Yüz binlerce iklim aktivisti sokağa döndü: Türkiye ve dünyada 8. Küresel İklim Grevi

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde buluşan eylemciler, iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler, bölgeler ve topluluklar için ses çıkardı (Independent Türkçe)
İstanbul'un Kadıköy ilçesinde buluşan eylemciler, iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler, bölgeler ve topluluklar için ses çıkardı (Independent Türkçe)
TT

Yüz binlerce iklim aktivisti sokağa döndü: Türkiye ve dünyada 8. Küresel İklim Grevi

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde buluşan eylemciler, iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler, bölgeler ve topluluklar için ses çıkardı (Independent Türkçe)
İstanbul'un Kadıköy ilçesinde buluşan eylemciler, iklim krizinden en çok etkilenen ülkeler, bölgeler ve topluluklar için ses çıkardı (Independent Türkçe)

Dünyaca ünlü genç iklim aktivisti Greta Thunberg’in ve çevre örgütlerinin çağrısı üzerine dünya genelinde yüz binlerce çevre aktivisti yeniden sokağa çıktı. Thunberg’in aktarımına göre 80’den fazla ülkede aktivistler, pandemi nedeniyle verilen uzun aradan sonra cuma eylemlerini yeniden başlatmış oldu.
Almanya’dan Uganda’ya dünyanın dört bir yanında eyleme geçen iklim aktivistlerinin tek bir talebi vardı: İklim adaleti. Almanya’da 600 binden fazla eylemcinin katıldığı gösteriler, 8. Küresel İklim Grevi’ne damga vururken, Türkiye’de de 9 ilde gösteriler vardı.
Adıyaman, Ankara, Bursa, Çanakkale, Muğla, Gaziantep, İzmir, Kahramanmaraş ve İstanbul’da kent meydanları, iklim aktivistlerinin birbirinden renkli pankartlarıyla donandı.
İşte Türkiye ve Dünya’da 8. Küresel İklim Grevi...

"İklimi değil, sistemi değiştir"
Fridays for Future (Gelecek için Cumalar), Youth for Climate (İklim için Gençlik) ve Roots and Shoots'ın Türkiye kollarının çağrıcılığını üstlendiği, birçok kurumun da desteğini alan İstanbul grevi, Kadıköy’de gerçekleşti.
"İklimi değil, sistemi değiştir" sloganının damga vurduğu gösteride her yaştan çevreci, genç aktivistlerin liderliğinde bir araya geldi. Genç aktivistler, Türkiye hükümetinden Paris İklim Anlaşması’nın onaylanmasını, ve İklim Acil Durumu ilan edilmesini talep etti.
Talepler arasında Kazdağları, Akbelen Ormanı ve Validebağ Korusu gibi önemli doğa alanlarında ekolojik yıkıma sebebiyet verecek projelerin durdurulması da yer aldı. Okunan basın açıklamasında "Bunların gerçekleşmesi için gençler olarak karar alma süreçlerinin her aşamasında etkin, eşit söz ve hak sahibi olarak yer almayı istiyoruz!" ifadeleri yer aldı.

İklim grevine Kuzey Ormanları Savunması'ndan da destek geldi (Independent Türkçe)
Genç aktivistler, iklim krizine dikkat çekmek için çeşitli yöntemlere başvurdu. Kimisi rengarenk pankartlarıyla "Başka bir dünya yok" mesajını verirken, kimisi de nesli tehlike altında olan hayvanların kostümlerini giyerek eyleme katıldı.
Gösterinin en dikkat çeken kostümlerinden biri, Mehmet Efe Dağlı’nın Caretta caretta kostümüydü. Independent Türkçe’ye konuşan Dağlı, "Bu kılığa girmemin amacı farkındalık oluşturmak" ifadelerini kullandı.

Dağlı, kaplumbağa kostümünü giyerken böyle görüntülendi (Independent Türkçe)
"Burada bir iklim eylemi yapıyoruz ve insanların dikkatini çekmek için böyle bir şeyin iyi olabileceğini düşündüm" diyen Dağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilimin yolunun takip edilmesini amaçlıyoruz. Bilim bize iklim krizinin bugüne kadar yarattığı sorunları ve bundan sonra yaratacağı sorunları gösteriyor. Acilen harekete geçmeye ve bilimin sözünü dinlemeye ihtiyacımız var."
Dağlı’nın Caretta caretta kostümüne, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve çevre eylemlerinin sembolü haline gelen panda kılığına girmiş bir aktivist ve bir de dinozor kostümlü genç bir aktivist eşlik etti.

