Filistin yönetimi: İsrail'in eski Kudüs Havalimanına yerleşim birimi kararı gerginliği tırmandıracak

Filistin yönetimi: İsrail'in eski Kudüs Havalimanına yerleşim birimi kararı gerginliği tırmandıracak
TT

Filistin yönetimi: İsrail'in eski Kudüs Havalimanına yerleşim birimi kararı gerginliği tırmandıracak

Filistin yönetimi: İsrail'in eski Kudüs Havalimanına yerleşim birimi kararı gerginliği tırmandıracak

Filistin yönetimi, İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan eski Uluslararası Kudüs Havalimanının bulunduğu alana Yahudi yerleşimciler için 10 bini aşkın yeni konut inşa etme kararının bölgede gerginliğin tırmanmasına neden olacağını bildirdi.
Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan yazılı açıklamasında, İsrail'in Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiya bölgesindeki eski Uluslararası Kudüs Havalimanı alanı üzerinde 10 bin haneli yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşası kararına tepki gösterdi.
Söz konusu planın tehlikeli bir karar olduğunu ve bölgede gerginliğin tırmanmasına neden olacağını aktaran Ebu Rudeyne, "Havalimanına dokunmak, uluslararası toplumun 2012 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda tanıdığı Filistin devletinin egemenliğinin sembollerinden birine dokunmaktır. Uluslararası toplum BM'nin 2334 sayılı kararıyla da Yahudi yerleşim birimlerini kınadı ve açıkça her türlü yerleşim faaliyetine karşı olduğunu ilan etti." ifadelerini kullandı.
ABD yönetimine seslenerek, İsrail'in bu ihlalleri karşısında yalnızca kınama politikasıyla yetinmeme ve net bir tutum sergileme çağrısında bulunan Ebu Rudeyne, barış ve istikrarın Filistin halkının meşru haklarını tanımak aracılığıyla tesis edilebileceğini kaydetti.

Eski Uluslararası Kudüs Havalimanı
Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiya bölgesindeki Uluslararası Kudüs Havalimanı, 1920'deki İngiliz Mandası sürecinde 650 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş, daha sonra İsrail'in 1967'deki işgaline kadarki Ürdün'ün egemenliği döneminde seyahat ve ticari amaçlarla kullanılmıştı.
İsrail, Doğu Kudüs'ü işgal ettikten sonra adını "Atarot" olarak değiştirdiği havalimanını yurt içi seferlere tahsis etmiş, 2000 yılında patlak veren İkinci İntifada sonrasında da havalimanını kapatarak bölgeyi ordunun kullanacağı bir üsse dönüştürmüştü.
İsrail Ordu Radyosu'nun haberine göre, İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi'ndeki ilgili bir alt komite 24 Kasım'da İkinci İntifada'dan bugüne atıl durumda bekleyen Uluslararası Kudüs (Kalendiya - Atarot) Havalimanı alanı üzerinde 10 bin haneli yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşası için ilk onayı verdi.
Bu planın hayata geçirilmesi durumunda, Tel Aviv yönetimi, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözümü öngören uluslararası toplumun aksine, 1967 sınırları üzerinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu engellemek üzere önemli bir adım atmış olacak.
Filistinlilere göre İsrail, ABD başta olmak üzere uluslararası toplumun itirazlarına rağmen bu karara imza atmakla uluslararası hukuka ve meşruiyete karşı hareket ediyor.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.