Noel, ABD’de ve tüm dünyada bir ritüele ve kültüre nasıl dönüştü?

Noel ağacının kökeni Mısırlılar ve Romalılara kadar uzanırken Noel Baba'nın bilindik görüntüsü ressamlar tarafından oluşturuldu

Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
TT

Noel, ABD’de ve tüm dünyada bir ritüele ve kültüre nasıl dönüştü?

Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)
Washington'da Beyaz Saray'ın yanındaki Ulusal Noel Ağacı (AP)

Tarık eş-Şami
ABD’deki bazı dindar ve muhafazakar liderler, her yıl Noel kutlamalarının dini tezahürlerinden saptırılarak şenlikli kutlamalara ve manevi havasından uzaklaştırılarak hediyeler için ticari bir sektöre dönüştüğünden şikayet ederler. Peki Noel ağaçları ve hediyeleşme fikri nereden geliyor? Santa Claus (Noel Baba) kimdi ve Amerikan geleneklerine ne zaman nüfuz etti? Noel, dini inançları ne olursa olsun tüm ABD’lileri birleştiren ulusal bir kültür haline nasıl geldi?

Yılbaşı için yapılan çeşitli kutlamalar
Dini inançlar her yıl, ABD’de bazı kesimlerin Hıristiyanlık ile Noel kutlamaları arasında daha güçlü bir ilişki olduğunu iddia etmelerine yol açıyor. Öyle ki Noel terimi İsa Mesih'in doğum günü kutlamasını ifade eden Christmas kelimesinden geldiğinden bunu küfür ve inkar olarak reddedenler var. Bu kişiler, insanların giderek zayıflayan dini duygularla ‘Happy Holidays’ (İyi bayramlar/tatiller) yerine ‘Merry Christmas’ (Mutlu Noeller) demelerinden yakınıyorlar. Yılbaşlarında tarihi olarak hiçbir temeli olmayan alışveriş ve kutlamalar yapılıyor. Avrupalılar yüzyıllar boyunca İsa Mesih'in doğumu vesilesiyle yapılan kilise ayinlerine katılsalar da bugün artık her şeye hakim olan bu ritüellerini yerine getirmiyorlar. Her yıl 24 Aralık’ta Almanya’da ve diğer Hıristiyan Avrupa ülkelerinde Noel ağaçlarının süslenmeleri ve hediye edilmeleri on sekizinci yüzyılın sonlarında ortaya çıktı ve bu gelenek ABD’ye 1830'larda ulaştı.
Noel kutlamalarında, Kris Kringle, Saint Nicholas, Santa Claus ya da sadece Santa vb. isimlerle bilinen Noel Baba da dahil olmak üzere birçok farklı geleneklerle ailenin bir araya getirilmesi ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi fikrine odaklanıldığı kadar, Mesih'in doğumuna önem verilmedi.
Bunun yanı sıra son yıllarda kapitalizm ve tüketim çılgınlığı da yılbaşı kutlamalarına zarar verdi. “Alışveriş yapıyorum, öyleyse varım” sloganı, yılın diğer zamanlarına kıyasla Noel zamanıyla eş anlamlı hale geldi. Noel hediyeleri için yapılan reklamlar ve pazarlamalar, Şükran Günü'nden ve hatta Cadılar Bayramı'ndan çok daha önce başlıyor. İnsanlar, zamanla çeşitli nedenlerle Noel'i kutlamaya başladılar. Peki, bu dönüşüm nasıl başladı?

