Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Otoritesi Genel Sekreteri Uhali, Şarku’l Avsat’a konuştu: Yatırımcı çekmek istiyoruz ve yerelleştirme şartlarına uyuyoruz

Mühendis Ahmed el-Uhali geçtiğimiz Salı günü Londra’daki DSEI Savunma Fuarı’nda Suudi Arabistan’a tahsis edilen kısımda basına demeç verirken (Şarku’l Avsat)
Mühendis Ahmed el-Uhali geçtiğimiz Salı günü Londra’daki DSEI Savunma Fuarı’nda Suudi Arabistan’a tahsis edilen kısımda basına demeç verirken (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Otoritesi Genel Sekreteri Uhali, Şarku’l Avsat’a konuştu: Yatırımcı çekmek istiyoruz ve yerelleştirme şartlarına uyuyoruz

Mühendis Ahmed el-Uhali geçtiğimiz Salı günü Londra’daki DSEI Savunma Fuarı’nda Suudi Arabistan’a tahsis edilen kısımda basına demeç verirken (Şarku’l Avsat)
Mühendis Ahmed el-Uhali geçtiğimiz Salı günü Londra’daki DSEI Savunma Fuarı’nda Suudi Arabistan’a tahsis edilen kısımda basına demeç verirken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI), askeri sanayileşme için ulusal yetenekleri geliştirmeyi, sektörü yerelleştirmeyi ve GAMI’yi iş fırsatları sağlayan ve yerel ekonomiye katkılarını artıran bir kol haline getirmeyi amaçlıyor.
Askeri Sanayi Genel Otoritesi Genel Sekreteri Mühendis Ahmed el-Uhali, yaptığı açıklamada Otorite’nin Suudi Arabistan’daki askeri sanayi pazarına girmek isteyen yabancı yatırımcıya herhangi bir kısıtlama getirmemek için sektöre yatırım için düzenleyici adımlar attığını ifade etti. Yatırımcıların yerelleştirme, istihdam ve teknoloji transferi sürecinde Suudi Arabistan’ın ortakları olacağına işaret eden Uhali, Suudi Arabistan'ın özellikle bu sektöre ve genel olarak diğer sanayi sektörlerinin geri kalanına yatırım için ideal bir yer haline geldiğini vurguladı.
Suudi Arabistan’ı temsilen İngiltere'nin başkenti Londra'nın ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Savunma ve Güvenlik Ekipmanları Fuarı’na (DSEI) fuarına katılan GAMI Genel Sekreteri Ahmed el-Uhali Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda Suudi askeri sanayi sektörünün yerelleştirilmesi konusundaki beklentiler ve gelecek vizyonu hakkında konuştu. Askeri sanayi sektörü ile ilgili diğer konuların yanı sıra, GAMI’nin dört yıl içindeki başarılarına da değindi.
İşte GAMI Genel Sekreteri Ahmed el-Uhali’nin Şarku’l Avsat’a verdiği röportajın tam metni:

