçleri, Marib'in güneyindeki Rahba ilçesindeki Cebel Garida ve Hayd Âli Ahmed bölgesine sızmaya çalışan Husi milis gruplarını hedef aldı” açıklamalarında bulundu. Çok sayıda milisin öldüğünü ve yaralandığını belirten Hulisi, çatışma bölgesine gelen takviyeleri birkaç hava saldırısı ile hedef alarak yok ettiğini doğruladı.
Askeri kaynaklar, Kasara cephesinde koalisyon güçlerinin ayrı yerlerde bulunan milis mevzileri ve topluluklarını yoğun hava saldırılarıyla imha ettiğini bildirdi.
Yemen ordusunun askeri medyasının bildirdiğine göre Marib’in kuzeybatı eteklerindeki operasyonları denetleyen Genelkurmay Başkanı Aziz, milislerin yeteneklerini yok etme ve onları silah zoruyla teslim olmaya zorlama yönünde çizilen planlara devleti yeniden kurup halkın acılarına son vermenin ve ülke genelinde istikrarı sağlamanın tek yolu olmaları dolayısıyla tam bağlılığı vurguladı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.