33 kadınla evlendiğini açıklayan Mısırlıya tepki artıyor: Kocasına geri dönmesi için hülleci olarak arkadaşıyla evlendi

Muhammed el-Melah.
Muhammed el-Melah.
TT

33 kadınla evlendiğini açıklayan Mısırlıya tepki artıyor: Kocasına geri dönmesi için hülleci olarak arkadaşıyla evlendi

Muhammed el-Melah.
Muhammed el-Melah.

Muhtemelen merhum yazar Helmy Salem, 1985'te Adil İmam'ın başrol oynadığı "A Husband on Demand" filminin senaryosunun, yeni bin yılın üçüncü on yılının başında kurgusal film senaryolarını geride bırakarak heyecan verici bir gerçeğe dönüşmesini beklemiyordu. Filmin son sahnesinde insani duyguların ve samimi sevginin güç ve paradan daha önemli olduğu vurgulansa da Mısır'da son günlerde ortaya çıkan yeni bir olay bu şekilde sonuçlanmadı.
Olay, son iki yılda yaptığı evlilikler hakkında konuşmak üzere gazeteci Şerif Amir ile çarşamba akşamı MBC Mısır kanalında yayınlanan Mısır'da Ne Oluyor televizyon programına çıkan Muhammed el-Melah adlı Mısırlı bir adamın sosyal paylaşım sitesi Facebook’daki sayfası ile ortaya çıktı. Sayfanın başlığı şuydu: Boşanmış Kadınların İlk Kocasına Dönüşü amacıyla Allah için Bedava Şeriat Hüllecisi.
Hülleci olarak gönüllü ve bedelsiz olarak 33 kez evlendiğini söyleyen Melah, bu hizmeti bazı tanıdıklarına ve arkadaşlarına da sağladığını belirtti. Bu davranışını Mısır toplumunda üç talakla boşanma adeti nedeniyle ortaya çıkan aile krizleri ile gerekçelendirerek kendini evlilikleri kurtaran biri olarak değerlendirdi.
Mısır’da bir şirkette muhasebeci olarak çalışan Melah, ücretsiz olarak hüllecilik yaptığını belirtti. Bunu bir ücret karşılığında yapmanın yanlış olacağını, bu rolü üstlenmekle ailelerin yeniden bir araya gelmesini sağlamış olduğunu öne sürdü.
Her seferinde şartların yerine getirildiği ve şer’i kaidelere uygun bir şekilde evlendiğini belirten Melah, cinsel ilişkiye engel olmaması ve evliliğin şeriata uygun olması için para almayı kabul etmediğini kaydetti. Kendi ifadesiyle ‘iki yıldan bu yana evli kadınlar için helalleştirme işlemi yaptığını, bu süreçte de 33 defa evlenip boşandığını’ söyledi. Melah’ın televizyon ekranların çıkmasının ardından büyük bir tartışma başladı. Mısır Fetva Kurumu evlilik hüllecisinin (kadının boşandığı eski kocasına geri dönebilmesi için evlendiği erkek) yaptığı işin haram olduğunu duyurdu.
Mısır Fetva Kurumu perşembe günü resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ‘üç talak ile boşanmış olan bir kadının, boşandığı kocasına dönmesi için başka bir erkekle yapılan evliliğin fakihlerin icması ile haram olduğunu’ bildirdi. Açıklamanın devamında; İbni Mesud’un Allah'ın Resulü'nden (Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem) rivayet edildiğine göre “Hülle yapan da yaptıran da lanetlenmiştir” ve İbn Ömer'den -Allah ondan razı olsun- rivayet olunduğuna göre Resulullah’a bu durumda bir kadının kocası ile durumu sorulduğunda zina cevabını vermesini delil olarak sundu.
Muhammed el-Melah hülleci olarak ilk evlilik deneyiminin ayrıntılarını şöyle anlattı:
“Arkadaşlarımla oturuyordum ve kız arkadaşımın kocasından boşandığını öğrendim. Ona hülleci bulmasını ve onunla evlenmesini önerdim. Akabinde onunla evlenmeyi teklif ettim.” Böylelikle Melah kadının önceki kocasına geri dönmesi için hülleci olarak arkadaşıyla evlendi. Gerçekten de sadece iki gün kadınla evlendi ve sonra onu boşadı.
Muhammed el-Melah'ın yayınlandığı televizyon programının ilgili bölümü, yüzlerce kişinin alay konusu oldu. Mısır'daki sosyal paylaşım sitelerindeki alaycı yorumlar zengin bir içerik haline geldi.
El-Ezher Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mebruk Atite, Muhammed el-Melah'ın yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. İslam'da evliliğin bir devam şartı olduğunu vurguladı. Boşanmaları durumunda şeriatın, kocanın karısıyla tekrar evlenmesine, ikinci kez boşanırsa bunu tekrar yapmasına izin verdiğini üçüncü kez boşanırsa başka bir kocayla hileli olmayan bir evlilik yapmadan ve bu evlilik ölüm veya boşanma ile sonuçlanmadan evlenme hakkının olmadığını vurguladı.
Diğer yandan Melah, karısının kendisinden 3 talakla boşanması durumunda, geri dönmek için bir hülleciyle ilişkisine itiraz etmediğini ifade etti.
Mısır Fetva Kurumu’nun bu eylemin yasak ve caiz olmadığına dair bir fetva vermesi durumunda, aile ve boşanma sorunlarını göz önünde bulundurarak hülleci olarak çalışmayı bırakacağını vurguladı.
33 eşinin doğum kontrol yöntemi kullandıkları için kendisinden hamile kalmadığını belirterek en uzun evliliğinin 10 gün sürdüğünü ve eşini düzenli olarak ziyaret ettiğini açıkladı.
Melah, konunun inanılmaz olarak karşılanabileceği nedeniyle 33 evlilik ve 33 boşanma akdini cep telefonunda sakladığı bilgisini verdi.
Birçok takipçi, Melah'ın soruşturmaya tabi tutulmasını ve yargılanmasını talep etti. Ancak Melah, yaptığının yasal olduğunu ve yasalarca suç sayılmadığını savundu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.