Fas'ta iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oyları çakıldı, liberal partiler zafer ilan etti

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Sekreterliği toplu istifada bulundu

Ulusal Bağımsızlar Topluluğu (RNI) Başkanı Aziz Ahnuş, partisinin seçimleri kazandığı açıklaması ardından dün Rabat'ta düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Ulusal Bağımsızlar Topluluğu (RNI) Başkanı Aziz Ahnuş, partisinin seçimleri kazandığı açıklaması ardından dün Rabat'ta düzenlediği basın toplantısında (AFP)
TT

Fas'ta iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oyları çakıldı, liberal partiler zafer ilan etti

Ulusal Bağımsızlar Topluluğu (RNI) Başkanı Aziz Ahnuş, partisinin seçimleri kazandığı açıklaması ardından dün Rabat'ta düzenlediği basın toplantısında (AFP)
Ulusal Bağımsızlar Topluluğu (RNI) Başkanı Aziz Ahnuş, partisinin seçimleri kazandığı açıklaması ardından dün Rabat'ta düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Fas’ta Çarşamba günü düzenlenen seçimlerde Temsilciler Meclisi'ndeki 395 sandalyeden sadece 12’sini elde ederek yasama seçimlerinde ciddi bir yenilgi alan Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD/İslami kanat), hükümeti ikinci dönem yönetmesini sağlayan 125 sandalye aldığı 2016 seçimleri sonuçlarından önemli ölçüde gerilemiş oldu. Fas seçimlerinde Milli Bağımsızlar Birliği (RNI) ve Asalet ve Çağdaşlık (PAM) gibi liberal kanatta yer alan partiler ülkedeki genel seçimlerde en çok oy alan ilk iki parti olarak toplamda 179 milletvekili çıkardı ve zafer ilan etti.
İçişleri Bakanı Abdulvafi Leftit, dün sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, henüz kesin olmayan sonuçlara göre 97 milletvekili çıkarmayı başaran RNI'nın seçimlerin galibi olduğunu söylemişti. RNI, 2016 seçimlerinde yalnızca 37 sandalye kazanmıştı.
Partinin genel merkezinde seçimleri takip eden PJD liderleri, yaşanan hayal kırıklığının ardından parti liderliğinden toplu istifaya karar verildi. PJD Genel Sekreter Yardımcısı Süleyman el-Amrani’nin dünkü basın toplantısında okuduğu bildiride, “Genel Sekreterlik, bu aşamanın yönetiminde tam siyasi sorumluluğa sahiptir. Genel Sekreter başta olmak üzere üyeleri, Genel Sekreterlik’ten istifalarını sunmaya karar verdi” ifadelerine başvurdu. Açıklamada, mevcut liderliğin parti işlerini partinin iç tüzüğü mucibince yönetmeye devam edeceği de belirtildi.
Genel Sekreterlik, ‘seçim sonuçlarının kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve bu yönde kararlar alınması’ için Ulusal Konseyi (konferans sonrası en yüksek karar alma organı) 18 Eylül Cumartesi günü olağanüstü toplantı düzenlemeye davet etti. Aynı zamanda partinin olağanüstü ulusal konferansının mümkün olan en kısa sürede düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Parti, bu süreçte vatan ve yurttaşlara verdiği hizmeti doğal olarak muhalefet konumundan sürdüreceğini açıkça belirtti.
Genel Sekreterlik, “Açıklanan anlaşılmaz ve mantıksız sonuçlar; ülkemizdeki siyasi haritanın gerçeğini, partinin siyasi sahnedeki konumunu, yerel ve resmi kamu işlerini yönetmedeki sonuçları, vatandaşların seçim kampanyası sırasında partiye verdiği kapsamlı karşılığı yansıtmamaktadır” ifadelerine başvurdu.
PJD Genel Sekreteri Sadeddin el-Osmani, oylama tutanaklarını oy daireleri başkanlarından almadığı için partisinin elinde gerçek seçim sonuçlarının bulunmadığını açıklamıştı. Ancak bu açıklaması, partisinin aldığı düşük oylara yönelik hayal kırıklığını gizleyemedi.
Parti liderlerinden eski bakan Lahcen Davudi, elde edilen kötü sonuçlar nedeniyle PJD Genel Sekreterliği'nden istifa ettiğini açıkladı. PJD eski genel sekreteri Abdulilah Benkiran ise Osmani'nin genel sekreterlikten istifa etmesi, ulusal bir konferansta yeni bir lider seçilene kadar yerine Amrani’nin geçmesi çağrısında bulundu. Zirâ kendi deyimiyle ‘partinin aldığı acı mağlubiyetten’ Osmani’yi sorumlu tuttu.
