Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Muhammed Zahid Gül ve Nevzat Çiçek, Irak temaslarını kaleme aldı

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık
TT

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Irak Cumhurbaşkanı Salih: Beşar Esad'la görüştüm, çerçevede mutabakata vardık

Cumartesi günü yapılacak olan Irak'a Komşu Ülkeler Konferansı vesilesiyle Arap ve yabancı medya heyetleriyle birlikte Irak'ın başkenti Bağdat'tayız. 
Türkiye, Mısır, BAE, İran, Ürdün, Somali başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarından gelen gazetecilerle birlikte, Irak Cumhurbaşkanı Behram Salih ve Başbakan Mustafa Kazımi başta olmak üzere, gerek sivil gerekse de askeri uzmanları dinliyoruz.
Independent Türkçe'den Muhammed Zahid Gül ve Nevzat Çiçek'in haberine göre, Cumhurbaşkanı Behram Salih ve Başbakan Kazımi'nin konuşmalarından anladığımız, aslında yeni bir Bağdat Paktı'na ihtiyaç duydukları ve Beşar Esad'la olan görüşmeler sonrası Suriye için yeni bir yol haritasının yakında kamuoyuna açıklanacağı yönünde. 
Mısır'ın teklifiyle, Şam yönetimi ile yumuşamanın ön adımı olarak Suriye'nin tekrar Arap Ligi'ne davet edileceği belirtiliyor.
Iraklı yetkililer, komşu ülkeler toplantısının bölgesel ve uluslararası anlamda büyük öneme haiz olduğunu belirterek, gerek ABD'nin Afganistan'dan çekilme kararında, gerek IŞİD sonrası bölgenin geleceğinin şekillenmesinde bu toplantıya çok önem verdiklerini ifade ettiler. 
Toplantıda, sorunlarının nasıl fırsata dönüşeceği üzerinde kafa yoracaklarını ve sorunlarla yüzleşmeden bunun fırsata çevrilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Iraklı yetkililer, bölgesel işbirliklerine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu vurguladılar.
Independent Türkçe (1).jpeg
Fotoğraf: Independent Türkçe
Bizim bütün temaslardan anladığımız Bağdat, yeni bir Bağdat Paktı istiyor ve bunun için çalışıyor.
Birinci görüşmemizi Başbakan Mustafa el-Kazımi ile gerçekleştiriyoruz. İstihbarat başkanlığı görevindeyken yaptığımız görüşme sonrasında bu Kazımi ile yaptığımız ikinci görüşme. 
Kazımi aslında Irak'ta ne yapmak istediğini bilen, yol haritasını kafasına koyan bir isim. Bir gazeteci olan Kazımi, yakın zamana kadar Irak'ta gazeteciler sendikası üyesiydi.
Gazeteciler, Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüştü.
Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami.jpg
Irak Gazeteciler Sendikası Başkanı Mueyyet Ellami
Kazımi, gazetecilerle buluştuğunda, meslektaşlarıyla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyetinden bahsetti. 
Gazeteciliğin bir sorumluluk ve doğruyu nakletmede bir emanet görevi taşıdığını ifade eden Kazımi, haber ve yazı yazma özleminin ağır bastığını, bu nedenle eski günlerdeki gibi makaleler yazmayı çok özlediğini ifade etti.
Bağdat'ın "medeniyetlerin anası" olduğunu söyleyen Kazımi, aynı zamanda zıt kutupları barındıran bu kentin, medeniyetlerin kesişme noktasına ev sahipliği yaptığını anlattı. Bunun tarihsel olarak böyle geliştiğini ifade eden Kazimi, son dönemlerde ise sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. 
Irak'ta her yıl 1 milyon 250 bin çocuk doğduğunu ve bunlara iş bulmaları gerektiğini söyleyen Kazımi, bazı sorunlarla ülke olarak tek başına mücadele edemeyeceklerini belirterek, yardıma ihtiyaçları olduğunu kaydetti.