Sayın Genel Sekreter, GAMI bugün ‘Suudi Arabistan'da Yatırım Yap’ sloganıyla savunma ve güvenlik alanlarında uzmanlaşmış en önemli uluslararası fuarlardan birinde Suudi Arabistan'ın temsiline öncülük ediyor. Buradaki hedefiniz nedir?
Suudi Arabistan Krallığı'nın Uluslararası Savunma ve Güvenlik Ekipmanları (DSEI) fuarına katılımının, askeri endüstriler sektöründe uzmanlaşmış endüstrilerin gelişimi için nitel bir platformu temsil ettiğine şüphe yoktur. Bu, bu alandaki uluslararası oyuncular arasında ortaklıklar oluşturulması, bilgi ve deneyim alışverişi ve teknoloji transferinde bulunulması ile sağlanıyor. Suudi Arabistan savunma ve ulusal güvenlik sektörüne yüksek öncelik vermektedir. Bu öncelik, ulusal ekonomimizi zenginleştirme ve sürdürülebilir refahın kaynağı olması için Krallık’taki çeşitli endüstrileri yerelleştirmeyi amaçlayan bilge yönetimin talimatları ile veriliyor. Bu nedenle, Krallık'taki askeri endüstriler sektörünün yerelleştirilmesinden, düzenlenmesinden ve etkinleştirilmesinden sorumlu otorite olmak üzere Askeri Sanayiler Genel Otoritesi kuruldu. Bu katılım ve temsil, GAMI’nin sektörde gelecek vadeden yatırım fırsatlarını tanıtıp yatırımcıları destekleyip ve Suudi askeri ve güvenlik endüstri pazarına girişlerini kolaylaştırarak sektörün güçlendirilmesine yönelik hedeflerinden biridir. GAMI ile kamu ve özel sektördeki tüm ortakları tarafından temsil edilen Krallık'taki askeri sanayi sektörü sistemi, Suudi Arabistan’daki askeri endüstrilerin yerelleştirilmesi gibi stratejik bir hedefe ulaşmak için çalışmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Riyad’ın 2030 yılına kadar askeri teçhizat ve hizmetlere yaptığı harcamaların yüzde 50'sinin üstünde bir oranda yerelleştirmesi hedefleniyor.

Bugün Suudi Arabistan'da askeri sanayi sektörü gibi devasa bir sektöre öncülük ediyorsunuz. GAMI’nin kuruluşundan bugüne kadar sektörün tanık olduğu gelişme aşamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
GAMI, hakkındaki değerlendirmem oradaki konumum nedeniyle tarafsız olmayabilir. Ancak bu, onun umut vaat eden geleceği hakkında en üst düzeyde iyimserliği ifade etmememi engellemiyor. Gösterge ve rakamlar bunu kanıtlıyor. Sektörde bu yılın ilk yarısının sonuna kadar dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Ruhsat verilen 99 yerel ve uluslararası şirket düzeyinde bu yılın ilk çeyreğine oranla yüzde 41’lik bir artış gözlendi. Bu şirketler, Suudi ekonomisinin tanık olduğu kapsamlı kalkınma sürecinin bir parçası olmak istiyor. Bazı şirketler, paralarını Suudi Arabistan’a yatırmaya karar verdi ve bu boşuna değildi. Birçok avantajı bulunuyor. Suudi Arabistan’ın küresel tedarik zincirlerinin kalbindeki stratejik konumu, niteliksel potansiyeli, Kral Selman bin Abdulaziz yönetiminin yabancı yatırımcılara sağladığı kolaylıklar, bu avantajlardan en önemlileri arasında bulunuyor. Krallık yatırımcılara ayrıca geçmişte olduğu gibi yerel bir ortağa ihtiyaç duymadan tüm projesine sahip olma olanağı sunuyor.
İyimser göstergeler yukarıdakilerle sınırlı değil, bunların da ötesine uzanıyor. Özellikle de sektörün devlet tarafından kabul edilen ve başarı vaadinde bulunduğu ve stratejik projelere harcamak için finansal ve insani yeteneklerini kullandığı niteliksel inisiyatifler aldığı göz önünde bulundurduğumuzda bunlar, Suudi Arabistan’ı bugün küresel olarak askeri endüstrinin en büyük etkileyicilerden biri haline getiriyor.

Bu ruhsat verilen şirketlerin yerelleştirme programları üzerindeki etkisi nedir?
Etki, Allah’ın izniyle olumlu. Askeri harcamalarımızın yüzde 50'sini yerelleştirmeye yönelik çabalarımızın 2030 yılına kadar destekleyici sektörlerde 40 binden fazla doğrudan ve 60 bine yakın dolaylı iş yaratması bekleniyor. Bu işlerin çoğu Suudi Arabistan’ın yetkinlikleriyle doldurulacak. Şu anda ilgili makamlar, araştırma merkezleri ve üniversiteler ile işbirliği içinde teknik eğitim ve öğretim programlarını uyumlu hale getirip, askeri endüstriler sektörüne yetenek ve uzmanlığı çekmek için ortaklıklar kurarak insan kaynağını nitelikli hale getirmek için gelişmiş programların hazırlanması üzerinde çalışıyoruz.

