Noel, ABD’de ve tüm dünyada bir ritüele ve kültüre nasıl dönüştü?

Noel ağacının kökeni Mısırlılar ve Romalılara kadar uzanırken Noel Baba'nın bilindik görüntüsü ressamlar tarafından oluşturuldu

Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
TT

Noel, ABD’de ve tüm dünyada bir ritüele ve kültüre nasıl dönüştü?

Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)

Tarık eş-Şami
ABD’deki bazı dindar ve muhafazakar liderler, her yıl Noel kutlamalarının dini tezahürlerinden saptırılarak şenlikli kutlamalara ve manevi havasından uzaklaştırılarak hediyeler için ticari bir sektöre dönüştüğünden şikayet ederler. Peki Noel ağaçları ve hediyeleşme fikri nereden geliyor? Santa Claus (Noel Baba) kimdi ve Amerikan geleneklerine ne zaman nüfuz etti? Noel, dini inançları ne olursa olsun tüm ABD’lileri birleştiren ulusal bir kültür haline nasıl geldi?

Yılbaşı için yapılan çeşitli kutlamalar
Dini inançlar her yıl, ABD’de bazı kesimlerin Hıristiyanlık ile Noel kutlamaları arasında daha güçlü bir ilişki olduğunu iddia etmelerine yol açıyor. Öyle ki Noel terimi İsa Mesih'in doğum günü kutlamasını ifade eden Christmas kelimesinden geldiğinden bunu küfür ve inkar olarak reddedenler var. Bu kişiler, insanların giderek zayıflayan dini duygularla ‘Happy Holidays’ (İyi bayramlar/tatiller) yerine ‘Merry Christmas’ (Mutlu Noeller) demelerinden yakınıyorlar. Yılbaşlarında tarihi olarak hiçbir temeli olmayan alışveriş ve kutlamalar yapılıyor. Avrupalılar yüzyıllar boyunca İsa Mesih'in doğumu vesilesiyle yapılan kilise ayinlerine katılsalar da bugün artık her şeye hakim olan bu ritüellerini yerine getirmiyorlar. Her yıl 24 Aralık’ta Almanya’da ve diğer Hıristiyan Avrupa ülkelerinde Noel ağaçlarının süslenmeleri ve hediye edilmeleri on sekizinci yüzyılın sonlarında ortaya çıktı ve bu gelenek ABD’ye 1830'larda ulaştı.
Noel kutlamalarında, Kris Kringle, Saint Nicholas, Santa Claus ya da sadece Santa vb. isimlerle bilinen Noel Baba da dahil olmak üzere birçok farklı geleneklerle ailenin bir araya getirilmesi ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi fikrine odaklanıldığı kadar, Mesih'in doğumuna önem verilmedi.
Bunun yanı sıra son yıllarda kapitalizm ve tüketim çılgınlığı da yılbaşı kutlamalarına zarar verdi. “Alışveriş yapıyorum, öyleyse varım” sloganı, yılın diğer zamanlarına kıyasla Noel zamanıyla eş anlamlı hale geldi. Noel hediyeleri için yapılan reklamlar ve pazarlamalar, Şükran Günü'nden ve hatta Cadılar Bayramı'ndan çok daha önce başlıyor. İnsanlar, zamanla çeşitli nedenlerle Noel'i kutlamaya başladılar. Peki, bu dönüşüm nasıl başladı?

