Sisi'den Johnson'a: Mısır'ın su güvenliğine bağlıyız

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (EPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (EPA)
TT

Sisi'den Johnson'a: Mısır'ın su güvenliğine bağlıyız

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (EPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi (EPA)

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile önceki günün akşamı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre Abdulfettah es-Sisi, İngiltere Başbakanı Boris Johnson'a "Mısır'ın Nil suları üzerindeki tarihi haklarına, şimdi ve gelecekte Mısır'ın su güvenliğine sıkı sıkıya bağlı kalacağını" belirtti. Johnson’un ise, sorunun adil bir çözüme kavuşması için müzakere sürecini yeniden başlatma çabalarına desteğini ifade etti.
Sisi görüşmede, Hedasi (Nahda) Barajının doldurulması ve işletilmesinde kapsamlı, adil ve bağlayıcı bir anlaşmaya varılması amacıyla müzakere sürecinin ciddiyetle yürütülmesine ve siyasi iradenin zorlamasında uluslararası toplumun sorumluluk almasına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Mısır, Sudan ve Etiyopya, Rönesans Barajı'nın çalışma şekli konusunda bir anlaşmaya varmak için 10 yılı aşkın süredir müzakere yürütüyor. Kahire ve Hartum'dan gelen itirazlara rağmen Addis Ababa iki gün önce barajın ikinci dolum aşamasının tamamlandığını duyurdu.
Hedasi Barajı ile ilgili Mısır-İngiltere teması kurulurken, aynı dosyada eş zamanlı olarak bir başka gelişme daha kaydedildi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Afrika Birliği'nin dönem başkanı Demokratik Kongo Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi ile telefonda görüştü. Blinken, Afrika Birliği'nin çatışmayı azaltmada ve Rönesans Barajı anlaşmazlığı konusunda arabuluculuktaki rolünün önemini vurguladı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi, İngiltere ile yapılan görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada: “Başta ticaret, yatırım, sağlık, güvenlik iş birliği ve terörle mücadele çabaları olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkilerde en önemli dosyalar ele alındı. Bunun yanı sıra bölgedeki son gelişmeler ve Rönesans Barajı konusunda görüş alışverişi yapıldı. Son dönemde ikili ilişkilerdeki iş birliğinin tanık olduğu olumlu gelişme övgüyle karşılandı. Görüşmede Mısır ve İngiltere arasındaki özel ilişkilerin altı çizilirken Orta Doğu, Afrika ve genel olarak dünyanın karşı karşıya olduğu ciddi zorluklar çerçevesinde, bölgesel ve uluslararası dosyalarda iş birliği, diyalog ve koordinasyonu geliştirmenin sürdürülmesi konularına vurgu yapıldığını” belirtti.
Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, özellikle terörle mücadele, yasadışı göç ve sınırların güvenliği konuları başta olmak üzere güvenlik, askeri ve istihbarat alanlarında iş birliğini güçlendirme ve geliştirmenin önemi konusunda fikir birliğine varıldı. Kahire, özellikle Mısır ekonomisinin yatırımları teşvik etme çabaları kapsamında tanık olduğu olumlu gelişmeler üzerine, ekonomik iş birliğini geliştirme ve daha fazla İngiliz yatırımını çekmeyi arzu ediyor. Mısır'da uygulanmakta olan ulusal projelerin sunduğu umut verici yatırım ve endüstriyel fırsatların yanı sıra, Mısır'ın Arap ve Afrika okyanuslarında serbest ticaret için muafiyetlere sahip olduğu birçok coğrafi bölgenin pazarlarına ürün ihraç etme imkanına sahip olmasına da dikkat çekildi.
Görüşmede ayrıca, sağlık alanında iş birliğini en üst düzeye çıkarmanın yanı sıra, eğitim sektöründe İngiliz uzmanlığından yararlanma ve İngiliz ve Mısır üniversiteleri arasındaki iş birliğini güçlendirme dahil olmak üzere sağlık ve eğitim sektörlerinde iş birliğini geliştirmenin yollarına da değinildi. Özellikle, koronavirüs aşılarının üretiminde ortak iş birliğine ek olarak, uzman sağlık personelinin eğitimi konusu ele alındı.
Küresel iklim krizi çerçevesinde iklim sorunlarıyla ilgili olarak, iki taraf, Birleşik Krallık'ın bu yılın sonunda Glasgow'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın bir sonraki oturumunun uluslararası toplumun çalışmalarını geliştiren güçlü sonuçlara ulaşması için koordinasyonun artırılmasının önemini vurguladı.  İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlanması konularına öncelik verilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele için finansman yönünden desteklenmesi, teknolojik ve teknik desteğe erişmeleri konuları ise ayrıca görüşüldü.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi, “Görüşmede, ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel dosyalardaki gelişmeler tartışıldı. Filistin meselesindeki son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Bu bağlamda İngiltere Başbakanı, Mısır'ın 500 milyon dolar ayırarak Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme girişiminde bulunmasını övgüde bulundu. Mısır’ın girişimiyle İsrail ve Gazze arasında sağlanan ateşkesi sürdürmenin en yüksek öncelik olduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde ateşkesi sağlamlaştırmaya yönelik daha fazla önlem almak için harekete geçme ihtiyacının yanı sıra, istenilen siyasi yolun yeniden canlandırılması için uygun ortamın sağlanması konusunda gerekli koşulların hazırlanması ve iki taraf arasında ciddi ve yapıcı müzakerelerin başlatılması gereği vurgulandı” açıklamasını yaptı.
 



