Macron, Fransa’nın Körfez’deki varlığını güçlendiriyor

Fransa Cumhurbaşkanı Macron bugün Suudi Arabistan ziyaretini tamamlayacak.

Cumhurbaşkanı Macron ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed başkanlığındaki heyetler, 3 Aralık’ta düzenlenen Expo 2020 Dubai etkinliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi. (AFP)
Cumhurbaşkanı Macron ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed başkanlığındaki heyetler, 3 Aralık’ta düzenlenen Expo 2020 Dubai etkinliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi. (AFP)
TT

Macron, Fransa’nın Körfez’deki varlığını güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Macron ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed başkanlığındaki heyetler, 3 Aralık’ta düzenlenen Expo 2020 Dubai etkinliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi. (AFP)
Cumhurbaşkanı Macron ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed başkanlığındaki heyetler, 3 Aralık’ta düzenlenen Expo 2020 Dubai etkinliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi. (AFP)

Fransa, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) yaptığı bir dizi anlaşma ile Körfez’deki varlığını güçlendirdi. Macron daha sonra Körfez turu kapsamında, 3 Aralık’ta Katar’da yöneldi. Fransa Cumhurbaşkanı turunu bugün Suudi Arabistan ziyareti ile tamamlıyor. BAE’de Rafale uçakları ve Caracal helikopterleri satın alınması da dahil olmak üzere bir dizi anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.
Macron’un Körfez turunun terörizm ve radikalizmle mücadele, Lübnan krizi, Libya’daki seçimler, İran nükleer anlaşması ve diğer başlıklarda, bölgedeki temel stratejik konularını ele alması bekleniyordu. Elysee Sarayı, Macron’un başkanlık döneminin başlangıcından, 2017’den bu yana Akdeniz’den Körfez’e uzanan bölgenin ‘istikrarına katkıda bulunma’ konusundaki taahhüdünü sürdürdüğünü belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanlığı, 3 Aralık’ta BAE ve Fransa’nın, Fransız Dassault Aviation şirketi tarafından üretilen 80 Rafale savaş uçağı ve 12 helikopter satın almasını içeren bir dizi anlaşma ve mutabakat anlaşması imzaladığını duyurdu. İki uçak anlaşmasının değerinin, 17 milyar Euro (19,20 milyar dolar) olduğu tahmin ediliyor. Bunun 14 milyar eurosu yalnızca Rafale anlaşmasına ayrılmış durumda. AFP’nin aktardığına göre Rafale savaş uçakları, 2027 ile 2031 yılları arasında teslim edilecek. BAE tarafından 1998’de satın alınan 60 Mirage 2000-9 uçağının yerini almayı hedefliyor.
Anlaşmalar ve mutabakat muhtıraları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Expo 2020 Dubai’de Abu Dabi Veliaht Prensi ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutan Yardımcısı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü oturum aralarında gündeme geldi.
Abu Dabi Veliath Prensi, Fransa Cumhurbaşkanı’nın ziyaretini memnuniyetle karşıladı. Aynı şekilde Fransa Cumhurbaşkanı da ülkenin 50. Ulusal Günü kutlamaları münasebetiyle Şeyh Muhammed bin Zayed’i, BAE hükümetini ve halkını tebrik etti. Ayrıca ülkesinin, iki ülkenin çıkarlarına hizmet eden ve bölgedeki barış çabalarını destekleyen, yeni ve umut verici iş birliği ve ortak eylem ufuklarına olan özlemini dile getirdi.
İki taraf, ‘karşılıklı çıkarlar kapsamında kültürel ve eğitimsel meselelerin yanı sıra yatırım, ekonomi, ileri teknoloji, enerji ve gıda güvenliği’ de dahil iki ülkeyi bir araya getiren stratejik ortaklık çerçevesindeki dostluk ilişkilerini, ortak iş birliği yollarını ve çeşitli alanlarda gelişme fırsatlarını görüştü.
Görüşmede ayrıca ortak öneme sahip konular ile bölgesel ve uluslararası arenadaki gelişmeler ele alındı, Ortadoğu bölgesindeki gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulundu.
Taraflar, BAE ve Fransa arasındaki stratejik ortaklığın çeşitli yönlerini güçlendirmenin önemine ilişkin açıklamalarda bulundular.  Halklarının barış ve kalkınma özlemlerini gerçekleştirmek için bölgede güvenlik ve istikrarın temel direklerini sağlamlaştırmayı amaçlayan barışçıl çözümlerin ve girişimlerin desteklenmesinin gerekliliğine dair vizyonlarını ortaya koydular.
Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Cumhurbaşkanı Macron, bir dizi iş birliği anlaşması ve mutabakat zaptı imzaladılar. Anlaşmaların, aralarındaki stratejik ortaklık beklentilerinin geliştirilmesine ve karşılıklı çıkarlarına hizmet eden yeni iş birliği alanlarının açılmasına katkıda bulunacağı belirtildi.
Expo 2020 Dubai’de imzalanan anlaşmalar ve muhtıralar arasında ‘Mubadala’ şirketi ve Fransa Ekonomi, Maliye ve Kalkınma Bakanlığı, ‘Mubadala Yatırım’ şirketi ile Fransa yatırım şirketi ‘BPI’ ve BAE’deki Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanlığı ile Fransa’daki Ekonomi ve Maliye Bakanlığı arasında mutabakat zaptları da yer aldı. Aynı şekilde ADNOC ve Total Energy arasında bir iş birliği anlaşması, BAE merkezli Borouge ile Fransa merkezli Technip arasında ‘Borouge 4’ projesini genişletmek için birinci sınıf bir etan kraker inşa etme sözleşmesi, ‘Masdar’ ve ‘Engie’ arasında stratejik ittifak amaçlı bir mutabakat zaptı imzalandı. BAE Savunma Bakanlığı ile Dassault Havacılık arasında uçak, ilgili ürün ve hizmetleri satın alma anlaşmasına da imza atıldı.
Bunun yanı sıra BAE Savunma Bakanlığı ile MBDA şirketi arasında Rafale silah teçhizatı tedarikine ilişkin bir anlaşma ve BAE Savunma Bakanlığı ile ‘Airbus Helicopters’ arasında H225M helikopterleri ve ilgili hizmetleri satın alma anlaşması da imzalandı.
Bunların yanı sıra BAE ve Fransa hükümetleri arasında Louvre- Abu Dabi Müzesi ile ilgili olarak 6 Mart 2007 tarihinde imzalanan bir anlaşma, ‘Muhammed bin Raşid Uzay Merkezi’ ve Fransa’daki Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi arasında ayın keşfi alanında iş birliğine ilişkin ‘niyet mektubu’ ve ‘Emirates Nükleer Enerji Şirketi’ ve ‘Electricite de France’ arasında nükleer enerji alanında bir mutabakat zaptı ile değiştirildi.