Noel ağacı geleneğinin kökeni
Tarih alanında bilgilerin yer aldığı ABD merkezli History adlı internet sitesine göre ilk Noel ağaçlarının ortaya çıkışı Almanya'da 1890'lı yılların sonlarına kadar uzanıyor. Noel ağacı süsleme geleneği, Hıristiyanlık dininden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır. Noel ağacının yaprak dökmeyen ağaçlardan olması fikrinin kökeni ise Alman gelenekleriyle devam eden eski Mısır ve Roma'daki sembolik kullanımlarına kadar uzanabilmekte.
Yıl boyunca özellikle kış aylarında yeşil kalan bitki ve ağaçların tıpkı Noel'de insanların evlerini çam ağaçlarıyla süslemesi gibi insanlar için özel bir anlam taşıması, Hıristiyanlığın ortaya çıkışından çok öncesine dayanıyor. Eski çağlarda insanlar yeşilliğin büyüyü, hayaletleri, kötü ruhları ve hastalıkları uzaklaştırdığına inandıkları için kapılarına ve pencerelerine yaprak dökmeyen dallar asarlardı.
Yılın en kısa gündüzü ve en uzun gecesinin yaşandığı 21 Aralık kış gündönümü olarak adlandırılır. Eski çağlarda insanların çoğu güneşin bir tanrı olduğuna ve kış gündönümünün her yıl güneş tanrısı hastalanıp zayıf düştüğü için geldiğine inanıyorlardı. Bu yüzden 21 Aralık’ta bir tören yaparlardı. Çünkü bu onlar için güneş tanrısının iyileşmeye başlayacağı ve güçlenip yaz döndüğünde yaprak dökmeyen dalların yeniden büyüyeceği anlamına geliyordu.
Bu nedenle eski Mısırlılar tanrı Ra'ya taparlardı. Ra’nın tacında, yanan güneş üzerine yerleştiren bir şahin başı vardı. Ra hastalığından kurtulmaya başladığında Mısırlılar evlerini yeşil hurma dallarlıyla süslerlerdi. Bu, onlar için yaşamın ölüm üzerindeki zaferini temsil ediyordu. Antik Roma’da gündönümü, tarım tanrısı Satürn'e adanmış Satürnalya Bayramı olarak kutlanırdı. Romalılar bu günü, evlerini ve tapınaklarını yaprak dökmeyen yeşil dallarla süsleyerek kutlarlardı.


24 Aralık'ta Beyaz Saray'ın balkonuna Noel için özel asılan süsler (AP)

Tarih öncesi ve İlk Çağ döneminde Kuzey Avrupa'da yaşayan Keltler’in rahipleri, Romalıların bu putperestlik ritüelini aktardılar ve tapınaklarını sonsuz yaşamın bir sembolü olarak yaprak dökmeyen yeşil dallarla süslediler. İskandinav halklardan Vikingler de her zaman yeşil kalan yaprakların güneş tanrısının özel bitkisi olduğuna inanırlardı.

İlk Noel ağacı
Arkansas Üniversitesi Resim ve Sanat Okulu’nda uluslararası çalışmalar alanında öğretim görevlisi Dr. Thomas Adam, artık tüm insanların bildiği Noel ağacı geleneğini Almanya'nın başlattığını söylüyor. Dr. Adam, Almanların 16. yüzyılda, Noel zamanı süslü ağaçları evlerine koyduklarını ve onları yaprak dökmeyen yeşil dallarla süslediklerini belirtti. Bazı kesimler ise Noel ağacının yanan mumlarla ilk kez 16. yüzyılda Protestanlığın kurucusu Martin Luther tarafından süslendiğine inanıyorlar.
Öte yandan Noel ağacı ilk kez 1799 yılında Almanya’nın kuzeybatısındaki Ratzburg şehrinde kayıtlara geçmiştir. İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge, bir Alman evinde süslü bir Noel ağacının tanımlayan satırları kaleme aldı. Ardından Alman besteci ve yazar E.T.A Hoffmann 1816 yılında, elmalar, kurabiyeler ve ışıklarla süslenmiş bir Noel ağacının ilk kez edebi olarak kaleme alındığı ünlü Fındıkkıran Balesi’nin hikayesini yayınladı.
En başından bu yana çocuklar da dahil olmak üzere tüm aile üyeleri, başka birilerinden hediye gelmediği için birbirleriyle hediyeleştiler. Bunu da Almanya'nın yükselen orta sınıfının yeni eşitlikçi kültürünün bir ifadesi olarak, aile üyeleri arasında açıkça yaptılar.