Suudi Arabistan-Mısır görüşmelerinde bölgesel gelişmeler ve deniz güvenliği ele alındı

Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Mısır görüşmelerinde bölgesel gelişmeler ve deniz güvenliği ele alındı

Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi-Mısır ilişkilerini ve bu ilişkilerin geliştirilmesi yollarını ele alırken bölgedeki gelişmeleri, Ortadoğu'nun güvenlik ve istikrarıyla bağlantılı dosyaları, özellikle deniz ulaşımının güvenliği ve serbestisi ile bu konudaki çabaların koordinasyonunu görüştü.

Veliaht Prens, salı günü Kahire'deki İttihadiye Sarayı'nda Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile bir araya geldi. İki lider önce baş başa görüşme gerçekleştirdi, ardından genişletilmiş müzakerelere geçti.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'dan aktardığı habere göre taraflar, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bunların çeşitli alanlarda güçlendirilip geliştirilmesi için atılabilecek adımları değerlendirdi. Görüşmelerde ayrıca Arap ve İslam dünyasında ortak ilgi alanına giren bazı konular ile Ortadoğu'daki gelişmeler ele alındı.

dvfghy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi (SPA)

Müzakerelerde, bölgenin güvenlik ve istikrarıyla ilgili dosyaların yanı sıra deniz ulaşımının güvenliği ve serbestisi de gündeme geldi. Bölgenin tanık olduğu gelişmeler ışığında bu konularda çabaların koordinasyonunun önemine vurgu yapıldı.

Prens Muhammed bin Selman, Kahire'den ayrılmasının ardından Sisi'ye bir teşekkür telgrafı gönderdi. Veliaht Prens, ziyaret ve görüşmelerin Riyad ile Kahire arasındaki kardeşlik ilişkilerinin sağlamlığını teyit ettiğini, iki ülkenin her alanda işbirliğini güçlendirme yönündeki ortak iradesini ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde, ortak ilgi alanına giren konularda koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi ve iki ülkenin ve halklarının çıkarlarının gözetilmesi hedefiyle çalışmaya devam edileceğini ifade etti.

Kalıcı mutabakat

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed eş-Şinnavi, görüşmede Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Veliaht Prensi'nin iki ülke ilişkilerinin Arap çerçevesinde mümkün olan en üst düzeyde olması gerektiği konusunda mutabık kaldığını açıkladı.

Eş-Şinnavi, Suudi Arabistan'ın ve Körfez ülkelerinin güvenliğinin Mısır'ın ulusal güvenliğinin bir parçası olduğunu belirterek Mısır'ın, Krallığın egemenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü veya uluslararası deniz koridorlarında seyrüsefer özgürlüğünü hedef alan her türlü saldırı ya da tehdide yönelik çekincesini, reddini ve tam kınamasını yineledi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, mevcut koşulların iki ülke arasında daha fazla dayanışma ve koordinasyonu gerektirdiğini belirterek, iki ülkenin çıkarlarının ve hedeflerinin ortak olduğunu ve aralarında tam bir anlayış bulunduğunu söyledi. Veliaht Prens'in ziyaretinin Mısır, Suudi Arabistan ve tüm Körfez ülkeleri arasındaki tam dayanışma ve kardeşliği teyit ettiğini kaydetti.

