Mısır’dan Husilere karşı Yemen hükümetine destek mesajı

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Yemenli mevkidaşı Muin Abdulmelik ile Kahire’de (Mısır hükümeti)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Yemenli mevkidaşı Muin Abdulmelik ile Kahire’de (Mısır hükümeti)
TT

Mısır’dan Husilere karşı Yemen hükümetine destek mesajı

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Yemenli mevkidaşı Muin Abdulmelik ile Kahire’de (Mısır hükümeti)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Yemenli mevkidaşı Muin Abdulmelik ile Kahire’de (Mısır hükümeti)

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Yemenli mevkidaşı Muin Abdulmelik’e, ülkesinin Basra Körfezi ve Babu’l Mendeb Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünü ve güvenliğini baltalama girişimlerini reddettiği konusunda güvence vererek, Kahire’nin Yemen krizinde siyasi bir çözümün en iyi yol olduğu inancını vurguladı.
Önceki gün başkent Kahire’de Yemenli mevkidaşını karşılayan Medbuli görüşme sırasında, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı etkileyen Bab’ul Mendeb Boğazı’na zarar vermemek gerektiğini belirterek, ülkesinin Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ne kıyısı olan ülkeler arasındaki Bab’ul Mendeb Boğazı geçişlerini güvece altına alma çabalarını koordine etme konusundaki istekliliği yineledi.
Medbuli ve Abdulmelik arasında iki ülke arasındaki iş birliği ilişkilerini geliştirmenin yollarını istişare etmek üzere gerçekleşen görüşmeye, Mısır Petrol ve Maden Kaynakları, Planlama ve Ekonomik Kalkınma, Uluslararası İşbirliği, Sağlık ve Nüfus Bakanlarının yanı sıra Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği, İletişim ve Bilgi Teknolojisi, Petrol ve Mineraller, Ulaşım, Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanları katılım sağladı.
Mısır’ın Suudi Arabistan Krallığı’nın himayesi ile imzalanan Riyad Anlaşması’nın uygulanması sonucu kurulan Yemen hükümetini memnuniyetle karşıladığını belirten Medbuli, kardeş Yemen halkının ulusal görevlerini yerine getirmesi için Yemen hükümetini desteklemeyi ve kapsamlı bir siyasi çözüm çerçevesinde önemli bir adım olan Riyad Anlaşması şartlarını yerine getirme çabalarını desteklemeyi taahhüt etti. Mısır Başbakanı, ayrıca Yemen krizini çözmek için Mart 2021’de açıklanan Suudi girişimini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Mısır ve Yemen’i birbirine bağlayan tarihi ilişkilerin derinliği ve gücüne övgüde bulunan Medbuli, meşru hükümeti, Yemen devletinin birliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü desteklemeye dayanan Yemen sorununda Mısır'ın tutumunun değişmezliğini vurguladı.
Medbuli, 2012 Ulusal Diyalog sonuçlarının yanı sıra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2216 sayılı kararı ve Körfez girişimine göre,  Mısır'ın Yemen krizinde Yemen'in birliğini, egemenliğini ve bağımsızlığını garanti edecek, Yemen halkının isteklerini karşılayacak ve onların insani acılarına son verecek kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmayı amaçlayan çabalara verdiği desteği yineledi. Mısır Başbakanı ayrıca, BM’nin yeni Yemen Özel Temsilcisi’nin kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarına verdikleri destekleri teyit etti.
Son altı yıldır Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde çevreyi ve deniz seyrü seferini tehdit Safer petrol tankerinin tehlikelerinin ciddiyetine değinen Medbuli, çevresel felaketle yüzleşmek için çabaların yoğunlaşması gerektiğini ve Mısır’ın bu konuda gerekli olacak tüm teknik desteği sağlamaya hazır olduğunu vurguladı.
Mısır Başbakanı, ülkesinin Yemen hükümetine teknik destek, eğitim ve çeşitli alanlarda Yemen kadrolarının hazırlanması da dahil  mümkün olan her türlü desteği sağlamaya devam edeceğini kaydederek, eğitim ve tedavi konusunda Mısır’da yaşayan Yemenlilere Mısırlılar gibi hizmet verildiğine dikkati çekti.
Öte yandan Yemen Başbakanı, iki ülke arasındaki ilişkilere değinerek, Yemenlilerin modern devlet kavramını, Mısır'daki kardeşlerin Yemen'e ve halkına her zaman sağladıkları desteğe borçlu olduklarını bildirdi.
 Mısır hükümetinin açıklamasına göre Abdulmelik açıklamasında, Yemen hükümetinin son derece zor iç ve bölgesel koşullar altında vatandaşların düzgün bir yaşam beklentilerini karşılamak için çalıştığını aktardı.
Abdulmelik, Mısır'ın sağlık, deniz, hava taşımacılığı ve eğitim sektörlerinin yanı sıra petrol, gaz, elektrik ve iletişim alanlarındaki önerilen iş birliği dosyalarını dile getirerek, bu alanda Mısır’ın başarılı deneyimlerinden yararlandıklarını söyledi.
Yemenli bakanlar ise, özellikle Mısır'ın eğitim ve kapasite geliştirme alanındaki deneyimlerinden yararlanmak adına önerilen işbirliği konularını gözden geçirirken, Mısır’ın petrol sektöründe elde ettiği başarıları ışığında Yemen’in bundan fayda sağlaması konuları masaya yatırdı.
Yemenli bakanlar, ulaştırma alanındaki ortak komiteyi harekete geçirmenin önemini vurguladılar ve Mısırlı şirketleri Yemen limanlarının yeniden yapılandırılmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunmaya davet etti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.