Almanya’dan ABD’ye
19. yüzyılın ilk yarısında Almanya'yı ziyaret eden ABD’liler, Noel kutlamalarını ABD toplumunu inşa etmekte kullanabileceklerini anladılar. Böyle bir Noel kutlamasına katılan ilk ABD’li olan Harvard Üniversitesi’nden Prof. George Ticknor, bu kutlamaların vatansever bir kültür yaratmadaki yararına övgüde bulundu. Prof. Ticknor, 1835 yılında o zamanlar 12 yaşında olan kızı Anna ile birlikte Dresden'de Baron Roman Feodoroviç von Ungern-Sternberg ve ailesinin düzenledikleri unutulmaz Noel kutlamasına katılmıştı. Bundan 20 yıl sonra bir başka ABD’li isim Charles Loring Brace, Berlin'i ziyaret etti. Burada Almanların Noel içinde düzenledikleri bir kutlamaya tanık olan Brace, bunun insanları bir araya getirme ve aralarındaki ilişkileri güçlendirme konusunda kapsamlı bir imkan olduğunu düşündü.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, hem Prof. Ticknor hem de Brace için Noel geleneği, dini inançları ne olursa olsun aile üyelerini ve bir ulusun fertlerini bir araya getirebilecek önemli bir duygusal bağdı. Bu yüzden Prof. Ticknor, 1843 yılında birkaç seçkin arkadaşını, Boston'daki evinde Noel ağacı ve hediyelerle düzenlediği Noel kutlamasına davet etti.
Ancak bu ABD’de Noel ağacıyla yapılan ilk kutlama değildi. New Yorklu bir mühendis ve tarihçi olan Charles Haynes Haswell, “Reminiscences of an Octogenarian of the City of New York” (1800’lü yıllarda bir New Yorklunun Hatıraları) adlı kitabında 1830'lu yıllarda Brooklyn'de yaşayan Alman ailelerin Noel ağaçlarını süslediklerini ve kendisinin de bu ağaçlara ve yeni geleneğe merak sardığını, öyle ki bunun için oldukça rüzgarlı bir gecede kutlama yapan Alman ailelerin evlerinin pencerelerinden Noel ağaçlarını görmek için Brooklyn'e gittiğini anlatıyor.
Alman kökenli Amerikan aileler, her ne kadar, Noel ağacı süsleme geleneğini Almanya'dan getirip buradaki evlerinde sürdürseler de Noel ağaçlarının Amerikan toplumundaki sosyal etkisinin yanı sıra Noel ağacı süsleme ve hediyeleşme dahil olmak üzere bu yabancı geleneklerin toplumda kabul görmesi Prof. Ticknor'a dayanıyor.
Diğer taraftan Noel ağaçları süsleme ve Noel vesileyle hediyeleşme, bu yeni geleneğe karşı duyulan ön yargı nedeniyle onlarca yıl boyunca Amerikan toplumunda son derece yavaş yayılan ve marjinal bir olgu olarak kaldı. Bazıları, şömineye içine hediye koyulması için çorap asmak gibi eski İngiliz gelenekleri ile hediye koymak için uygun bir yer olarak Noel ağacının dibi arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarını hissettiler. Bunun yanı sıra Alman geleneği olan Noel ağacının üretilmediğinden ve gerekli süs eşyalarının satılmadığından bunları bulmak da zordu.

ABD’li Noel Baba (Santa Claus)
Her ne kadar Noel Baba ya da Santa Claus, Noel için efsanevi bir karakter olsa da halk tarafından bilinen görüntüsü 14. yüzyılda yaşayan Saint Nicholas'a dayanmaktadır. Bu efsanenin Hollandalılar tarafından New York'a taşındığı biliniyor.
Sonraki yıllarda, ressam ve karikatürist Thomas Nast’ın, Noel Baba’yı çizmesiyle bugün dünyanın bildiği koca göbekli, uzun beyaz sakallı, yaşlı ve neşeli bir adamın görüntüsü ortaya çıktı. Nast, 1866 yılında Noel Baba'nın bir ren geyiği tarafından çekilen kızak üzerinde seyahat ettiği ve gökyüzünde uçtuğu fikrinin yanı sıra Noel Baba'nın görevlerini, hediye vermekten çocukların davranışlarını kaydetmeye kadar titizlikle detaylandıran ‘Noel Baba ve Eserleri’ adlı çizimlerini yayınladı.
Karikatürist Haddon Sundblom tarafından geliştirilen bu çizimler, 1931 yılında Coca-Cola şirketi tarafından başlatılan uluslararası bir reklam kampanyasıyla dünya çapında ün kazandı. Noel Baba'nın kırmızı takım elbiseli, siyah kuşaklı, beyaz kürklü, siyah ayakkabılı, yumuşak kırmızı şapkalı ve uzun beyaz sakallı iri yarı bir beyefendi olarak görüntüsü Sundblom sayesinde kök saldı.

Noel’in resmi olarak kabulü
Noel'in ABD’de resmi tatil olarak ilan edilmesi ve Beyaz Saray'a ilk Noel ağacının konulması, Noel'in ABD’de resmiyet kazanmasını sağlayan adımlar oldu. ABD Kongresi, 28 Haziran 1870 tarihinde, Noel Günü, Yeni Yıl Günü, Bağımsızlık Günü ve Şükran Günü'nü memurlar ve işçiler için resmi tatil ilan eden bir yasayı onayladı. Beyaz Saray'da Noel ağacı süsleme geleneğini başlatan ise Aralık 1889'da dönemin ABD Başkanı Benjamin Harrison olurken bu, First Lady'nin gözetiminde her yıl tekrarlanan bir gelenek haline geldi.



ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
TT

ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)

ABD'deki bir federal temyiz mahkemesi, 60 bin göçmenin daha sınır dışı edilebilmesini sağlayacak bir karar verdi.

ABD 9. Temyiz Mahkemesi'nin pazartesi duyurduğu kararla, Kaliforniya eyaletindeki bir federal yargıcın Honduras, Nepal ve Nikaragua'dan gelen göçmenler için aralık ayında aldığı sınır dışına karşı koruma hükmü geçici olarak kaldırıldı. 

Mahkeme, Donald Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşları için Geçici Koruma Statüsü'nü (Temporary Protected Status/TPS) uygulamama kararının meşru sebepleri olabileceğini kanıtlayabileceğini belirtti. 

ABD 9. Temyiz Mahkemesi, geçen sene görülen benzer bir davada Yüksek Mahkeme'nin TPS'den faydalanan yüz binlerce Venezuelalı göçmenin bu korumalardan mahrum bırakılmasına izin verdiğini hatırlattı. 

Son kararı oybirliğiyle veren mahkemenin üç yargıcı Trump, Cumhuriyetçi George W. Bush ve Demokrat Partili Bill Clinton tarafından atanmıştı. 

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kararı X hesabında şöyle yorumladı:

TPS hiçbir zaman kalıcı olacak şekilde tasarlanmamıştı ama önceki yönetimler onu on yıllardır fiili olarak bir af programı gibi kullandı. Bu ülkelerin her birinde durumun iyileştiği göz önünde bulundurulduğunda onun geçici olduğuna hükmediyoruz.

Reuters, 89 bin kişinin bu karardan etkilenebileceğini bildirirken New York Times; 50 bini Honduraslı, 7 bini Nepalli, 3 bini de Honduraslı olmak üzere 60 bin civarında kişinin Geçici Koruma Statüsü kapsamında olduğunu aktarıyor. 

TPS; doğal afet, silahlı çatışma ve diğer olağanüstü durumlar yaşayan ülkelerin yurttaşlarına sınır dışı edilmeme istisnası tanıyor ve çalışma izni sağlıyor. 

Trump yönetimi, TPS kapsamındaki kişilerin sayısını çok azaltmayı hedefliyor.

San Francisco'daki ABD Bölge Yargıcı Trina Thompson aralıkta aldığı kararda Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşlarının memleketlerine geri dönmelerini sağlayacak koşulların oluştuğuna dair yeterli kanıtları sunmadığını ifade etmişti.  

Thompson, Noem ve Trump'ın göçmenleri suçlu gibi lanse eden ve komplo teorilerini destekleyen açıklamalarını hatırlatarak TPS uygulamalarından vazgeçilmesinde ırkçılığın etkili olabileceğini öne sürmüştü.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters

 


Pentagon'dan savunma şirketlerine gözdağı

Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
TT

Pentagon'dan savunma şirketlerine gözdağı

Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)

Wall Street Journal'ın (WSJ) bugün yayımladığı özel habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) birlikte çalıştığı savunma şirketlerine yönelik baskısını artırdı.

Bu endüstrideki şirketlere önceki günlerde gönderilen mesajda, kontratlarındaki hükümleri yerine getirip getirmediklerinin dikkatli bir şekilde inceleneceği ve detaylı performans değerlendirmelerinin yapılacağı bildirildi. 

Donald Trump ocak ayında yayımladığı başkanlık emrinde, beklenenden daha düşük performans sergileyen savunma şirketlerinin kontratlarını iptal edebileceği tehdidini savurmuştu. 

Pentagon'un belirleyeceği şirketlere üretimdeki gecikmelere dair düzeltme planlarını göndermek için 15 gün tanınacağı da başkanlık emrinde belirtilmişti. 

Silah alımından sorumlu Pentagon müsteşarı Michael Duffey'nin 6 Şubat'ta gönderdiği e-postada şu ifadeler kullanıldı:

Bu başkanlık emri gereğince şirket performansını değerlendirmeye yönelik ilk incelemeleri tamamladık ve uyumsuzluk belirlemeleri yapacağımız kapsamlı soruşturma dönemine giriyoruz. Önümüzdeki karar döneminde belirlenen şirketlerle düzeltme planlarını başlatmak için temasa geçeceğiz.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell da The Hill'e yaptığı açıklamada bu şirketlerin üretim kapasitelerine yatırım yapıp yapmadıklarının denetlendiğini duyurdu. Trump yönetiminin bu hamlesi sonrasında şirketlerin performanslarını geliştirmeye başladığını öne sürdü. 

WSJ, savunma şirketlerinin Pentagon'un silah üretimini hızlandırma talebiyle, yatırımcıların temettü beklentisini aynı anda karşılamaya çalıştığını vurguladı.

Independent Türkçe, WSJ, The Hill


Tarihi zafer kazanan Japonya lideri Takaiçi’nin Çin stratejisi ne olacak?

"Japonya'nın Demir Leydisi" diye de anılan Takaiçi'nin Çin politikası, ABD'nin de etkisiyle şekillenebilir (Reuters)
"Japonya'nın Demir Leydisi" diye de anılan Takaiçi'nin Çin politikası, ABD'nin de etkisiyle şekillenebilir (Reuters)
TT

Tarihi zafer kazanan Japonya lideri Takaiçi’nin Çin stratejisi ne olacak?

"Japonya'nın Demir Leydisi" diye de anılan Takaiçi'nin Çin politikası, ABD'nin de etkisiyle şekillenebilir (Reuters)
"Japonya'nın Demir Leydisi" diye de anılan Takaiçi'nin Çin politikası, ABD'nin de etkisiyle şekillenebilir (Reuters)

Japonya'da düzenlenen erken genel seçimde Başbakan Takaiçi Sanae'nin zafer elde etmesi Çin'le ilişkilerde gerginliği artırabilir. 

