Akile Salih ve Hafter arasında son uzlaşı toplantısı!

Hafter ve Salih, Bingazi'de düzeenlenen bir uzlaşı toplantısında görüştüler.

Hafter (sağda) ve Salih perşembe günü er-Recme’de bir araya geldiler. (Libya Ulusal Ordusu)
Hafter (sağda) ve Salih perşembe günü er-Recme’de bir araya geldiler. (Libya Ulusal Ordusu)
TT

Akile Salih ve Hafter arasında son uzlaşı toplantısı!

Hafter (sağda) ve Salih perşembe günü er-Recme’de bir araya geldiler. (Libya Ulusal Ordusu)
Hafter (sağda) ve Salih perşembe günü er-Recme’de bir araya geldiler. (Libya Ulusal Ordusu)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe perşembe günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısının ardından vir araya geldiğini ve uluslararası toplumun Libya'nın istikrarını ve seçim sürecini nasıl destekleyebileceğini görüştüğünü bildirdi. Diğer yandan Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, aralarındaki son uzlaşı toplantısında, perşembe akşamı Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Halife Hafter ile sürpriz bir görüşme gerçekleştirdi.
Perşembe günü ofisinden yapılan açıklamaya göre Libya'nın paralı askerler ve yabancı savaşçılardan temizlenmesine yardım etmede uluslararası ortaklığa dikkat çeken Dibeybe, Guterres ile gerçekleştirdiği görüşmede Libya'da istikrarın sağlanması ve özgür, şeffaf ve adil seçimlerin düzenlenmesi için yabancı savaşçıların bir an önce ülkeden ayrılmasının önemini vurguladı.
Dün LUO medya birimi tarafından yapılan açıklamada, Hafter’ın Bingazi yakınlarındaki er-Recme’deki karargahında Salih ve bazı milletvekilleriyle son siyasi durumu ve gelişmeleri görüşmek üzere toplandığı bildirildi. Ulusal Birlik Hükümeti'ne bağlı yerel basın, Salih'in kendisine danışmadan hükümet veya başkanlık ile müzakere etmeme yönünde Hafter'a söz verdiğini bildirdi.
Söz konusu görüşmede parlamento ve ordunun amacının ‘ulusal birliği sağlamak, Libya egemenliğini korumak ve ulusal uzlaşı çabalarını desteklemek’ olduğunu söyleyen Hafter, Genel Komutanlığın önümüzdeki aralık ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin başarılı olması için yürütülen tüm çabalara destek verdiğini vurguladı. Aynı zamanda uluslararası toplumu ve BM misyonunu Libya seçimlerine destek vermeye çağırdı.
Libya Parlamentosu Sözcüsü, “Kurumları birleştirmek istiyoruz. Ancak bu kimsenin dışlanması anlamına gelmiyor. Silahlı kuvvetlerin görevlerini yerine getirmeleri için bir bütçesi olmalıdır. Biz halen bu temelde ısrar ediyoruz” açıklamasında bulundu. Parlamentonun bütçeyi reddetme nedeninin ‘kalkınma konusunun muğlaklığı’ olduğuna dikkat çeken Sözcü, “Seçimlere iyi hazırlanılmalı. Kimse bize öyle veya böyle baskı yapamaz” ifadelerini kullandı.
Kurulmasına Libya Siyasi Diyalog Forumu'nda karar verilen Uzlaşı Komisyonu dün yapılması beklenen sanal toplantısını erteleme kararı aldı. Komisyon kaynakları, bazı komite üyelerinin çekilme tehdidinde bulunmasının ardından toplantının ertelendiğini aktardı.
Söz konusu toplantının düzenlenmesini bekleyen BM misyonu, forum ve BMGK kararları tarafından onaylanan yol haritası ile uyumlu bir şekilde geniş bir mutabakat sağlayacak bir anayasa taslağı hazırlamaya odaklı yapıcı bir toplantı düzenlenmesi yönündeki isteğini duyurmuştu. Komisyon toplantısı sonuçlarının değerlendirilmek üzere forumun genel kuruluna sunulacağı da kaydedilmişti.
Forum üyelerinin Cenevre’deki son toplantısında kurulan bu komisyon, temel meseleler üzerindeki anlaşmazlıkları gidermeyi ve yaklaşan seçimler için uzlaşmacı bir anayasal taslak oluşturmayı amaçlıyor.
İçişleri Bakanlığı Halkla İlişkiler Vekili Tuğgeneral Mahmud Said’in Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Büyükelçisi Jose Sabadell ve AB Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) Direktörü Natalina Cea ile perşembe akşamı gerçekleştirdiği toplantıda Sirte ve Mısrata şehirlerini bağlayan ve da yaklaşık iki yıldır kapalı olan sahil yolunun yeniden açılması için güvenlik altına alınması ele alındı.
Hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu toplantıda, 5+5 Ortak Askeri Komitesi kaynaklı Güvenlik Düzenlemeleri Komisyonu’na destek verilmesi ile Güvenlik Düzenlemeleri Komisyonu’nun ilk adım olarak yolun güvenliğini sağlama çalışmalarına katkıda bulunma yönünde AB’nin destek mekanizması önerisi ele alındı.
Ulusal Birlik Hükümeti Gençlik Bakanlığı, program ve faaliyetlerden sorumlu vekili Ahmed Milad'ın Pperşembe günü başkent Trablus'taki evinin önünde kimliği belirsiz bir silahlı grup tarafından kaçırıldığını, şiddetli bir biçimde darp edilimesinin ardından serbest bırakıldığını bildirdi. Milad'ın kendisini maddi manevi zarara uğratacak şiddete maruz kaldığını açıklayan Bakanlık saldırıyı şiddetle kınadığını vurulayarak bu olayın, Libya'nın birliğini koruma ve ülkeyi güvenli karaya oturtma yolunda ulusal çabaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekti. Yerel ve uluslararası yasalarca suç sayılan bu tür eylemlere tamamen karşı olduğu kaydedildi.
Yerel basındaki haberlere göre bir güvenlik kaynağı, Hükümet Divanı Teknik Destek Ofisi Direktörü Abdulmunim el-Urfi ile temasın işten dönerken, başkentteki Bab bin Gaşir’e doğru yola çıktığı sırada geçtiğimiz pazartesi günü itibariyle kesildiğini bildirdi. Ancak Urfi’yi kimin yönlendirdiğine ilişkin detay verilmedi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.