ABD Kongresi baskınının yıldönümü: Fotoğraflarla saat saat 6 Ocak 2021'de yaşananlar

Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
TT

ABD Kongresi baskınının yıldönümü: Fotoğraflarla saat saat 6 Ocak 2021'de yaşananlar

Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)

Bugün 6 Ocak 2021'de yaşanan ABD tarihindeki en sarsıcı olaylardan ABD Kongresi baskınının yıldönümü.
Dört kişinin hayatını kaybettiği isyanda eski ABD Başkanı Donald Trump taraftarları, 2020 ABD Başkanlık seçimleri sonucuna karşı çıkmak ve ABD Başkanı Joe Biden'ın kazandığının ilan edilmesini engellemek için Kongre binasına baskın düzenlemişti.
İşte fotoğraflarla saat saat dünyayı sarsan 6 Ocak 2021 günü yaşananlar:

12.00
Trump, Beyaz Saray'ın yakınında "The Ellipse" adıyla bilinen meydanda düzenlediği "Amerika'yı kurtar" mitingde toplanan binlerce kişiye seslendi.

Trump'ın düzenlediği miting yaklaşık 1 saat sürdü (AP)
"Asla vazgeçmeyeceğiz, asla geri çekilmeyeceğiz" diyen Trump, konuşmasında dönemin ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'e seslenerek Joe Biden'ın seçim zaferini geçersiz sayması çağrısında bulundu.

12.30
Konuşma henüz tamamlanmadan kalabalık, Kongre binasına doğru yürüyüşe geçti.

"Amerikayı Kurtar" mitingine binlerce kişi katıldı (AP)
Trump yanlısı göstericiler, Kongre binasının etrafında oluşturulan polis barikatına saldırdı.
Polisle protestocular arasındaki gerginlik hızla tırmanırken, güvenlik güçleri kalabalığı biber gazı ve gaz bombalarıyla dağıtmaya çalıştı.

Polisle göstericiler arasındaki çatışmalarda protestocular, barikatları yıkarak hızla Kongre binasına doğru ilerledi (Reuters)
ABD Federal Koruma Servisi'nin paylaştığı bilgilere göre radikal sağ Proud Boys grubundan yaklaşık 300 kişi de protestocuların arasındaydı. Yetkililer, gruptaki bazı kişilerin silahı olduğunu da bildirdi.

13.00
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, seçim sonuçları, oy itirazları ve Joe Biden'ın başkanlığıyla ilgili Kongre'deki ortak oturumu başlattı.
Bu sırada Trump, konuşmasını "Pensilvanya Caddesi'nden [Beyaz Saray'dan Kongre binasına giden yol] yürüyeceğiz ve Kongre'ye gideceğiz. Cumhuriyetçilerimize, zayıf olanlarına, ihtiyaç duydukları gurur ve cesareti sağlayıp ülkemizi geri alacağız" ifadeleriyle tamamladı.

Sayıları her geçen saat artan Trump taraftarları, Kongre binasının önünde uzun süre polisle çatıştı (Reuters)
Öte yandan mitinge gelenlere birlikte Kongre'ye yürüyeceğini söylemesine rağmen kendisi Beyaz Saray'a gitti.
Pence ise "Anayasa'yı desteklemek ve korumak için ettiğim yemin, hangi oyların geçerli hangilerinin geçersiz olması gerektiğine tek başıma karar verme yetkisi sağlamıyor" diyerek Trump'ın talebini yerine getirmeyeceğine dair örtük bir mesaj verdi.

Binlerce gösterici barikatı geçerek Kongre binasına ulaştı ve binanın ana girişinde ve çevresinde "ABD! ABD!" şeklinde sloganlar atmaya başladı.

13.30
Senato ve Temsilciler Meclisi'nin ortak oturumu sürerken Kongre polisi, bölgede Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti üyelerin ofislerinin bulunduğu noktalarda birkaç blok ötede iki adet boru bombası tespit edildiğini belirtti.

Ekiplerin tespit ettiği bomba boruları başarılı şekilde etkisiz hale getirildi (AP)
Bu sırada Kongre binasının dışındaki protestocular içeri girebilmek kapıları zorlamaya başladı.

14.00
Güvenlik güçlerinin durduramadığı kalabalıktaki Proud Boys grubundan Dominic Pezzola, binadaki camlardan birini kırarak içeri girdi ve diğer protestocuların da binaya giriş yapmasını sağladı. 

