Sisi’den insan hakları için ulusal strateji

Mısır: Cumhurbaşkanı Sisi, insan hakları için bir “ulusal strateji” başlattı ve “düşünce farklılıklarını” memnuniyetle karşıladı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi dün insan hakları için bir "ulusal strateji" başlattı ve "doğum kontrolü" ile ilgili bir yasa çıkarmayı reddetti. (DPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi dün insan hakları için bir "ulusal strateji" başlattı ve "doğum kontrolü" ile ilgili bir yasa çıkarmayı reddetti. (DPA)
TT

Sisi’den insan hakları için ulusal strateji

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi dün insan hakları için bir "ulusal strateji" başlattı ve "doğum kontrolü" ile ilgili bir yasa çıkarmayı reddetti. (DPA)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi dün insan hakları için bir "ulusal strateji" başlattı ve "doğum kontrolü" ile ilgili bir yasa çıkarmayı reddetti. (DPA)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi yaptığı açıklamada, hükümetinin "başkalarının özgürlüklerine saygı duyduğu ve daha iyi bir gerçekliğe ulaşmaya çalıştığı sürece düşünce farklılıklarını memnuniyetle karşıladığını, bu kimselerin siyasal ve kamusal yaşama katılma hakkının desteklenmesine özen gösterdiklerini” söyledi.
Dün Sisi, Mısır'da uygulaması 5 yıla yayılan ve siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel dört temayı içeren bir insan hakları "ulusal stratejisi" başlattı. Bunun yanı sıra, 2022 yılını, ülkenin insan hakları sürecini geliştirmede "kilit nokta" olarak nitelendirdiği bir “sivil toplum yılı” ilan etti.
Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamada, bu stratejinin “yeni cumhuriyeti kurma ilkelerini pekiştirici ve 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak isteyen Mısır'ın ulusal kalkınma yolunu tamamlayıcı nitelikte, kapsamlı insan hakları için ana temaları içerdiği” belirtildi.
Mısır hükümeti, özgürlük konularına odaklanan ve “hapishane ihlallerine” atıfta bulunan uluslararası eleştiriler karşısında, sağlık, ekonomik ve sosyal hakların değerini yükselten “kapsamlı insan hakları anlayışını” pekiştirmeye çalışıyor. Açıklamaya göre, kapsamlı Mısır stratejisi, bir dizi bağlantılı dosyayla ilgili olarak devletin politikalarını ve yönergelerini geliştirmeyi, hak ve özgürlükleri en üst düzeye çıkarma ve zorlukların üstesinden gelme alanında geçtiğimiz yıllarda kaydedilen ilerlemeyi daha da ileriye taşımayı amaçlıyor. Bu strateji çerçevesinde tüm medeni, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel haklara daha fazla saygı gösterilmesinin sağlanması ve devletin kadın, çocuk, genç ve yaşlı tüm insanlar ve toplumun tüm kesimlerinin haklarını desteklemesi alanında geliştirmeler yapılması amaçlanıyor.
Cumhurbaşkanı Sisi, konuşmasında, stratejinin başlatılmasını "Mısır tarihinde parlak bir nokta" olarak nitelendirerek, bunu insan haklarının ilerlemesine yönelik ciddi bir adım olarak değerlendirdi. "Mısır 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin hazırlanmasına katkıda bulunan ilk ülkelerden biridir ve bu alandaki katkısı bu tarihte bitmemiştir" dedi.
Cumhurbaşkanı Sisi, “Mısır'ın insan hakları vizyonu bir dizi temel ilkeye dayanmaktadır. Bunların ön önde gelenleri, tüm hak ve özgürlüklerin birbiriyle bağlantılı ve tamamlayıcı olması, demokrasi ile insan hakları arasında yakın bir bağlantı olması, haklar ve görevler ile birey ve toplum hakkı arasında bir denge kurulması, hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sağlamak için yolsuzlukla mücadele edilmesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Sisi, mevcut anayasanın "niteliksel olarak büyük bir atılım gerçekleştirerek hiçbir ayrım gözetmeksizin hak ve görevlerde vatandaşlık, adalet ve eşitlik ilkelerini pekiştirdiğine, fırsat eşitliğini toplumun inşasının temeli haline getirdiğine ve tüm hakların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayan temel hukuk yolu olarak yargının bağımsızlığını garanti altına aldığına” dikkat çekti.
