Fas hükümeti, köylerdeki kadınların haklarını güçlendirecek

Fas Başbakanı Aziz Ahnuş Danışmanlar Meclisi’nde kamu politikalarının ele alındığı bir oturumda (Şarku’l Avsat)
Fas Başbakanı Aziz Ahnuş Danışmanlar Meclisi’nde kamu politikalarının ele alındığı bir oturumda (Şarku’l Avsat)
TT

Fas hükümeti, köylerdeki kadınların haklarını güçlendirecek

Fas Başbakanı Aziz Ahnuş Danışmanlar Meclisi’nde kamu politikalarının ele alındığı bir oturumda (Şarku’l Avsat)
Fas Başbakanı Aziz Ahnuş Danışmanlar Meclisi’nde kamu politikalarının ele alındığı bir oturumda (Şarku’l Avsat)

Fas Başbakanı Aziz Ahnuş dün Danışmanlar Meclisi’nde (Parlamentonun ikinci odası) kamu politikalarının ele alındığı bir oturum sırasında, hükümetinin köylerdeki kadınların haklarının güçlendirilmesi konusunda kararlı olduğunu söyledi. Başbakan Ahnuş köylerde kadınların imajının cehalet ve reşit olmadan evliliklerin yanı sıra eğitim ve sağlık haklarından mahrum bırakılmalarına, kenara atılarak ve dışlanarak yaşamalarına, ev işleri ve çocuk bakımının yanı sıra ovalarda, dağlarda ve tarlalar da zor koşullarda çalışma ile ilişkilendirilmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.
Başbakan köylerdeki kadınları, ekonomik ve sosyal dokuya dahil edebilen ve onları bölgesel karar alımlarda aktif bir unsur haline getirebilen kamu politikaları uygulayarak, bu duruma son verilmesinin zamanın geldiğini belirtti. Başbakan Ahnuş hükümetin, entegre edilmiş kamu politikaları aracılığıyla, kentsel alanlarla köyler arasındaki mekansal farklılıkları azaltarak ve yaşlarına bakılmaksızın kadınlar arasında okuma yazma öğrenme konusundaki mücadeleyi güçlendirerek, köylerdeki kadınların sosyal ve ekonomik dokuya aktif bir şekilde dahil olmasını teşvik etme konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Bunların yanı sıra, köylerdeki kadınların özellikle toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin uygulanmasıyla ilgili kamu politikalarına dahil edilmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve aynı zamanda kadınların sosyal katılımı daha da artırmak için “Fas Güçlendirme” programını geliştirme konusunda da kararlı olduğunu belirtti.
Diğer yandan, Başbakan Ahnuş, Danışma Meclisi’nin ulusal tarım kaydına ilişkin yasayı ve Tarım Bakanlığı’nın yetkileri dahilinde, çiftçiler için sosyal koruma uygulamalarını birleştirmesini sağlayacak tamamlayıcı bir kararnameyi onayladığını açıkladı. Ayrıca parlamentoya sunulan bu kararname gelecek yıldan itibaren 1,6 milyondan fazla çiftçinin hakları kapsamında sağlık sigortasından yararlanmasını sağlayacağını söyledi.
Ahnuş, ülkenin yüzölçümünün yüzde 90’ından fazlasını kaplayan ve nüfusun yaklaşık yüzde 40’ının yaşadığı kırsal bölgelere ihtimam gösterilmesinin önemine dikkat çekti. Söz konusu bölgeler, toprağa bağlı toplulukların yüzde 85’ini içeriyor ve ekilebilir alanların yanı sıra neredeyse 9 milyon hektarlık alanı ile gayri safi yurtiçi hasılaya yüzde 20 katkı sağlıyor.
Ahnuş, demografik, sosyal ve ekonomik önemi göz önüne alındığında, köylerdeki gelişimi engelleyen sorunları ortadan kaldırma kararının, herhangi bir bahane veya ertelemeyi kabul etmeyen ver geri dönüşü olmayan bir karar olduğunu çünkü hükümetin köylerdeki koşulları iyileştirme sorumluluğunun bir hediye ya da hayır işi olmadığını bunların anayasal bir görev olduğunu belirtti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.