Kongre baskınındaki rolü nedeniyle tutuklanan 43 yaşındaki Pezzola'nın evinde bomba yapma kılavuzları bulunduğu bildirilmişti (AP)
Pence ve Pelosi korumaları tarafından binanın başka yerlerine götürüldü.
Bazı protestocular, içeride az sayıda kalan polisleri geri itmeyi başararak Senato ve Temsilciler Meclisi'nin kapısına kadar geldi.

Bu sırada Temsilciler Meclisi'nin kapısı içeriden toplanan masa ve sandalyelerle barikat oluşturularak kapatıldı. Güvenlik görevlileri silahlarını çekerek girişi korumaya çalıştı.

Güvenlik güçleri, isyancıların Temsilciler Meclisi'ne girmesini engelledi (AP)
Federal Koruma Servisi binanın güney kanadındaki Temsilciler Meclisi'yle kuzey kanadındaki Senato'nun kapatıldığını bildirdi.

Görüşmelerin askıya alınmasıyla meclis üyeleri güvenli şekilde tahliye edildi ve Temsilciler Meclisi boşaltıldı (AP)
Senato ve Temsilciler Meclisi'nin görüşmelerinin durdurulmasına karar verildi.

14.30
Trump, bir tweet atarak "Mike Pence ülkemizi ve Anayasamızı korumak için yapılması gerekeni yerine getirecek cesarete sahip değildi. ABD hakikati istiyor" ifadelerini kullandı.
Eski ABD Başkanı, bir tweet daha paylaşarak protestoculardan güvenlik güçlerine ve Kongre polisine destek olmalarını talep etti.
Yetkililer, içeride kalan meclis üyelerinden gaz maskesi takmasını istedi.

Protestocuların saldırıları ya da polisin müdahalesi durumunda hazırlıklı olmaları için meclis üyelerine koruyucu teçhizatlar verildi (AP)
Göstericiler binanın içindeki güvenlik güçleriyle çatışırken, Temsilciler Meclisi'nin yanında meclis üyelerinin güvenlik için götürüldüğü odaya yakın bir yerde camdan içeri girmeye çalışan protestocu Ashli Babbitt, Kongre polisi Michael Byrd tarafından vuruldu.

15.00
Protestocular balkonlardan atlayarak Senato'ya girdi. Göstericilerden bazıları içeride selfie çekerken, bazıları da binayı boşaltan meclis üyelerinin geride bıraktığı belgeleri karıştırdı.

Protestoculardan biri Senato'ya girdiğinde "Trump bu seçimi kazanmıştı!" diye bağırdı (Twitter / @igorbobic)
Bu sırada birçok gösterici Kongre binasının koridorlarında sloganlar atarak yürüdü, etrafa zarar verdi ve meclis üyelerinden bazılarının ofislerine girdi.
Richard Barnett adlı protestocu, Pelosi'nin ofisine girerek masasında selfie çekti.

Barnett, Pelosi'nin masasındaki pozuyla gündem olmuştu (AFP)
Trump, yeniden bir tweet atıp protestoculara seslenerek "ABD Kongresi'ndeki herkese sakin olmaları çağrısında bulunuyorum. Şiddet yok! Unutmayın, BİZ Kanun ve Düzenin Partisi'yiz" dedi.

15.30
Pelosi, telefonda Virginia Valisi'ni aradı. Vali, ABD Ulusal Muhafızları dahil tüm güvenlik güçlerinin Kongre'ye gönderileceğini söyledi.

Ulusal Muhafızlar baskın günü akşama doğru Kongre'ye gelerek güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany, Ulusal Muhafızları'nın ve diğer federal güvenlik yetkililerinin Trump'ın emriyle Kongre binasına yönlendirildiğini ifade etti.

Öte yandan Trump taraftarları Kaliforniya eyaletinin başkenti Sacramento ve Teksas eyaletinin başkenti Austin başta olmak üzere birçok şehirde gösteri düzenlemeye başladı.

16.00
Biden, bir basın toplantısı yaparak Trump'tan "kuşatmayı sona erdirmesini" talep etti.

Açıklamasında Biden, "Başkan Trump'ı ulusal televizyona çıkıp yeminini yerine getirmeye, Anayasa'yı korumaya ve bu kuşatmayı sonlandırmaya çağırıyorum. Bu protesto değil bir isyandır" ifadelerini kullandı.
Trump ise Twitter hesabından bir video paylaşarak açıklamalarda bulundu.