(Independent Türkçe)
Büyük ilgi toplayan dinozor kılığındaki eylemci, insanlığın karşı karşıya olduğu yok oluş tehlikesine "Dinozorlar da daha vakitleri olduğunu düşünüyordu" yazılı bir dövizle dikkat çekti.

(Independent Türkçe)
Gösterinin en dikkat çekici kostümlerinden biri de Extinction Rebellion (Yok Oluş İsyanı) aktivistlerinin giydiği yas elbiseleri oldu. Yüzlerini beyaza boyayarak baştan aşağı kırmızı bir kıyafete bürünen aktivistler, "Yok olan türlerin yasını tuttuklarını" belirtti.

Extinction Rebellion aktivistleri dünyanın dört bir yanında bu yas kostümlerini giydi (Independent Türkçe)
Independent Türkçe’ye konuşan eylemciler, "Kıyafetlerimiz, kan rengini temsil ediyor. İklim krizi nedeniyle yok olan türleri temsil ediyor" dedi ve ekledi:
"Bunlar, iklim krizi daha da şiddetlendikçe yok olacak türler için de bir yas kostümü aslında. Ayrıca sadece türler için değil, iklim krizinden en çok etkilenen, hayatını kaybeden bütün insanlar için bir yas kostümü giydik."

Ankara’da polis engeli
Fridays for Future Ankara’nın çağrısıyla Seğmenler Parkı’nda toplanan iklim akvisitleri ise önce parkın güvenlik görevlileri, sonra bekçiler en son da polis engeliyle karşılaştı.
Sendika.org’un haberine göre engele rağmen iklim krizinin durdurulmasını talep eden dövizlerini sergileyen aktivistler bir süre sonra eylemi sonlandırdı.

Seğmenler'de toplanan aktivistler, engellemelere rağmen dağılmadı (Tunahan Turhan / Yeşil Gazete)
Nilüfer Gençlik Meclisi ise Bursa’da iklim grevi düzenledi. Basın açıklaması okuyan gençler, iklim krizine karşı hükümetlerden eyleme geçilmesini talep etti.
İklim aktivistleri, “Gençlik gelecek istiyor”, “Geri sayım”, “Bilimin arkasında birleş”, “Yaşamı savun” yazılı dövizler taşıdı.
Yeşil Gazete’nin aktardığına göre, iklim grevi öğrenciler arasında gerçekleştirilen forum ve ileri dönüşüm atölyesi ile devam etti. Atölyede metal kapaklardan rozetler yapıldı.
Kazdağları Ekoloji Platformu ise Çanakkale’de iklim için grevdeydi. Türkiye’deki artan orman yangınlarının ve sellerin hatırlatıldığı basın açıklamasında "Yaşadığımız ve gelecekte yaşanması öngörülen felaketler ekosistemin ögelerinin birer kaynak veya hammadde olarak görmekten vazgeçmemiz, doğayla uyumlu yaşam biçimlerini benimsememiz için bir uyarıdır" ifadeleri yer aldı.

Bursa'da eylemciler, iklim krizi için acil eylem talebinde bulundu (@nkkgencmeclis / Twitter)
Kazdağları Ekoloji Platformu ise Çanakkale’de iklim için grevdeydi. Türkiye’deki artan orman yangınlarının ve sellerin hatırlatıldığı basın açıklamasında "Yaşadığımız ve gelecekte yaşanması öngörülen felaketler ekosistemin ögelerinin birer kaynak veya hammadde olarak görmekten vazgeçmemiz, doğayla uyumlu yaşam biçimlerini benimsememiz için bir uyarıdır" ifadeleri yer aldı.

İkizköylüler de eylemde
Bodrum İklim Acil grubunun düzenlediği Küresel İklim Grevi eylemine kömür madeni için kesilmek istenen Akbelen Ormanları için uzun süredir mücadele yürüten İkizköylüler de destek verdi.
İkizköy adına konuşan 15 yaşındaki Anıl Işık, "Ben İkizköy’ün Akbelen Ormanlarından geliyorum. Biz Akbelen Ormanının kömür madeni olmaması için mücadele ediyoruz" dedi ve ekledi:
"Kömür madenleri, havadaki karbonu tutan ağaçlarımızı, ormanlarımızı yok ederek iklim değişikliğine yol açıyor."