"Irak-Mısır ve Ürdün anlaşmaları çok önemli"
Irak-Mısır ve Ürdün arasında birçok alanı kapsayan anlaşmaya, üç ülke yetkilileri de çok büyük önem veriyor. Gerek geçen hafta görüştüğümüz Ürdün Başbakanı Bişr el-Hasavne gerekse de Irak'ta yaptığımız temaslar, bu anlaşmalardan çok şey beklendiği yönünde. 
Nitekim Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, ülkesinin ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarının yanı sıra enerji, elektrik ve ulaşım konularında Mısır ve Ürdün ile işbirliği yapma konusundaki isteğini dile getirerek, üç ülke arasında imzalanan anlaşmaların şu anda uygulanmaya başladığını söyledi.
Kazımi, Irak ekonomisinin uzun süre petrole dayalı gidemeyeceğinin farkında. Bu nedenle alternatiflere yönelmiş durumda. Özellikle Türkiye'nin turizm deneyiminden örnekler veren Kazımi, bu anlamda Türkiye'ye hayranlık duyduğunu ifade etti.
"Mısır ve Ürdün ile petrol sahasında elektrik bağlantı projeleri ve işbirlikleri büyük önem arz edecek ve üç ülkenin ekonomisine fayda sağlayacak" diyen Kazımi, Irak'ın, Arap ve Müslüman olan dost ülkelerle siyasi, ekonomik ve sosyal bir ortaklık kurmaya çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.
Geçmişte komşu ülkeler ve dostlarla sorunlar yaşandığını belirten Kazımi, ancak bugün ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi sağlamak için bu ülkelerle ortaklık istediklerini dile getirdi.
Mustafa el-Kazımi.jpeg
Mustafa el-Kazımi / Fotoğraf: Independent Türkçe
Siyasi birlikten önce bölgede sosyal birliğin önemli olduğunu ve halkların birleşmesi için alt yapının bölgenin kültürü olduğunu ifade eden Kazımi, "Kültürü ihya etmeden siyasi birliğe ulaşamayız" şeklinde konuştu. 
Bağdat kültür hayatı için çok önemli olan Osmanlı döneminden kalma Mutenebbi çevresini restore etmeye başladıklarını, buranın Bağdat kültür hayatı için cazibe alanı olacağını ifade etti.
Başbakan Kazımi, "Yaşadığımız sorunları ortadan kaldırmak için komşu ülkeler ve bölge ile işbirliği yapmak ve bunları aştıktan sonra Irak kültür mirasını korurken başarılı ortaklıklara imza atmak istiyoruz. Kültürel boyuta odaklanıp, iyi ekonomik ilişkileri kurarak komşularımızla ilişkilerimizi de yeniden kurmak istiyoruz" dedi.
Sohbet esnasında, son 20 yılda Irak'ta bulunan kültür bakanlarının kültürden başka her işle uğraştığını ama kültüre çok zaman ayırmadıklarını söyleyen Kazımi, ilk defa iki yıldır gerçekten kültürün içerisinden gelen bir bakanları olduğunu ve onunla çalıştığı için mutlu olduğunu ifade etti.