Kongre baskınının ertesi günü üzerinde "ihanet" yazan bir bayrak kareye takılmıştı (AP)
"Acınızı biliyorum, canınızın yandığını biliyorum" diyerek protestoculara seslenen Trump, "Sizi seviyoruz, çok özelsiniz. Neler yaşandığını gördünüz. Diğerlerine nasıl davranıldığını gördünüz. Nasıl hissettiğinizi biliyorum fakat eve dönün, barışçıl bir şekilde evlerinize dönün" dedi.
Öte yandan Trump, açıklamasında oylarda sahtecilik yapıldığına ve seçimlerin geçersiz olduğuna dair asılsız iddialarını da yineledi.

17.00
Yerel ve federal güvenlik güçleriyle 155 Ulusal Muhafız, tam teçhizatlı şekilde Kongre binasına geldi.  
Güvenlik güçleri binanın içine girerek olayları kontrol altına almaya çalıştı.
Polis, Kongre binasında vurulan protestocu Babbitt'in tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini bildirdi.

18.00
Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, şehirde 12 saatlik sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu.

Trump, resmi Twitter hesabından bir paylaşım yaparak "seçimlerin kendisinden ve uzun süredir kötü muamele gören vatanseverlerden çalındığını" öne sürerken, protestoculardan eve dönmelerini istedi.
ABD'de radikal sağcıların bir araya geldiği bir komplo teorisi oluşumu olarak tanımlanan QAnon üyelerinden Rosanne Boyland'in Kongre binasına giriş sırasında baygınlık geçirdiği, daha sonra kaldırıldığı hastanede aşırı doz amfetaminden hayatını kaybettiği açıklandı.

19.00
Facebook, Trump'ın protestoculara seslendiği videosunu ve paylaşımlarını kaldırdığını açıkladı.
Sosyal medya devi, hem Facebook hem de Instagram'daki içeriklerin "yaşanan şiddeti azaltmak yerine körükleme riski taşıdığı için" kaldırıldığını bildirdi.

"QAnon Şamanı" olarak da bilinen Jacob Anthony Chansley, baskındaki rolü nedeniyle 41 ay hapis cezası almıştı (AP)
Twitter da Trump'ın protestolarla ilgili paylaşımlarını kaldırdığını ve 12 saatliğine hesabını dondurduğunu açıkladı.

20.00
Kongre polisi binanın güvenli hale geldiğini bildirdi.
Bunun üzerine Senato'daki görüşmeler kaldığı yerden devam etti. Pence, "Bugün ABD Kongresi'nin tarihindeki kara bir gündü. Haydi, işe koyulalım" diyerek görüşmeleri tekrar başlattı.
Arizona eyaletindeki oy sayımlarına itiraza ilişkin görüşmeler devam etti.

21.00
Temsilciler Meclisi de görüşmelere kaldığı yerden devam etme kararı aldı.

Pence ve Pelosi, ortak görüşmelerin sonunda Biden'ın seçim sonuçlarına göre resmen ABD Başkanı olduğunu doğruladı (AP)
Pelosi, "Bunun geceye kadar süreceğini zaten biliyorduk. Ne kadar gerekiyorsa burada o kadar süre kalacağız. Amacımızı yerine getireceğiz" ifadeleriyle görüşmeleri başlattı.

23.00
Yaklaşık 10 saat önce başlayan Senato ve Temsilciler Meclisi ortak görüşmesi kaldığı yerden devam etti.

03.45 (7 Ocak)
Pence, itirazların değerlendirilmesi ve oylamalardan sonra seçim sonuçlarına göre 306'ya 232 oyla Biden'ın resmen ABD Başkanı olduğunu açıkladı.  
Açıklamadan kısa süre sonra Twitter'ın hesabını yeniden aktif hale getirdiği Trump, Kongre'de yaşanan olayları kınayarak "yeni yönetimin kurulacağını" belirtti ve Biden yönetimine "yetkinin pürüzsüz ve sorunsuz bir şekilde geçmesine odaklanacağını" söyledi.
ABD tarihindeki dönüm noktalarından biri niteliğindeki Kongre baskınından sonra 20 Ocak'ta Biden, resmi yemin töreniyle ülkenin 46. Başkanı olmuştu.
Independent Türkçe,NPR, New York Times, AP, Reuters, BBC, Washington Post, France 24, CNN
 



ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Hindistan ziyareti: Beyaz Saray alternatif enerji kaynakları arıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mumbai'de mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar'la görüştü (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mumbai'de mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar'la görüştü (Reuters)
TT

ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Hindistan ziyareti: Beyaz Saray alternatif enerji kaynakları arıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mumbai'de mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar'la görüştü (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mumbai'de mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar'la görüştü (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Hindistan ziyareti, ABD'deki ara seçimler öncesinde Donald Trump yönetiminin enerji ihtiyaçlarını karşılama çabası doğrultusunda şekillendi.

BBC'nin analizinde, Rubio'nun 20-21 Ekim'deki Hindistan ziyaretinde başkent Yeni Delhi yerine devasa petrol rafinerilerinin yer aldığı Jamnagar'a gittiğine dikkat çekiliyor. Trump yönetiminin, İran savaşının küresel enerji arzını sekteye uğratmasından ötürü alternatif kaynaklara yöneldiği yazılıyor.

Günlük yaklaşık 1,4 milyon varil ham petrol işleme kapasitesine sahip Jamnagar rafinerisi, küresel rafinaj kapasitesinin yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturuyor. Dizel ve diğer petrol ürünlerinin önemli ihracatçıları arasında yer alan tesis, ABD'nin enerji piyasalarındaki baskıyı hafifletme çabalarında öne çıkıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi'nden Michael Kugelman'a göre Rubio'nun ziyaretinin üç temel amacı vardı: Hindistan'ın Rus petrolüne bağımlılığını azaltmak, Venezuela ve ABD petrolünün daha fazla alınmasını teşvik etmek ve enerji işbirliğini iki ülke arasındaki ticaret anlaşmasının bir parçası haline getirmek.

2022'de başlayan Ukrayna savaşının ardından Moskova'nın en büyük petrol alıcılarından biri haline gelen Hindistan, Aralık 2022-Temmuz 2026 döneminde Rus ham petrol ihracatının yüzde 37'sini oluşturdu. Rus petrolünü işleyen firmalardan biri de Reliance'dı.

BBC'nin aktardığına göre Rubio, Mumbai'de Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar'la görüştü. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan'ın da katıldığı toplantıda enerji güvenliği, ticaret, yatırım ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

Ertesi gün 21 Ekim'de Rubio, Jamnagar'a giderek rafineriyi ziyaret edip Ambani'yle bir araya geldi.

Trump yönetimi, Teksas'ın Brownsville Limanı'nda yeni bir petrol rafinerisi kurmayı planlıyor. Kugelman'a göre Rubio, bu proje için Reliance'ın da desteğini istiyor.

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, ABD'yle ticaret görüşmelerindeki ilerlemeden memnuniyet duyduğunu ve her iki tarafın da süreci tamamlamaya yakın olduğunu geçen hafta söylemişti. Trump da Hindistan'la ticaret anlaşmasının yakında tamamlanabileceğini bildirmişti.

Buna karşın uzmanlar, enerji alanındaki yakınlaşmanın ticaret anlaşmasının kısa sürede imzalanacağı anlamına gelmediğini savunuyor. Hindistan'ın eski ABD Büyükelçisi Meera Shankar, Hindistan'ın ABD'nin gümrük tarifelerine ilişkin tutumunu netleştirmesini istediğini ve ticaret anlaşmasının detaylarının tamamlanmasını beklediğini söylüyor.

Independent Türkçe, BBC, The Diplomat 


Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasındaki dengeleri nasıl kullanıyor?

Çin'le Kuzey Kore sınırında 12 yıl sonra hizmete açılan köprünün, iki ülke arasındaki ticaret hacimini daha da artırması bekleniyor (Reuters)
Çin'le Kuzey Kore sınırında 12 yıl sonra hizmete açılan köprünün, iki ülke arasındaki ticaret hacimini daha da artırması bekleniyor (Reuters)
TT

Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasındaki dengeleri nasıl kullanıyor?