Stratejik ortaklık
Fransa cumhurbaşkanlığı yaptığı açıklamada, BAE ile yapılan anlaşmaların ‘iki müttefik ülke arasındaki stratejik ortaklık için büyük bir başarı’ olduğu ifade edildi. Macron, Dubai’de gazetecilere şu açıklamada bulundu:
 “Fransa’nın bölgedeki bu taahhüdü, terörle mücadelede ortaya koyulan bu aktif iş birliği ve aldığımız net tavırlar, BAE’ye olan yakınlığımızı artırdığımız anlamına geliyor. BAE’nin şüphesiz diğer tarihi ortaklara ilişkin soruları olduğu bir zamanda gerçekleşen bu anlaşmanın, Fransa’nın konumunu güçlendirdiğine inanıyorum.”
Abu Dabi’nin Fransa’yı ‘güçlü bir ortak’ olarak gördüğünü belirten Macron, Paris’in de ‘taahhütlerini yerine getiren ve güvenilir olabilecek bir ortak’ olduğunu vurguladı.
Macron, Dubai’deki açıklamalarında İran nükleer müzakerelerinin yeniden başlama olasılığına ilişkin çekincelerini de dile getirirken, bölge ülkeleri ile ‘daha geniş bir dinamizm’ çağrısında bulundu. ‘Müzakere kapılarının açılmama’ olasılığını uzak görmemek gerektiğini söyleyen Emmanuel Macron, “İster nükleer ister bölgesel konularda olsun, herkesin bir çerçeve bulmaya çalışma gerekliliğinin farkında olduğunu düşünüyorum. Zira bunun aksi herkesi zayıflatır ve çatışmayı körükleyen bir faktör oluşturur.”
Macron, AFP’ye de ‘beş daimi üyenin tamamının bu tartışmaya dahil olmasının’ önemli olduğunu açıkladı. Özellikle de Çin’e atıf yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı, ‘daha ​​geniş bir dinamiğe’ yeniden dahil olmanın ve bölgesel güçleri buna dahil etmenin ‘önemli’ olduğunu belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Çünkü Körfez ülkeleri, İsrail ve kendi güvenliğinden endişe duyan herkes bunun bir parçası olmazsa anlaşmaya varmak çok zor olur. Herkes, İranlıların nükleer çalışmalarına devam ettiğini biliyor. Bu da bölgesel güvenlik için iyi değil.”
Macron ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran’daki görevlerini yerine getirmelerine izin verilmesi gerektiğini vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı, Dubai’de yaptığı açıklamalarda Lübnan krizinde ilerleme yaşanmasına yönelik umudunu da dile getirdi:
 “Lübnan’ın iyiliği için Körfez bölgesinin yeniden bir araya getirilmesi konusunda elimizden gelen her şeyi yapacağız. Umarım önümüzdeki saatlerde ilerlemeye şahit oluruz.”

