Son iki Gilboa firarisi, ev sahiplerini ‘ağır bir bedelden’ kurtarmak için fazla direnmedi

Hamas, söz konusu altı kişinin takas anlaşmasının başına yazıldığını duyurdu

Cenin Kampı’ndaki bir duvarda altı mahkumun desteklendiği posterin yanında duran bir çocuk (AFP)
Cenin Kampı’ndaki bir duvarda altı mahkumun desteklendiği posterin yanında duran bir çocuk (AFP)
TT

Son iki Gilboa firarisi, ev sahiplerini ‘ağır bir bedelden’ kurtarmak için fazla direnmedi

Cenin Kampı’ndaki bir duvarda altı mahkumun desteklendiği posterin yanında duran bir çocuk (AFP)
Cenin Kampı’ndaki bir duvarda altı mahkumun desteklendiği posterin yanında duran bir çocuk (AFP)

Pazar günü şafak vakti İsrail, bir çok kamuflaj ve operasyona tanık olan kapsamlı bir operasyonun ardından, kaçak mahkum Eyhem Kemamci ve Yakub Nufeyat’ı kuzey Batı Şeria'nın doğu mahallesi Cenin'de tutukladı. Hamas ise Gilboa Hapishanesi’nde tünel kazan altı mahkumun İsrail ile yapılacak takas anlaşması listesinin başına yazıldığını duyurdu.
İsrail ordusu sözcüsü, yaklaşık iki hafta önce Gilboa Hapishanesi’nde kaçan Filistinli altı mahkumdan son ikisinin de tutuklandığını duyurmuştu. Böylece 13 günlük kovalamaca sona erdi. Ordu tarafından yapılan açıklamada, “İkili, İsrail ordusu, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) ve polis kapsamındaki Yamam Terörle Mücadele Birimi’nin ortak operasyonuyla tutuklandı. Cenin şehrine giren Yamam ve Şabak birimleri ile Haruv Keşif Birimi, kaçak teröristlerin saklandığı binayı kuşatarak ateş açtı. İkili silahsız ve direniş göstermeden dışarı çıktı. Kuvvetler şehir dışına çıktığı sırada, protestocular kuvvetlere taş ve patlayıcı attı, silahlı kişiler ise bölgeye ateş açtı” ifadelerine yer verildi. Nitekim İsrail özel kuvvetlerinin sabah erken saatlerde düzenlediği tutuklama operasyonunun ardından çatışmalar patlak verdi.
Şehirdeki Filistinli silahlılarla büyük ve doğrudan bir çatışmadan kaçınmak amacıyla dikkatleri Kemamci ve Nufeyat’ın saklandığı evden kaçırmaya çalışan İsrail kuvvetleri, şehrin farklı bir bölgesine çok sayıda asker gönderdi. Küçük bir ekip ise operasyon bölgesine gönderildi. Cenin bölgesinden sorumlu Menashe Tugayı Komutan Yardımcısı Yarbay Alon Hanoni, "Tutuklama süreci sorunsuz geçti" dedi. Cenin bölgesinden sorumlu Menashe Bölge Komutanlığı komutan yardımcısı Yarbay Alon Hanoni, tutuklama sürecinin sorunsuz geçtiğini açıkladı.
Kemamci’nin babası, oğlu ve diğer firari arkadaşının saklandıkları evin sahiplerini karşılaşabilecekleri ağır bedelden kurtarmak için teslim olmaya karar verdiğini açıkladı. Gazetecilere konuşan baba Kemamci, “Gece saat 01.45 sularında beni arayan Eyhem, kaldığı evin güvenliğini sağlamak için işgal güçlerine teslim olma kararı verdiğini bildirdi. İsrail'in tüm takviyesi ve elindeki teknolojiye rağmen Cenin'e ulaşabilen oğlumun güvende olduğundan emindim, ancak ordunun gelişi beni çok şaşırttı. Allah’a şükür ki Eyhem hapishane duvarları dışında iki hafta geçirdi. Oğlumun evlenip çocuk sahibi oluşunu görmek için yaşayacağım” açıklamalarında bulundu. Oğlunun morali ve özgüveninin yüksek olduğunu vurgulayan baba Kemamci, “Teslim olma kararını duyduktan sonra ‘Allah’a emanet ol, işini kolaylaştırsın’ dedim” ifadelerine değindi.
Kemamci ve Nufeyat’ın saklandıkları evin sahiplerinden ikisi firarilere yardım ettikleri gerekçesiyle işgal kuvvetlerince derhal tutuklanarak Şin Bet tarafından soruşturmaya alındı. İsrail, aranan bir kişiye yardım sağlayan herkese yargılama ve evlerinin yıkılmasına varan cezalandırıcı bir yaklaşımda bulunuyor.
Hamas’tan ve İslami Cihad’dan açıklamalar 
Operasyonun ardından İslami Cihad hareketi, İsrail Hapishaneler Servisi yönetimi ile 14 günlük savaşta Cenin Tugayı tutsaklarının, hapishanelerdeki mahkum arkadaşlarının ve tek kişilik hücrelerdekilerin hayatlarına gelecek herhangi bir zarardan İsrail'i sorumlu tuttu. Kaçan altı mahkumdan beşinin mensubu olduğu İslami Cihad hareketi, “Yeniden tutuklanmaları, İsrail'in aldığı yenilginin etkisini ortadan kaldırmayacak” vurgusunda bulundu.
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, Hamas'ın askeri kolu İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gilboa Hapishanesi’nde tünel kazan altı mahkumu, İsrail ile bir takas anlaşması karşılığında serbest bırakılması gereken mahkumlar listesinde en üst sıraya yazdığını söyledi. Aynı zamanda, “Kassam Tugayları, altı kahramanının takas anlaşmasının başında olacağı, işgal hapishanelerinden başları dik çıkacakları, İsrailli gardiyanların bu kişilerin kaldıkları hücrelerin kapılarını açacağına söz verdi. Kurdukları kaçış operasyonu, yeniden tutuklanmalarına rağmen İsrail güvenlik sisteminin kırılganlığı ve zayıflığının, Filistinli savaşçıların iradesine karşı koymadaki başarısızlığının reddedilemez bir kanıtı olarak baki kalacak. Tutsakların İsrail hapishanelerinden kurtarılması yönünde çalışmak, direnişin en önemli önceliği olmaya devam edecek” açıklamalarında bulundu.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.