Eş-Şinnavi ayrıca görüşmelerde bölgesel gelişmeler ve mevcut sorunların ele alındığını, Cumhurbaşkanı Sisi'nin mevcut bölgesel koşullar karşısında Suudi Arabistan ve tüm Arap ülkelerini desteklemeye yönelik Mısır'ın değişmez tutumunu yinelediğini aktardı.

Sözcü, görüşmede Mısır ve Suudi Arabistan'ın Filistin meselesine ilişkin tutumlarının örtüştüğünün de teyit edildiğini belirtti. Filistin meselesinde iki devletli çözüm ve uluslararası meşruiyet kararlarına dayanan adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Mısır ve Suudi Arabistan'ın Sudan'ın güvenlik ve istikrarını desteklemeyi sürdüreceği teyit edildi.

Şarku’l Avsat'a konuşan gözlemciler, Kızıldeniz'de güvenliğin sağlanması ve uluslararası deniz taşımacılığı hatlarının güvence altına alınmasının, özellikle bölgesel gerilimler ve küresel tedarik zincirlerine yönelik devam eden tehditler nedeniyle iki ülke arasındaki işbirliğinin öne çıkan başlıklarından biri olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan ve Mısır, iki ülkenin deniz kuvvetleri arasındaki askeri işbirliğini güçlendirme çabaları kapsamında, deniz güvenliği alanındaki çalışmaları desteklemek amacıyla Eylül 2025'te bir işbirliği protokolü imzalamıştı.

3 temel değerlendirme

Uluslararası ve bölgesel ilişkiler uzmanı Hani el-Cemel, ziyaretin "istisnai bir dönemde" gerçekleştiğini söyledi. Ziyaretin bölgesel gerilimlerin tırmandığı, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb'in güvenliğine yönelik tehditlerin arttığı ve Gazze, Yemen, Sudan, Suriye ile diğer bölgelerdeki krizlerin sürdüğü bir döneme denk geldiğine dikkat çekti.

El-Cemel, ziyaretin arkasında üç temel değerlendirme bulunduğunu belirtti.

Bunlardan ilki, bölgedeki tehditlerin niteliğinin değişmesi ve bunun deniz koridorlarının yanı sıra tedarik zincirleri, enerji ve uluslararası ticaretin güvenliğine de yansıması.

İkinci olarak, iki ülkenin sahip olduğu imkanlar dikkate alındığında, Arap çıkarlarının korunması için koordinasyonun "zorunlu" hale geldiğini ifade eden El-Cemel, üçüncü olarak ise ziyaretin ilişkilerin yalnızca resmi temaslar veya dönemsel koordinasyonla sınırlı olmadığını, yeni gelişmeler ışığında sürekli güncellenmesi gereken stratejik bir ortaklığa dayandığı mesajını taşıdığını söyledi.

Siyasi analist Ahmed el-İbrahim ise iki ülkenin çok sayıda dosyada tutumlarının örtüştüğünü ve bunun zaman zaman bütünleşmeye ulaştığını belirtti.

El-İbrahim, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb'in güvenliğinin stratejik bir tartışma alanı oluşturduğunu ve bu ziyaretin, özellikle gemi trafiğine ve deniz ulaşımının serbestisine yönelik tehditlerin artması karşısında iki ülke arasındaki işbirliğinin bu alanda güçlenmesine katkı sağlamasının beklendiğini söyledi.

El-İbrahim, söz konusu tehditlerin Yemen'in batı kıyısında ve Bab el-Mendeb'e yakın El-Meha kentinde yaşanan gelişmelerle de bağlantılı olduğuna dikkat çekti.


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye görüşmesinde bölgesel gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, El Alameyn kentindeki görüşmesinden bir kare (Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bölgedeki mevcut gelişmeleri ve son durumu ele aldı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Temim Hilaf'ın bugün (Cuma) yaptığı açıklamaya göre El Alameyn kentinde gerçekleştirilen dostane görüşmede bakanlar, stratejik ortaklığı güçlendirme ve ortak çıkarları ilerletme konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bakanların ayrıca ülkeleri arasındaki köklü dostluk ve yakın iş birliği bağlarının derinliğine dikkat çektiğini belirtti.


Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, Washington ile Tahran arasında şubat sonu başlayan savaşı durdurmaya yönelik mutabakat zaptının şekillenmesinden birkaç gün sonra; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarının katılacağı dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Mısır resmi haber ajansı MENA’nın Perşembe akşamı aktardığı bilgilere göre Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, Pazar günü Kahire’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Toplantının ardından ortak bir basın toplantısı düzenlenecek.