Noel ağacı geleneğinin kökeni
Tarih alanında bilgilerin yer aldığı ABD merkezli History adlı internet sitesine göre ilk Noel ağaçlarının ortaya çıkışı Almanya'da 1890'lı yılların sonlarına kadar uzanıyor. Noel ağacı süsleme geleneği, Hıristiyanlık dininden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır. Noel ağacının yaprak dökmeyen ağaçlardan olması fikrinin kökeni ise Alman gelenekleriyle devam eden eski Mısır ve Roma'daki sembolik kullanımlarına kadar uzanabilmekte.
Yıl boyunca özellikle kış aylarında yeşil kalan bitki ve ağaçların tıpkı Noel'de insanların evlerini çam ağaçlarıyla süslemesi gibi insanlar için özel bir anlam taşıması, Hıristiyanlığın ortaya çıkışından çok öncesine dayanıyor. Eski çağlarda insanlar yeşilliğin büyüyü, hayaletleri, kötü ruhları ve hastalıkları uzaklaştırdığına inandıkları için kapılarına ve pencerelerine yaprak dökmeyen dallar asarlardı.
Yılın en kısa gündüzü ve en uzun gecesinin yaşandığı 21 Aralık kış gündönümü olarak adlandırılır. Eski çağlarda insanların çoğu güneşin bir tanrı olduğuna ve kış gündönümünün her yıl güneş tanrısı hastalanıp zayıf düştüğü için geldiğine inanıyorlardı. Bu yüzden 21 Aralık’ta bir tören yaparlardı. Çünkü bu onlar için güneş tanrısının iyileşmeye başlayacağı ve güçlenip yaz döndüğünde yaprak dökmeyen dalların yeniden büyüyeceği anlamına geliyordu.
Bu nedenle eski Mısırlılar tanrı Ra'ya taparlardı. Ra’nın tacında, yanan güneş üzerine yerleştiren bir şahin başı vardı. Ra hastalığından kurtulmaya başladığında Mısırlılar evlerini yeşil hurma dallarlıyla süslerlerdi. Bu, onlar için yaşamın ölüm üzerindeki zaferini temsil ediyordu. Antik Roma’da gündönümü, tarım tanrısı Satürn'e adanmış Satürnalya Bayramı olarak kutlanırdı. Romalılar bu günü, evlerini ve tapınaklarını yaprak dökmeyen yeşil dallarla süsleyerek kutlarlardı.


24 Aralık'ta Beyaz Saray'ın balkonuna Noel için özel asılan süsler (AP)

Tarih öncesi ve İlk Çağ döneminde Kuzey Avrupa'da yaşayan Keltler’in rahipleri, Romalıların bu putperestlik ritüelini aktardılar ve tapınaklarını sonsuz yaşamın bir sembolü olarak yaprak dökmeyen yeşil dallarla süslediler. İskandinav halklardan Vikingler de her zaman yeşil kalan yaprakların güneş tanrısının özel bitkisi olduğuna inanırlardı.

İlk Noel ağacı
Arkansas Üniversitesi Resim ve Sanat Okulu’nda uluslararası çalışmalar alanında öğretim görevlisi Dr. Thomas Adam, artık tüm insanların bildiği Noel ağacı geleneğini Almanya'nın başlattığını söylüyor. Dr. Adam, Almanların 16. yüzyılda, Noel zamanı süslü ağaçları evlerine koyduklarını ve onları yaprak dökmeyen yeşil dallarla süslediklerini belirtti. Bazı kesimler ise Noel ağacının yanan mumlarla ilk kez 16. yüzyılda Protestanlığın kurucusu Martin Luther tarafından süslendiğine inanıyorlar.
Öte yandan Noel ağacı ilk kez 1799 yılında Almanya’nın kuzeybatısındaki Ratzburg şehrinde kayıtlara geçmiştir. İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge, bir Alman evinde süslü bir Noel ağacının tanımlayan satırları kaleme aldı. Ardından Alman besteci ve yazar E.T.A Hoffmann 1816 yılında, elmalar, kurabiyeler ve ışıklarla süslenmiş bir Noel ağacının ilk kez edebi olarak kaleme alındığı ünlü Fındıkkıran Balesi’nin hikayesini yayınladı.
En başından bu yana çocuklar da dahil olmak üzere tüm aile üyeleri, başka birilerinden hediye gelmediği için birbirleriyle hediyeleştiler. Bunu da Almanya'nın yükselen orta sınıfının yeni eşitlikçi kültürünün bir ifadesi olarak, aile üyeleri arasında açıkça yaptılar.

