Süper Lig kulüplerinin Avrupa macerası tehlikede... Gülhan: Araç haline gelen bir futbolun Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz

Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig kulüplerinin Avrupa macerası tehlikede... Gülhan: Araç haline gelen bir futbolun Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz

Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA
Türkiye, UEFA sıralamasında bu sezonu ilk 15 içinde bitiremezse Süper Lig şampiyonu, 2023-24 sezonunda ön eleme turundan turnuvaya katılacak / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun en önemli organizasyonları Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi, kulüplere hem ekonomik hem de prestij açısından katkılar sunuyor. 
Türk temsilcilerinin bu alandaki temsiliyeti tehlike altında. Avrupa kupalarında ülkelere tanınan kontenjanlar UEFA sıralamasına göre belirleniyor.
Son yıllarda uluslararası arenada başarısız sonuçlar alarak sıralamada 19. sıraya gerileyen Süper Lig kulüpleri, yeni bir tehlikeyle karşı karşıya.
Toplamda 24 bin 500 puanı bulunan ve UEFA sıralamasında 19. basamakta yer alan Türkiye, Çekya, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Hırvatistan'ı geçemezse 2023-24 sezonunda Avrupa'daki temsiliyet haklarını azaltarak ön eleme turlarıyla oldukça zora sokacak.
2021-22 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde ise Galatasaray ve Fenerbahçe, sergileyecekleri performansla bir anlamda bu alandaki geleceklerini de tayin edecek.
Söz konusu takımlar kalan maçlarını kazanıp rakiplerini geride bırakamaz ve ilk 15 ülke içerisine giremezlerse, 2023-24 sezonunda Süper Lig şampiyonu Şampiyonlar Ligi'ne 1, Konferans Ligi'ne ise 3 takım katılma hakkı elde edecek. UEFA Avrupa Ligi'ne ise Türk ekipleri katılamayacak.

5 takımdan 3'ü yola devam etse de tehlike büyük
Bu sezon Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Sivasspor ile Avrupa kupalarında temsil edilen Türkiye, yoluna üç takımla devam ediyor.
Şampiyonlar Ligi'nde yer alan Beşiktaş, Ajax, Borussia Dortmund ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği grubunda geride kalan üç maçından da yenilgiyle ayrıldı ve ülke puanına katkı sunamadı.

Fenerbahçe, Antwerp karşısında öne geçse de üstünlüğünü koruyamayarak sahadan 1 puanla ayrıldı / Fotoğraf: AA
UEFA Avrupa Ligi gruplarında yoluna devam eden ekiplerden Fenerbahçe, Eintracht Frankfurt, Olympiakos ve Antwerp ile üst tura çıkma mücadelesi verdiği grupta 2 galibiyet, 1 yenilgi elde etti.
Bu sezon Türk temsilcileri arasındaki en başarılı takım Galatasaray oldu. Marsilya, Lazio ve Lokomotiv Moskova ile gruptan çıkmak için yarışan sarı-kırmızılılar, Lazio ve Lokomotiv Moskova'yı mağlup ederken Marsilya ile berabere kaldı ve liderlik koltuğunu korudu. 

Türkiye, UEFA sıralamasında 19. basamakta
Türkiye, bir dönem üst sıralarda yer aldığı UEFA sıralamasında son yıllarda aldığı başarısız sonuçlarla 19. sıraya kadar geriledi.
2017-18 sezonunda 6 bin 800 puan toplayan Türk temsilcileri, 2018-19'da 5 bin 500, 2019-20'de 5 bin, 2020-21'de ise 3 bin 100 puan topladı. 
Bu sezon şu ana kadar 4 bin 100 puana ulaşan Türk ekipleri, toplamda 24 bin 500 puanla 19. oldu.
Türkiye'nin en yakın rakipleri 18. Çekya 24 bin 600, 17. Güney Kıbrıs 24 bin 625, 16. Yunanistan 24 bin 700 ve 15. sırada bulunan Hırvatistan 24 bin 900 oldu.
14. sıradaki İsviçre'nin puanı ise 27 bin 425. Çekya'nın 3, Güney Kıbrıs'ın ve Yunanistan'ın 2'şer ve Hırvatistan'ın ise 1 takımı Avrupa kupalarında yoluna devam ediyor.

