İngiltere'de dün hastane önündeki patlamanın 'terör olayı' olduğu açıklandı

İngiltere'nin Liverpool kentinde dün bir hastanenin önündeki araçta meydana gelen patlamanın "terör olayı" olduğu bildirildi.

Liverpool'da Rutland Caddesi'ni kordon altına alan polis memurları (AFP)
Liverpool'da Rutland Caddesi'ni kordon altına alan polis memurları (AFP)
TT

İngiltere'de dün hastane önündeki patlamanın 'terör olayı' olduğu açıklandı

Liverpool'da Rutland Caddesi'ni kordon altına alan polis memurları (AFP)
Liverpool'da Rutland Caddesi'ni kordon altına alan polis memurları (AFP)

Kuzeybatı Terörizmle Mücadele Polisinden Emniyet Müdür Yardımcısı Russ Jackson, Liverpool'da düzenlenen basın toplantısında, olaya ilişkin soruşturmanın hızla devam ettiğini belirterek patlamanın "terör olayı" ilan edildiğini bildirdi.
Taksinin hastaneye yaklaştığı esnada patlamanın meydana geldiğini aktaran Jackson, yolcu tarafından araca bir patlayıcının getirildiğini ve daha sonra araçta meydana gelen patlama sonucu bu kişinin öldüğünü kaydetti.
Gözaltına alınan 3 kişinin bugün sorguya çekileceğini aktaran Jackson, Sefton Park'taki bir adreste "önemli eşyaların" bulunduğunu belirtti.
Jackson, olayın motivasyonunun ne olduğunun ise henüz bilinmediğini ifade etti.
Öte yandan patlamayla ilgili 20 yaşındaki dördüncü bir kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.

Taksi şoförü taburcu edildi
Merseyside Polisi Emniyet Müdürü Serena Kennedy de Merseyside bölgesine yönelik "belirli bir tehdit olmadığını" ancak devriyelerin artırıldığını dile getirdi.
Liverpool Belediye Başkanı Joanne Anderson da ismi "David Perry" olan taksi şoförünün patlamadan önce kapıları kilitlediğine işaret ederek "Taksi şoförü kahramanca çabasıyla hastanede kesinlikle korkunç bir felakete yol açabilecek şeyi başka yöne çevirmeyi başardı. Ona ve acil servisimize teşekkür ediyoruz." ifadesini kullandı.
Hastanedeki tedavisi tamamlanan taksi şoförünün taburcu edildiği bildirildi.

"Taksi şoförü inanılmaz bir akıl ve cesaretle davranmış gibi görünüyor"
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Londra'nın doğusundaki bir tıp merkezinde yaptığı konuşmada, patlamaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu devam eden bir soruşturma, bu yüzden ayrıntılar veya tam olarak ne tür bir olay olduğu, ne tür bir suç olabileceği konusunda yorum yapamam. Ancak söz konusu taksi şoförü, inanılmaz bir akıl ve cesaretle davranmış gibi görünüyor. Bunun devam eden bir soruşturma olduğunu söylemeliyim. Bundan daha fazlasını söylemek için erken olduğunu düşünüyorum."

Olay
İngiltere'nin Liverpool kentinde dün yerel saatle 10.59'da Liverpool Woman's Hospital önündeki bir araçta patlama meydana gelmişti.
Patlamada, araçtaki bir kişinin öldüğü, yaralanan bir kişinin ise tedavi altına alındığı belirtilmişti.
Merseyside Polisinden bir sözcü de olayın halihazırda "bir terör olayı olarak ilan edilmediğini" ancak terörle mücadele dedektiflerinin soruşturma yürüttüğünü ifade etmişti.
Kuzeybatı Terörizmle Mücadele Polisi, daha sonra yaptığı açıklamada, patlamayla bağlantılı olduğu belirtilen 21, 26 ve 29 yaşlarındaki 3 erkeğin, Terörizmle Mücadele Yasası uyarınca gözaltına alındığını bildirmişti.
Olaya ilişkin görüntülerde, otomobilin yandığı ve dumanların binayı kapladığı görülmüştü.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.