Libya’da akaryakıt kaçakçılığı siyaset sahnesindeki gerilimi artırdı

Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah ile Petrol ve Gaz Bakanı Muhammed Avn arasındaki kriz akaryakıt kaçakçılığı nedeniyle daha da derinleşti.

Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah (sağda) ve BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis. (Libya Ulusal Petrol Şirketi)
Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah (sağda) ve BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis. (Libya Ulusal Petrol Şirketi)
TT

Libya’da akaryakıt kaçakçılığı siyaset sahnesindeki gerilimi artırdı

Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah (sağda) ve BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis. (Libya Ulusal Petrol Şirketi)
Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah (sağda) ve BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis. (Libya Ulusal Petrol Şirketi)

Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Başkanı Mustafa Sanallah ile Ulusal Birlik Hükümetindeki Petrol ve Gaz Bakanı Muhammed Avn arasında bir süredir devam eden gerginlik daha da arttı. Avn’ın Sanallah’ı şirketi ‘siyasallaştırmaya’ çalışmakla ve ‘akaryakıt kaçakçılarının’ şirkete silahlı araçlarla girmesine izin vermekle suçlamasının ardından tansiyon daha da yükseldi.
Sanallah ve Avn arasındaki gerginlik, Avn’ın geçen ağustos ayının sonunda ‘ülkede kalıcı olarak bulunmadığını ve çalışmadığını’ iddia ettiği Sanallah’ın görevinden alınması talebinde bulunmasıyla ortaya çıkmıştı.
Yapılan değerlendirmelerin bir kısmında Sanallah ve Avn’ın cumhurbaşkanı adayı ve mevcut Başbakan Abdülhamid Dibeybe ile bağlantılı olduğu ve kendisine bağlı önemli isimler arasında bulunduğu yönünde. Karşıt görüştekiler ise Sanallah'ın söz konusu durumla ilgisi olmadığını savunuyorlar.
Sanallah, Libya'nın Ekim ayı petrol gelirleri hakkında önceki gün yaptığı konuşmada Petrol ve Gaz Bakanlığı'na atıfla şunları söyledi:
“İşlevsel olmayan bir bakanlık tarafından petrol sektörünün siyasallaştırıldı. Burada bir gelir olduğundan söz edemem. Muhammed Avn, kendi iradesiyle atıl kalmış bir bakanlığa liderlik ettiğini anlamalı. Yerel ve uluslararası kamuoyu, bakanlığın sayfasında yazanların tersine kurumun oynadığı rolün çok iyi farkında.”
Akaryakıt kaçakçılarının yüksek donanımlı silahlı araçlarla şirketin genel merkezine girmelerine de değinen Sanallah, “Başsavcılık, tüm suiistimallerin farkında. Her şey uygun şekilde belgeleniyor” dedi.
NOC Başkanı Avn ise şunları söyledi:
“Yönetim ve çalışanlar, şirketin ‘tüm bu saçmalıklara rağmen’ yine de kamu yararının fedakarlık ve özverinin yanı sıra, düzenli üretim ve ihracatı sürdürmek, kamu hazinesine gelir sağlamak ve yaraları sarmak gerektiğine inanmaktadır.”
Sanallah’ın Avn’a cevabı ise sert oldu:
 “Atıl kalan bakan inatçı olmaya ve Bakanlar Kurulu, idari kontrol ve diğer kurumların kararlarını göz ardı etmeye devam ediyor. Yasanın bu şekilde uygulanamayacağı gerçeğini unutuyor. Bu girişimler, kurumlar ve hukuk devleti inşa etmeye katkıda bulunma konusunda ilerlememizi engellemeyecek. Tarih, yürüyüşümüzü belgeliyor.”
NOC, Ocak 2018’den bu yana takip ettiği ve bugüne kadar da sürdürdüğü bilgilendirme ilkeleri doğrultusunda petrol gelirlerini tüm şeffaflıkla açıklamaya devam ettiğini bildirdi. Petrol ve Gaz Bakanlığı'ndan bir kaynak Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada Bakan Avn'ın, Sanallah hakkında Bakanlar Kurulu'na şikayette bulunmaya hazırlandığını ve görevinden alınması talebine bağlı kalacağını aktardı.
Ancak kaynak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakan Yardımcısı Ramazan Ebu Cenah'ın, iki tarafın ‘özellikle ülke seçim sürecindeyken anlaşmazlıklardan uzak durmasını, sakin olmasını ve ülkenin çıkarları için çalışmasını tavsiye ettiğini’ kaydetti.
Başsavcı, Libya'nın batısındaki şehirlerde faaliyet gösteren 103 akaryakıt kaçakçısının, Libya petrolünün yasa dışı ticaretini yapmak suçlamasıyla tutuklanması için talimat vermişti. Söz konusu ticaretin uzun yıllardır silahlı milisler tarafından yürütüldüğü biliniyor.
Son gerilim, BM Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis'in, Sanallah ile görüşmesinden bir gün sonra yaşandı. Söz konusu görüşmede Ulusal Petrol Şirketi'ni ‘siyasallaştırmaktan’ kaçınmanın ve siyasi çekişmelerden uzak, ülkenin bütünlüğünü ve birliğini korumanın gerekliliği vurgulandı.
Ulusal Kurum'dan önceki gün yapılan açıklamaya ‘sektörün mevcut dönemde karşılaştığı zorluklar’ konusunda derin endişelerini dile getiren BM Temsilcisi şu ifadeleri kullandı:
“Libya’daki tüm vatandaşlar ülkenin doğal zenginliklerinden şeffaf yönetim, servetin adil dağılımı ve kamu hizmetlerinin sağlanması yoluyla faydalanmalıdır.”
Libya Genel Denetim Bürosu’nun son raporuna göre Petrol Şirketi son iki yılda, , ülkeye on milyar dolara mal olan Trablus savaşı sırasında, sekiz ay boyunca petrol üretiminin ve ihracatının yapılamaması nedeniyle doğu kampıyla yoğun çatışmalara sahne oldu. Bunun yanı sıra Sanallah ile Trablus’taki Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir arasında petrol gelirlerini boşa harcamakla ilgili karşılıklı suçlamalar da yaşandı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.