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Aynı tas aynı hamam devam ediyor"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Türk ekiplerinin uluslararası arenada aldıkları başarısız sonuçlar ile Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Avrupa kupalarındaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Avrupa kupalarında Türk temsilcilerinin son yıllarda aldığı başarısız sonuçların Süper Lig'in kalitesiyle doğrudan ilgili olduğunu dile getiren Gülhan, "Süper Lig'in kalitesine bakabilmek için önce TFF'nin tüm kurulları ve komisyonlarıyla futbolu nasıl yönettiğine bakmak gerekiyor" dedi.
AİHM'nin, TFF'nin tüm kurullarını değiştirmesi yönünde karar aldığını ifade eden Gülhan, "TFF, Genel Kurul'da karar aldı ama uygulamayı sonraki toplantıya erteledi. Aynı tas aynı hamam devam ediyor. Kulüplere bakınca yönetici profilleri siyasi kurgu üzerinden geliyor. Milli Takım'da da aynı durum söz konusu. Siyaset futbolu ele geçirmiş ve bunu kendi argümanları için kullanıyor. Bu hale gelince de futbolun kendi koşulları amaç olmaktan çıkıp araç haline geliyor. Araç haline gelen bir futbolun ve buna göre dizayn edilmiş bir ligin Avrupa'da başarılı olması söz konusu olamaz" diye konuştu. 

"Süper Lig'in kalitesi, çevre liglerle kıyaslandığında hemen hemen en kötüsü"
Avrupa'nın çok önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Gülhan, bu arenada bir yüzleşme gerçekleştiğini ifade ederek, şöyle devam etti: 
"Türkiye liginin, kulüplerin, Milli Takım'ın, TFF'nin ve yöneticilerin ne olduğuyla ilgili genel bir değerlendirme alıyorsunuz orada. Bu nedenle çok önemli. Netice itibariyle Süper Lig'in kalitesi, Avrupa'nın beş büyük ligini dışarı çıkarıyorum çevre liglerle kıyaslandığında hemen hemen en kötü lig. Menajerler üzerinden bir sistem yaratılarak tamamen bir rant kurgusu haline getirilmiş. Bundan nemalanan insanlar geldikleriyle gittikleri arasındaki farka baktığınızda her şeyi çok net anlayabiliyorsunuz. Burada bir çelişki ortaya çıkıyor. Kulüpler inanılmaz derecede borçlandırılmış, kişiler de ekonomik düzeyi yükselmiş koşullar çıkıyor. Bunların hepsini topladığında Yunanistan'ın da altında kalıyorsun Güney Kıbrıs'ın da..."

"Bu koşullar devam ettiği sürece daha da geriye gideceğiz"
Türkiye'nin gerisinde kaldığı Yunanistan, Güney Kıbrıs, Hırvatistan ve Çekya'nın asistan lig olduğunu ve bu organizasyonlarda oyuncu yetiştiriciliğinin ön planda tutulduğunu aktaran Gülhan, "Avrupa'nın 5 majör ligi olmayı hedefleyen bir amaçları yok. Yetiştirici formatında lig düzeyini yapıyorlar. Lejyoner futbolcuları var ve Avrupa'nın tüm liglerinde çok sayıda buralardan oyuncu oynuyor. Biz bunu da daha düzgün oturtamadık. Bu koşullar devam ettiği sürece daha da geriye gideceğiz" ifadelerini kullandı. 

Beşiktaş, bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı 3 maçtan da yenilgiyle ayrıldı / Fotoğraf: AA
"Beşiktaş'ın gruptan çıkması mucizelere kalır"
Gülhan, Türkiye'yi Avrupa kupalarında temsil eden Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bundan sonra yapabileceklerini ve gruptan çıkma şanslarını da yorumladı.
Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş'ın Dortmund, Ajax ve Sporting Lizbon ile mücadele ettiği grubunda hiç şansı kalmadığını söyleyen Gülhan, "Gruptan çıkması mucizelere kalır. Onu bırakın Avrupa Ligi'ne gitmek için de pek şansı kalmadı. Avrupa Ligi'ne gitmesi için Sporting'i yenmesi lazımdı, kendi evinde yenildi. En azından deplasmanda bir şansı olurdu. Sporting'in şimdi gruptan çıkma şansı bile var. Beşiktaş'ın Dortmund ve Sporting deplasmanları kaldı. İçeride ise kalitesi ortada olan Ajax ile oynayacak. Yenmesi mucizelere bağlı. Yapabileceği bir şey yok. Beşiktaş büyük ihtimalle ne Avrupa Ligi'ne gidebilecek ne de gruptan çıkabilecek. Belki de puansız kapatıp geri dönecek. Bir şansı olduğunu sanmıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Beşiktaş'ın elde ettiği başarısızlıkta Sergen Yalçın'ın da payı olduğunu dile getiren Gülhan, şu eleştiriyi yaptı:
"Şampiyonlar Ligi'ni Süper Lig formatında oynatmaya çalıştı. Orası başka bir arena, futbolun kendi kurguları orada çok önemli. Eğer o kurguları kullanamazsanız duvara çarparsınız. Yalçın geçen sene çok başarılı görünmesine rağmen elindeki argümanların Avrupa için yeterli olmadığı ortaya çıktı. O kurguyu yapamadı. Son çıkardığı kadro çok popülistti. Sıradan bir savunma kurgusu, kalecin çaylak... Kadro mühendisliği çok kötü yapıldı Şampiyonlar Ligi için. Bu kadro Süper Lig için yeter ama orası için her konuda yetersiz kaldı."

"Sadece Avrupa Ligi'nde değil Süper Lig'de de sıkıntılar yaşayacak"
UEFA Avrupa Ligi D Grubu'nda Olimpiakos, Eintracht Frankfut ve Antwerp maçlarını geride bırakan Fenerbahçe'yi yorumlayan Gülhan, sarı-lacivertli ekibin kadro yapısına ve Ali Koç'a eleştirilerde bulundu: 
"Fenerbahçe'nin 30 kişilik kadrosuna baktığınızda 1 sol, 1 de sağ beki var. Orta sahanın ortasında oynayabilecek 8 göbek oyuncusu var. 6 forveti, 4 de stoperi var... Böyle bir kadro mühendisliği olur mu? Bunu Pereira değil Ali Koç yaptı. Çok öne çıkıp bir şeyler dizayn etmeye çalışıyor ama futbolu bilmediğinin farkında değil. Bu çok kötü bir şey. Koca takımda 1 sol 1 de sağ bek var. Gelen hoca ile konuşmaz mısınız 'şunu aldık, sen hangi sistemi oynatmak istiyorsun, düşüncen nedir' diye. Adam geldi, kendine göre bir sistem kurdu. Bu sistem Fenerbahçe'de uymuyor. Mesut Özil'i de burada kullanamıyor ve çelişki yaşıyor. Bunların hepsinin başında Ali Koç'un futbolla ilgili Fenerbahçe'yi dizayn etmeye çalışmasıyla felaket yaşıyor. Bundan sonra sadece Avrupa Ligi'nde değil Süper Lig'de de sıkıntılar yaşayacak. Bu sistemle devam etmesi çok zor."

Moskova'dan galibiyetle dönen Galatasaray, namağlup yoluna devam ediyor / Fotoğraf: AA 
"Hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya baktığımızda en iyi konumdaki takım Galatasaray"  
Şu anda hem Türkiye'de hem de Avrupa'da yarışan takımlara bakıldığında en iyi konumdaki takımın Galatasaray olduğunu öne süren Gülhan, "Fatih Terim kadroyla oynamayı çok seviyor, sıkıntı da orada başladı. Çok fazla kadroyla oynamaya başlayınca oradan kurumsal bir yapı çıkmadı. Kurumsal yapı çıkmayınca maç içinde yakaladığı avantajların hepsini kaybetti. Ya berabere kaldı ya da mağlup oldu. Şimdi baktığınız zaman istikrarı yakaladı, sistematik kurgusu devam ediyor. Böyle devam ettikçe oyunda kurumsallaşma oluyor. O da Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin yapamadığı bir avantaj oluyor" ifadelerini kullandı. 

"Gruptan çıkma şansı bir tek Galatasaray'ın var, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yok"
Galatasaray'da Marcao'nun oyunun lideri olduğunu, Beşiktaş ve Fenerbahçe'de böyle bir oyuncunun yer almadığını dile getiren Gülhan, şöyle devam etti:
"Kişilik sorunları olmasına rağmen Marcao orada bir oyun lideri oldu. Çok etkili, takımı arkadan dizayn ediyor. Yanında kaleci de çok etkili ama bütün dizaynı Marcao yapıyor ve burada avantaj elde ediyor. Galatasaray, Marcao'nun olduğu tüm maçları üst düzey oynuyor. Fatih Terim de 70. dakikalara kadar oyuncu değşikliğini beklemeye başladı. Bu da oyunun bozulmamasına neden oldu ve takım bir kurgu yakaladı."
İstanbul temsilcisinde oyuncu kalitesi ve profilinin iyi durumda olduğunu söyleyen Gülhan, "Genç ve dinamik bir kadro ile oynuyorlar. Kulübe ile saha arasında rotasyon avantajları çok iyi. O yüzden avantajlılar. Gruptan çıkma şansı bir tek Galatasaray'ın var. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın yok" dedi.

"Aynı antrenörler ligin içinde dönüp duruyor, aynı başarısızlıklar devam ediyor"
Gülhan, Avrupa ile Türk ekipleri arasındaki makasın daraltılması için şu öneriyi sundu:
"Bu yönetici profillerinden kulüplerin kurtulması lazım birincisi bu. TFF'den kurtulmak lazım ikincisi bu. TFF'nin tüm kurul ve komisyonlarının özerklik kazanması lazım. Futbolun siyasetin elinden kurtulması lazım. Bunlar yapılmadığı sürece hiçbir şekilde başarı elde edilemez. Bakın aynı antrenörler ligin içinde dönüp duruyorlar. Aynı başarısızlıklar, aynı format devam ediyor. Antalya'da olan Kayseri'ye, Kayseri'de olan Erzurum'a, Erzurum'da olan da Göztepe'ye gidiyor. Bir şey değişmiyor aynı antrenör. Bir değişkenlik yok. Son zamanlarda beni heyecanlandıran bir tek İlhan Palut var. Umarım kalite bakımından bir çıbanbaşı olur da en azından aradan biri çıkmış olur."
Independent Türkçe



Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)
TT

Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)

Gianni Infantino, FIFA’nın Dünya Kupası da dahil olmak üzere organizasyonlarındaki ticari hakların bir bölümünü satma planının rafa kaldırılmasının ardından, yarın (perşembe) ilk kez FIFA Konseyi üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantıda, kendisinin görevden ayrılmasını isteyen futbol yöneticileriyle karşı karşıya gelmesi bekleniyor.

Infantino, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) başkanlarının istifa çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu konfederasyonların temsilcileri, FIFA Konseyi toplantısına katılmak üzere Zürih’te bulunacak.

Toplantıya Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya konfederasyonlarının temsilcileri de katılacak. Gündem maddeleri arasında, Infantino’nun temmuz ayında duyurulmasından yalnızca birkaç gün sonra vazgeçmek zorunda kaldığı “FIFA Forward Enterprise” girişiminin ele alınması da yer alıyor.

Infantino’nun planı kapsamında, FIFA’ya bağlı ticari bir şirketin azınlık hisselerinin özel sektör yatırımcılarına satılması önerilmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kardeşi Joshua Kushner tarafından kurulan bir şirket de önde gelen potansiyel yatırımcı olarak gösterilmişti.

37 üyeden oluşan FIFA Konseyi, Infantino’nun yetkilerinin sınırlandırılması konusunu da görüşecek. Futbol dünyasının en etkili isimlerinden bazıları, Infantino’yu görevden ayrılmaya ikna edemedikleri takdirde yetkilerini kısıtlamayı hedefliyor.

56 yaşındaki Infantino, Mart 2027’de yeniden başkan seçilmek için yarışmaya hazırlanıyor. Adaylık başvuruları için son tarih olan 18 Kasım yaklaşırken seçim süreci de hız kazanıyor.

İsviçre Millî Takımı ve Tottenham Hotspur’un eski savunma oyuncusu Ramon Vega, geçen hafta başkanlığa aday olacağını açıkladı. Ancak Vega, adaylığının geçerli olabilmesi için gereken beş ulusal futbol federasyonunun desteğine sahip olup olmadığını henüz doğrulamadı.

“FIFA Forward Enterprise” girişimi, dünya futbolundaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Asya Futbol Konfederasyonu Başkanı Şeyh Salman bin İbrahim el-Halife ve CONCACAF Başkanı Victor Montagliani, FIFA yönetiminin başında değişim zamanının geldiğini açıkladı.

Buna karşılık Infantino, görevini sürdürmek için destek toplama girişimlerini yoğunlaştırdı. Geçen hafta Yeşil Burun Adaları’nda Afrikalı futbol yöneticileriyle bir araya geldiğinde ayakta alkışlandı.

Infantino’nun gelecek yıl Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak seçimlerde Güney Amerika’nın desteğini de alması bekleniyor. Asya Futbol Konfederasyonu yönetiminin kendisine yönelik eleştirilerine rağmen, aralarında bazı Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda Asya ülkesi Infantino’ya destek verdi.

Reuters’a konuşan konuya yakın kaynaklar, Infantino’nun yerine geçebilecek bir aday bulunması ihtimalinin hâlâ düşük olduğunu belirtti. Bununla birlikte muhalifleri, Infantino’yu daha fazla yalnızlaştırmak ve yetkilerini sınırlandırmak konusunda kararlı.

FIFA Konseyi üyelerinin, “FIFA Forward Enterprise” girişimini değerlendirmenin yanı sıra federasyonun mali rezervlerini ve üye federasyonlara aktarılabilecek kaynakların miktarını da görüşmesi bekleniyor. Disiplin süreçleri, yönetişim çerçevesi ve geçen yıl tartışmalı bir kararla ABD Başkanı Donald Trump’a verilen Barış Ödülü de gündemdeki diğer başlıklar arasında yer alıyor.

Geçen ay UEFA ve CONCACAF, FIFA’dan 211 üye federasyonun her birine 10 milyon dolar ödenmesini talep etti. Bu çağrı, Infantino’nun “FIFA Forward Enterprise” kapsamında sunduğu öneriye karşı bir hamle olarak değerlendirildi. Söz konusu girişim çerçevesinde federasyonlara 20 milyon dolarlık kalkınma finansmanı sağlanması ve ilave 20 milyon dolara kadar kaynak kullanabilmelerine imkân tanınması öngörülüyordu.

