Rusya, Suriye’de ‘Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne hava saldırısı düzenledi: 18 ölü

Beyaz Baretliler ilk yardımın zor olduğunu belirtiyor.

Rus savaş uçakları dün İdlib’in güneyindeki Kanasfara beldesinde bulunan bir tavuk çiftliğini vurdu (Beyaz Baretliler)
Rus savaş uçakları dün İdlib’in güneyindeki Kanasfara beldesinde bulunan bir tavuk çiftliğini vurdu (Beyaz Baretliler)
TT

Rusya, Suriye’de ‘Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne hava saldırısı düzenledi: 18 ölü

Rus savaş uçakları dün İdlib’in güneyindeki Kanasfara beldesinde bulunan bir tavuk çiftliğini vurdu (Beyaz Baretliler)
Rus savaş uçakları dün İdlib’in güneyindeki Kanasfara beldesinde bulunan bir tavuk çiftliğini vurdu (Beyaz Baretliler)

Rus savaş uçakları Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’e bağlı bölgelere (Gerginliği Azaltma Bölgesi olarak da bilinir) yeniden hava saldırıları düzenledi. Rusya’nın hava saldırıları bu ayın başında başlayan operasyonların devamı olarak geldi. Bu kapsamda Suriye rejim güçleri de karadan meskûn bölgeleri bombalıyor. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bu operasyonlarda 18 sivil hayatını kaybetti.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Rus savaş uçaklarının İdlib’in güney kırsalındaki Cebel Zaviye bölgesine bağlı Kanasfara, Marayan, El-Mevzara ve El-Bare gibi köy ve kasabaların eteklerine düzenlediği hava saldırılarında yüksek tahrip gücüne sahip roketler kullanmasının maddi zararlara yol açtığını bildirdi. Ancak Gözlemevi yayınladığı bu raporda beşerî kayıplar hakkında bilgi vermedi. Diğer taraftan Rus keşif uçakları İdlib’in güneyindeki Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde yoğun uçuşlar gerçekleştirirken, rejim güçleri karadan ağır top mermileri ve roketlerle Hama’nın kuzeybatı kırsalında yer alan Sehl el-Gab’ın köylerini bombaladı. Rejim saldırıları sonucu iki sivil ağır yaralandı ve özel mülkiyetler zarar gördü.
Suriye Sivil Savunma’nın (Beyaz Baretliler) İdlib’in güneyindeki yetkilisi Musa Zeydan, rejim güçlerinin Rus yapımı güdümlü topçu mermisi Krasnopol ile Cebel Zaviye’deki sivilleri sürekli bombaladığına ve gerginliği tırmandırdığına işaret ederek, bu durumun çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına ve 200’den fazla ailenin Suriye’nin kuzeyindeki kamplara doğru göç etmesine neden olduğunu ifade etti. Zeydan, rejimin hedef aldığı bölgelerde hastane, su ve pazarın olmaması nedeniyle yaşam şartlarının oldukça ağırlaştığını ve bunun sonucunda çoğu belde ve köylerin nerdeyse tamamen boşaldığını kaydetti.
Suriye Sivil Savunma’nın Cebel Zaviye’deki çalışma koşullarına değinen Zeydan, hedef alınan bölgelerde yaralıları kurtarma sırasında birçok zorlukla karşılaştıklarını zira sahadaki her hareketin saatlerce bölgede uçan Rus keşif uçakları tarafından gözlemlendiğini, hareketlilik tespit edilmesi halinde rejim güçleriyle gerekli bilgilerin paylaşıldığını ve rejim güçlerinin de bu bilgilerden hareketle doğrudan saldırı düzenlediğini belirtti. Zeydan, “Çoğu zaman havada keşif uçağı olduğu sürece hedef alınan bölgeye doğru hareket edemiyoruz ve elbette bu durum yaralıların ve enkaz altında kalanların hayatlarını tehdit ediyor” dedi.
İdlib’in güneyindeki El-Bare kentinde saha aktivisti Mahmud Avvad, sürekli olarak meydana gelen askeri gelişmelerin ve olayların görmezden gelinemeyeceğini ve rejim bombardımanın bölgeyi sivillerden boşaltma hazırlığından başka şekilde yorumlanamayacağını belirterek, tüm bunların ardından rejim güçlerinin Cebel Zaviye ile M4 karayolu olarak bilinen Halep-Lazkiye uluslararası yolunun güneyindeki bölgeleri ele geçirmek için askeri bir operasyon başlatmasını beklediğini ifade etti. Rejim güçlerine devamlı takviye yapıldığını söyleyen Avvad, takviyeler arasında yer alan savaşçı ve ağır askeri araçların ileri askeri mevzilere ulaştırıldığını ve buna karşılık muhalif güçlerin de rejimle olan temas hatlarını benzer şekilde takviye ettiğini kaydetti.

İdlib ve kampların bulunduğu bölgelerde aşılama kampanyası
Öte yandan aktivistler, Suriye’deki sağlık ekipleri ve aşılama grubunun Cumartesi günü İdlib ve kampların bulunduğu bölgelerde Kovid-19 aşı kampanyasının ikinci aşamasını başlattı. AstraZeneca aşısının kullanıldığı kampanyanın hedefinde sağlık ekipleri, insani yardım çalışanları, 18 yaş altı kronik hastalığı bulunanlar, 50 yaş üzeri yaşlılar ve hizmet sektöründe çalışan 30 yaş üzeri kişiler bulunuyor.
İdlib Sağlık Müdürü Dr. Salim Abdan, 36 bin 400 doz aşının Türkiye ile olan Bab El-Heva (Cilvegözü) Sınır Kapısı üzerinden Suriye’nin kuzeybatısındaki muhalif bölgelere ulaştırıldığını bildirdi. Uzman sağlık ekiplerinin son 48 saatten az bir süre içinde 579 vaka kaydettiğini aktaran Abdan, bununla birlikte Delta varyantının da görüldüğünü ve çok hızlı bir şekilde yayılarak her yaş grubunu tehdit ettiğini söyledi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.