Bu bizi Suudi Arabistan'da askeri sanayi sektörünün üzerinde çalıştığı strateji hakkında bir soruya mı götürüyor?
Sektöre yönelik Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış bir stratejimiz var. Bu strateji, askeri sanayi sektörünün bilge yönetimden aldığı sınırsız destek ve özel ilginin bir uzantısıdır. Ülkenin stratejik bağımsızlığını güçlendirmeye, ulusal askeri endüstriyel yeteneklerini geliştirmeye ve onu Suudi ekonomisinin önemli bir kolu olacak şekilde yerelleştirmeye yönelik bilge ve iddialı vizyonunu somutlaştırmak amacı taşıyor. GAMI’de 3 ana sütundan oluşan bir strateji üzerinde çalışıyoruz: GAMI’nin ihalelerde yerelleştirmeye öncelik verilmesine katkıda bulunacak ve Krallıktaki askeri ve güvenlik güçlerimizin birleşik satın alma gücünden en yüksek harcama verimliliğini elde etmek için yararlanacak tedarik mekanizmasını geliştirmek için çalıştığı askeri tedarik. İkinci sütun, sektörün yerelleştirmesi. Bu, sektörde şeffaflığı artıran ve sektöre yatırımı teşvik eden düzenlemelerle mevzuatın belirlenmesinden sorumlu düzenleyici sütundur. Üçüncüsü, araştırma ve teknoloji ayağı. Bu sütun da insan kaynakları oluşturmak, araştırma ve geliştirme çabalarını askeri ve güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını karşılayan alanlara yönlendirmek için eğitim ve pratik programları uyguladığımız yetenekleri geliştirmenin temel direğidir.

2030 Vizyonu hedefleri açısından neler başarıldı?
Kısa bir süre içinde sektörün yerelleştirilmesi ile ilgili 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmayı başardık. GAMI’nin 2017 yılında kurulmasından önce askeri teçhizata yapılan harcamaların yerelleşme oranı yaklaşık yüzde 2 idi. 2017 yılında kurulmasından sonra yerelleştirme oranını yükseltmek için kamu ve özel sektörlerden tüm ortaklarla birlikte çalıştık. Bu bütünleştirici çabalar sayesinde 2020'de yüzdeyi iki katından fazla artırarak yüzde 8 oranına ulaştık. 2030 yılına kadar yerelleştirme oranının yüzde 50’nin üzerine çıkarılması olan nihai hedefimize giden yolda bu cephede hala ilerleme kaydediyoruz.
GAMI ayrıca Suudi Arabistan’daki savunma ve güvenlik makamlarının satın alma gücünü en üst düzeye çıkarmak ve birleştirmek amacıyla askeri tedarik için bir mekanizma oluşturmaya çalıştı. GAMI, savunma ve güvenlik sektöründe tedarik için bir katma değer elde etmeyi başardı. Sektör düzenlemeleri açısından, ülkede ilk kez şimdiye kadar yatırımcılar tarafından çok iyi karşılanan endüstriyel lisanslama platformunu kurduk. Ayrıca ‘Yatırımcıyı Tedarik Zinciri Yoluyla Güçlendirme’ programını başlattık. Böylece sektör içinden veya ilgili alanlardaki endüstriyel yatırımcılar için hedeflenen yerelleştirme fırsatları belirlendi.  

