Yangınlar ve Birleşik Krallık’ın kararıyla turizmciyi zor günler bekliyor… 20 milyar dolar gelir hedefi tehlikede

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Yangınlar ve Birleşik Krallık’ın kararıyla turizmciyi zor günler bekliyor… 20 milyar dolar gelir hedefi tehlikede

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden birini oluşturan ancak pandemi nedeniyle hala 2019 rakamlarının çok altında seyreden turizm sektörünü, Muğla ve Antalya gibi önemli destinasyonlarda devam eden yangınlar ve Birleşik Krallık'ın Türkiye'yi karantina listesinde tutmaya devam etme kararıyla daha da zor günler bekliyor.
Özellikle Güney Ege bölgesinde 8 gündür devam eden yangınlar nedeniyle ileriye dönük rezervasyonların iptal olduğu, mevcut turistlerin de erken çıkış yapması nedeniyle otellerin büyük oranda boşaldığı belirtiliyor.
İkinci darbe
Birleşik Krallık'ın Türkiye'ye seyahat sonrası 10 günlük zorunlu karantina uyguladığı ülkeler listesinde tutmaya devam etme kararı ise, en büyük pazarı Birleşik Krallık olan Güney Ege otelleri için yüksek sezonu tamamen kaybetmeleri anlamına gelen ikinci bir darbe oldu.
Sektör temsilcilerine göre, pandemi, yangınlar ve Birleşik Krallık'ın son kararıyla birlikte Türkiye'nin bu sene için koyduğu 20 milyar dolarlık turizm geliri hedefi de tehlikede.
Oteller için sıkıntılı bir sürecin başladığını belirten Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu, "Yangınla birlikte ileriye dönük rezervasyonlarımız tamamen iptal oldu diyebilirim. Yeni gelen rezervasyon da hiç yok. Erken çıkışlarla beraber otellerimiz büyük oranda boşaldı. İngiltere pazarı açılır diye beklentimiz vardı. O da olmayınca sıkıntılı bir süreç başladı" dedi ve ekledi:
"İngiltere, Güney Ege otellerini domine eden en büyük pazarımızdı. Bu karardan sonra bu seneyi kaybetmiş olarak görüyoruz. Eylülde listede bir daha güncelleme olacak ama eylüle kadar otelcinin ayakta kalacağını zannetmiyorum."
Birleşik Krallık'ın koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamındaki seyahat listesinde Türkiye yüksek riskli kırmızı listede kalmaya devam etti. Buna göre Türkiye'den Birleşik Krallık'ı seyahat edenler için 10 gün otelde karantinaya girme zorunluluğu listenin bir sonraki güncellemesine kadar devam edecek.
İngiliz turistlerin 2,3 ve 4. bant olarak ifade edilen denizden uzak otelleri tercih ettiğini, diğer turistlerin ise bu otelleri tercih etmediğini belirten Bülbüloğlu, bu nedenle özellikle bu otellerin en büyük darbeyi yiyeceğini belirtti.
Bülbüloğlu, "3 ve 4. banttaki oteller muhtemelen bugün yarın kapatırlar. 1. bant dolmadan 2. banttaki oteller dolmuyor. Dolayısıyla bunların da işi zor" dedi.

Güney Ege'de "Randevularınızı iptal etmeyin" çağrısı
Datça Belediyesi de otellerdeki yoğun rezervasyon iptallerinin ardından Twitter'dan "rezervasyonlarınızı iptal etmeyin" çağrısı yaptı. Çağrıda, "Başta Marmaris ve Bodrum olmak üzere ekonomisi turizme dayalı ilçelerimiz çok büyük yara aldı... Pandemiden sonra bir de yangının vurduğu bu coğrafyayla böyle de dayanaşabilirsiniz" ifadelerine yer verildi.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ülkay Atmaca ise Birleşik Krallık'ın kararına işaret ederek, "İngilizlerin en yoğun tercin ettiği yerler Bodrum, Dalaman, Marmaris. Son birkaç yıldır Antalya da bu pastadan ciddi pay almaya başlamıştı. Turizm için çok ciddi dezavantaj çünkü Rusya ve Almanya'dan sonra en çok turist ağırladığımız üçüncü ülke İngiltere'ydi" dedi ve ekledi:
"İngiltere pazarının Ağustos'ta açılacağını düşünüyorduk ama uzadı. Bu pazarda en fazla gelir etitğimiz yüksek sezonu kaybettik. Eylül'de açılsa bile yaz sezonuna bir faydası olmaz ama kış için golf ve spor turizmine fayda sağlar."
Birleşik Krallık pandemi öncesi 2019 yılında 2.5 milyonun üzerinde turist ile Türkiye'nin en büyük 3. pazarıydı.