Çin'le Kuzey Kore sınırında 12 yıl sonra hizmete açılan köprünün, iki ülke arasındaki ticaret hacimini daha da artırması bekleniyor (Reuters)
Çin'le Kuzey Kore sınırında 12 yıl sonra hizmete açılan köprünün, iki ülke arasındaki ticaret hacimini daha da artırması bekleniyor (Reuters)

Kuzey Kore yönetimi, Rusya ve Çin'le bağlarını geliştirirken Pekin'le Moskova, Pyongyang üzerindeki nüfuzunu artırmak istiyor.

Çin'le Kuzey Kore sınırında, Yalu Nehri üzerinde kurulan otoyol köprüsü 15 Ekim'de hizmete açılmıştı.

Çin'in Dandong ve Kuzey Kore'nin Sinuiju şehirlerini birbirine bağlayan 3 kilometre uzunluğundaki köprünün yapımı 2014'te tamamlanmıştı. Fakat Kuzey Kore tarafındaki inşaatlar tamamlanmadığından hizmete açılamamıştı.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, bugün köprüden geçerek Dandong'a gitti. AP'nin aktardığına göre Kim, Çin Komünist Partisi'nin üst düzey isimlerinden Wang Huning'le bir araya geldi.

Xinhua'nın aktardığına göre Kim, şehirde bir araba fabrikasını ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada, "Çin'le birlikte çalışmaya hazır olduklarını, bunun tarihsel dostluklarını ilerletip pratik işbirliğini genişleterek her iki ülkenin halklarına somut faydalar getireceğini" söyledi.

Kim'in ziyaretinin, Çin'in 1950-1953'teki Kore Savaşı'na katılmasının yıldönümünden bir gün önce gerçekleşmesi dikkat çekti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, haziranda Pyongyang'a giderek Kim'le görüşmüştü. Zirve, Kuzey Kore'nin Çin'den nispeten uzaklaşarak Rusya'ya yakınlaşmasının ardından düzenlenmişti.

Batılı kaynakların rakamlarına göre en az 2 bin 300 Kuzey Kore askeri Rusya adına Ukrayna cephesinde savaşırken öldürüldü.

Diğer yandan Yalu Nehri Köprüsü'nün açılışından yaklaşık bir ay önce Kuzey Kore'yle Rusya arasındaki ilk karayolu köprüsü de hizmete alınmıştı.

Guardian'ın analizine göre son gelişmeler, Pekin ve Moskova'nın Pyongyang üzerindeki nüfuzunu artırma konusunda rekabete giriştiğini gösteriyor.

Pyongyang son üç yılda özellikle Ukrayna savaşı nedeniyle Kremlin'le daha yakın bağlar kursa bile Kuzey Kore ekonomisi büyük ölçüde Çin'e bağımlı.

Seul'deki Ewha Kadın Üniversitesi'nden Leif-Eric Easley, bu açıdan Rusya'nın ekonomik olarak Çin'in konumunu dolduramayacağını vurguluyor.

Kore Üniversitesi'nden Kuzey Kore uzmanı Fyodor Tertitski ise Pekin ya da Moskova'nın Pyongyang üzerinde diledikleri gibi bir nüfuza sahip olamayacağını savunuyor:

Her iki ülke de Kim Jong-un'un boyun eğmektense ilişkilerin tamamen kopmasını tercih edeceğini biliyor. Bu yüzden bunun basit bir nüfuz mücadelesi olduğunu sanmıyorum. Kim, iki ülkeyi de birbirine düşürmeye çalışıyor ancak Çin ve Rusya, 1970'lerde olduğu gibi Sovyetler Birliği'yle Çin arasındakine benzer bir rekabet içinde değil.

Independent Türkçe, Guardian, Xinhua, AP 


Fransa patlamanın eşiğinde... Borçlar devleti kuşatmış durumda

Fransa’nın batısındaki Rennes kentinde, çevik kuvvet polisi protesto gösterisi düzenleyen öğrencileri dağıtmak için tazyikli su kullandı. (AP)
Fransa’nın batısındaki Rennes kentinde, çevik kuvvet polisi protesto gösterisi düzenleyen öğrencileri dağıtmak için tazyikli su kullandı. (AP)
TT