Sanae liderliğindeki Liberal Demokrat Parti (LDP), 8 Ocak'ta düzenlen seçimde Parlamento'nun alt kanadı Temsilciler Meclisi'ndeki 465 sandalyeden 352'sini kazanarak büyük bir başarıya imza attı.

Seçim öncesi 198 olan sandalye sayısını ciddi oranda artıran iktidar partisi, "nitelikli çoğunluk" kabul edilen 310 sandalye eşiğini de aşmış oldu. LDP, böylelikle II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Parlamento'da bu oranda bir temsil gücüne ulaşan ilk siyasi parti unvanını elde etti. 

Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim zaferini kutladığı Takaiçi'nin, özellikle Tayvan meselesi nedeniyle Çin'le yaşanan gerginliği tırmandırmasından endişeleniliyor. 

Tayvan'ın fiili Japonya Büyükelçisi Lee Yi-yang, Facebook'taki paylaşımında Takaiçi'yi tebrik ederek, zaferinin Japonya'nın Çin'in "tehdit ve baskılarından" korkmadığını gösterdiğini savundu.

Japonya merkezli düşünce kuruluşu Sasakawa Barış Vakfı'ndan Shingo Yamagami de X'teki paylaşımında seçimin "gizli gündeminin" Çin olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Saldırgan eylemler ve ekonomik baskı karşısında Japonya boyun mu eğmeli yoksa dik mi durmalı? Japon halkı açıkça ikincisini seçti.

Reuters'ın analizinde, Japonya'nın ilk kadın başbakanının savunma harcamalarını daha da artırabileceğine dikkat çekiliyor. Takaiçi, bu harcamaları hızlandırıp mart sonuna kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2'sine çıkarmayı düşünüyor. 

Tokyo yönetimi, muhtemelen yıl sonuna kadar askeri harcamaları daha da artıracak yeni bir ulusal güvenlik stratejisi oluşturmayı hedefliyor. Böylelikle sözkonusu harcamalar GSYH'nin yüzde 3'üne ulaşabilir. 

Analizde, Takaiçi hükümetinin Anayasa'da değişikliğe giderek Japon Öz Savunma Kuvvetleri'ni resmi ordu olarak kabul edebileceğine de dikkat çekiliyor. Japonya Anayasası'nın 9. maddesi gereğince ülke hukuki olarak resmi bir silahlı kuvvetlere sahip değil. 

Takaiçi, ülkesinin II. Dünya Savaşı'ndaki mağlubiyetinin ardından ABD'nin kontrolü altında hazırlanan maddeyle ilgili değişikliğe gitmesi halinde, Parlamento'nun üst kanadı Senato'nun üçte ikisinin oyunu ve referandumla halkın onayını alması gerekiyor. LDP, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elinde tutsa da Senato'da durum böyle değil. 

Tokyo-Pekin çekişmesi

Pekin ve Tokyo'yu karşı karşıya getiren gerginlik, Takaiçi'nin Parlamento'da 7 Kasım'da düzenlenen oturumda yaptığı açıklamayla patlak vermişti. 

Takaiçi, Tayvan Boğazı'na yönelik muhtemel müdahaleyi "ülkesini tehdit eden bir hareket" olarak göreceğini, böyle bir durumda askeri güç kullanılabileceğini belirtmişti. Böylelikle ilk kez bir Japon başbakanı, Tayvan'ın işgali halinde ülkenin askeri müdahalede bulunacağını açıkça söylemişti. 

Pekin yönetimiyse Takaiçi'den sözlerini geri almasını istemiş, başbakan bunu reddedince Japonya'nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi çağırarak Tokyo'ya protesto notası vermişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, pazartesi günü yayımladığı açıklamada, Takaiçi'ye tekrar sözlerini geri alması çağrısı yaptı. 

Açıklamada, Japonya'yı "militarizmin hatalarını tekrarlamak yerine barışçıl kalkınma yolunu izlemeye çağırıyoruz" dendi.

Independent Türkçe, Reuters, Global Times