Mısır cumhurbaşkanı, ülkesinin "fiziksel bütünlük, kişisel özgürlük, siyasi uygulama, ifade özgürlüğü, sivil dernekler kurma ve dava açma hakkına saygı duyma ve koruma" konusundaki kararlılığını vurguladı. Sisi, "Mısır, başkalarının özgürlüklerine saygı duyduğu, yapıcı ve katılımcı eleştiri yoluyla Mısır ve halkının yararına en iyi olanı elde etmeyi amaçladığı sürece, her zaman çok sayıda görüşü, hatta farklılıkları bile memnuniyetle karşılar. Mısır her zaman düşünce, yaratıcılık ve ifade özgürlüğünü benimsemiştir, bu da Mısır'ın sanat, edebiyat ve kültürde bölgesel ortamına öncü bir katkı sunması sağlamıştır... Ayrıca Mısır, adil yargılanma garantilerinin yanı sıra, adalete hızlıca ulaşılması çabalarının güçlendirilmesi gerektiğine de kesinlikle inanmaktadır” dedi.
Sivil toplumun katkılarının “son derece açık”, devletle olan ortaklıklarının da “vazgeçilmez" olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Sisi, yeni STK yasasının yürütme düzenlemelerinin çıkarılmasıyla birlikte "hükümet ve sivil toplum arasındaki yeni ortaklığın işbirliği ve hukuka saygı temellerine dayanacağına” dikkat çekti.
İnsan haklarının tüm alanlarının geliştirilmesinde önemli bir bileşen olarak siyasi ve kamusal yaşama katılım hakkının geliştirilmesine özel önem verildiğini belirten Sisi, bunun demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün temellerinin sağlamlaştırılmasına katkıda bulunacağını kaydetti.
Din ve inanç özgürlüğü düzeyinde Cumhurbaşkanı Sisi, zengin bir dini mirasa sahip olan Mısır'ın, vatandaşlık, hoşgörü ve diyalog değerlerini vurgulamak, şiddet ve ayrımcılıkla mücadele etmek için aralıksız çaba göstermeye devam ettiğini belirtti. Bu bağlamda 1800 kilise ve kiliseye bağlı yapının statüsünü yasallaştıracak kilise inşası ve restorasyonu kanununun çıkarılmasına atıfta bulundu.
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır'ın, insan hakları ve temel özgürlüklerle ilgili tüm anlaşma yükümlülüklere saygı gösterdiğini yineledi.
Sisi, Ulusal İnsan Hakları Stratejisi'nin tanıtım faaliyetleri kapsamında "İnsan Hakları: Bugünü ve Yarını" başlıklı bir panelde, “ülkesinin 2011'den bu yana, adeta ülke için bir ölüm belgesi mahiyetinde ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel zorluklarla karşı karşıya olduğunu, ancak bir “yüksek kalkınma hareketi” ile bunun üstesinden gelmeyi başardığını” söyledi.
Mısır'ın çeşitliliğe ve farklılıklara saygı duyduğunu vurgulayan Sisi, fikirlerini topluma dayatmak isteyen bir akımın olduğunu belirterek bunun diktatörce bir yol olduğu hususunda eleştiride bulundu. Uluslararası kurumlara, yoksul Afrika ülkelerine yüzlerce yıldır kendilerine özgü yoksulluk, cehalet ve geri kalmışlık ile mücadele edebilmeleri için düşük faizli krediler vermeleri çağrısında bulunarak, bu hakların temel insan hakları kapsamında olduğuna dikkat çekti.
Nüfus artışıyla ilgili olarak Sisi, sağlık sigortası, iyi eğitim ve iş imkanları gibi temel insan hak ve ihtiyaçlarının karşılanması için Mısır'ın mevcut nüfusu ile yılda yaklaşık 17-18 trilyon liraya ihtiyacı olduğunu belirterek medyayı bu tür konulara ışık tutmaya ve daha iyi bir yaşam için doğum kontrolü konusunda farkındalık oluşturmaya çağırdı. Ancak doğum kontrol yasasını çıkarmayı reddeden Sisi, "Bu konu yasayla çözülmez. Bir doğum kontrol yasası çıkarırsak, bu yasa uygulanabilecek mi?" dedi.
Sisi, “küçük yaşta evlilikler” kanunu konusunda medyayı konunun ciddiyetini konuşmaya çağırdı ve vatandaşlar arasında farkındalık ve kamuoyu oluşturmada eğitim ve dini kurumların rolünün önemini vurguladı.
Öte yandan Mısır, insan hakları dosyasında uluslararası eleştirilerle karşı karşıya. Geçen Mart ayının ortasında 31 ülke, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde yaptıkları açıklamada, Mısır'ı "aktivistlerin, gazetecilerin ve siyasi muhalif olarak görülen kişilerin terörle mücadele yasaları kapsamında yargılanmasına son vermeye ve onları koşulsuz olarak serbest bırakmaya” çağırdı. Ancak Mısır Dışişleri Bakanlığı, “yanlış bilgiler” içerdiğini belirterek bu açıklamaları kabul etmedi.



Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon, pazartesi günü Suudi Arabistan’a yönelik insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip edildiğini ve tehdide müdahalenin sürdüğünü açıkladı.

Husiler, Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırılarını sürdürürken koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki dün yaptığı açıklamada, bir mühimmatın Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın 4 numaralı yolcu terminaline isabet ettiğini bildirdi. Maliki, hava savunma sistemlerinin havalimanı çevresinde bir başka seyir füzesini de önlediğini belirtti.

Maliki ayrıca Hamis Muşayt’ı hedef alan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini, Doğu Bölgesi’nde ise bir İHA’nın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını açıkladı.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası alanda geniş çaplı kınamalara yol açarken Suudi Arabistan’la güçlü bir dayanışma mesajı verildi.


Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
TT

Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)

Libya’daki “Ulusal Ordu”nun Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile Bingazi’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında bir araya gelerek çeşitli güvenlik meselelerini ele aldı. Hafter, iki halk arasındaki köklü kardeşlik ve tarihî bağlara dikkat çekti.

Suriye diplomasisi, eş-Şeybani’nin ağustos ayının sonunda başkent Trablus’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaklaşık 14 yıllık Libya yokluğunu sona erdirmişti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedeflenirken, Suriye’nin Libya Büyükelçiliği de yeniden açılmıştı.

Genel Komutanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Saddam Hafter’in Bingazi’deki merkezde gerçekleşen görüşmede Suriye yönetiminin “ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması, geçiş sürecinde karşılaşılan zorlukların aşılması, hayatın normale döndürülmesi ve uluslararası topluma açılım” konularındaki rolünü takdir ettiği belirtildi.

Hafter, Genel Komutanlığın Suriye yönetiminin yanında olduğunu vurgulayarak, “Kardeş Suriye halkına destek olmak ve Suriye’nin Arap ve uluslararası arenadaki konumunu yeniden kazanmasını sağlamak için elimizden gelen her türlü yardımı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

scdfb
Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyetle dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezinde görüştü. (Genel Komutanlık)

Suriye Dışişleri Bakanı eş-Şeybani ise Suriye yönetiminin Libya’da her düzeyde kalıcı istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak girişimleri desteklemeye önem verdiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Eş-Şeybani, görüşmede Suriye’deki son gelişmelere ilişkin de bilgi verdi.

Toplantıya Suriye tarafından Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Tahan da katıldı.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığına göre görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda iş birliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı. Bu kapsamda, Bingazi’de Suriye Başkonsolosluğu açılması, iki taraf arasındaki ortak güvenlik meseleleri ve Libya’da kayıp olan Suriye vatandaşlarının durumunun takibi konuları ele alındı.

Suriye’nin Trablus Büyükelçiliği, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin Ağustos 2011’de devrilmesinden aylar sonra, 2012 yılında kapatılmıştı. Bu karar, o dönemde Libya’da oluşturulan Ulusal Geçiş Konseyi’nin Suriye devrimini tanımasının ardından alındı. İki ülke arasındaki ilişkiler, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde bu tarihten sonra kesildi.