"IŞİD Irak'ta tutunmaya çalışıyor ama ağır darbelere maruz kalıyor"
Bağdat'ın barış şehri olduğu için barışı, sevgiyi ve kardeşliği yaymadaki rolünü yeniden kazanması gerektiğini söyleyen Kazımi, "Savaşlar halkların yıkımıdır ve barışın inşası cesur ve güçlülerin politikasıdır" ifadelerini kullandı.
Irak'ta terör örgütü IŞİD'in geçmişin bir parçası haline geldiğini kaydeden Kazımi, "DEAŞ kalıntıları Irak'ta tutunmaya çalışıyor, ancak her gün Irak güvenlik güçlerinin ağır darbelerine maruz kalıyor" diye konuştu.
Irak'ın IŞİD için bir barınma merkezi olmadığının altını çizen Başbakan, "Ama ne yazık ki bazı haber siteleri bunu böyle yansıtıyor. Buna son vermeliler" dedi.
Irak güvenlik güçlerinin son zamanlarda kuzey vilayetlerinde çok sayıda IŞİD unsurunu öldürdüğünü belirten Kazımi, Irak ordusunun gücüne kavuştuğunu bildirerek şöyle devam etti;
"DEAŞ ve El Kaide ölüm kültürünü seviyor. Ancak ulusal kimliğini yeniden kazanan Irak halkı, inşa ve kalkınma politikasını seviyor. Bu nedenle Irak topraklarında onlar için bir barınma merkezi yok."
Irak seçimlerinin bir buçuk ay sonra yapılacağını söyleyen Başbakan, "Seçimlerin adil ve şeffaf olmasını ve Irak halkının bunları kabul etmesini bekliyorum. Seçimler, Irak tarihinde çok önemlidir" ifadelerini kullandı.
Başbakan Kazımi'den sonra bir sonraki durağımız Irak Cumhurbaşkanı Behram Salih. 
Bir önceki Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin liderliğini yaptığı Kürdistan Yurtseverler Birliği'nde siyaset yapan Salih, Talabani'nin vefatından sonra onun yerine geçti. 
Salih, özellikle Irak ve bölgenin sorunlarına aşina bir isim. Türkiye'yi de çok yakından tanıyan Salih, bölge ülkelerinin beraber büyük projelere imza atmadıkları takdirde işsizlik başta olmak üzere bir çok soruna çözüm bulamayacaklarını belirtiyor. 
Yakın zamanda Milli Eğitim Bakanı ile yaptığı görüşmeyi anlatan Salih, acil olarak 14 bin okula ihtiyaçları olduğunu ve bunu sağladıkları takdirde bunlara nasıl iş bulacakları sorusuna ülke olarak tek başına cevap veremeyeceklerinin altını çizdi.
Independent Türkçe (4).jpeg
"Bölge ve dünyada her yerde büyük dönüşümlere tanıklık ediyoruz"
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın, çeşitli ekonomik ve kalkınma yönlerini içeren üçlü işbirliği sistemi aracılığıyla Irak ile işbirliği yapmaya istekli olduğunu ifade eden Salih, "Irak'a Komşu Ülkeler Konferansı, Irak ile komşu olan ülkeler ile bölgedeki dost ülkeler arasında ekonomik entegrasyon ve işbirliğini tesis etmek için Irak'ın bölgesel meseleler ve ortaklık yolları konusundaki vizyonunu teyit etmesi için bir fırsat olacak" dedi.
Bölge ve dünyanın her düzeyde büyük dönüşümlere tanık olduğunu söyleyen Salih, başta terör ve radikalizm, ekonomik durumdaki dalgalanmalar, genç işsizliğindeki artış, ciddi iklim değişiklikleri ve çevreyi koruma ihtiyacı olmak üzere büyük ortak zorluklar olduğunun altını çizdi.
"Irak bölgede önemli bir ülke. Herkesle dengeli olan ilişkileri ve coğrafi konumu, onu diyalogda aktif bir unsur ve bölgesel çıkarların yakınlaşması için bir platform kılıyor" diyen Salih, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Irak'ın tam egemenliğe sahip bir devlet aracılığıyla eski rolüne geri dönmesi, bölgesel güvenlik ve istikrar için bir temel olacak. Irak, uzun süredir krizler, savaşlar, despotluk, terör ve başkasının hesaplaşma sahası olmaya maruz kaldı. Bunun sonucunda tüm bölge etkilendi. Bir önceki aşamanın ötesine geçmenin ve bölgeyi bir araya getiren birçok ortak noktaya ve birlikte karşılaştığı ortak zorluklara odaklanarak, bölgesel istikrarın temel direklerini pekiştirmek için çalışmanın zamanı geldi."
