Ig Nobel ödüllü araştırmaya göre seçmen zayıfsa politikacılar obez

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Ig Nobel ödüllü araştırmaya göre seçmen zayıfsa politikacılar obez

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Harvard Üniversitesinin Nobel karşıtı geleneksel "Ig Nobelleri"nde Ekonomi Ödülü'nün sahibi Pavlo Blavatskyy, seçmenlerin zayıf olduğu ülkelerde politikacıların obezite oranlarının daha yüksek olduğunu söyledi.
Bir ülkedeki siyasetçilerin obezite oranının o ülkedeki yozlaşmanın göstergesi olabileceğiyle ilgili araştırmayı yürüten Pavlo Blavatskyy, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Blavatskyy, televizyon programında yolsuzlukla mücadele eden bir karakteri canlandıran Vladimir Zelenskiy'nin Ukrayna Devlet Başkanı seçilmesinin ardından yolsuzlukla ilgili okumalar yapmaya başladığını ve araştırmanın konusunun bunun sonucunda ortaya çıktığını dile getirdi.
Okumaları sırasında yolsuzluğun bir biçiminin de politikacıları bol yiyecek ve içecekle büyük ziyafetlere davet etmek olduğunu gördüğünü belirten Blavatskyy, "Düşündüm ki politikacılar bu tür ziyafetlere çok sık davet edilirse, kilo alma riskleri artabilir ve bu fazla kiloları vermek o kadar kolay olmayabilir. Benim hipotezim şuydu: politikacıların obezite oranları ile yolsuzluk arasında pozitif bir ilişki olup olmadığını kontrol etmek. Proje böyle doğdu" diye konuştu.

Araştırma dört ay, yayımlatabilmek iki yıl sürdü
Blavatskyy araştırmanın şaşırtıcı sonuçları olduğunu aktararak "Beni şaşırtan şey, politikacıların gerçekten obez olmasıydı. Yani tahmini vücut kitle indeksine baktığım bakanların yaklaşık 1/3'ünün bu indeksi 35 ile 40 arasındaydı. Yani buna şiddetli obezite deniyor. Ve evet, bu yaşamı tehdit eden bir durum. Vücut kitleniz bu seviyedeyse bir doktora görünmeniz gerekir. Ama daha da şaşırtıcı olan, politikacıların obezitesi ile ülkedeki algılanan yolsuzluk düzeyi arasında gerçekten orantılı bir ilişki vardı. Araştırma sürecinde bir ülke yozlaşmış olarak algılanıyorsa, o ülkedeki bakanlar ve siyasetçilerin gerçekten obez olduğunu gördüm. Tam tersi daha az yozlaşmış olarak algılanan ülkelerde, politikacılar daha az obezdi" ifadelerini kullandı.
Politikacıların ile seçmen nüfusunun obezitesi arasında hafif bir negatif korelasyon olduğunun altını çizen Blavatskyy, "Politikacıların obez olduğu ülkelerde seçmenler zayıf. Politikacıların daha zayıf olduğu bir ülkede ise seçmenler obez" açıklamasında bulundu.
Araştırmasında Sovyet sonrası cumhuriyetlerden 15' ini incelediğini belirten Blavatskyy, şunları kaydetti:
"Aslında başlangıçta bunu dünyadaki tüm ülkeler için yapmak istedim. Ama bu fazla iddialıydı. Çünkü uluslararası medyada bir başbakanın veya dışişleri bakanının fotoğraflarını bulmak kolay. Ancak Tarım Bakanı veya Sosyal Politikalar Bakanı gibi sıradan bir bakanın resmine ihtiyacınız olduğunda yerel medyaya gitmeniz gerekir. Ve çoğu zaman bu yerel medya İngilizce değil. Bu yüzden yerel dili bilmeniz gerekir. Ben Ukrayna kökenli olduğum için Kiril alfabesiyle yazılmış soyadları okuyabiliyorum. Bu yüzden benim için eski Sovyet cumhuriyetlerinde soyadı aramak kolaydı."
Blavatskyy, araştırmasına 2017'de başladığını ve 4 ay sürdüğünü ancak yayımlamayı kabul edecek bir dergi bulmanın iki yıl sürdüğünü dile getirdi.

Ig Nobel ödülüne başvurmadı
Ig Nobel ödüllerine kendisinin başvurmadığını söyleyen Blavatskyy, "Bir gün, tıpkı bugün beni aradığınız gibi bir telefon aldım. Bana bu ödülü kazandın dediler. Pek çok ülkede medyanın ilgisi çok fazlaydı. Gerçekten şaşırmıştım. 20 yıldır çalışıyorsun ve kimse ne yaptığının farkına bile varmıyor, sonra bir gün, tüm gezegende herkes ne yaptığınızı bilmek istiyor. Bu, ilginç. Harvard'da birinin burada küçük bir Avrupa okulunda yaptığımız araştırmayı fark edeceğini hayal bile edemezdim. Bu yüzden çok şaşırdım. Amerikalılar bana bu yıl 10 bin başvuru aldıklarını söyledi. Öyleyse makalenizin o kadar başvuru arasından seçilme şansı nedir ki? İnanılmaz" dedi.
Blavatskyy, araştırmasının ekonomistleri grafik verilerle çalışmaya teşvik etmesini umduğunu söyleyerek "Bu, gelecekteki araştırmalar için ilginç bir yol ve belki de bazı insanların yolsuzluğun nasıl ölçüleceği konusunda daha iyi fikirleri vardır. Bu birçok ülkede büyük bir sorun ve yenilikçi ölçümler her zaman memnuniyetle karşılanır. Belki gelecek yıl bu ödülü kazanma şansınız da olur" değerlendirmesini yaptı.
Pavlo Blavatskyy'nin Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Estonya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Letonya, Litvanya, Moldova, Rusya, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna ve Özbekistan'ın 2017 bakanlarının 299 ön yüz görüntüsünü topladığı araştırmasında bakanların vücut kitle indeksi bir bilgisayar algoritması kullanılarak tahmin edildi.
Araştırmanın sonuçları, politikacıların vücut kitle indeksi gibi fiziksel özelliklerinin, siyasi yolsuzluk için vekil değişkenler olarak kullanılabileceğini gösterdi.

Ig Nobel Ödülleri
İlk kez 1991'de düzenlenen ödüllerin adı, "aşağılık", "bayağı" anlamına gelen İngilizce "ignoble" kelimesinden geliyor.
Önceleri saçma sapan çalışmalarla alay etmek için verilen ödüller, zaman içinde popülaritesinin artmasıyla insanları önce güldüren, sonra da düşündüren bilimsel araştırmalara verilmeye başlandı.
Ig Nobel Ödülleri, bilim dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Nobel Bilim Ödülleri’nin açıklanmasından yaklaşık bir ay önce, eylül ayında veriliyor.
Törende ödüllerini, gerçek Nobel ödülü sahiplerinin elinden alan araştırmacılara teşekkür konuşmalarını yapmaları için 60 saniye süre tanınıyor. Konuşma sırasında sahneye çok sayıda kağıt uçak atılıyor.
Ig Ödüllerinin kurucusu Marc Abrahams, her yıl binlerce kişinin ödül için başvuruda bulunduğunu ifade ediyor.



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."