İklim grevine Almanya ve genel seçim damga vurdu
Küresel İklim Grevi’nin organizatörleri; Avrupa, Afrika ve Kuzey ve Güney Amerika'da büyük etkinliklerle birlikte dünya çapında bin 800'den fazla kentte eşzamanlı protestolar düzenlendiğini söyledi.
Küresel iklim grevi dahilinde en kalabalık gösteriler Almanya’da gerçekleşti. Ülkede 620 binin üzerinde iklim aktivisti sokağa çıkarken, Greta Thunberg de Berlin’deydi.

Greta Thunberg, Berlin'de göstericilerin arasında böyle görüntülendi (Reuters)
Berlin’deki protestolara 26 Eylül’de yapılacak genel seçimler damga vurdu. Reichstag parlamento binasının önünde toplanan kalabalığa seslenen Thunberg ise, "Evet, oy vermeliyiz, oy vermelisiniz ama unutmayın ki sadece oy vermek yeterli olmayacaktır. Sokaklara çıkmaya devam etmeliyiz" diye konuştu.
Fridays for Future hareketinin kurucusu Thunberg, İsveç parlamentosu önünde cuma günleri düzenlediği çevre eylemine koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle geçen yıl ara vermişti. Pandemi, hareketin diğer bileşenlerini de evde kalmaya zorlamıştı. Bu süreçte küresel grevler, kısmen çevrimiçi düzenlenmişti.
Thunberg dünkü küresel grevi, "Biz döndük! Dünya liderlerinden sistemi kökten değiştirmelerini talep ediyoruz" sözleriyle duyurdu.

Berlin'de 100 bin protestocu iklim krizine dikkat çekmek için sokaktaydı. Bir eylemci, "Titanik bugün olsaydı batmazdı" yazılı bir pankartla eriyen buzullara dikkat çekti (AFP)
Berlin’de öğrenim gören ve greve katılan Türk öğrenci Rafet Koca, dünyanın en kalabalık iklim eylemlerinden biri olarak tarihe geçen gösteriye dair izlenimlerini Independent Türkçe’yle paylaştı.
"Alman toplumunun kendini en iyi mobilize ettiği ve eğittiği konulardan biri bence iklim krizi" diyen Koca, "Hem Greta'nın katılımı hem de grevin seçimlere sadece iki gün kala gerçekleşmesi bu iklim yürüyüşünü daha da popüler ve belki de daha önemli kıldı. Gerçekten çok kalabalıktı" diye konuştu.
Koca, toplanma alanının Alman Federal Meclisi Binası olmasının da 26 Eylül’deki seçimler için önemli bir mesaj olduğunu aktardı. "Siyasi partilere bir mesaj verilmeye çalışılıyor" diyen aktivist, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hristiyan Demokrat Birliği’nin şansölye adayı Armin Laschet'e ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin adayı Olaf Scholz'a yönelik eleştiriler epey ön plandaydı. Bu adayların vadettiği iklim politikaları sert biçimde eleştirildi."

Eylemciler, Hristiyan Demokrat Birliği'nin başkanı Armin Laschet'in balonuyla greve katıldı. Balonun üzerinde Laschet'in iklim vaatlerinin tıpkı bir "balon" gibi boş olduğu ifade edildi (AFP)
Sosyal Demokrat Parti ve mevcut başbakan Angela Merkel'in partisi Hıristiyan Demokrat Birliği, seçim anketlerinde önde geliyor. İki parti de iklim değişikliği konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiğini söylüyor. Ancak bu adımların ne kadar ileri gideceğine dair önerileri, Alman çevrecilere güven vermiyor. Anketlerde bu iki partiyi, çevreci politikalarıyla öne çıkan Yeşiller Partisi izliyor.

COP26’ya hazırlık
Gösteriler iklim değişikliğinin acil bir konu olarak tartışıldığı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun New York’ta başlamasıyla aynı zamana denk getirildi. Aktivistler ayrıca İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenecek COP26’ya da (26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) hazırlanıyor.
Konferansa 37 gün kala Glascow’da da genç aktivistler sokakları doldurdu. Eylemciler söz konusu konferansla ilgili, "5 Kasım’da bize katılın. Daha da gürültülü olacak!" çağrısında bulundu.

