Fas ve İsrail, güvenlik ve askeri alanda türünün ilk örneği sayılan bir anlaşma imzaladı

Anlaşma, bölgedeki tehditler ve zorluklar karşısında Fas ve İsrail arasındaki iş birliğini yansıtıyor

Dün Rabat’ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ve İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz (Fas Dışişleri Bakanlığı)
Dün Rabat’ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ve İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz (Fas Dışişleri Bakanlığı)
TT

Fas ve İsrail, güvenlik ve askeri alanda türünün ilk örneği sayılan bir anlaşma imzaladı

Dün Rabat’ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ve İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz (Fas Dışişleri Bakanlığı)
Dün Rabat’ta Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita ve İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz (Fas Dışişleri Bakanlığı)

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz'ın Rabat'a yaptığı resmi ziyareti sırasında dün Fas ve İsrail, askeri ve güvenlik iş birliği alanında bir mutabakat zaptı imzaladı.
Bu anlaşma İsrail ve Arap bir devlet arasında türünün ilk örneği sayılıyor. Anlaşmaya Fas Ulusal Savunma İdaresinden Sorumlu Bakan Abdullatif Loudiyi ve İsrail Savunma Bakanı Gantz imza attı.
Söz konusu anlaşma Fas ile Cezayir arasındaki ilişkilerin gerildiği bir sırada geliyor.
İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre anlaşma, "bölgedeki tehditler ve zorluklar" karşısında Fas ve İsrail arasında "tüm biçimleriyle" güvenlik iş birliğini yansıtıyor. Anlaşma, Fas'ın operasyonel planlama ve araştırma ile geliştirmede iş birliği yapılmasının yanı sıra yüksek teknolojili İsrail güvenlik ekipmanını kolay bir şekilde edinmesine olanak sağlayacak.
Bu anlaşma, iki ülkenin, ABD'nin Fas'ın Cezayir destekli Polisario Cephesi ile paylaşamadığı Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıdığı üçlü bir anlaşma uyarınca ilişkilerini normalleştirmesinden bir yıl sonra geldi.
Gantz, anlaşmayı "görüş alışverişinde bulunmamızı, ortak projeler başlatmamızı ve İsrail'in Fas'a ihracat yapabilmesini sağlayacak çok önemli bir konu" olarak nitelendirdi.
Kraliyet Silahlı Kuvvetleri’ne ilişkin gelişmeleri aktaran Far-Maroc’un Facebook hesabı üzerinden verdiği bilgiye göre mutabakat zaptı, “iki ülkenin istihbarat ve güvenlik birimleri arasında resmi kanallar oluşturarak”, endüstriyel ve teknik iş birliği için zemin hazırlayıp, karşılıklı ziyaretler ve ortak askeri tatbikatlar yapılarak askeri, güvenlik ve istihbarat alanlarında iş birliği yapılması için bir çerçeve oluşturuyor.
Bu bağlamda, Fas'ın Güney Bölgesi Komutanı ve Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi Korgeneral Dokour Darmi Belhir el-Faruk, Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı ve Genelkurmay Başkanı Fas Kralı 6. Muhammed'in talimatıyla dün İsrail Savunma Bakanı'nı Rabat'taki Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Karargahı’nda kabul etti.
Taraflar, imzalanan askeri iş birliği anlaşması çerçevesinde Fas ve İsrail arasındaki askeri iş birliği konularını ele aldılar.
Resmi bir kuruluş olmayan ancak güvenilir bilgiler veren Far-Maroc’un aktardığına göre, İsrail Savunma Bakanı'nın Fas'a yaptığı ziyaret, Fas'ın, İsrail devletinin genel olarak silahlanma alanında ve özel olarak her türlü insansız hava aracı (İHA) üretimi alanında biriktirdiği büyük askeri deneyimden faydalanması için bir fırsat olacak. Siteye göre Fas kendi topraklarında ‘drone’ sanayisini geliştirmek istiyor ve İsrail bu alandaki tecrübesini paylaşmaya hazır.
Gantz, merhum krallar 5. Muhammed ve 2. Hasan'ın Rabat'taki mezarlarını ziyaret ederek onlar için dua etti ve mezarlığın altın defterini imzalayarak içine şu ifadeleri yazdı:
"Halklarımız arasındaki bağların derinleştiği ve iki ulusumuzun ortak bir barış vizyonu oluşturmak için birlik olduğu bir zamanda, kendilerine rahmet diliyoruz. Birlikte ortak geleceğimizi sabırsızlıkla bekliyoruz."
İsrail Savunma Bakanı’nın dün akşam (Çarşamba) Rabat'ın bitişiğindeki Salé'deki Birinci Paraşüt Piyade Tugayı'nın karargahını ziyaret etmesi planlanıyordu.
Gantz, salı akşamı uçağı Tel Aviv'deki Ben Gurion Havaalanı'ndan kalkmadan önce yaptığı açıklamada ziyaretten “bir İsrail Savunma Bakanı'nın Fas’a yaptığı ilk resmi ziyaret olması nedeniyle tarihi bir nitelik kazanan önemli bir ziyaret” olarak bahsetti.
İsrailli bakanın bugün Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita'nın yanı sıra Fas Araştırma ve Dökümantasyon dış istihbarat biriminin (DGED) Genel Müdürü Muhammad Yasin el-Mansuri ile bir araya geldikten sonra Ed-Daru’l Beyda (Kazablanka) kentindeki bir Yahudi sinagogunu da ziyaret ederek Fas gezisini tamamlaması bekleniyor.
Fas ve İsrail, 1993 yılında İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları’nın ardından, diplomatik ilişkiler kurmuş ancak 2000 yılında patlak veren İkinci İntifada’nın bastırılmasıyla Rabat aralarındaki ilişkiyi kesmişti.
İki ülke ilişkilerini geçen yılın sonlarında yeniden tesis etti. Böylece Fas, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Sudan'dan sonra 2020 yılında ABD gözetiminde İsrail ile ilişkilerini normalleştiren dördüncü Arap ülkesi oldu.
Gantz'ın Rabat'a gelişinin arifesinde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Faslı mevkidaşı Burita’nın pazartesi günü Washington'da yaptıkları görüşmede, Fas ve İsrail arasındaki ilişkilerin “sürekli derinleştirilmesinin” öneminin altını bir kez daha çizdiler.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.