Dibeybe’den genç ‘milisleri’ devlet kurumlarına kazandırmaya yönelik proje

Libya Seçim Komisyonu, gelecek ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık sürecini başlatmaya hazırlanıyor.

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe.
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe.
TT

Dibeybe’den genç ‘milisleri’ devlet kurumlarına kazandırmaya yönelik proje

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe.
Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe.

Libya Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, silahlı oluşumlara bağlı devlet kurumlarına katılmak isteyen gençleri rehabilite etmek ve yeniden topluma kazandırmak için proje başlattı.
Dibeybe, Çalışma ve Rehabilitasyon Bakanlığı tarafından geçen cumartesi günü Trablus’ta ‘Rehabilitasyon ve çalışma ile hayatın geri dönüşüne katkıda bulunuyoruz’ sloganı altında başlatılan projenin açılış töreninde açıklamalarda bulundu. Hükümetinin toplumun tüm kesimleri için müreffeh bir gelecek elde etme arayışı ışığında en iyi gençlik programlarını ortaya koyacağını vurguladı. Dibeybe, silahların ülkeyi ve sınırlarını savunanların elinde olacağını ve söz konusu unsurların ‘birbirleriyle savaşmayacağını’ vurguladığı açıklamasında gençleri de ‘inşa ve yenilenmeye doğru ilerlemeye, savaş ve yıkım sloganlarına karşı durmaya ve geleceği inşa etmek için çalışmaya’ çağırdı.
Abdulhamid Dibeybe açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Plan tüm bilimsel, teknik ve elektronik dersleri vererek, bütünleşmek isteyen unsurların yeteneklerini artırmayı, herkesi kendine çekecek şekilde çalışmayı sürdürmeyi, verimliliği, bilimsel ve teknik gelişmeyi artırmayı amaçlıyor. Ülke istikrara, güvenliğe ve barışa destek vermemizi hak ediyor.”

Seçim süreci
Diğer yandan Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı İmad es-Sayeh, teknik ve lojistik hazırlıklar tamamlandığında milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylık kapısını aralayacağını duyurdu. Sayeh, gelecek ayın ilk yarısında seçimler için aday kayıtlarının başlatılmasının planlandığına dikkat çekti. Komisyonun seçim yasalarındaki bazı teknik maddeleri değiştirmek için parlamento ile temas halinde olduğunu vurguladı.
İmad es-Sayeh, 24 Ekim’de başkent Trablus’ta düzenlediği basın toplantısında “Meclisi bir siyasi parti olarak değil, yasama organı olarak görüyoruz. Bize gönderilen kanunları uygulamakla yükümlüyüz” ifadelerini kullandı.
Posedürlerin, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin eşzamanlı olarak yapılması doğrultusunda hazırlandığını belirten Sayeh, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu için oy verme gününün komisyonun Temsilciler Meclisi’nin onayına sunduğu öneriye göre belirlenmesinin şart olduğunu kayetti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunun da yine komisyon tarafından önerilen ve Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan oy kullanma gününde parlamento seçimleriyle eş zamanlı gerçekleştirileceği bilgisini verdi.
Sayeh, komisyon konseyinin iki seçimin sonuçlarını da aynı anda açıklayacağını belirttiği açıklamasında söz konusu günü, ‘cephanelerden ve mermilerden uzak, sandığın hükmünün sağlandığı, Libyalıların iradesinden başka bir sesin yükselmediği gün’ olarak nitelendirdi.
Sonuçlara 48 saat içerisinde itiraz edilebilmesi için komisyon veritabanına kayıtlı seçmen listelerinin yayınlanmaya başladığı bilgisini veren Sayeh sözleirni şöyle sürdürdü:
“Komisyon, adaylık kapısı açılır açılmaz adayların hazırlayıp sunmaları amacıyla yeterli bir süre vermek için, proaktif bir adım ile seçim yasalarının adaylar için öngördüğü aday liste formlarının tamamını yayınlayacak.”
Sayeh, Libya halkına ve tüm siyasi partilere de komisyonun, ‘itibarını zedelemeye veya prosedürlerini ihlal etmeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmaksızın’, herkesin haklarını ve fikir birliğini garanti eden, özgür ve adil seçimleri uygulamaya yönelik taahhütlerinden sapmayacağına dair güvence verdi.

‘Barka el-Beyda’ şeyhleri
‘Barka el-Beyda’ şeyhleri ve ileri gelenleri, birlik hükümetine paralel bir yönetim kurulmasına ve ‘ülkeyi bölmeye, petrol sahalarını ve limanları kapatmaya’ yönelik her türlü girişimde bulunulmasına karşı olduklarını duyurdular. Geçen cumartesi günü yapılan açıklamada, Libyalıların geçim kaynağıyla oynamaya çalışan herkesin üzerindeki örtünün kaldırıldığı vurgulandı.
Söz konusu açıklama, ülkenin üç tarihi bölgesinden biri olan Sirenayka’nın kaderini belirlemek için 24 Ekim’de düzenlenen, bölgenin ileri gelenlerinin gerçekleştirdiği toplantıya yanıt olarak geldi. Sirenayka bölge temsilcilerinin liderliğinde düzenlenen ayaklanmada Dibeybe’nin politikalarını ve kararlarını protesto etmek için birlik hükümetine baskı yapılıyor. Bölge petrol sahalarında ve limanlarda çalışmaların durdurulması çağrılarına tanık oluyor.
Bingazi’nin doğusundaki Benina bölgesinde yapılan toplantıların kapanış bildirisinde, ‘daha önce planlanan tarihlerde eş zamanlı olarak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılması ve Ulusal Ordu Genel Komutanlığı’nın destek vermesi’ çağrısı yapılırken Dibeybe’nin Savunma Bakanlığı pozisyonunu üstlenmesi ve kimseyi bu görev için atamaması da kınandı. Bildiride, Sirenayka’da kurulan ve Trablus’a devredilen tüm kurumların iadesi ve Başbakan Yardımcısı ve tüm görevlilere tam yetki verilmesi de istenirken Kahire girişimi ve Cenevre Anlaşması uyarınca, servetin tüm bölgelere adil dağılımı talep edildi. Ayrıca tüm sektörlerdeki ve şirketlerdeki maaşların ödenmesi ve dış ticarette mal takasının yeniden başlaması istendi.

Terörle mücadele sürüyor
Seçim süreci ve siyasi bölgesel gerilimlerin yaşandığı ülkede terörle mücadele çabaları da sürüyor. Trablus’ta Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Terörle Mücadele Gücü, ülkenin kuzeybatısında düzenlenen operasyonda biri lider kadrosundan olmak üzere çok sayıda DEAŞ üyesinin yakalandığını duyurdu.
Terörle Mücadele Gücü, geçen cumartesi günü yayınladığı bildiride, DEAŞ’ın daha önce Suriye’de de savaşan Libya uyruklu bir lideri de dahil çok sayıda teröristin Msallata şehrinde ele geçirildiği kaydedildi. Ancak tutukluların sayısına ilişkin bilgi verilmedi.
Mücadele Gücü Komutanı Tümgeneral Muhammed ez-Zeyn, ‘başarılı bir güvenlik operasyonu’ olarak nitelendirdiği operasyona ilişkin tebrik mesajı yayınladı. Ülkenin neresinde olurlarsa olsun tüm terörist ve radikalizm yanlısı grupların inlerine ‘demir yumruk indirme’ sözü verdi.
Terörle Mücadele Gücü söz konusu açıklamalarla eş zamanlı olarak Trablus’un 130 km doğusundaki Msallata şehrinde düzenlenen operasyonun görüntülerini de yayınladı.
Mücadele Gücü, geçen eylül ayı başlarında Trablus’un güneydoğusundaki Beni Velid şehrinde, Imbarek Hazmi adındaki DEAŞ liderinin tutuklandığını açıklamıştı. Söz konusu terörist, şehirlerin girişlerine kurulan karargahların, askeri ve güvenlik kontrol noktalarının bombalanmasından ve bu bölgelerde sivil unsurların hedef alınmasından sorumlu tutuldu.
Adalet Bakanlığı’ndan yapılan bir diğer açıklamada da Sebha Bölge Savcılığı Müdürü Ziya Abdulhafız’ın yaralandığı suikast girişimini kınandı. Bakanlık, geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada güvenlik makamlarını söz konusu olayı hızla soruşturmaya ve failleri tutuklayarak Cumhuriyet Savcılığı’na sevk etmeye çağırdı.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.