5 Kasım'daki iklim konferansına hazırlanan Glasgow sokakları, çevre aktivistleriyle doldu (@Fridays4future / Twitter)
Çevre aktivistleri, Londra’da da sokaklardaydı. Parlamento Meydanı'nda toplanan 200'den fazla protestocu, hükümetin iklim krizi konusunda harekete geçmesini talep etti.
İtalya’da Torino kenti gösterilerin ana merkezi olurken, eylemcilerin esas buluşma noktası Portekiz’de Lizbon, Yunanistan’da Atina, Ukrayna’da Kiev, İspanya’da Madrid, Kanada’da Ontario, ABD’de ise New York oldu.
Arjantin’de ise 35 bin eylemcinin Buenos Aires’de Kongre binasının önünde toplanması dikkatleri çekti. Eylemciler, iklim adaleti ve sosyal adalet talebinde bulundu.

Arjantin'de binlerce protestocu iklim adaleti istedi (Fridays for Future)
İklim krizinden en çok etkilenen ülkeler adalet istedi
Fridays for Future’ın çağrıcılığıyla iklim krizinden en çok etkilenen, en savunmasız ülkelerde de adalet talebi yükseldi. Bu ülkeler arasında Kenya, Uganda, Zambiya ve Libya gibi Afrika ülkeleri; Filipinler, Pakistan, Hindistan ve Bangladeş gibi Asya ülkeleri; Brezilya, Venezuela ve Meksika gibi Latin Amerika ülkeleri de yer aldı.

Yeni Delhi'de bir çevre aktivisti, Hindistan polisinin barikatına pankart astı (AFP)
Eylemlerini dünyanın iki ucundan eş zamanlı gerçekleştirmek isteyen Brezilyalı ve Filipinli aktivistler, küresel iklim grevinin en dikkat çeken eylemlerinden birine imza attı. Brezilya'da gecenin bir yarısında, Filipinler'de ise sabahın ilk ışıklarıyla harekete geçen aktivistler, devlet başkanları Duterte ve Bolsonaro’ya seslenerek, "Halka yalan söylemeyi bırakın" dedi.

Libya’daki iklim aktivistleri ise nisan ayında yaptıkları son grevin ardından bu kez farklı bir şey yapmaya karar verdi. Üç şehirde sokakları temizlemek üzere yola çıkan ve çuvallar dolusu plastik atık toplayan aktivistler, plastiğin deniz yaşamına etkilerine dair farkındalık yaratmayı amaçladıklarını aktardı.

Libya'da çevreciler, denizlerdeki plastik kirliliğine dikkat çekmek için yalnızca plastik atık topladı (Fridays for Future)
Pakistan’ın tarıma dayalı Belucistan eyaletinde de iklim adaleti talebi yükseldi. İklim değişikliği nedeniyle kuraklıktan etkilendiklerini ifade eden aktivistler, karşılaştıkları hayati sorunların gün geçtikçe arttığını vurguladı.

Belucistan eyaletinde halk, iklim krizinin etkilerini çok daha şiddetli deneyimliyor (Fridays for Future)
Güney Afrika'da da eylemciler, hükümetin fosil yakıtlardan vazgeçmesini ve bu süreci adil bir şekilde denetlemesini istedi. Bu taleple çarşamba gününden beri grev yapan aktivistler, olarak 12 şehirde gösteriler düzenlendi.

Meksika'da protestocular, devlete bağlı petrol şirketi Pemex'i protesto etmek için bir araya geldi. Temmuz ayında Meksika körfezindeki boru hattında meydana gelen yangınla dünya gündemine oturan Pemex, okyanusun yanmasına neden olmuş ve büyük tepki toplamıştı. Mexico City'deki Ulusal Saray önünde toplanan eylemciler, şirketten, karbondan arındırma planı sunmasını talep etti.

Meksika Körfezi'nde çıkan yangın "okyanusun gözü" diye nitelenmişti (@MLopezSanMartin / Twitter)
Uganda’daki iklim eylemlerinde ise "iyileşme talebi" öne çıktı. Aktivistler bazı noktalarda ağaç dikerken, bazı noktalarda performans sanatları ve yürüyüşlerle küresel iklim grevine destek verdi.

Ugandalı aktivist Vanessa Nakate, "Sesimizi yükselttik. Bize ait olanı liderlerden talep etmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" diye konuştu:
"Ancak bu cuma, insanlar ve gezegen için yeniden ayağa kalkmak önemliydi. Çünkü iklim krizi pandemi sırasında hiç dinlenmedi."
Independent Türkçe



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy