Filistinli altı mahkûmun yüksek güvenlikli İsrail Gilboa Hapishanesi’nden tünel kazarak firar etmesinin ardından, İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlar, genel seferberlik ilan ederek, kendilerine karşı alınan baskıcı önlemlerin devam etmesi halinde tüm cezaevlerinin yasalarına karşı ayaklanma tehdidinde bulundu.
Resmi bir Filistin kuruluşu olan “Mahkum İşleri Komisyonu”, hareket liderleri arasında hapishaneler ve gözaltı merkezleri hakkında istişarelerin yapıldığını; cezaevi polisinin sınır tanımaz saldırılarına her türlü araç ve yöntemle karşı çıkılacağı ve “askeri başarısızlıktan kaynaklanan nefret dolu ırkçı uygulamalara” yenik düşülmeyeceği konusunda mutabık kalındığını söyledi.
Komisyon, İsrail hükümetini ve kurumlarını “Filistinli mahkumların sağlam iradesi önündeki başarısızlığını ve yenilgisini, cezaevleri ve gözaltı merkezlerindeki mahkumlara yönelik saldırılarla örtbas etmeye çalışmakla” suçladı.
Hapishanelerdeki durum, İsrail’in uyguladığı baskıların ve yaptığı nakillerin ardından mahkumların hapishane bölümlerini ateşe vermesi sonucu büyük ölçüde kötüleşti.
Mahkumlar, İsrail’in baskılarını ve nakil operasyonlarını protesto etmek için Negev Hapishanesi’nin 6. bölümünün odalarını ateşe verdi. Ayrıca Raymond ve Megido gibi diğer cezaevlerinde de yangın çıkartmaya çalıştılar. Mahkumların bu isyanı, cezaevlerinden bir diğerine nakledilme kararlarını reddettiklerinin bir teyidi olarak gözüküyor.
İsrail Hapishane İdaresi yönetimi, Filistin İslami Cihad Hareketi’nin tutsaklarını birkaç hapishaneye nakletmek için bir plan hazırlamıştı.
Öte yandan, tutsaklara uygulanan yaptırımları değerlendiren İslami Cihad’ın silahlı kanadı Kudüs Seriyyeleri yönetimi, “Düşmana hiçbir karmaşanın esirlerimize karşı görevimizi yerine getirmemizi engelleyemeyeceğini ve tüm seçeneklerimizin açık olduğunu söylüyoruz” açıklaması yaptı.
Ancak, İsrail, hapishanelerdeki İslami Cihad mahkumlarına odaklandı. Nitekim bu harekete bağlı mahkumların tünel hücrelerinden kazıldı. Firari mahkumlardan beşi de İslami Cihad mensubu.
İsrail Hapishaneleri İdaresi dün İslami Cihad mahkumlarının diğer cezaevlerine nakledilmesi için hapishanelere çok sayıda kuvvet gönderdi, ancak Haaretz gazetesine göre hapishanelerdeki gerginlik, mahkumları nakletmekten kaçınmaya yol açtı.
Haaretz, İslami Cihad mahkumlarının bazı liderlerinin, mahkumların kaçma niyetinin farkında olup olmadıklarını doğrulamak için Şin Bet güvenlik servisi tarafından sorguya çekildiğini doğruladı.
Gazete, firar operasyonunun ardından Cezaevleri İdaresi’nin İslami Cihad mensubu yaklaşık 400 tutukluyu farklı cezaevlerine dağıtma kararı aldığını ve bu adımın çok sayıda hapishanede uygulandığını bildirdi.
Haaretz gazetesinin aktardığına göre ismi açıklanmayan bir hapishane yetkilisi, “Onlardan sadece korkuyorlar” dedi. Ancak Cezaevi İdaresi, İslami Cihad mensuplarını farklı cezaevleri arasında dağıtma emrini uygulamaya devam ettiğini söyledi. Nakillere karşı olduklarını ifade eden belirsiz sayıda mahkumun disiplin cezasıyla karşı karşıya kalacağını da sözlerine ekledi.
Diğer taraftan, Negev ve Raymond’daki çatışmalardan önce, kaçan altı mahkumun kaldığı Gilboa Hapishanesi’nin 3. bölümünde bir çatışma yaşandı.
Komisyon, Filistin Mahkumlar Kulübü ve insan hakları örgütleri, Gilboa Hapishanesi ve diğer cezaevlerindeki hareketlenmelerin, özel birimlerin uyguladığı baskıcı tedbirler nedeniyle yaşandığını aktardı.
Öte yandan, İsrail’in baskılarına misilleme olarak, Gilboa’daki bir mahkum, gardiyana sıcak suyla saldırdı.
Mahkumlar Kulübü, mahkûm Malik Hamed’in Gilboa hapishanesindeki bir gardiyana sıcak su dökerek, “mahkumlara yönelik baskı ve taciz operasyonlarına cevap verdiğini” söyledi.
Gardiyanlar, hapishanedeki 3. bölümdeki tüm mahkumları başka bir hapishaneye nakletmeden önce Hamed’i darp edip, daha sonra naklettiler.
İsrail’in firari mahkûmları geniş çapta takip etmesi dün de devam etti. Güvenlik güçleri firarilerin yakınlarını tutuklayarak üzerlerinde psikolojik baskı kurmaya çalıştı.
İşgal güçleri, aranan mahkûm Yakub Munadil Nufeyat’ın babası Yakub Nufeyat ile Arraba kasabasından mahkûm Mahmud Abdullah el-Ârida’nın kardeşi Raddad el-Ârida’yı ve takip edilen bir diğer mahkum olan Muhammed el-Ârida’nın kardeşi Bessam el-Ârida’yı tutukladı.
Ayrıca İsrail ordusu kamera kayıt cihazlarını aramak için Ya’bad ve Arraba (Cenin’in güneyinde) kasabalarına, ardından tutukluların evlerine baskınlar düzenledi. Düzenlenen baskınlar sonucunda firari mahkumların aileleri tutukladı.
Bununla birlikte, yüzlerce asker, istihbaratçı, polis köpekleri, insansız hava araçları ve çeşitli helikopterler geniş alanlarda altı firari mahkumu arıyor.
Filistin Yönetimi, Gilboa Hapishanesi’nden kaçmayı başaran altı mahkûmun hayatından, ailelerinin ve akrabalarının çektiği acılardan ve tutuklanma, baskı, şantaj ve gözdağının sonuçlarından İsrail hükümetini ve onun çeşitli kollarını sorumlu tuttu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “işgalci güç tarafından uygulanan baskıları, yapılan istismarları ve mahkumlara karşı ortaya konan müdahaleleri” kınadı. Tutukluları hedef alan ırkçı sömürgeci işgal zihniyeti ile şehirleri, kasabaları, köyleri ve kampları küçümseyen zihniyetin aynı olduğuna dikkat çeken Bakanlık, “Bugün tanık olduğumuz süreçte, altı tutukluyu arama bahanesiyle sürekli vatandaşlara saldırılıyor” dedi.
Hamas, İsrail’i tutsaklara yönelik baskıcı önlemlerini sürdürmemesi konusunda uyardı. “Onlara yönelik ihlallere göz yumulamaz. Tutsaklarımızı mücadelelerinde asla yalnız bırakmayacağız” dedi.
Altı firarinin kimlikleri
İsrail’in Gilboa Hapishanesinden Hollywood filmlerini aratmayacak bir kaçış planıyla firar eden altı Filistinli tutuklunun, İslami Cihad ve El Fetih hareketlerinin üyeleri oldukları öğrenildi. Kaçan Filistinlilerin haklarında, İsrail’de bazı hedeflere saldırılar düzenlemekle ilgili suçlamalar bulunuyor.
1-Zekeriya ez-Zebidi, El Fetih’in silahlı kanadı El-Aksa Şehitleri Tugayı liderlerinden biri.
2-Akademisyen ve yazar olan Mahmud Abdullah el-Ârida 2002’deki İkinci Filistin İntifadası sırasında İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadındaki rolü nedeniyle İsrail ordusu tarafından tutuklandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
3-Yakub Mahmud Kadri, 2002’de İsrailli yerleşimcilere düzenlenen saldırıya katıldığı gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
4-Eyhem Fuad Kemamci, 2006’da İsrailli yerleşimci Eliyahu Aşeri'yi kaçırmak ve öldürmekten tutuklanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
5-Yakub Nufeyat, İslami Cihad Hareketi’nin önde gelen üyelerinden biri.
6-Muhammed Kasım el-Ârida, 2002’de kurulan bir pusuyla tutuklandı. müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh, geçtiğimiz şubat ayında BM Güvenlik Konseyi’ne brifing verdi. (Arşiv – UNSMIL)
Geçtiğimiz şubat ayında başkent Trablus’ta düzenlenen yapılandırılmış diyalog oturumlarından (Arşiv – UNSMIL)
ABD’nin Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeremy Brent, geçtiğimiz şubat ayında Trablus’ta düzenlenen yapılandırılmış diyalog oturumlarına katıldı. (UNSMIL)
İran'ın başkenti Tahran'ın mahallelerinin bombalanmasının ardından mahallelerde dumanlar yükselirken, 1 Mart 2026 (AFP)
Güney Sudan'ın Maban kentindeki bir depoda, Dünya Gıda Programı'na ait binlerce torba ince mısır dağıtılmaya hazır durumda, 20 Ağustos 2025 (AFP)
Husi medyasına göre bilinmeyen bir yerden İsrail'e doğru bir Husi İHA’sı fırlatıldı.
Husi savaşçıları Kızıldeniz liman kenti Hudeyde'de geçit töreninde (Arşiv - Reuters)