Sayın Genel Sekreter, sektörde tedarik zincirleri ile yatırımcıyı güçlendirmekten bahsettiniz. Daha ayrıntılı anlatır mısınız?
Suudi Arabistan’da askeri sanayi sektöründe tedarik zincirleri aracılığıyla yatırımcıyı güçlendirme projesi, yakın zamanda duyurulan en önemli ve öne çıkan projeler arasında yer alıyor. Projenin önemi, Riyad’ın 2030 yılına kadar askeri teçhizat ve hizmetlere yapılan hükümet harcamalarının yüzde 50'sinden fazlasını yerelleştirme çabalarını güçlendirmesinde yatmaktadır. Ayrıca, Suudi Arabistan’daki askeri sanayi sektörünün tedarik zincirlerinde hedeflenen birçok yatırım fırsatı aracılığıyla yatırımcıyı desteklemeye ve güçlendirmeye de katkıda bulunacaktır.
Ortaklarla birlikte çalıştık. 6 savunma ve güvenlik alanında yerelleştirme ile ilgili 74 yatırım fırsatı bulduk ve fırsatları tanıtmak için 350'den fazla yatırımcı ve ortakla görüştük. Sektördeki endüstriyel hedefler için net bir yol haritası geliştirmek için kamu ve özel sektördeki ortaklarımızla yan yana çalıştık. Sektörün tedarik zincirlerinde öncelikli çıktıları belirledik.

Yatırımcı bu fırsatlara nasıl erişecek ve bunlar hakkında nasıl bilgilenecek?
Tedarik zincirlerinde hedeflenen fırsatların çıktıları arasında yatırımcıların yerelleştirme fırsatlarına erişmelerini ve sektördeki yatırımcıların endüstriyel yeteneklerinden haberdar olmalarını sağlayan ‘Askeri Endüstriler’ platformunu kurduk. Platform, GAMI tarafından platforma kayıtlı tüm patentli ve ruhsatlı yatırımcılarla sektörü bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Platforma kayıtlı tüm yerel ve uluslararası şirketler, sunulduğunda, sektör tarafından sağlanan yerelleştirme fırsatlarını hızlı ve kolay bir şekilde tespit edebilecekler. ‘marketplace.gami.gov.sa.’ adresi aracılığıyla yerli firmalar uluslararası firmalarla, özellikle orijinal üreticilerle iletişime geçebiliyor.

GAMI, yabancı yatırımcıları Suudi Arabistan’da sektöre yatırım yapmaya çekmek için neler sunuyor?
GAMI, Suudi Arabistan’daki yatırım ortamının entegre bir resminin sunulmasını sağlamak için Krallığa yatırım çekmekle ilgili tüm taraflarla entegre bir şekilde çalışır. GAMI, sektöre yatırım için düzenleyici çerçeveler geliştirmiştir. Buna göre yerelleşme, istihdam ve teknoloji transferi sürecinde bize ortak olacağı sürece, Suudi Arabistan’daki askeri sanayi pazarına girmek isteyen yabancı yatırımcılar için herhangi bir kısıtlama yoktur. Askeri sanayi sektöründeki yatırım ortamının günümüzde uluslararası yatırımcılar için cazip ve verimli bir ortam haline gelmesi nedeniyle Krallığın özellikle bu sektöre ve genel olarak diğer sanayi sektörlerinin geri kalanına yatırım için ideal bir yer haline geldiğine inanıyoruz.

GAMI’nin sektörün gelişmesine ve yerelleşmesine destek olmak için üzerinde çalıştığı en önemli projeler nedir?
GAMI’nin proje ve programları arasındaki ulusal önceliklere ulaşmak ve mevzuat geliştirmek, askeri sanayileşme ihalelerinin verilmesi ve yerel üreticilerin desteklenmesi ve güçlendirilmesi için mevzuat geliştirmek, öncü şirketler olmak için gelecek vaat eden yerel şirketler geliştirmek, küresel konumlarını ileriye taşımak için büyük ulusal şirketleri desteklemek Otorite’nin stratejik adımlarıdır. GAMI’nin yakın zamanda açıkladığı bu stratejik projeler arasında, yerel olarak üretmeye ve yerelleştirmeye çalıştığımız bir askeri zırhlı araç olan ‘ed-Dahana (Al-Dahna) Arabası’ da yer alıyor. Ayrıca, yerel olarak üretilen ilk HSI32 hızlı müdahale botunun denize indirilmesi için Savunma Bakanlığı ile işbirliği içinde çalıştık. Buna ek olarak Krallık’taki askeri endüstrileri yerelleştirme planının bir parçası olarak, ilk yüzer iskelenin açılışı yapıldı. İskele, Fransız CMN Company ve Zamil Offshore Services Company arasındaki işbirliğinde en son uluslararası şartnamelere ve standartlara uygun olarak yerel olarak üretilmiştir. Yakın zamanda, Middle East Propulsion Company ile ABD menşeili ‘Honeywell International’ arasında AGT 1500 motorlarının onarım, bakım ve revizyon yeteneklerinin yerelleştirilmesini amaçlayan bir anlaşmanın imzalandığını açıkladık.

