Husiler Yemen’de savaş suçlarına devam ediyor

Husiler Marib'in Abdiyye ilçesinde Yaralıların tedavilerini engelliyor, sivillerin mülklerini yağmalıyor

ABD'nin Yemen Elçisi, Cumartesi günü Marib Valisi Sultan el-Arade ile online görüşme gerçekleştirdi (Twitter)
ABD'nin Yemen Elçisi, Cumartesi günü Marib Valisi Sultan el-Arade ile online görüşme gerçekleştirdi (Twitter)
TT

Husiler Yemen’de savaş suçlarına devam ediyor

ABD'nin Yemen Elçisi, Cumartesi günü Marib Valisi Sultan el-Arade ile online görüşme gerçekleştirdi (Twitter)
ABD'nin Yemen Elçisi, Cumartesi günü Marib Valisi Sultan el-Arade ile online görüşme gerçekleştirdi (Twitter)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, sivilleri kurtarma ve Yemen Ulusal Ordusu’nu destekleme çabaları kapsamında Güney Marib'deki Husi unsurlarını hedef almayı sürdürdü. Meşru Yemen hükümeti ve insan hakları örgütleri ise Husi milislerinin yaralıları tasfiye etmek, sivilleri kaçırmak ve mülkleri yağmalamak gibi işkence eylemleri gerçekleştirmekle suçladı.
Arap Koalisyonu, son 24 saat içinde Abdiyye ve çevre ilçelerde milis unsurları ve araçlarını hedef alan 41 operasyon gerçekleştirdiğini, bu kapsamda en az 165 terörist unsurun öldürüldüğünü, 10 silahlı aracın ise imha edildiğini bildirdi. Husilerin sivillere yönelik terör saldırılarını sürdürdüğü, tıbbi yardımın hastalara ulaşmasını engellediği de ekledi.
Arap Koalisyonu, Cumartesi günü ise Abdiyye ilçesinde son 24 saat içinde düzenlediği 32 operasyonda Husilere ait 11 askeri aracın imha edildiğini, 160'tan fazla teröristin etkisiz hale getirildiğini açıklamıştı.
Sivilleri İran destekli milislerin ihlallerinden korumak için Yemen Ulusal Ordusu'na verdiği desteğin devam ettiğini doğrulayan Arap Koalisyonu, Husi milislerin köy ve kasabalarda sivillerin hayatlarını füzeler ve uyguladığı kuşatmalarla tehdit etmeye devam ederek uluslararası hukuku ihlallerinin sürdürdüklerine dikkat çekti.
Şarku'l Avsat'a konuşan saha kaynakları, yaklaşık bir aydır kuşatma altında tuttukları Abdiyye sakinlerini taciz etmeye devam eden Husi milislerin her türlü silahı kullanarak ilçe merkezini ve birçok köyü bastığını belirtti. Çok sayıda evi bomba döşeyerek yıkma, yaralıların tedavisini engelleme, mülkleri yağmalama ve özel evleri basma girişiminde bulunan Husiler, onlarca kişiyi bilinmeyen bölgelere götürdü.
Yemen Enformasyon Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani, milislerin Abdiyye’de sivillere karşı savaş suçları ve soykırım işlemeye devam ettiğini doğruladı. Resmi açıklamada bulunan İryani, ilçe merkezine baskın düzenleyerek 18 köyü kuşatıp bombalayan milislerin saha infazları, yaralıların tasfiyesi, ev ve devlet binalarının bombalanması, dükkanların ve buradaki tek hastane teçhizatlarının yağmalanması gibi eylemler gerçekleştirdiğinden bahsetti. Bakan aynı zamanda, “Yüzlerce aile, ilçe merkezinden milislerin kontrolü dışında olan kuşatılmış köylere göç etmeye çalışırken verileri ise terörist Husi milislerin köylerin ve vatandaşların evlerinin bombalayarak 6 köyün tamamen yok olmasına neden olduğunu doğruluyor. Terörist Husi milisleri, yaklaşık bir aydır acımasız bir kuşatma yürütmeleri ve baz istasyonlarını bombalamaları ardından basının tüm imkanlarının kesilmesine neden olan bir medya karartması altında Abdiyye ilçesi sakinlerine karşı bu vahşi suçları işledi” ifadelerine başvurdu.
Bakan İryani, Husi milislerinin kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere Abdiyye bölgesinde yaşayanlara yönelik misilleme, öldürme, kuşatma ve aç bırakma eylemlerini savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlar olarak nitelendirerek bunların uluslararası toplum ve tüm insanlık için utanç kaynağı olduğunu söyledi.
Husilerin Abdiyye bölgesine yönelik düşmanca saldırıları ve kuşatmaları, yerel ve uluslararası düzeyde kınama ile karşılandı. Yemenli resmi kaynakların belirttiğine göre Cumartesi günü Marib Valisi Sultan el-Arade ile online görüşme gerçekleştiren Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking, Husi milislerin Marib, Şabva ve el-Beyda’ya yönelik son hareketlerini kınayarak bu askeri operasyonların durdurulması gerektiğini vurguladı.
SABA’nın haberine göre Arade, Husi milislerinin 2015 yılından bu yana valiliğe saldırdıklarını, bunu bazı saha kazanımları elde etmek amacıyla en az iki yıldır yoğunlaştırdıklarını söyledi. Yerinden edilmiş milyonlarca insanın bulunduğu valilikte Husilerin sivillere karşı işlediği suçlara ve insani ihlallere de değinen Arade, şöyle söyledi:
“Bu gerilim, Husi milislerinin barışa inanmadığını, uluslararası toplumun barış ve savaşın sona ermesi çağrılarına önem vermediğini teyit ediyor. Aslında savaş ve barış kararı ona ait değil; bu karar milislerin başını çeken İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah liderlerine ait. Bunların başında şu anda başkent Sana'da bulunan Devrim Muhafızları liderleri Hasan İrlu geliyor. Abdiyye sakinlerinin Husi milisleri tarafından kuşatma altında soykırıma maruz kalması, uluslararası toplumun bu milisleri terörist grup olarak sınıflandırma ve liderlerini uluslararası mahkemelerde yargılama yönünde sağlam bir duruş ve cesur kararlar almasını gerektiriyor.”
Söz konusu kaynaklar ise “Yemen Özel Temsilcisi Lenderking, Husi milislerin Marib ve Abdiyye’ye yönelik askeri saldırısını durdurması, sivillerin, ilaçların ve sağlık personelinin temel ihtiyaçlarının girişi için güvenli koridorların hızla açılması gerektiğini vurguladı. Lenderking, Marib’de sivillerin ve yerinden edilmişlerin kasıtlı bir şekilde balistik füzelerle hedef alınmasını kınayarak bunun failleri adalet için uluslararası hesap verebilirliğe maruz bırakmayı gerekli kıldığını söyledi. Aynı zamanda sivilleri çatışmadan ve hedef alınmaktan kurtarmanın gereğini vurguladı” ifadelerine başvurdu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.