Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Salih ve Hafter’i kabul etti

Libya Başsavcılığı, Dışişleri Bakanı Necla Menguş’u 3 büyükelçinin şikayeti üzerine ifadeye çağırabilir.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’i dün Kahire'de kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’i dün Kahire'de kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Salih ve Hafter’i kabul etti

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’i dün Kahire'de kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’i dün Kahire'de kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Libya’daki taraflar, Mısır'ın bu yılın sonundan önce planlandığı gibi cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasını tehdit edebilecek anlaşmazlıkları çözmeye yönelik yeni bir arabuluculuk girişimi için dün Kahire'ye gelmeye başladılar. 
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi tarafından yayınlanan açıklamaya göre Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Başkomutanı Mareşal Halife Hafter'i Genel İstihbarat Başkanı Abbas Kamil'in huzurunda kabul etti. 
Sözcü dün yaptığı açıklamada, "Mısır ile Libya ve kardeş halklarını birbirine bağlayan özel ilişkiler ve Libya'nın siyaset ve güvenlik düzeyindeki istikrarının Mısır'ın istikrarının bir parçası olduğu yönündeki Mısır’ın köklü politikası çerçevesinde Libya arenasındaki son gelişmelere ilişkin tartışmaların ele alındığını” belirtti. 
Açıklamada Sisi'nin Salih ve Hafter'in Libya halkının iradesini uygulama ve Libya'da güvenlik ve istikrarı yeniden sağlamanın yanı sıra ülkenin egemenliğini ve birliğini koruma amacıyla ulusal çıkarlarını koruma konusundaki sürekli istekliliğine övgüde bulunduğu ifade edildi. 
Sisi, önemli parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla Mısır'ın önümüzdeki dönemde de Libya’daki ulusal kurumların birleştirilmesi ve uyumunu sağlamaya katkıda bulunacağını ve tüm Libyalı kardeşlerle koordinasyon çabalarına devam edeceğini vurguladı. Aynı zamanda Mısır’ın, öncelikle kendi gündemlerini Libya halkı pahasına uygulamayı amaçlayan dış müdahaleyi önlemenin yanı sıra, tüm yabancı güçleri ve paralı askerleri Libya topraklarından uzaklaştırmak için çabalayacağını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’nün açıklamasına göre Salih ve Hafter ise Mısır'ın rolünü ve krizin başlangıcından bu yana Libya'daki kardeşlerini desteklemek için gösterdikleri çabaları takdir ettiklerini dile getirdiler. Ayrıca Mısır’ın, iki ülkeyi ve halklarını birbirine bağlayan köklü ilişkiler çerçevesinde geçiş döneminde Libyalı kardeşlerine verdiği desteği ifade ettikleri belirtilen açıklamada, aynı zamanda özellikle Libya Ulusal Ordusu'nun birleşmesine katkıda bulunarak kendilerine emanet edilen tarihi sorumluluğu yerine getirmede dayanışma içinde olduklarını belirttikleri kaydedildi. Bunun yanı sıra, Mısır'ın kalkınma tecrübesinin Libya'ya aktarılmasındaki hayati rolünün dile getirildiği ve Libya’nın bu konuda eski Mısır şirketlerinin deneyim ve kabiliyetlerinden yararlandığı ifade edildi.
Salih ve Hafter ayrıca, özellikle bu yıl sonundan önce cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasını sağlama ihtiyacı ve yabancı tarafları Libya'dan “paralı askerleri” çıkarmaya zorlayarak güvenliğin güçlendirilmesine paralel olarak Libya’da geçiş dönemini yönetme konusundaki Mısır’ın tutumlarının kendileriyle tutarlı olduğunu vurguladı. Böylece güvenlik kurumları sorumluluklarını ve görevlerini üstlenecek ve bu durum Libya genelinde güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etme çabalarının güçlendirilmesine katkıda bulunacak.
Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi (TM) 45 milletvekilinin güvenoyunu geri çekme talebinde bulunmasının ardından Dibeybe hükümetinin durumunu belirlemeye yönelik oturumları önümüzdeki haftaya kadar askıya aldı. TM resmi sözcüsü Abdullah Bilhak, bu talebin sunulmasından sekiz gün sonra konunun görüşüleceğini ve dikkate alınacağını belirterek, geçen haftaki sorgulama oturumunda hükümetin yanıtlarını tartışan Meclis’in oturumunu önümüzdeki haftaya ertelediğini kaydetti.
Resmi olarak geçen Mart ayında göreve başlayan hükümetten güvenin geri çekilmesi için 200 milletvekilinden en az 87'sinin onayının alınması gerekiyor. Ancak bazı milletvekillerinin istifa etmesi, bazılarının ise ölmeleri nedeniyle şuan milletvekili sayısı 170’e düştü. Meclis tüzüğü, milletvekillerinin çoğunluğunun hükümete olan güvenoyunu geri çekmeyi kabul etmesi halinde hükümetin istifa etmiş sayılacağını, ancak yeni bir hükümet kurulana kadar iş yapmaya devam edeceğini belirtiyor.
Dibeybe, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ile iki yardımcısı Abdullah el-Lafi ve Musa el-Koni'nin huzurunda, önceki gün düzenlenen sürpriz bir toplantıda, yaklaşan seçimler, ulusal uzlaşı dosyasını ve başarısını sağlamanın yollarını ele aldı.
Öte yandan, görünüşe göre Libya istihbarat servisinin eski başkanı merhum Cumhurbaşkanı Muammer Kaddafi'nin damadı olan ve  şu anda başkentte bir hapishanede tutuklu bulunan Abdullah es-Senussi'nin serbest bırakılmasına hazırlık olarak  Menfi, Senussi'nin mensubu olduğu Magarha kabilesinden bir heyet ile iki yardımcısı huzurunda bir araya geldi.
Menfi, aşiretin ileri gelenlerinden oluşan heyetin, ulusal uzlaşma projesini tamamlayabilmesi ve Libya'nın tüm bölgelerinde istikrarı sağlayabilmesi için Başkanlık Konseyi'ne verdikleri desteği açıkladıklarını bildirdi. Ayrıca heyetin, Adalet Bakanlığı ile işbirliği içinde haklarında soruşturma yürütülen bazı tutukluların serbest bırakılması konusunda verdiği desteğe övgüde bulundu. Menfi heyetin kendisinden Libyalıları yeniden birleştirmeyi amaçlayan uzlaşma projesinin başarılı olması için bu girişimi sürdürmesini istediğini belirtti.
Diğer taraftan başkent Trablus'taki Başsavcı, Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş’u, yakın zamanda görevlerinden alınan Libya'nın yurtdışındaki üç büyükelçisinin şikayeti üzerine cezai soruşturma ile tehdit etti.
Başsavcı Sıddık es-Sur, Libya'nın Arap Birliği Temsilcisi’nin yanı sıra ABD ve Umman’daki eski Libya büyükelçileri tarafından Menguş’un son günlerde kendilerini emekliye sevk etmesinin ardından kendisine sunulan şikayeti Başkanlık Konseyi'ne iletti. Başsavcı Sur’un ofisine göre başsavcının, Menguş’un "ihlalleri" olarak nitelendirdiği değerlendirmesinde, "görevi kötüye kullanmasının cezai sorumluluk altına alınması, ülkenin yurt dışındaki imajını bozma ve yüksek menfaatlerine zarar verme" sonucuna varıldı. Ayrıca Menguş’un büyükelçilere yönelik “hata ve suistimaller” ile yetkileri kullanmakta yaptığı ihlallerin yürürlükteki kanun ve mevzuata aykırı olduğu kaydedildi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.