Independent Türkçe (2).jpeg
Independent Türkçe
"Irak'ta çözüm Iraklılardan gelecek. Yolsuzluk için uluslararası bir komisyona ihtiyacımız var"
Bölgede devam eden krizlerin, yaşanan savaşlar ve çatışmaların, Irak'ın doğal rolünden yoksun kalmasından kaynaklandığını dile getiren Salih, Irak'ın 70 yıllık savaşlar, çatışmalar, anlaşmazlıklar ve terörden sonra bir güvenlik ve istikrar ortamı yaratmayı dört gözle beklediğini dile getirdi.
Salih, "Bütün Irak halkı, devletin temel direkleri ve egemenliği güçlendirmek, kazanımlarını korumak ve Irak'ın binlerce yıldır olduğu gibi komşu ülkeler arasında bir buluşma noktası olması konusunda kararlıdır. Bölgenin ortak güvenliğe ve ekonomik karşılıklı bağımlılığa dayalı yeni bir çalışma sistemine ihtiyacı var. Irak'ın güvenliği ve istikrarı, bunun sağlanmasında vazgeçilmez bir unsurdur" dedi.
Irak'taki çözümün Iraklılardan geleceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı, "Iraklılar yetenekli bir devlete, istenen reforma doğru ilerlemeye ve ülkenin karşı karşıya olduğu iç zorluklarla yüzleşmeye kararlılar" diyerek, yaklaşan seçimler için hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Şiddet, terör ve radikalizm ile yakından bağlantılı yolsuzluk belası ile mücadele ve teröre karşı savaşın sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Salih, "Yolsuzluk ve terörizm bir madalyonun iki yüzüdür. Terörle mücadelede temel bir unsur olarak yolsuzlukla mücadele için uluslararası bir komisyonun kurulması çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Independent Türkçe (3).jpeg
Irak Cumhurbaşkanı Salih,  Independent Türkçe'nin sorularını yanıtladı
"Beşar Esad'la yakın zamanda görüştüm ve çerçevede anlaştık"
Gazetecilerle soru cevap bölümünde Independent Türkçe'nin sorduğu, 'Suriye meselesi çözülmeden bölgede çözüm olmaz dediniz. Yakın zamanda Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın da Washington temaslarında bunu dile getirdiğini biliyoruz. Mısır, Suriye'nin Arap Ligi'ne dönmesini istiyor. Irak'ın bu bağlamda bakışı nedir' sorusuna cevaben Salih, şunları söyledi:
"Dediğinize katılıyorum. Doğrudur. Irak'ın istikrarını Suriye'nin istikrarı olmadan sağlamamız çok zor. Örneğin El Hol Kampı, Suriye'nin bize taşıdığı bir mesele. Bir ahlaki, güvenlik ve insani durum söz konusu. Bu sıkıntıyı çözmeden Irak'ta problemleri çözmeniz çok zor. Bu kamp çözülmeden Suriye sorununu da çözümünüz çok zor.
Siyasi süreçle ilgili olarak yakın zamanda Beşar Esad'la görüştüm. Çok uzun bir görüşmemiz oldu. Siyasi çözüm üzerine genel mutabakata vardık. Şüphesiz bu görüşmenin içeriğini ben meslektaşlarıma yakın zamanda paylaşacağım. Bu müzakere sonucunda yeni öneriler ve hareketliliğin geleceğine inanıyorum. Suriye'ye istikrar gelmeden bölgede hiç birimizin istikrarı sağlaması mümkün gözükmüyor."

"Filistinlilerin hakları gerçekleşmeden barış olmaz"
Cumhurbaşkanı Salih, Irak'ın Filistin meselesindeki tutumunun, Filistin halkının haklarını savunma, özlemlerini gerçekleştirme ve onların tam ve meşru haklarını elde etme konusunda sabit olduğunun altını çizerek, "Filistinlilerin tam ve meşru hakları gerçekleşmeden Ortadoğu'da barış olmayacak" ifadelerini kullandı.

 


İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.