Düzenleyeceğiniz uluslararası savunma fuarının tanıtımı da dahil olmak üzere askeri sanayi sektöründe uluslararası katılımlar gerçekleştiriyorsunuz. Bunun için hedefleriniz nelerdir?
Kuruluş amacına uygun olarak GAMI’nin görev ve amaçlarından biri, gelecek vaat eden bu sektörü ve hedeflenen fırsatları tanıtmak amacıyla uluslararası askeri sanayi sektörünün önde gelen temsilcisi olmaktır. Bu nedenle, Askeri Sanayiler Genel Otoritesi, kamu ve özel sektörden ortaklarımızla koordinasyon ve işbirliği içinde Suudi Arabistan’ın bu sektöre uluslararası katılımını organize etmekten sorumludur. Allah'a hamd olsun, uluslararası katılımımız sırasında, ülkenin askeri sanayi sektörüne ve ulusal ekonomisine yansıyacak çok sayıda anlaşma imzalanıp ortaklıklar kuruldu.
Dünya Savunma Fuarı (WDS) organizasyonu ile ilgili olarak, katılmak isteyen küresel, bölgesel, uluslararası ve yerel şirketlerden bugüne kadar çok sayıda talep aldık. Almaya da devam ediyoruz. Fuar, operasyonel entegrasyonla ilgili savunma ve güvenlik sektörüyle ilgilenenler için entegre bir platform sunuyor. Bu platform, türünün hava, kara, deniz, uydu ve bilgi güvenliği olmak üzere beş savunma alanını kapsayan ilk örneği olacak. Dünya çapındaki seçkin uluslararası savunma fuarları serisine niteliksel bir katkı olacağından eminiz. Bununla birlikte GAMI herkesi hayati ve stratejik bir sektörde gelecek vaat eden bir yolculukta bize katılmaya davet ederek, yerel ve uluslararası çeşitli sektör ve alanlardaki ortaklarıyla birlikte çalışarak arzu ettiği hedeflere ulaşacaktır. Askeri sanayi sektörünün en önemli eksenlerini iki kelimeyle özetleyebilirim: Fırsatlar ve ortaklıklar.

GAMI, Suudi kadınları askeri sanayi sektöründe nasıl güçlendirdi?
Yolculuğa devam etmeye kararlıyız… Bu konuda, yerelleşme hedeflerine ulaşmak için ülkenin oğullarına ve kızlarına güveniyoruz. Suudi kadınlar, Krallık’taki askeri sanayi sistemine girerek sektördeki varlıklarını güçlendirdiler. Bu nedenle, özellikle bu hayati sektöre hizmet eden çeşitli disiplinlerde eşi görülmemiş kadın mühendis ve teknisyenlerin varlığı ışığında, Suudi kadınlarını bu alanda güçlendirmeye önem veriyoruz. Suudi üniversiteleri ve eğitim, istihdam ve işbirliği konusundaki araştırma merkezleriyle birlikte kadınların sektördeki rolünü en üst düzeye çıkarmak için stratejik ve önemli anlaşmalar yapma sürecindeyiz.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.