Spor alanında daha iyi yönetişim sağlanması için çalışan bir lobi kuruluşu olan Dünya Spor Dürüstlüğü İttifakı’nın kurucusu ve küresel üst yöneticisi Emmanuel Medeiros, FIFA’nın Zürih’te “açık sözlü bir tartışma” yürütmesi gerektiğini söyledi.

Medeiros, “Dünyanın gözü onların üzerinde. Futbol dünyası, Konsey’in bu eşsiz fırsatı değerlendirerek gerçekten bağımsız, kapsamlı ve şeffaf bir yönetişim incelemesi başlatmasını bekliyor. Kesinlikle yeni bir ivme ve dinamik bir yaklaşım görmek istiyoruz” dedi.

Ancak 2016 yılında FIFA Yönetişim Komitesi’ne başkanlık eden ve daha sonra Infantino tarafından görevden alınan avukat ve siyasetçi Miguel Maduro, perşembe günkü toplantıdan kayda değer sonuçlar çıkması halinde şaşıracağını söyledi.

Maduro, “Bir çalışma grubu kurduklarını veya FIFA’nın yönetişim yapısına ilişkin bağımsız bir inceleme başlatacaklarını açıklayabilirler. Ancak FIFA’nın geçmiş performansı göz önüne alındığında, bu girişimlerin inandırıcılığı son derece sınırlı olacaktır” diye konuştu.

Maduro, sözlerini şöyle sürdürd:

“Böyle bir süreç gerçekten bağımsız ve uygulanabilir olmadığı takdirde geçmişte yaşananların tekrarı olabilir. Bu da yalnızca kamuoyu baskısını hafifletmeyi ve mevcut sorunların ele alındığı izlenimini vermeyi amaçlayan göstermelik bir girişimden ibaret kalabilir.”


Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Pep Guardiola'dan Manchester City'ye destek: Maça geliyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, gelecek hafta oynanacak Paris Saint-Germain maçını izlemek üzere Manchester City'ye dönecek. Bu, Premier Lig'in yönelttiği 114 suçlamada suçlu bulunan eski kulübünün yanında durmaya devam ettiğinin bir başka göstergesi.

Kulüp sahiplerine ve yöneticilerine destek veren bir Instagram mesajı paylaşan Katalan teknik adam, kulübün Premier Lig'in finansal kurallarını çiğneme suçlamaları konusunda masum olduğunda uzun süredir ısrar ediyor.

Guardiola, bağımsız bir komisyonun City'nin 9 yıllık bir süre zarfında gelirlerini 900 milyon sterlinden (yaklaşık 59 milyar TL) fazla şişirmek için "göstermelik" sözleşmeler kullandığı sonucuna varmasından önce, yaz aylarında görevinden ayrılmıştı.

Suçsuzluklarına dair "çürütülemez" kanıtlara sahip olduklarını savunmaya devam eden City karara itiraz ediyor. Ancak olası cezalar arasında Premier Lig'den ihraç edilme veya küme düşmeyi kaçınılmaz ya da muhtemel kılabilecek bir puan silme cezası yer alıyor.

Artık City Football Group'un küresel elçiliğini yapan Guardiola, kişisel olarak herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalmadı ancak geçen hafta Instagram'da şunları yazdı:

Dünyanın dört bir yanındaki her bir Manchester City taraftarının burada, her zamankinden daha fazla yanınızda olduğumu bilmesini istiyorum. Kulübümün, kulüp sahibimin, başkanımın, [CEO] Ferran'ın [Soriano], oyuncuların, personelin, [teknik direktör] Enzo'nun [Maresca] ve siz eşsiz taraftarlarımızın her zaman arkasında oldum, şimdi de öyleyim ve gelecekte de öyle olacağım. Açıkça ifade edeyim: Bunu hep birlikte aşacağız. Hepinizi seviyorum.

Soriano, Guardiola'nın Barcelona günlerinden bu yana yol arkadaşı. Maresca ise City'nin Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı 2022-23 sezonunda onun yardımcılığını yapmıştı.

Premier Lig'in yönelttiği suçlamalar, Guardiola'nın 10 yıllık görev süresinin ilk iki sezonu da dahil 2009'dan 2018'e kadar olan dönemi kapsıyor. City, 2017-18 sezonunda rekor kırarak 100 puanla Premier Lig şampiyonu olmuştu.

Guardiola 6 Premier Lig şampiyonluğu ve kulübün ilk Şampiyonlar Ligi zaferi de dahil toplam 20 kupa kazandıktan sonra mayısta takımdan ayrılmıştı. Etihad Stadyumu'ndaki bir tribüne onun adını verdiler ve bu, o zamandan beri yapacağı ilk ziyaret olacak.

Independent Türkçe


Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Erling Haaland'dan takım arkadaşlarına karakter övgüsü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Manchester City'nin golcüsü Erling Haaland, Anfield'da Liverpool'a karşı elde ettikleri muhteşem 3-0'lık galibiyetin ardından takım arkadaşlarının sergilediği "karakteri" övdü. Bu, Premier Lig'in finansal kurallarını çiğnedikleri gerekçesiyle suçlu bulunduklarının açıklanmasının ardından çıktıkları ilk maçtı.

Lig lideri bu maça, kulübün suçluluk kararına itiraz etmesiyle sonuçlanan, fırtınalı geçen üç haftanın ardından çıktı. Anfield'daki bu ilk karşılaşma zorlu bir sınav gibi görünse de Ryan Gravenberch'in kırmızı kart görmesinin de yardımıyla City bu engeli başarıyla aştı.

Çekişmeli geçen ilk yarının ardından Hollandalı oyuncu 60. dakikanın hemen ardından ikinci sarı kartını görerek oyundan atıldı ve birkaç dakika sonra Haaland'ın Alisson'ı mağlup eden net vuruşuyla City öne geçti.

Sadece 3 dakika sonra Jeremy Doku'nun nefis kavisli şutu farkı ikiye çıkarırken, Rayan Cherki'nin şık vücut çalımı ve ardından gelen golü, Merseyside'daki tuhaf ve durgun atmosferde üç puanı perçinledi.

Maçın ardından konuşan Haaland, maçın adamı seçilen takım arkadaşı Elliot Anderson'a özel övgülerde bulunurken, oyuncuların sergilediği "karakterin" altını çizdi.

Son düdüğün ardından, "Man City'nin parçası olan herkes ve tüm taraftarlar için bu, uzun süre unutulmayacak çok güzel bir an" dedi.

Zorlu bir maçtı ama savunmadan hücuma kadar harika bir karakter ortaya koyduk. Herkesle gurur duyuyorum. Zihinsel olarak güçlü kalmak, birlik olmak ve kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmak önemli. Bizim kontrol edebileceğimiz tek şey iyi futbol oynamak ve birlikte mücadele etmek. Yapabileceğimiz tek şey bu.

Haaland, "Old Trafford'da 10 kişi oynarken sergilenen karakterden bahsettiğimde aklıma gelen ilk isim Elliot oluyor" diye açıkladı.

Maçları kazanmak istiyoruz, olay bu kadar basit. İyi performans göstermek, iyi futbol oynamak ve maçları kazanmak. Bu zihinsel bir savaştı, milli takım arasından dönmek hiçbir zaman kolay değil.

Haaland, "Birlik olmayı başardığımız ve zihinsel bakımdan güçlü kaldığımız için gururluyum" diye ekledi.

City bu galibiyetle ligdeki kayıpsız serisini sürdürdü. 18 puanın hepsini toplayan takım, en yakın takipçisi Arsenal'ın üç puan önünde. Bir sonraki maçına hafta içinde Şampiyonlar Ligi'nde PSG karşısında çıkacak ekip, 17 Ekim Cumartesi günü ise Ipswich'i konuk ederek Premier Lig'deki mücadelesine dönecek.

Independent Türkçe