Hedef zora girdi
Öte yandan bu yıl için hedeflenen 20 milyar dolarlık turizm geliri de tehlikeye girmiş görünüyor.
Bu hedefe ulaşmanın mümkün görünmediğini belirten eski turizm bakanı Bahattin Yücel, "Turizm bakanlığı ve hükümet yetkililerinin beklentileri ile hayatın gerçekleri arasında taban tabana zıt bir gelişme var... 20 milyar dolar turizm geliri demek 25 milyon kişi gelecek demek. Nerede bu insanlar? Bütün varsayımlar hayal" dedi ve ekledi:
"Pandemiden sonra şimdi de ormanlar yandı. Bu yangınlar turistleri rahatsız eder, gitmezler. Yangın tehlikesi nedeniyle insanlar otellerden çıkarılıyorlar, tahliyelerin turistlerde yarattığı stres var... Marmaris'e doğadan, yeşillikten hoşlananlar geliyordu. Şimdi ormanlarımızı kaybetik. Bu kayıptan sonra Güney Ege'nin toparlanması 5 yıllık bir sürece yayılır. O bölgedeki en önemli etkinliğimiz mavi yolculuktu, kıyı turizmi yapıyorduk. O da bitti."
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy hedeflerini 25 milyon turist ve 20 milyar dolar gelir olarak açıklamıştı. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu da geçen hafta enflasyon raporu toplantısında bu yıl yaklaşık 20 milyar dolar turizm geliri beklediklerini söylemişti.
Turizm gelirleri ilk çeyrekte 2.5 milyar dolar, ikinci çeyrekte 3 milyar dolar olmak üzere ilk altı ayda 5.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu hedefe ulaşılması için yılın ikinci yarısında 15 milyar dolara yakın turizm geliri elde edilmesi gerekiyor. Yabancı ziyaretçi sayısı ise ilk altı ayda 5.7 milyon oldu.
 
Reuters, Independent Türkçe

 


Altın, enflasyon ve faiz politikasının seyrine ilişkin beklentilerle 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrediyor

Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
TT

Altın, enflasyon ve faiz politikasının seyrine ilişkin beklentilerle 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrediyor

Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)

Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde ons başına 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrederken, piyasalar Ortadoğu’daki savaşın seyrini ve bunun petrol fiyatları, enflasyon ve küresel faiz politikaları üzerindeki etkilerini izliyor.

Spot altın, cuma günü bir haftanın en yüksek seviyesini görmesinin ardından, saat 00.27 itibarıyla ons başına yaklaşık 4 bin 379,74 dolarda yatay kaldı. ABD’nin aralık vadeli altın kontratları ise yüzde 0,1 gerileyerek 4 bin 419,40 dolara indi.

İran ile ABD arasında yeni tehditler karşılıklı olarak dile getirilirken, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bir anlaşmaya varmaması halinde ekonomik sonuçlarla yüzleşeceği veya yönetiminin hedef alınacağı uyarısında bulundu. İran ordusu ise yeni bir saldırıya sert karşılık verme tehdidinde bulundu.

KCM Trade’in baş piyasa analisti Tim Waterer, yatırımcıların odağında jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları ve tahvil getirilerindeki hareketlerin bulunduğunu söyledi. Waterer, altının daha güçlü bir yükseliş ivmesi kazanması için petrol fiyatlarında veya tahvil getirilerinde belirgin bir düşüş yaşanmasının muhtemel olduğunu belirtti.

Waterer, altının kısa vadede 4 bin 200 ila 4 bin 580 dolar aralığında hareket edebileceğini ifade etti.

Petrol ve faiz

Petrol fiyatları, yatırımcıların bölgede gerilimi artıran Husilerin saldırıları devam ederken Suudi Arabistan’ın petrol ihracatında toparlanma sinyallerini değerlendirmesiyle bugün erken işlemlerde geriledi.

Öte yandan İran savaşıyla daha da artan enflasyonist baskılarla mücadele etmek amacıyla bazı büyük merkez bankalarının para politikalarını sıkılaştırması, küresel faiz artırım döngüsünün yeniden başlayabileceğine ilişkin işaretleri güçlendiriyor.

Japonya Merkez Bankası, cuma günü para politikasını sıkılaştıran son büyük merkez bankası oldu. ABD Merkez Bankası (FED) aynı haftanın başında, Avrupa Merkez Bankası ise bir önceki hafta faiz oranlarını artırmıştı.

Minneapolis FED Başkanı Neel Kashkari, ABD ekonomisinin çeşitli sektörlerinde enflasyonun hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini söyledi.