İçişleri Bakanı tarafından açıklanan geçici sonuçlara göre 97 sandalye alan RNI hükümete başkanlık edebilir. Anayasadaki 47. maddede, Fas Kralı’nın Temsilciler Meclisi'nde en fazla sandalyeye sahip partiden başbakan atayacağını belirtiliyor.
RNI lideri ve Tarım Bakanı Aziz Ahnuş, dün yaptığı açıklamada, partisiyle vizyon ve ilkelerde örtüşen tüm partilerle çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
Özgünlük ve Modernite Partisi (PAM) 82 sandalyeyle ikinci sırada yer alırken İstiklal Partisi’nin 78, Sosyalist Birlik’in 36, Halk Hareketi’nin 26, İlerleme ve Sosyalizm’in 20, Anayasal Birlik’in 18, diğer partilerin ise 12 sandalye kazandığı kaydedilmişti. Nitekim geçici sonuçlar, ilk üç partinin hükümeti kurma yönünde rahat bir çoğunluğa sahip olduğunu gösteriyor.
PAM Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi’nin kuzey Terudent seçim bölgesi için, İstiklal Partisi Genel Sekreteri Nizar Bereke’nin de Larache seçim bölgesi için sandalye kazandığı kaydedildi. Agadir şehrindeki yerel seçimlerde yarışan Aziz Ahnuş’un listesi ise belediye meclisi oylarında çoğunluğu aldı.
Asilah'ta PAM adayı eski Dışişleri Bakanı Muhammed Binaysa, yerel seçimlerde ezici bir çoğunluk kazanarak Asilah belediyesindeki 30 sandalyeden 23'ünü elde etti. PJD Genel Sekreteri Osmani ise Rabat'ı çevreleyen bölgedeki yarışında Temsilciler Meclisi'nde sandalye kazanamadı. İlerleme ve Sosyalizm Partisi Genel Sekreteri Nebil Ben Abdullah’ın da aynı seçim bölgesinde yer elde etme şansı bulunmuyor.
Ulusal düzeyde katılım oranı, 2016'daki yüzde 42'ye kıyasla, yüzde 50,35'e ulaştı. İçişleri Bakanı, 8 Eylül seçimlerine 8 milyon 789 bin 676 seçmenin katıldığını, 2016 genel seçimlerine kıyasla 2 milyon 152 bin 252 seçmen artışı kaydedildiğini bildirdi. Bu rakamın Fas vatandaşının bu önemli seçimlere verdiği yüksek önemi yansıttığını da ekledi.
Vatandaşların sandığa katılımının her zamanki gibi güney illerinde (Batı Sahra) yoğun olduğundan bahseden İçişleri Bakanı; el-Uyun-es-Sakiye el-Hamra bölgesinde yüzde 66,94, Gumim-Vadi Nun bölgesinde yüzde 63,76, ed-Dahla-Vadi ez-Zeheb bölgesinde ise yüzde 58,30 oranlarında katılımın kaydedildiğini ifade etti. Bu oranların bu bölgelerdeki vatandaşların milliyetlerine ve demokrasi yolunun geliştirilmesine ne derece bağlı olduklarını kanıtladığını da vurguladı. En düşük katılım oranı ise yüzde 41,04 ile Kazablanka-Settat bölgesinde kaydedildi.
PJD’nin seçim sonuçlarının eline ulaşmadığı şikayetlerine karşılık İçişleri Bakanı ise oy sayımının tamamlanması ardından ‘oy tutanaklarının birer nüshasının tüm adayların temsilcilerine teslim edildiğini’ bildirdi. Seçim listelerinin yenilenmesi sürecinde yetkililerin büyük çaba sarf ettiğini vurgulayan İçişleri Bakanı, yeni seçmen sayısının toplamda 1 milyon 806 bin 724 seçmene ulaştığını, 40 bin 628 sandık kurulduğunu da ekledi. Seçim sürecini izleyen gözlemci sayısı, 4 bin 323’ü sivil toplum kuruluşlarına, 568’i İnsan Hakları Ulusal Konseyi’ne bağlı olmak üzere 5 bin 20'ye ulaştı. Aynı zamanda ülkenin tüm illeri ve bölgelerinde toplamda 129 yabancı gözlemci yer aldı.
İçişleri Bakanı, oy süreci sonuna kadar tüm parti aktörlerine karşı tam bir tarafsızlık benimsemeye istekli olduğunu vurguladığı bakanlığın seçim sürecinin güvenilirliği, bütünlüğü ve şeffaflığını korumak için uygun koşulları sağlama konusunda kararlı olduğunun da altını çizdi.
Seçim sonuçlarının açıklanması ardından PAM Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi, centilmen bir şekilde, partisinin seçimi önde götüren Ahnuş’u tebrik ettiğini, görevinde başarılar dilediğini açıkladı. Partisinin Temsilciler Meclisi üyeleri seçimlerinde konumunu koruyabildiğini de ekleyen Vehbi, aynı zamanda yaptıkları tüm fedakarlıklar, seçim sürecine katkıları ve katılımdaki partizan bağlılıkları için PAM’ın tüm destekçilerini tebrik etti.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.