Fransa patlamanın eşiğinde... Borçlar devleti kuşatmış durumda

Fransa’nın batısındaki Rennes kentinde, çevik kuvvet polisi protesto gösterisi düzenleyen öğrencileri dağıtmak için tazyikli su kullandı. (AP)
Fransa’nın batısındaki Rennes kentinde, çevik kuvvet polisi protesto gösterisi düzenleyen öğrencileri dağıtmak için tazyikli su kullandı. (AP)

Antoine el-Hac 

Fransa’daki kriz artık geçici bir protesto dalgası veya acil önlemlerle kontrol altına alınabilecek ekonomik bir aksaklık olmaktan çıkmış durumda. Birbiri ardına yaşanan gelişmeler; kamu maliyesindeki zayıflığın, artan toplumsal öfkenin, siyasi kurumların kilitlenmesinin ve devletin taahhütlerini yerine getirme kapasitesine olan güvenin azalmasının kesiştiği çok boyutlu bir krizi gözler önüne seriyor. Fransa, 2027 ilkbaharında yapılacak kritik cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanırken, biriken bu faktörlerin Beşinci Cumhuriyet’in istikrarı ile ülkenin Avrupa Birliği (AB) ve dünyadaki konumuna yönelik ciddi bir tehdide dönüşmesinden endişe ediliyor.

Protestocuların kapattığı Louvre Müzesi’nin önünde bekleyen ziyaretçiler (EPA)
Protestocuların kapattığı Louvre Müzesi’nin önünde bekleyen ziyaretçiler (EPA)

Birçok şehir ve kasabanın sokaklarında huzursuzluğun farklı yansımaları görülüyor. Ülkede devlet okullarının durumunun kötüleşmesi ve öğretmen yetersizliği protesto edilirken, kamu sektörü çalışanları da maaşların dondurulmasına tepki göstererek eylemlere katıldı. Öncesinde ise balıkçılar, motorin fiyatlarındaki artışı protesto etmek amacıyla limanları ve akaryakıt istasyonlarını kapattı. Gelişmeler yalnızca gösterilerle sınırlı kalmadı; bazı Fransız şehirlerinde büyük maddi hasara, yüzlerce yaralanmaya ve gözaltına yol açan şiddet ve yağma olayları yaşandı. Bu tablo, toplumun çeşitli kesimleri ile devlet kurumları arasındaki derinleşen kopukluğu yansıtıyor.

Emmanuel Macron’un ilk dönemini sekteye uğratan, yıllardır nerede oldukları ve liderlerinin kimler olduğu bilinmeyen Sarı Yelekliler’in yıllar süren bir aranın ardından sahneye geri dönmesiyle tablo tamamlandı. Sokaktaki bu iktidar karşıtı ittifakın mücadeleyi sürdürmeye hazır olduğu görülüyor.

Paris’teki Cumhuriyet Meydanı’nda (Place de la République) yanan bisikletlerin yanında duran maskeli protestocular (Reuters)
Paris’teki Cumhuriyet Meydanı’nda (Place de la République) yanan bisikletlerin yanında duran maskeli protestocular (Reuters)

Çeşitli taleplerin oluşturduğu bu mozaiğin merkezinde; alım gücünün düşmesi, kamu hizmetlerine olan güvenin sarsılması ve Fransız sosyal modelinin onlarca yıldır sunduğu vaatleri artık karşılayamadığı hissiyle bağlantılı daha derin bir kriz yer alıyor. Vatandaşlarının geniş bir sosyal koruma ağından yararlanmaya alışkın olduğu devlet, bugün zor bir soruyla karşı karşıya: Finansman maliyetlerinin arttığı ve borç yükünün ağırlaştığı bir dönemde bu kazanımlar nasıl korunabilir?

Borç manevra alanını daraltıyor

Maliye politikasının krizde merkezi bir konumda olduğu su götürmez bir gerçek. Fransa’nın kamu borcu (4 trilyon dolar) gayri safi yurt içi hasılanın (3,55 trilyon dolar) yüzde 119’una yaklaşırken, ekonomi 2026 yılı için yüzde 0,4 ila 0,5 civarında büyüme oranlarına geriledi. Aynı zamanda genel bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5’ini aşması beklenmekte olup bu durum, hükümetin kamu hesaplarını yeniden dengeye kavuşturma çabalarını zorlaştırıyor.

Faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte sorun daha da vahim bir hal alıyor. Borç maliyeti artarken devlet, kaynaklarını yatırım ve hizmetlere yönlendirmek yerine yükümlülüklerini ödemek için giderek daha fazla kaynak ayırmak zorunda. Gelen tahminler, Fransa’nın önümüzdeki yıl orta ve uzun vadeli 340 milyar euro değerinde tahvil ihraç etmesi gerekeceğini, bu esnada mali ve siyasi riskler nedeniyle yatırımcıların bu tahvillere olan talebinin azaldığını gösteriyor.

Göstericiler tarafından bir kısmı ateşe verilen Limoges belediye binası (AFP)
Göstericiler tarafından bir kısmı ateşe verilen Limoges belediye binası (AFP)

Ancak bu durum, Fransa’nın mutlaka 2009-2010 yıllarında Yunanistan’ın yaşadığına benzer bir krizle veya piyasa güveninde ani bir çökmeyle karşı karşıya olduğu anlamına gelmiyor. Fransız ekonomisinin büyüklüğü ve AB içerisindeki konumu Paris’e farklı bir ağırlık kazandırıyor. Antoine el Hac'ın Şarku’l Avsat için kaleme aldığı analize göre bu ağırlığın kendisi de krizi daha önemli kılıyor; çünkü Paris’in ağır borcunu yönetme kapasitesinde yaşanabilecek keskin bir kötüleşme, tüm Avrupa’nın mali istikrarına yansıyabilir.

Kırk yıllık erteleme

Mevcut durumun tek bir hükümet kararıyla açıklanamayacağı veya sorumluluğun tamamen tek bir cumhurbaşkanına yüklenemeyeceği bir gerçek. Mali dengesizlikler onlarca yıl boyunca birikti, sağ ve sol hükümetler borcun yapısal artışını durdurmayı başaramadan birbirini izledi. Önemli kırılma noktalarından biri, sosyal politikaların ve kamu harcamalarının genişlediği 1980’li yıllardaki Sosyalist Cumhurbaşkanı François Mitterrand dönemine dayanıyor. Emeklilik yaşının 60’a indirilmesi, çalışma saatlerinin azaltılması ve devletin ekonomideki rolünün güçlendirilmesi gibi reformlar, kamu maliyesi üzerindeki yükün artmasına yol açtı.

Ancak krizi yalnızca o dönemde yaşananlara indirgemek yanıltıcı bir basitleştirme olacaktır. Jacques Chirac’tan Nicolas Sarkozy, François Hollande ve Emmanuel Macron dönemlerine kadar sonraki hükümetler de borcun gidişatını tersine çevirmeyi başaramadı. Bu durum, temel olarak halkın refah payından feragat etmeye yönelik tepkisinden duyulan endişeden kaynaklanıyor. 2008 küresel mali krizi, Kovid-19 salgını ve ardından gelen enflasyon dalgası da kamu bütçeleri üzerindeki baskıların artmasında rol oynadı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (AFP)

Esasen Fransa’nın ‘kapsamlı’ sosyal modeli, tekrarlayan siyasi çatışmaların odak noktası haline geldi. Emeklilik, işsizlik sigortası veya kamu harcamalarını reforme etmeye yönelik her girişim sert bir toplumsal dirençle karşılaşırken, reformların ertelenmesi gelecekteki seçeneklerin daralmasına neden oluyor. Böylece devlet, harcamaları kontrol altına alma ihtiyacı ile yeni protestoları tetikleme korkusu arasında sıkışıp kalıyor.

Siyasi felç ve aşırı sağın yükselişi

Ekonomik çıkmazın ortasında siyasi arenada kara bulutların toplanması şaşırtıcı olmadı. Ulusal Meclis’in 2024 yılında feshedilmesinden bu yana parlamenter tablo istikrarlı bir çoğunluk üretemedi, güçler kalıcı uzlaşılara varmakta zorlanan üç büyük karşıt blok arasında bölündü. Bütçe tasarısının meclisten geçirilmesi hükümetin ayakta kalma kapasitesi için tekrarlayan bir sınava dönüşürken, vatandaşların kurumların etkinliğine olan güveni azaldı.