Altın geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de yüksek faiz oranları, getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın alternatif maliyetini artırdığı için altının cazibesini azaltabiliyor.

Spot gümüş yüzde 0,8 artışla ons başına 66,76 dolara, platin yüzde 0,2 yükselişle bin 804,33 dolara, paladyum ise yüzde 0,7 artışla bin 311,65 dolara çıktı.


Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), Çin öncülüğünde geliştirilen ve uluslararası ödemelerde dolara alternatif ödeme sistemi oluşturulmasını hedefleyen dijital platformdan çekildiğini bildirdi.

SAMA'dan, İngiliz Financial Times gazetesine konuyla ilgili açıklama yapıldı.

Suudi Arabistan'ın, Çin öncülüğünde geliştirilen ve merkez bankalarının dijital para birimleriyle doğrudan sınır ötesi işlem yapmasına imkan tanıyan mBridge platformuna katılımını sonlandırdığı belirtilen açıklamada, "Planlandığı üzere SAMA, mBridge (kavram kanıtlama) çalışmasını 13 Mayıs 2025'te başarıyla tamamladı. Çalışmanın tamamlanmasının ardından SAMA artık mBridge'in katılımcı üyesi değildir." ifadeleri kullanıldı.

Konuya yakın bir kaynak ise SAMA'nın ABD'nin baskısıyla platformdan çekilip çekilmediği konusunda, Suudi Arabistan'ın projedeki rolünün başından itibaren sınırlı olduğunu kaydederek, söz konusu karardan "daha geniş bir sonuç çıkarmanın yanlış olacağını" belirtti.

Blokzincir teknolojisini kullanan platform, merkez bankalarının kendi dijital para birimleri üzerinden doğrudan işlem yapabilmesini sağlayarak döviz işlemlerinin süresini ve maliyetini azaltmayı hedefliyor.

Suudi Arabistan Merkez Bankası, 2023'te Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements) çatısı altında mBridge'e "gözlemci üye" olarak katılmış, 2024’te ise Çin, Hong Kong, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de dahil olduğu aktif katılımcılar arasına girmişti.

Ticari kullanıma açılması planlanan platformun uluslararası para transferi sağlayan SWIFT gibi ödeme sistemlerine bağımlılığı ve doların işlemlerde aracı para birimi olarak rolünü azaltma potansiyeli taşıması, ABD'de tartışmalara yol açmıştı.

Independent Türkçe, Financial Times


Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
TT

Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)

Amerikan petrol devi ExxonMobil, yaklaşık 19 yıl önce çekildiği Venezuela'ya yeniden dönmesini sağlayacak anlaşmayı tamamlamaya yakın.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre ExxonMobil, ülkedeki bazı petrol sahalarına yatırım yapmak için Venezuela devletine ait Petróleos de Venezuela firmasıyla ön anlaşma imzalamaya hazırlanıyor.

Habere göre muhtemel anlaşma, yeraltında toplam 50 milyar varilden fazla petrol barındıran sahaları kapsayabilir.

Diğer yandan görüşmelerin eylül sonrasına sarkabileceği veya tamamen sonuçsuz kalabileceği de ifade ediliyor.

Venezuela'nın resmi rakamlarına göre ülkenin elinde yaklaşık 300 milyar varillik petrol rezervi var. Bu rakam, Venezuela'yı dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumuna getiriyor.

ExxonMobil, ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan petrol şirketlerini Venezuela'ya yatırıma teşvik etmesinin ardından görüşmeler yapmak üzere ekiplerini Karakas'a göndermişti.  

Firmanın rakibi Chevron da bu ayın başında Venezuela'daki ortak girişimleri üzerinden 5 yılda 7 milyar dolarlık yatırım yapmak için anlaşma imzalamış, üretimini günlük 600 bin varile çıkarmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Bununla birlikte bazı büyük petrol ve doğalgaz şirketleri Venezuela'ya uzun vadeli yatırım hakkında temkinli davranıyor.

Eski Venezuela lideri Hugo Chávez'in 2007'deki kararıyla ExxonMobil ve ABD'nin üçüncü büyük petrol şirketi ConocoPhillips'in varlıklarına el konmuştu. Firmalar uğradıkları milyarlarca dolarlık kaybın tazmin edilmesine yönelik taleplerini sürdürüyor.

Amerikan petrol ve doğalgaz firmalarının Venezuela'da yatırımı yeniden değerlendirmesi, Washington'ın ocak ayında ülkeye düzenlediği askeri baskının ardından geldi. ABD ordusu, 3 Ocak'taki baskında Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmıştı.

Trump, Venezuela'yla "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını" yaptıklarını geçen ay duyurmuştu. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, Maduro sonrasında ülkenin başına geçen Delcy Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters