Iştiyye, Hamas'ı yerel seçimlere izin vermeye çağırdı

Hamas ‘seçimler bölünemez’ yanıtını verdi.

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye (Reuters)
Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye (Reuters)
TT

Iştiyye, Hamas'ı yerel seçimlere izin vermeye çağırdı

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye (Reuters)
Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye (Reuters)

Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Hamas’ı Gazze Şeridi'nde yerel seçimlerin yapılmasına izin vermeye çağırdı. Ancak Hamas’ın yanıtı ‘seçimler bölünemez’ oldu.
Dün Filistin hükümeti toplantısında konuşan Iştiyye, “Hamas'ı 11 Aralık’ta Gazze Şeridi'nde ilk etap yerel seçimlerin yapılmasına izin vermeye çağırıyorum. İkinci etap ise gelecek yılın ilk çeyreği bitmeden gerçekleştirilecek” dedi.
Filistin hükümeti, Iştiyye’nin çağrısı öncesinde ilk etabı Batı Şeria'daki C bölgesinde 11 Aralık'ta, ikinci etabı da 2022’nin ilk çeyreğinde A ve B bölgelerinde olmak üzere iki aşamalı yerel meclis seçimlerinin yapılmasına karar vermişti. İlk aşamanın 387 yerel heyette, ikincisinin de 90 belde ve büyük şehirde gerçekleşmesi bekleniyor. Filistin’de normal şartlar altında dört yılda bir yapılan yerel seçimler, Hamas 2007'de Gazze’nin kontrolünü ele geçirdiğinden bu yana düzenlenemiyor. Batı Şeria'da en son 2017-2018 yıllarında gerçekleştirilen köy ve belediye seçimleri Hamas tarafından boykot edilmiş, oyların çoğunluğunu Fetih Hareketi almıştı.
Gazze Şeridi'ndeki yerel seçimler için siyasi onay gerektiğini söyleyen Filistin Merkez Seçim Komitesi Genel Müdürü Hişam Kahil, “11 yerel organ için seçim sürecinin gerçekleştirilmesini bekliyoruz. Bu yönde Bakanlar Kurulu'ndan onay bekliyoruz” dedi.
2017'de gerçekleştirilen son seçimlerde Gazze için Hamas'tan onay alınamayınca oylama yalnızca Batı Şeria'da yapılmıştı. En son 2004-2005 yıllarında Batı Şeria ve Gazze’de üç aşamalı seçimler gerçekleştirilmiş, ardından Filistin Otoritesi 2010-2011 yıllarında üç kez seçim yapmak istediğini açıklamıştı. Nitekim 2012 ve 2017 yıllarında seçimler, Hamas'ın katılımı olmadan düzenlenmişti.
Hamas, hükümetin yerel seçimlere ilişkin son çağrısına da katılmayacağını vurgulayarak oylamayı Gazze’de engelleyeceğini bildirdi. Hareketin yetkilisi Muhammed Ferec el-Gul yaptığı açıklamada “Seçimler bölünemez. Herhangi bir seçim, ulusal bir diyalog ve fikir birliğinin parçası olmalıdır” ifadelerini kullandı. Ulusal düzeyde üzerinde anlaşmaya varılanları uygulamadan herhangi bir adım atılmaması gerektiğine işaret eden Gul sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu, Filistin halkına yönelik bir tür aldatmaca ve meşru haklarını gasp etme yönünde başarısız bir girişimdir. Bütünden ayrılmaktır. Ayrıca diktatörlüğü derinleştirmek, güvenlik açısından işgalci ile koordine olarak yalnızlaşmaktır.”
Nitekim Hamas, Batı Şeria'daki kabinenin yerel seçimler konusunda tek taraflı bir adım attığına, ulusal, yasama ve başkanlık seçimlerinin gerekliliği konusunda ulusal uzlaşmayı göz ardı ettiğine inanıyor.
Filistin’de Mayıs - Temmuz arasında yasama ve başkanlık seçimlerinin düzenlenmesi gerekiyordu. Ancak İsrail’in Kudüs’te seçimlerin yapılmasına izin vermemesinin ardından Devlet Başkanı Mahmud Abbas iptal kararı almıştı. 36 listenin hazırlanması öfke ve anlaşmazlıklara yol açmış, Hamas'ın sert açıklamaları yerel seçimlerde anlaşma şansını ciddi şekilde zedelemişti. Hükümet ve Fetih hareketi ile birlikte diğer hizipler de seçimlerin yapılmasına izin vermesi için Hamas'a baskı yapmıştı.
Hamas'ın yerel seçimlere karşı çıkması nedeniyle anayasayı işlevsiz bıraktığını savunan Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi (FDHKC) Siyasi Büro Üyesi Süfyan Matar, katılıp katılınmayacağına bakılmaksızın sürece onay çağrısında bulundu. Matar, Hamas'ın Gazze'de kullandığı tayin yönteminin demokrasiyle bağdaşmadığını da sözlerine ekledi.
FDHKC Siyasi Büro Üyesi Salih Nasır ve Gazze Şeridi'ndeki Ulusal Eylem Otoritesi Sekreteri Mahmud ez-Zek de Hamas hareketini yerel seçimlere katılmaya ve herkesin demokratik ve doğal bir hakkı olan seçimlerin önünü açmaya çağırdı. Zek, seçimleri engellemenin ‘bölünme gerçeğini pekiştirme’ olduğunu vurguladı.
Genel seçimlerin yapılması için net bir tarih verilmesini talep eden Hamas'ın tüm oyları dikkate alması beklenmiyor. Filistin yönetimi ise bu talebe yanıt vermiyor.
Grupların gücünü ve sokak üzerindeki hakimiyetlerini kanıtlamaları yönünde bir fırsata dönüşen yerel seçimler, siyasi açıdan büyük önem teşkil ediyor. Aynı zamanda yerel seçim savaşında bir başka güç olarak ortaya çıkan aileler üzerinde de etkili oluyor.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.