Eş-Şeybani, daha önce 4 Ağustos’ta Libya’nın Şam Büyükelçiliği maslahatgüzarı Velid Hasan Ammar ile de görüşmüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alınmış, karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştu.

cvgr
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezine gelişinde (Genel Komutanlık)

 


Libya’da öğretmen hareketi, eğitimi aksatmayı sürdürmekle tehdit ediyor

Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
TT

Libya’da öğretmen hareketi, eğitimi aksatmayı sürdürmekle tehdit ediyor

Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)

Libya’da öğretmenlerin grevi, özellikle ülkenin batısındaki bazı bölgelerde eğitimi aksatmayı sürdürdü. Öğretmen Hareketi’nin başkanı, bütün talepleri karşılanana kadar protestoların devam edeceğini açıkladı. Bu tutum, geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin okullarda eğitimin yeniden başlaması yönündeki çağrılarına ve Genel Öğretmenler Sendikası’nın oturma eylemini sona erdirme kararına rağmen değişmedi.

Öğretmen Hareketi Başkanı Eşref el-Hadi, dün basına yaptığı açıklamada, “Öğretmenlerin talepleri resmî olarak karşılanmadan oturma eyleminden ve grevden vazgeçmeyeceğiz. Taleplerimizin başında maaş artışı ve geçmiş dönemlerden kaynaklanan mali farkların ödenmesi geliyor” dedi. El-Hadi, okullara dönüşün, resmî, bağlayıcı ve uygulanabilir kararlarla desteklenmeyen yeni vaatlere dayandırılamayacağını vurguladı.

Anlaşmazlık, eğitim-öğretim yılının 13 Eylül’de başlaması planlanan tarihin üzerinden dört haftadan fazla zaman geçmesine rağmen okullarda eğitimin ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Grev, söz konusu tarihte başlamış ve farklı bölgelerdeki devlet okullarına yayılarak kamu kurumlarının önünde düzenlenen protestolarla devam etmişti.

Buna karşılık Ulusal Birlik Hükümeti Eğitim Bakanı Muhammed el-Karyu, dün ülkenin kuzeybatısındaki Tacura Belediyesi’ne bağlı bazı okulları ziyaret ederken, bakanlığın ve yürütme makamlarının öğretmenlerin haklarını korumaya ve talepleriyle ilgilenmeye önem verdiğini belirtti. El-Karyu, bu yaklaşımın öğretmenlerin eğitim görevlerini yerine getirirken gösterdikleri çabaların takdir edilmesinin bir gereği olduğunu ifade etti.

x
Ulusal Birlik Hükümeti Eğitim Bakanı, dün Tacura’daki okulları ziyaret etti (Bakanlık)

El-Karyu, eğitim kurumlarının istikrarlı biçimde faaliyet göstermesinin ve derslerin düzenli yürütülmesinin, öğrencilerin kapsamlı ve sürdürülebilir eğitim hakkını güvence altına alan temel unsur olduğunu belirterek, bunun öğrencilerin geleceğini ve akademik gelişimini korumak açısından önemine dikkat çekti.

Başbakan Abdülhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti, Libya Genel Öğretmenler Sendikası ile varılan uzlaşının ardından eğitimin yeniden düzenli biçimde başlamasını sağlamaya çalışıyor. Ancak Öğretmen Hareketi, söz konusu uzlaşmayı nihai bir çözüm olarak kabul etmiyor ve yeterli güvencelerden yoksun olduğunu belirtiyor.

Cumartesi akşamı Trablus’ta Maliye, Yerel Yönetimler, Eğitim, Sağlık, Gençlik, Kültür ve Sanayi ve Madenler bakanlarının yanı sıra Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri, belediye başkanları ve eğitim denetim birimlerinin yöneticilerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıda derslerin pazar gününden (dün) itibaren yeniden başlaması çağrısı yapıldı.

Katılımcılar, öğrencilerin eğitim hakkını “ulusal bir öncelik” olarak nitelendirdi. Genel Öğretmenler Sendikası’nın oturma eylemini sona erdirme kararını memnuniyetle karşılayan yetkililer, öğretmenleri okullara dönmeye çağırdı. Açıklamada, “Eğitimin aksamasının sürmesi, öğrenciler ve velileri üzerindeki olumsuz etkileri artırıyor” uyarısında bulunuldu.

Eğitim krizine güvenlik boyutu da eklendi

Eğitim krizine bir güvenlik kurumunun da müdahil olduğunu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İç Güvenlik Kurumu, cumartesi akşamı yayımladığı açıklamada, eğitim kurumlarının ve eğitim denetim birimlerine ait binaların demir zincirlerle kapatılması ve çeşitli bölgelerde derslerin engellenmesi konusunda uyarıda bulundu.

Kurum, açıklamasında söz konusu düzensizlikler karşısında “seyirci kalmayacağını” belirterek eğitim güvenliğinin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Eğitim kurumlarının baskı aracı olarak kullanılmasının açık bir hukuk ihlali teşkil ettiğini kaydetti.

İç Güvenlik Kurumu, protestoları kışkırtmakla, uygulamakla veya siyasi amaçlarla istismar etmekle suçlanan kişilerin “hukuki ve ahlaki sorumluluk taşıdığını” belirtti. Kurum ayrıca, olaya karıştığı tespit edilen kişiler hakkında kararlı hukuki ve güvenlik tedbirleri alınması amacıyla yargı makamlarıyla koordinasyon yürütüleceğini duyurdu.

Yerel gözlemciler, bu açıklamayı okulların kapalı tutulmasının sürmesine yönelik doğrudan bir tepki olarak değerlendirdi. Gelişmenin, krize yaklaşımın sendikal ve idari çerçevenin ötesine geçerek güvenlik boyutuna taşındığına işaret ettiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Libya Haber Ajansı’dan aktardığıma göre ajansa açıklamalarda bulunan Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanlığı Teknik ve Ortaöğretim Enstitülerinden Sorumlu Müsteşarı Abdülkadir ez-Zuruk Gani, öğretmenlerin taleplerinin resmî olarak ilgili bakana iletildiğini ve inceleme aşamasında olduğunu belirtti.

Taleplerin “meşru ve yasalarla güvence altına alınmış” olduğunu belirten Gani, öğretmenlerin haklarının korunması ve eğitimin en kısa sürede yeniden başlaması için diyaloğun sürdürülmesi çağrısında bulundu. Gani, gerekli işlemler tamamlanıp resmî karara varılmadan, eğitim takvimine ilişkin herhangi bir tarih açıklamayacaklarını da ifade etti.

Ülkenin doğusundaki Bingazi’de Eğitim Denetim Birimi Başkanı Cuma Halife de cumartesi günü kentteki öğretmen sendikası başkanı, okul yöneticileri ve sendika temsilcileriyle yaptığı toplantıda öğretmenlerin haklarına destek verdi. Halife, öğretmenlere hak ettiklerinin verilmesinin ve mesleki ve ekonomik koşullarının istikrara kavuşturulmasının önemini vurguladı.

Öğretmen Hareketi’nin talepleri arasında maaş cetvelinin birleştirilmesi, geçmiş dönemlerden kalan ücret farklarının ödenmesi, sağlık sigortasının uygulamaya konulması ve Öğretmeni Koruma Kanunu’nun yürürlüğe geçirilmesi bulunuyor.

Hükümet daha önce ekim ayı maaşından itibaren birleşik maaş cetvelini uygulamaya koymayı, ders saati ek ödeneğini düzenli ödemeyi, geçmiş dönemlere ait ücret farklarını belirlemeyi ve eğitim çalışanlarını sağlık sigortası sistemine dâhil etmek için çalışma yürütmeyi taahhüt etmişti.

Ancak hükümetin ve sendikanın açıklamalarına rağmen, Öğretmen Hareketi’nin protestoları sürdürme konusundaki ısrarı nedeniyle okullarda eğitimin ülke genelinde ne ölçüde normale döneceği belirsizliğini koruyor.