Marine Le Pen ve Ulusal Birlik partisi liderliğindeki aşırı sağın bu iklimden faydalanması da şaşırtıcı değil. Aşırı sağın söylemi; ekonomik koşulların kötüleşmesini, güvenlik kontrolünün kaybedilmesini ve göç yükünü birbiriyle ilişkilendirmekte, kendisini sisteme yeniden düzen getirebilecek bir alternatif olarak sunmakta. Buna karşılık, Jean-Luc Melenchon liderliğindeki radikal sol Boyun Eğmeyen Fransa hareketi, ekonomik ve sosyal politikalara öfkeli kesimlerin bir kısmını kendisine çekmekte. Bu iki kutup arasında, Macron’un siyasi ve toplumsal tabanını oluşturan merkezin gücü zayıflarken, ılımlı oyların bölünmesinin daha radikal rakiplerin şansını artırmasından endişe ediliyor.

Siyasi güçler arasındaki bu çatışmanın devam etmesinin gerekli reformları engelleyebileceğine, yatırımları, tüketimi ve piyasa güvenini etkileyen belirsizlik sürecini uzatabileceğine dikkat edilmesi gerekiyor. Ayrıca, huzursuzlukların yalnızca göçle ilişkilendirilmesi ve güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılmasıyla yetinilmesi, toplumsal öfkeyi besleyen temel ekonomik ve sosyal nedenleri çözmeye yetmiyor.

 Paris’te protestocular polisle çatıştı. (AP)
Paris’te protestocular polisle çatıştı. (AP)

Zorlu seçim sınavı

Fransa bugün oldukça karmaşık bir denklemle karşı karşıya bulunuyor: Öfkenin nedenlerini göz ardı etmeden düzeni yeniden sağlamak, kamu hizmetlerine zarar vermeden borcu kontrol altına almak ve önümüzdeki seçimler radikal bir şekilde karşıt güçler arasında ‘intihar niteliğinde’ bir çatışmaya dönüşmeden önce siyasi güveni yeniden inşa etmek.

Reform yükünü adil bir şekilde dağıtan, harcama önceliklerini belirleyen ve en hassas kesimleri koruyan net bir planı, siyasi kurumlar bünyesinde karar alma yeteneğini yeniden kazandırarak sunmayı kim başarabilecek?

Macron, 2017 yılında iktidara geldiğinde, kendini yenileme ve uluslararası konumunu geri kazanma kapasitesine sahip iyimser bir Fransa tablosu vaat etmişti. Ancak popülaritesinin düşmesi ve gerileme hissinin yaygınlaşması, bu vaat ile gerçeklik arasındaki uçurumun derinliğini ortaya koyuyor. Buna rağmen Fransızların çoğunluğu kendisine olan güvenini tazeleyerek 2022 yılında onu yeniden seçti.

2027 seçimleri yaklaşırken mücadele, yalnızca bir sonraki cumhurbaşkanının kim olacağını belirlemekle sınırlı kalmayacak; Fransa’nın kamu maliyesini reforme edip sosyal sözleşmesini yenileyip yenileyemeyeceğini ya da biriken krizlerin ülkenin siyasi kimliğini yeniden tanımlamasına izin verip vermeyeceğini belirleme noktasına taşınacak.

Ulusal Meclis’te düzenlenen oturumda Başbakan Sebastien Lecornu protestolar hakkında konuştu. (EPA)
Ulusal Meclis’te düzenlenen oturumda Başbakan Sebastien Lecornu protestolar hakkında konuştu. (EPA)

Fransa’nın yalnızca borç sorunuyla karşı karşıya olan büyük bir ekonomi değil, aynı zamanda Avrupa projesinin temel sütunlarından biri olduğu unutulmamalı. Ülkedeki krizin kontrol altına alınmasında yaşanacak herhangi bir başarısızlığın, sınırları aşan yansımaları olacak. Fransa’nın başarısı ise reformun bedeli toplumun ve devletin taşıyabileceği kapasiteyi aşmadan önce, erteleme ve bölünme döngüsünün kırılmasıyla mümkün kılınabilecek.

Aydınlanmanın, düşüncenin ve ilerlemenin Fransa’sı hantallaştığını hissediyor; Fransızlar siyasi ve sosyal sistemlerinin artık gelişmeye ve modern hayata ayak uydurmaya elverişli olmadığını fark ediyor. Daha da vahimi, özellikle başka ülkelerdeki ‘varlığın’ sona ermesi ya da bitme noktasına gelmesiyle birlikte, ekonominin eski günleri ihya etmeye yetecek miktarda servet üretemez hale gelmiş olması…

Zaman değişiyor!