Almanya’dan ABD’ye
19. yüzyılın ilk yarısında Almanya'yı ziyaret eden ABD’liler, Noel kutlamalarını ABD toplumunu inşa etmekte kullanabileceklerini anladılar. Böyle bir Noel kutlamasına katılan ilk ABD’li olan Harvard Üniversitesi’nden Prof. George Ticknor, bu kutlamaların vatansever bir kültür yaratmadaki yararına övgüde bulundu. Prof. Ticknor, 1835 yılında o zamanlar 12 yaşında olan kızı Anna ile birlikte Dresden'de Baron Roman Feodoroviç von Ungern-Sternberg ve ailesinin düzenledikleri unutulmaz Noel kutlamasına katılmıştı. Bundan 20 yıl sonra bir başka ABD’li isim Charles Loring Brace, Berlin'i ziyaret etti. Burada Almanların Noel içinde düzenledikleri bir kutlamaya tanık olan Brace, bunun insanları bir araya getirme ve aralarındaki ilişkileri güçlendirme konusunda kapsamlı bir imkan olduğunu düşündü.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, hem Prof. Ticknor hem de Brace için Noel geleneği, dini inançları ne olursa olsun aile üyelerini ve bir ulusun fertlerini bir araya getirebilecek önemli bir duygusal bağdı. Bu yüzden Prof. Ticknor, 1843 yılında birkaç seçkin arkadaşını, Boston'daki evinde Noel ağacı ve hediyelerle düzenlediği Noel kutlamasına davet etti.
Ancak bu ABD’de Noel ağacıyla yapılan ilk kutlama değildi. New Yorklu bir mühendis ve tarihçi olan Charles Haynes Haswell, “Reminiscences of an Octogenarian of the City of New York” (1800’lü yıllarda bir New Yorklunun Hatıraları) adlı kitabında 1830'lu yıllarda Brooklyn'de yaşayan Alman ailelerin Noel ağaçlarını süslediklerini ve kendisinin de bu ağaçlara ve yeni geleneğe merak sardığını, öyle ki bunun için oldukça rüzgarlı bir gecede kutlama yapan Alman ailelerin evlerinin pencerelerinden Noel ağaçlarını görmek için Brooklyn'e gittiğini anlatıyor.
Alman kökenli Amerikan aileler, her ne kadar, Noel ağacı süsleme geleneğini Almanya'dan getirip buradaki evlerinde sürdürseler de Noel ağaçlarının Amerikan toplumundaki sosyal etkisinin yanı sıra Noel ağacı süsleme ve hediyeleşme dahil olmak üzere bu yabancı geleneklerin toplumda kabul görmesi Prof. Ticknor'a dayanıyor.
Diğer taraftan Noel ağaçları süsleme ve Noel vesileyle hediyeleşme, bu yeni geleneğe karşı duyulan ön yargı nedeniyle onlarca yıl boyunca Amerikan toplumunda son derece yavaş yayılan ve marjinal bir olgu olarak kaldı. Bazıları, şömineye içine hediye koyulması için çorap asmak gibi eski İngiliz gelenekleri ile hediye koymak için uygun bir yer olarak Noel ağacının dibi arasında seçim yapmak zorunda kaldıklarını hissettiler. Bunun yanı sıra Alman geleneği olan Noel ağacının üretilmediğinden ve gerekli süs eşyalarının satılmadığından bunları bulmak da zordu.

ABD’li Noel Baba (Santa Claus)
Her ne kadar Noel Baba ya da Santa Claus, Noel için efsanevi bir karakter olsa da halk tarafından bilinen görüntüsü 14. yüzyılda yaşayan Saint Nicholas'a dayanmaktadır. Bu efsanenin Hollandalılar tarafından New York'a taşındığı biliniyor.
Sonraki yıllarda, ressam ve karikatürist Thomas Nast’ın, Noel Baba’yı çizmesiyle bugün dünyanın bildiği koca göbekli, uzun beyaz sakallı, yaşlı ve neşeli bir adamın görüntüsü ortaya çıktı. Nast, 1866 yılında Noel Baba'nın bir ren geyiği tarafından çekilen kızak üzerinde seyahat ettiği ve gökyüzünde uçtuğu fikrinin yanı sıra Noel Baba'nın görevlerini, hediye vermekten çocukların davranışlarını kaydetmeye kadar titizlikle detaylandıran ‘Noel Baba ve Eserleri’ adlı çizimlerini yayınladı.
Karikatürist Haddon Sundblom tarafından geliştirilen bu çizimler, 1931 yılında Coca-Cola şirketi tarafından başlatılan uluslararası bir reklam kampanyasıyla dünya çapında ün kazandı. Noel Baba'nın kırmızı takım elbiseli, siyah kuşaklı, beyaz kürklü, siyah ayakkabılı, yumuşak kırmızı şapkalı ve uzun beyaz sakallı iri yarı bir beyefendi olarak görüntüsü Sundblom sayesinde kök saldı.

Noel’in resmi olarak kabulü
Noel'in ABD’de resmi tatil olarak ilan edilmesi ve Beyaz Saray'a ilk Noel ağacının konulması, Noel'in ABD’de resmiyet kazanmasını sağlayan adımlar oldu. ABD Kongresi, 28 Haziran 1870 tarihinde, Noel Günü, Yeni Yıl Günü, Bağımsızlık Günü ve Şükran Günü'nü memurlar ve işçiler için resmi tatil ilan eden bir yasayı onayladı. Beyaz Saray'da Noel ağacı süsleme geleneğini başlatan ise Aralık 1889'da dönemin ABD Başkanı Benjamin Harrison olurken bu, First Lady'nin gözetiminde her yıl tekrarlanan bir gelenek haline geldi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe