Hafter’in Libya cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme girişimleri

Hafter, dün akşam BM Libya Misyonu Başkanı Jan Kubis’i kabul etti. (Ulusal Ordu)
Hafter, dün akşam BM Libya Misyonu Başkanı Jan Kubis’i kabul etti. (Ulusal Ordu)
TT

Hafter’in Libya cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme girişimleri

Hafter, dün akşam BM Libya Misyonu Başkanı Jan Kubis’i kabul etti. (Ulusal Ordu)
Hafter, dün akşam BM Libya Misyonu Başkanı Jan Kubis’i kabul etti. (Ulusal Ordu)

Libya Ulusal Ordusu Başkomutanı Mareşal Halife Hafter’in bu yıl sonunda yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasının önüne geçmek için girişimler devam ediyor. Başkanlık Konseyi’nin bir üyesi, Temsilciler Meclisinin ve seçimler için gerekli olan anayasal temeli inşa etmek adına resmi bir kanun yapılması için Birleşmiş Milletler himayesinde düzenlenen Cenevre Siyasi Diyalog Forumu’nun rolünü devre dışı bırakma konusunda yasa çıkarma tehdidinde bulundu.
Temsilciler Meclisi’nin bugün ülkenin doğusundaki Tobruk kentindeki genel merkezinde, cumhurbaşkanını doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören yasanın görüşülmesi, seçim bölgelerinin belirlenmesi ve Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki hükümet tarafından önerilen bütçeye ilişkin Finans Komitesi’nin nihai raporunun dinlenmesi için yeni bir oturum yapılmasına saatler kala Libya Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Halid el-Meşri, Hafter’in kanalından, yaklaşan yasama ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için herhangi bir askeri figürün aday gösterilmesini reddettiğini duyurdu. “Seçimlerde hiçbir askeri figürü kabul etmiyoruz. Hafter’i de başkasını da kabul etmiyoruz. Üniformanı çıkar seçimlere öyle katıl” ifadelerini kullandı.
Ancak el-Meşri, geçen gün konseyin Trablus’taki merkezinde düzenlediği sempozyumda, askeri adayların yaklaşan seçimlere katılmasına izin vermesi için uluslararası baskıya maruz kaldığını açıkladı. Anayasa taslağının seçimlerin anayasal temeli olarak kabul edilmesini talep ederek referandumun bu konudaki önemine dikkat çekti.
“Libya, onu düzenleyen bir anayasa olmadan istikrara kavuşamaz” uyarısında bulunan el-Meşri, Meclis Başkanı Akile Salih’i, siyasi anlaşmalara bağlı kalmamak ve Başkanlık Konseyi’ni görmezden gelerek orduya terfi ve talimat vermeye devam etmekle suçladı. Libya halkının geçiş aşamalarını bitirmesi için seçimlerin, çok önemli bir gün olan 24 Aralık’ta yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Başkanlık Konseyi üyesi Musa el-Koni de, yaklaşan seçimlerin yasal çerçevesini oluşturan çeşitli partilerle istişare edilerek resmi gazetede yayınlanacak bir kararla seçimlerin anayasal bir zemine oturtulması olasılığına karşı tehditlerde bulundu. El-Koni, televizyonda yaptığı açıklamalarda Başkanlık Konseyi’nin Yüksek Mahkeme, Yargı Konseyi ve BM Misyonu’na resmi bir yazı göndereceğini ve bu fikrin Libyalılar arasında daha fazla bölünmeye yol açacağı korkusuyla “son seçenek olacağını” açıklayacağını ifade etti.
El-Koni, güney Libya halkını yaklaşan seçimlere hazırlanmaya çağırdı. El-Koni, “En iyi ve en uygun kişiyi seçmek, kendilerine güven veren kişileri seçim sandığından karar merciine ulaştırmak onların sorumluluğudur. Ülke yönetiminden ve dört yıl sürecek bu süreçten onlar mesul olacaktır” ifadelerini kullandı.
Büyük Trablus’ta ikamet eden Fizan sakinlerinin bir araya geldiği toplantıda dün akşam (pazar) konuşan el-Koni, güney insanlarının haklarını savunmak için iktidar üzerinde baskı merkezleri oluşturmanın önemine dikkat çekti. Uygulanabilir bir vizyon ortaya koymanın önemine işaret ederek, Libya’nın ve güney bölgesinin ihtiyaç duyduğu bir yol haritasının çizilmesine katkıda bulunan kalıcı ve etkili bir organın oluşturulması gerektiğini aktardı.
Öte yandan, Libya Ulusal Ordusu Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tümgeneral Halid el-Mahcub, önceki gün Bingazi’de yapılan bir toplantıda 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin BM Libya Misyonu Başkanı Jan Kubis ile Cenevre kararları, yabancı güçlerin ve paralı askerlerin tahliyesi, Sirta ve Mısrata şehirleri arasındaki sahil yolunun güvenliğinin sağlanması, silahlı grupların dağıtılması ve ordu kuvvetlerinin maaşlarının birlik hükümeti tarafından ödenmesi mekanizmasını görüştüğünü aktardı.
Batı Sirte Operasyon Odası Komutanı Tümgeneral Ahmed Salim, kentteki askeri birlik komutanları, güvenlik ekipleri ve polis güçleri ile yaptığı görüşmede vatandaşların güvenliğinin sağlanması, silahlı gösterilen önlenmesi ve en yüksek güvenlik seviyelerine geçilmesi çağrısında bulundu.
Hafter, BM yetkilisi Jan Kubis’le Recme’deki karargahında görüşmekle yetindi. Görüşmede, Libya’daki son gelişmeler tartışıldı ve seçimlerin bu yılın sonunda planlanan tarihte yapılması gerektiğine vurgu yapıldı.
Birlik hükümeti güçlerinin Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad, 5 günlük bir Rusya ziyaretine çıktı. Ziyaret kapsamında Rusya Savunma Bakanı Sergei Şoygu ile bir araya gelecek olan el-Haddad, Libya’daki askeri yapının yeniden birleştirilmesi, bölgedeki yabancı güçler ve paralı askerlerin çekilmesinin düzenlenmesi gibi konuları görüşecek.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.