Şarku'l Avsat’a konuşan eski bir Mısırlı diplomat, zirvenin "bölgesel iş birliğini pekiştirme, ortaklığı derinleştirme ve bölgesel konularda koordinasyonu sağlama" amacını taşıdığını belirtti. Diplomata göre görüşmelerde, bölgede sükuneti kalıcı hale getirme çabalarının sürdürülmesi ve Washington ile Tahran arasında önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülecek müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor.

İran savaşını durduran dörtlü mekanizma

"Dörtlü mekanizma", birkaç gün önce Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmada kritik bir rol oynadı. Grubun çalışmaları resmi olarak ilk kez geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıyla başlamış, ardından İran’daki savaşı durdurma çabaları kapsamında İslamabad ve Antalya’da iki toplantı daha gerçekleştirilmişti.

Bu kritik zirve, İsviçre hükümetinin Cuma günü yapılması planlanan ABD-İran müzakerelerini, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ziyaretinin iptal edilmesinin ardından süresiz olarak ertelediğini duyurmasından iki gün sonra gerçekleşiyor.

xvfbghy
Mısır Dışişleri Bakanı, Eylül 2025'te Kahire'de İranlı mevkidaşını ağırlarken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı çekinceleri olmasına rağmen Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. ABD güçleri de Çarşamba günü iki ülke başkanlarının mutabakatı imzalamasının ardından İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırdığını açıkladı.

Stratejik dönüşüm ve bölgesel güvenlik arayışı

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi, Şarku'l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu dörtlü toplantının Orta Doğu’da derin stratejik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bölgesel istişareler açısından oldukça önemli bir adım olduğunu vurguladı. Hicazi, özellikle ABD ile İran arasındaki askeri çatışmanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, Gazze’deki savaşın sürmesi ve bunun bölgesel güvenlik üzerindeki yansımalarının masada olduğunu ifade etti.

Büyükelçi Hicazi, bölgenin etkin aktörlerinden oluşan bu "İstişari Dörtlü"nün, krizlerin çözümünde, bölge ülkeleri ve küresel güçlerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmede etkili bir bölgesel ve uluslararası mekanizma olduğunu kanıtladığını belirtti.

Hicazi’ye göre zirvede; Washington-Tahran anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi, müzakerelerin tamamlanması, Gazze ve Lübnan dosyalarının ele alınarak bölgede sürdürülebilir bir barışın desteklenmesi planlanıyor.

Ortadoğu için yeni bir güvenlik mimarisi

Toplantının, Dörtlü arasındaki ortaklığı derinleştireceğini belirten Hicazi, gelecekte Ortadoğu’da Güvenlik ve İş Birliği başlığı altında bölgesel veya uluslararası bir konferans düzenlenmesinin önünün açılabileceğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki başarılı örneklerden yola çıkılarak;

Bölgesel ilişkileri düzenleyecek bir ilkeler bildgesinin kaleme alınması,

Diyalog ve kurumsal uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması,

Ekonomik, güvenlik ve insani iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yoğun diplomasi trafiği

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada, Bakan Bedir Abdülati’nin, ABD-İran mutabakatının ardından bölgesel gelişmeleri ele almak üzere Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Resmi açıklamaya göre, Mısırlı ve Pakistanlı bakanlar, mutabakat zaptının uygulanmasını sağlamak ve tüm tarafların çıkarlarını gözeten, diplomatik çözümleri teşvik eden kalıcı bir nihai anlaşmaya varmak için önümüzdeki süreçte koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Bakan Abdülati, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı görüşmede ise bu mutabakatın bölge güvenliği ve istikrarı için önemli bir dönüm noktası olmasını, tüm sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkı sağlamasını temenni ettiğini dile getirdi.

Kriz yönetiminden istikrarlı kalkınmaya

Büyükelçi Hicazi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri gelecekte yönetecek bölgesel sistemin şekli konusunda, ana bölgesel güçler arasında ciddi bir diyaloğun sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı. Hicazi, bölgenin sürekli tekrarlanan krizleri yönetme mantığından sıyrılarak; güvenlik, iş birliği ve kalkınmaya dayalı istikrarlı bir sisteme geçmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut sürecin, Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda İran ile karşılıklı anlayış birliğine varılmasını zorunlu kıldığını ifade eden Hicazi; bunun tüm taraflara güvence vereceğini, iyi komşuluk ilişkileri, ortak çıkarlar ve güç kullanmama ilkelerine dayalı normal ilişkilerin temelini atacağını sözlerine ekledi.