Macron’un Suudi Arabistan ziyareti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 3 Aralık akşamı Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldiği Doha’ya yönelmişti. Bugün de Suudi Arabistan’a hareket edecek. Fransız Senatör Nathalie Goulet, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı’nın Krallığa ziyaretinin bölgede barış ve istikrarı teşvik etmek üzere, iki ülke arasında kapsamlı stratejik iş birliğinin yeni bir aşamasını oluşturduğunu söyledi. Görüşmelerde terör ve radikalizmle mücadelenin yollarını geliştirmenin yanı sıra yapay zeka ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında iş birliğini derinleştirmek için ortak öneme sahip acil konuların ele alınacağını belirten Goulet, İran ve Lübnan meselelerinin de gündemde olacağı bilgisini verdi.
Goulet, ziyareti ‘kısa da olsa her açıdan önemli’ olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan toplumunda yaşanan muazzam değişiklikleri ve Vizyon 2030’daki ilerlemeyi kendi gözleriyle gördüklerini dile getiren Senatör, “Bölgede barış ve istikrarı teşvik eden siyasi pozisyonların yanı sıra, Lübnan ve İran meseleleri de masaya yatırılmalıdır. Çünkü bunlar barış ve güvenlik açısından oldukça önemlidir” dedi.
Nathalie Goulet açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Fransa’da genel olarak Suudi Arabistan ile aynı hattayız. Koronavirüs meselesine de değinileceğini düşünüyorum. Belki de Suudi Arabistan, örneğin Afrika’nın yoksul bölgelerinde salgınla mücadele için küresel bir projeyi finanse etmeye yardımcı olabilir.”
Senatör ayrıca, iki ülkenin dışişleri bakanlıklarının olumlu tavrının, Paris ve Riyad arasındaki çok iyi ilişkiden kaynaklandığını vurguladı.
İki ülkenin Yatırım ve Ticaret Bakanlarının katılımıyla bugün Suudi Arabistan’ın batısındaki Cidde’de bir Suudi- Fransız yatırım forumu düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca bu ziyaretin, Suudi Arabistan’ın yakın zamanda başlattığı girişimler ışığında ticari borsaların genişlemesine, yatırım projelerinin kurulmasına ve ticaret alışverişini geliştirmek için ortak sergiler ve ilgili forumların düzenlenmesine yatırımda bulunmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Ortak yatırım forumunun, petrokimya, gıda, gübre, demir ve çimento sektörlerinde ‘her iki ülkedeki özel sektör arasında etkin bir ortam yaratılması, mevcut fırsatların değerlendirilmesi ve iki ülke ekonomilerinin desteklenmesine ve ihracatının geliştirilmesine katkıda bulunması’ ile sonuçlanması beklentisi de hakim.
Paris, Riyad’ın en önemli ve en büyük ticaret ortaklarından biri olarak ön plana çıkıyor. Fransa, Suudi Arabistan’ın ithalat yaptığı en büyük on ülke arasında yer alıyor. Pandemi öncesi ticaret borsası hacmi 52 milyar riyali (13,8 milyar dolar) aşmıştı. Bunun 32 milyar riyalini (8,5 milyar dolar) Suudi Arabistan’dan Fransa’ya ihracat, yaklaşık 17 milyar riyalini de (4,5 milyar dolar) Fransa’dan ithalat oluşturuyordu.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.