ABD Kongresi baskınının yıldönümü: Fotoğraflarla saat saat 6 Ocak 2021'de yaşananlar

Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
TT

ABD Kongresi baskınının yıldönümü: Fotoğraflarla saat saat 6 Ocak 2021'de yaşananlar

Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)
Büyük tartışmalar yaratan ABD Kongresi baskınında binlerce Trump yanlısı 2020 ABD Başkanlık Seçimleri sonuçlarının görüşüldüğü sırada Kongre binasına saldırmıştı (Reuters)

Bugün 6 Ocak 2021'de yaşanan ABD tarihindeki en sarsıcı olaylardan ABD Kongresi baskınının yıldönümü.
Dört kişinin hayatını kaybettiği isyanda eski ABD Başkanı Donald Trump taraftarları, 2020 ABD Başkanlık seçimleri sonucuna karşı çıkmak ve ABD Başkanı Joe Biden'ın kazandığının ilan edilmesini engellemek için Kongre binasına baskın düzenlemişti.
İşte fotoğraflarla saat saat dünyayı sarsan 6 Ocak 2021 günü yaşananlar:

12.00
Trump, Beyaz Saray'ın yakınında "The Ellipse" adıyla bilinen meydanda düzenlediği "Amerika'yı kurtar" mitingde toplanan binlerce kişiye seslendi.

Trump'ın düzenlediği miting yaklaşık 1 saat sürdü (AP)
"Asla vazgeçmeyeceğiz, asla geri çekilmeyeceğiz" diyen Trump, konuşmasında dönemin ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'e seslenerek Joe Biden'ın seçim zaferini geçersiz sayması çağrısında bulundu.

12.30
Konuşma henüz tamamlanmadan kalabalık, Kongre binasına doğru yürüyüşe geçti.

"Amerikayı Kurtar" mitingine binlerce kişi katıldı (AP)
Trump yanlısı göstericiler, Kongre binasının etrafında oluşturulan polis barikatına saldırdı.
Polisle protestocular arasındaki gerginlik hızla tırmanırken, güvenlik güçleri kalabalığı biber gazı ve gaz bombalarıyla dağıtmaya çalıştı.

Polisle göstericiler arasındaki çatışmalarda protestocular, barikatları yıkarak hızla Kongre binasına doğru ilerledi (Reuters)
ABD Federal Koruma Servisi'nin paylaştığı bilgilere göre radikal sağ Proud Boys grubundan yaklaşık 300 kişi de protestocuların arasındaydı. Yetkililer, gruptaki bazı kişilerin silahı olduğunu da bildirdi.

13.00
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, seçim sonuçları, oy itirazları ve Joe Biden'ın başkanlığıyla ilgili Kongre'deki ortak oturumu başlattı.
Bu sırada Trump, konuşmasını "Pensilvanya Caddesi'nden [Beyaz Saray'dan Kongre binasına giden yol] yürüyeceğiz ve Kongre'ye gideceğiz. Cumhuriyetçilerimize, zayıf olanlarına, ihtiyaç duydukları gurur ve cesareti sağlayıp ülkemizi geri alacağız" ifadeleriyle tamamladı.

Sayıları her geçen saat artan Trump taraftarları, Kongre binasının önünde uzun süre polisle çatıştı (Reuters)
Öte yandan mitinge gelenlere birlikte Kongre'ye yürüyeceğini söylemesine rağmen kendisi Beyaz Saray'a gitti.
Pence ise "Anayasa'yı desteklemek ve korumak için ettiğim yemin, hangi oyların geçerli hangilerinin geçersiz olması gerektiğine tek başıma karar verme yetkisi sağlamıyor" diyerek Trump'ın talebini yerine getirmeyeceğine dair örtük bir mesaj verdi.

Binlerce gösterici barikatı geçerek Kongre binasına ulaştı ve binanın ana girişinde ve çevresinde "ABD! ABD!" şeklinde sloganlar atmaya başladı.

13.30
Senato ve Temsilciler Meclisi'nin ortak oturumu sürerken Kongre polisi, bölgede Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti üyelerin ofislerinin bulunduğu noktalarda birkaç blok ötede iki adet boru bombası tespit edildiğini belirtti.

Ekiplerin tespit ettiği bomba boruları başarılı şekilde etkisiz hale getirildi (AP)
Bu sırada Kongre binasının dışındaki protestocular içeri girebilmek kapıları zorlamaya başladı.

14.00
Güvenlik güçlerinin durduramadığı kalabalıktaki Proud Boys grubundan Dominic Pezzola, binadaki camlardan birini kırarak içeri girdi ve diğer protestocuların da binaya giriş yapmasını sağladı. 

Kongre baskınındaki rolü nedeniyle tutuklanan 43 yaşındaki Pezzola'nın evinde bomba yapma kılavuzları bulunduğu bildirilmişti (AP)
Pence ve Pelosi korumaları tarafından binanın başka yerlerine götürüldü.
Bazı protestocular, içeride az sayıda kalan polisleri geri itmeyi başararak Senato ve Temsilciler Meclisi'nin kapısına kadar geldi.

Bu sırada Temsilciler Meclisi'nin kapısı içeriden toplanan masa ve sandalyelerle barikat oluşturularak kapatıldı. Güvenlik görevlileri silahlarını çekerek girişi korumaya çalıştı.

Güvenlik güçleri, isyancıların Temsilciler Meclisi'ne girmesini engelledi (AP)
Federal Koruma Servisi binanın güney kanadındaki Temsilciler Meclisi'yle kuzey kanadındaki Senato'nun kapatıldığını bildirdi.

Görüşmelerin askıya alınmasıyla meclis üyeleri güvenli şekilde tahliye edildi ve Temsilciler Meclisi boşaltıldı (AP)
Senato ve Temsilciler Meclisi'nin görüşmelerinin durdurulmasına karar verildi.

14.30
Trump, bir tweet atarak "Mike Pence ülkemizi ve Anayasamızı korumak için yapılması gerekeni yerine getirecek cesarete sahip değildi. ABD hakikati istiyor" ifadelerini kullandı.
Eski ABD Başkanı, bir tweet daha paylaşarak protestoculardan güvenlik güçlerine ve Kongre polisine destek olmalarını talep etti.
Yetkililer, içeride kalan meclis üyelerinden gaz maskesi takmasını istedi.

Protestocuların saldırıları ya da polisin müdahalesi durumunda hazırlıklı olmaları için meclis üyelerine koruyucu teçhizatlar verildi (AP)
Göstericiler binanın içindeki güvenlik güçleriyle çatışırken, Temsilciler Meclisi'nin yanında meclis üyelerinin güvenlik için götürüldüğü odaya yakın bir yerde camdan içeri girmeye çalışan protestocu Ashli Babbitt, Kongre polisi Michael Byrd tarafından vuruldu.

15.00
Protestocular balkonlardan atlayarak Senato'ya girdi. Göstericilerden bazıları içeride selfie çekerken, bazıları da binayı boşaltan meclis üyelerinin geride bıraktığı belgeleri karıştırdı.

Protestoculardan biri Senato'ya girdiğinde "Trump bu seçimi kazanmıştı!" diye bağırdı (Twitter / @igorbobic)
Bu sırada birçok gösterici Kongre binasının koridorlarında sloganlar atarak yürüdü, etrafa zarar verdi ve meclis üyelerinden bazılarının ofislerine girdi.
Richard Barnett adlı protestocu, Pelosi'nin ofisine girerek masasında selfie çekti.

Barnett, Pelosi'nin masasındaki pozuyla gündem olmuştu (AFP)
Trump, yeniden bir tweet atıp protestoculara seslenerek "ABD Kongresi'ndeki herkese sakin olmaları çağrısında bulunuyorum. Şiddet yok! Unutmayın, BİZ Kanun ve Düzenin Partisi'yiz" dedi.

15.30
Pelosi, telefonda Virginia Valisi'ni aradı. Vali, ABD Ulusal Muhafızları dahil tüm güvenlik güçlerinin Kongre'ye gönderileceğini söyledi.

Ulusal Muhafızlar baskın günü akşama doğru Kongre'ye gelerek güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany, Ulusal Muhafızları'nın ve diğer federal güvenlik yetkililerinin Trump'ın emriyle Kongre binasına yönlendirildiğini ifade etti.

Öte yandan Trump taraftarları Kaliforniya eyaletinin başkenti Sacramento ve Teksas eyaletinin başkenti Austin başta olmak üzere birçok şehirde gösteri düzenlemeye başladı.

16.00
Biden, bir basın toplantısı yaparak Trump'tan "kuşatmayı sona erdirmesini" talep etti.

Açıklamasında Biden, "Başkan Trump'ı ulusal televizyona çıkıp yeminini yerine getirmeye, Anayasa'yı korumaya ve bu kuşatmayı sonlandırmaya çağırıyorum. Bu protesto değil bir isyandır" ifadelerini kullandı.
Trump ise Twitter hesabından bir video paylaşarak açıklamalarda bulundu.

Kongre baskınının ertesi günü üzerinde "ihanet" yazan bir bayrak kareye takılmıştı (AP)
"Acınızı biliyorum, canınızın yandığını biliyorum" diyerek protestoculara seslenen Trump, "Sizi seviyoruz, çok özelsiniz. Neler yaşandığını gördünüz. Diğerlerine nasıl davranıldığını gördünüz. Nasıl hissettiğinizi biliyorum fakat eve dönün, barışçıl bir şekilde evlerinize dönün" dedi.
Öte yandan Trump, açıklamasında oylarda sahtecilik yapıldığına ve seçimlerin geçersiz olduğuna dair asılsız iddialarını da yineledi.

17.00
Yerel ve federal güvenlik güçleriyle 155 Ulusal Muhafız, tam teçhizatlı şekilde Kongre binasına geldi.  
Güvenlik güçleri binanın içine girerek olayları kontrol altına almaya çalıştı.
Polis, Kongre binasında vurulan protestocu Babbitt'in tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini bildirdi.

18.00
Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, şehirde 12 saatlik sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu.

Trump, resmi Twitter hesabından bir paylaşım yaparak "seçimlerin kendisinden ve uzun süredir kötü muamele gören vatanseverlerden çalındığını" öne sürerken, protestoculardan eve dönmelerini istedi.
ABD'de radikal sağcıların bir araya geldiği bir komplo teorisi oluşumu olarak tanımlanan QAnon üyelerinden Rosanne Boyland'in Kongre binasına giriş sırasında baygınlık geçirdiği, daha sonra kaldırıldığı hastanede aşırı doz amfetaminden hayatını kaybettiği açıklandı.

19.00
Facebook, Trump'ın protestoculara seslendiği videosunu ve paylaşımlarını kaldırdığını açıkladı.
Sosyal medya devi, hem Facebook hem de Instagram'daki içeriklerin "yaşanan şiddeti azaltmak yerine körükleme riski taşıdığı için" kaldırıldığını bildirdi.

"QAnon Şamanı" olarak da bilinen Jacob Anthony Chansley, baskındaki rolü nedeniyle 41 ay hapis cezası almıştı (AP)
Twitter da Trump'ın protestolarla ilgili paylaşımlarını kaldırdığını ve 12 saatliğine hesabını dondurduğunu açıkladı.

20.00
Kongre polisi binanın güvenli hale geldiğini bildirdi.
Bunun üzerine Senato'daki görüşmeler kaldığı yerden devam etti. Pence, "Bugün ABD Kongresi'nin tarihindeki kara bir gündü. Haydi, işe koyulalım" diyerek görüşmeleri tekrar başlattı.
Arizona eyaletindeki oy sayımlarına itiraza ilişkin görüşmeler devam etti.

21.00
Temsilciler Meclisi de görüşmelere kaldığı yerden devam etme kararı aldı.

Pence ve Pelosi, ortak görüşmelerin sonunda Biden'ın seçim sonuçlarına göre resmen ABD Başkanı olduğunu doğruladı (AP)
Pelosi, "Bunun geceye kadar süreceğini zaten biliyorduk. Ne kadar gerekiyorsa burada o kadar süre kalacağız. Amacımızı yerine getireceğiz" ifadeleriyle görüşmeleri başlattı.

23.00
Yaklaşık 10 saat önce başlayan Senato ve Temsilciler Meclisi ortak görüşmesi kaldığı yerden devam etti.

03.45 (7 Ocak)
Pence, itirazların değerlendirilmesi ve oylamalardan sonra seçim sonuçlarına göre 306'ya 232 oyla Biden'ın resmen ABD Başkanı olduğunu açıkladı.  
Açıklamadan kısa süre sonra Twitter'ın hesabını yeniden aktif hale getirdiği Trump, Kongre'de yaşanan olayları kınayarak "yeni yönetimin kurulacağını" belirtti ve Biden yönetimine "yetkinin pürüzsüz ve sorunsuz bir şekilde geçmesine odaklanacağını" söyledi.
ABD tarihindeki dönüm noktalarından biri niteliğindeki Kongre baskınından sonra 20 Ocak'ta Biden, resmi yemin töreniyle ülkenin 46. Başkanı olmuştu.
Independent Türkçe,NPR, New York Times, AP, Reuters, BBC, Washington Post, France 24, CNN
 



ABD’ye güven azalırken Rus tehdidine karşı Avrupa sahada: Orion 26 neyi hedefliyor?

Fransız Donanması’na ait «Tonnerre» helikopter gemisinin içinde görülen çok amaçlı zırhlı araçlar (Reuters)
Fransız Donanması’na ait «Tonnerre» helikopter gemisinin içinde görülen çok amaçlı zırhlı araçlar (Reuters)
TT

ABD’ye güven azalırken Rus tehdidine karşı Avrupa sahada: Orion 26 neyi hedefliyor?

Fransız Donanması’na ait «Tonnerre» helikopter gemisinin içinde görülen çok amaçlı zırhlı araçlar (Reuters)
Fransız Donanması’na ait «Tonnerre» helikopter gemisinin içinde görülen çok amaçlı zırhlı araçlar (Reuters)

Pazar gününden bu yana, 30 Nisan’a kadar sürecek olan “Orion 26” tatbikatları başladı. Tatbikatlara çoğunluğu Avrupa ülkeleri olmak üzere 24 ülkeden birlikler katılıyor. ABD ve Kanada’nın yanı sıra Japonya, Avustralya, Güney Kore, Singapur ve Brezilya gibi ülkeler de yer alıyor. İki Arap ülkesi Fas ve Katar da tatbikata iştirak ediyor.

“Orion 26”, üç yıl önce “Orion 23” adıyla gerçekleştirilen tatbikatın ikinci versiyonu. Her iki tatbikatın ortak özelliği Fransa’nın girişimi ve liderliğinde yapılmaları olsa da, “Orion 26” hem kapsam hem de içinde gerçekleştiği son derece karmaşık jeostratejik ortam bakımından öne çıkıyor. Zira ABD’de Başkan Donald Trump’ın ikinci dönemiyle birlikte, Washington artık NATO’nun Avrupa kanadı için eskisi kadar güvenilir bir müttefik olarak görülmüyor. Bu durum Avrupalıları, savunmalarını güçlendirmeye ve kendi orduları ile kapasitelerine daha fazla dayanma arayışına itiyor.

Avrupa’nın endişelerini artıran bir diğer unsur ise Trump’ın, egemenliği NATO ve AB üyesi Danimarka’ya ait olan Grönland üzerinde kontrol kurma yönündeki söylemleri oldu. Ayrıca Washington’un, Kuzey Kutbu’ndaki yeni deniz geçitlerinde Rusya ve Çin’in emellerine dikkat çekmesi de bu tatbikatların hedeflerinden ayrı düşünülemiyor.

cdf vcfv
Fransız Donanması’na ait Tonnerre helikopter gemisi, Fransa kıyılarında Toulon üssü açıklarında Akdeniz’de gerçekleştirilen bir tatbikat sırasında askerî manevralara katılırken (Reuters)

Ukrayna’daki çatışmalar uzadıkça, Avrupa’da Rusya’nın yeni hedefler belirleyebileceği yönündeki endişeler de güç kazanıyor. Özellikle Almanya ve Fransa’daki askerî planlama birimleri, Moskova’nın Kuzey Avrupa’yı veya 1991’e kadar Sovyetler Birliği’nin parçası olan Baltık ülkelerini hedef almasının ihtimal dâhilinde olduğunu belirtiyor.

Rus saldırısına karşı senaryo

Bu çerçevede, Fransa Genelkurmay Başkanlığı tarafından planlanan “Orion 26”, bir Avrupa ülkesine yönelik hayali bir saldırıya karşı koordineli savunma planını simüle ediyor. Tatbikatta hayali adlandırmalar kullanılsa da, hedefin olası bir Rus saldırısını püskürtmek olduğu açık. Amaç, farklı milletlerden kuvvetler arasında müşterek çalışmaya uyum sağlamak; bu tür tatbikatlara NATO çerçevesinde zaten alışkın olan birliklerin eşgüdümünü pekiştirmek.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un göreve gelişinden bu yana Avrupa Birliği ülkelerini kendi savunma kapasitelerini inşa etmeye teşvik eden Fransa, tatbikatın lideri olarak en büyük kuvvet ve teçhizat katkısını sağlıyor. Kara ve hava tatbikatları Fransa toprakları ve hava sahasında, deniz tatbikatları ise Kuzey Atlantik’te icra ediliyor.

dfrvgf
Akdeniz’de düzenlenen bir tatbikat sırasında, Tonnerre helikopter gemisinin güvenliğini sağlamak üzere bot üzerinde görev yapan Fransız Deniz Kuvvetleri askerleri (Reuters)

Fransa, toplam 12 bin 500 askerin 8 binini, 140 uçak ve helikopter, 1200 insansız hava aracı, 6 hava savunma sistemi, ülke geneline yayılmış 10 hava üssü ve 2500 zırhlı araç ile tatbikata katılıyor. Deniz kuvvetleri kapsamında ise “Charles de Gaulle” uçak gemisi, refakat grubu ve 25 deniz muharebe unsuru görev alıyor. Tatbikat için biri Akdeniz’de, diğeri Atlas Okyanusu kıyısında olmak üzere iki deniz üssü hazırlandı. Operasyonların yönetimi için, katılımcı ülkelerden subayların yer aldığı müşterek bir karargâh kuruldu.

Mevcut bilgiler, tatbikatların amfibi harekâtlar, kara operasyonları, hava indirme, hava üstünlüğü, siber savaş, sızma riski taşıyan bölgelerin korunması ve güvence altına alınması gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığını gösteriyor. Tatbikatın hedefleri üç başlıkta toplanıyor:

  • Yüksek yoğunluklu çatışmalara hazırlık (hibrit savaş senaryoları dâhil)
  • Katılımcı kuvvetler arasında müşterek çalışabilirliğin test edilmesi
  •  Farklı kuvvetler ve müttefikler arasında müşterek komuta usullerinin ve operasyonel alanlar arası entegrasyonun sınanması.

Kuzey Atlantik’in korunması

Orion 26’nın en dikkat çekici boyutu, özellikle Kuzey Atlantik’teki deniz operasyonları. Askerî raporlar, bu bölgede Rusya’nın farklı biçimlerde artan “düşmanca” faaliyetlerine işaret ediyor. Bu durum, Avrupalıların bölgenin korunması konusunda yeterince çaba göstermediğini savunan ABD baskılarından bağımsız değil. Nitekim Trump, Grönland üzerindeki iddialarını bu argümanla gerekçelendirmişti.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin girişimleriyle Trump’ın, askerî güç kullanımını da içerecek şekilde Grönland’ı kontrol altına alma niyetinden şimdilik geri adım atmış olması, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine, Avrupalılar ve NATO’nun ciddiyetle ele alması gereken gerçek bir güvenlik krizi bulunduğu vurgulanıyor.

Bu nedenle başlayan tatbikatlar, Batılıların bu stratejik deniz bölgesinde atacağı adımların bir “ön hazırlığı” olarak görülüyor.

Le Parisien gazetesinin pazar günkü sayısına konuşan ve tatbikatlardan sorumlu isimler arasında yer alan General Goudellier, “bir güç gösterisi” olarak tanımladığı tatbikatın temel hedefinin, “kapasiteleri bizden geri olmayan, hatta eşdeğer bir rakiple yüksek yoğunluklu çatışmalara hazırlık seviyesini yükseltmek” olduğunu söyledi. Goudellier, bu hazırlıkların uzay, siber, elektronik ve bilgi harbi tehditlerinin yanı sıra uydu istihbaratı ve elektromanyetik karıştırma gibi yeni nesil savaş unsurlarını da kapsadığını vurguladı.

General Goudellier, hava üstünlüğünün önemine dikkat çekerek, “Hava-uzay muharebesi kilit bir unsurdur; hatta düşmanın iradesini ve hareket özgürlüğünü kırmanın ön koşuludur” dedi. Bu nedenle, savaş alanının kontrolünün sağlanmasında hava hâkimiyetinin belirleyici olduğunun altını çizdi.


Vance: İran’la müzakerelerde “kırmızı çizgileri” yalnızca Trump belirler

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bugün Erivan’da düzenlenen basın toplantısında konuşurken (AP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bugün Erivan’da düzenlenen basın toplantısında konuşurken (AP)
TT

Vance: İran’la müzakerelerde “kırmızı çizgileri” yalnızca Trump belirler

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bugün Erivan’da düzenlenen basın toplantısında konuşurken (AP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bugün Erivan’da düzenlenen basın toplantısında konuşurken (AP)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la yapılacak herhangi bir müzakerede “kırmızı çizgilerin” belirlenmesine ilişkin kararın münhasıran Başkan Donald Trump’a ait olduğunu söyledi. Vance’in açıklaması, Tahran’ın nükleer kapasitelere yaklaşmasına dair ABD’li yetkililerin söylemlerinin sertleştiği bir dönemde, Washington’da İran dosyasına nasıl yaklaşılması gerektiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Trump, pazar akşamı yaptığı açıklamada, geçen haziran ayında İran’ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısı gerçekleşmeden önce Tahran’ın “bir ay içinde” nükleer silaha sahip olmanın eşiğine geldiğini söylemişti. Bu ifade, Ortadoğu’daki en önemli jeopolitik dosyalardan biri olan İran meselesinin nasıl yönetileceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Vance’e, müzakereler çerçevesinde İran’ın sınırlı düzeyde uranyum zenginleştirmesine izin verilip verilmeyeceği ya da bunun “kırmızı çizgi” olup olmadığı sorulduğunda, “Kırmızı çizgilerin nerede çizileceğine ilişkin nihai kararı başkan verecek” dedi. Pazartesi günü Ermenistan ziyareti sırasında gazetecilere konuşan Vance, “Müzakerelerde sınırın tam olarak nerede çekileceğini başkanın netleştirmesine bırakıyorum” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray içinde iki ana kamp bulunuyor: İran’ın nükleer ve füze kapasitelerini zayıflatmak için kesin askeri müdahale çağrısı yapan şahinler ve bölgesel tırmanmayı önleyecek bir anlaşmaya varmak amacıyla diplomatik müzakere yolunu savunan güvercinler.

Bu bölünmeye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sert koşullar dayatılması yönündeki baskısı da ekleniyor. Netanyahu, taleplerinin karşılanmaması hâlinde tek taraflı saldırılarla tehdit ediyor.

Çarşamba günü Washington’da yapılması planlanan Trump–Netanyahu görüşmesi öncesinde, gözlemciler anlaşmaların adamı olarak anılan Trump’ın hangi yönde karar alacağını yakından izliyor. Önde gelen ABD’li analistler, bir yanda tırmanma risklerine karşı uyarılarda bulunurken, diğer yanda diplomasiye öncelik verilmesi çağrıları yapıyor.

Şahinler cephesi

ABD yönetimi içindeki şahinler ve en sert kanat, İran’ı dizginlemenin tek yolunun askerî baskı olduğu görüşünde. Bu çizginin başında Savunma Bakanı Pete Hegseth yer alıyor. Hegseth, son açıklamalarında Pentagon’un Tahran’ın müzakereleri reddetmesi hâlinde “tamamen hazır” olduğunu belirterek, güvenlik ve komuta unsurları, balistik füze tesisleri ya da nükleer zenginleştirme programını hedef alabilecek askerî seçeneklere işaret etti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndaki (CENTCOM) bazı sertlik yanlısı danışmanlar da Trump’a, İran’ın füze kabiliyetlerini felce uğratmayı hedefleyen “kararlı” önleyici saldırı seçenekleri sundu. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, füze programı ve bölgesel vekil güçler dosyasını içermeyen müzakerelerin anlamlı olmadığı görüşünü savunarak askerî baskının temel bir araç olduğunu vurguluyor. Bu ekip, yalnızca diplomasinin, özellikle Aralık 2025’ten bu yana 6 bin 400’den fazla göstericinin hayatını kaybettiği protestoların bastırılmasının ardından, İran rejimini “meşrulaştırma” riski taşıdığı görüşünde.

Saldırı senaryoları

Şahinler, esas olarak USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubundan ve ABD ya da Avrupa’daki üslerden kalkacak stratejik bombardıman uçaklarından düzenlenecek saldırılara dayanan birden fazla senaryo hazırladı. Bu paketler, hayalet uçaklar, hassas güdümlü mühimmat ve İran hava savunmasını şaşırtmayı amaçlayan eşgüdümlü bombardımanları içeriyor; ABD uçaklarının kayıplarını asgariye indirmeyi hedefliyor.

Pentagon yetkilileri, hipersonik silah teknolojilerindeki ilerlemelerin yanı sıra elektronik ve siber harp alanlarındaki kabiliyet artışının ABD’ye sahada ciddi avantajlar sağlayacağını ifade ediyor. Buna karşılık, İran’ın olası bir askerî senaryoya hazırlık kapsamında kritik altyapısını tahkim ettiği, varlıklarını coğrafi olarak dağıttığı, yedek komuta-kontrol ağları oluşturduğu ve ilk saldırı dalgalarına dirençli geniş yeraltı tesisleri inşa ettiği de kabul ediliyor.

Güvercinler cephesi

Buna karşılık “güvercinler”, askerî tehdidi bir baskı aracı olarak kullanan, ancak ilk seçenek olarak görmeyen “güç yoluyla barış” ilkesine dayalı diplomatik bir hattı savunuyor. Bu yaklaşımın öncülüğünü Özel Temsilci Steve Witkoff yapıyor. Witkoff, geçen cuma Umman’ın Maskat kentinde yürütülen dolaylı müzakere turunu “iyi bir başlangıç” olarak nitelendirdi.

dvfe
Ortadoğu’daki operasyonlardan sorumlu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff ve ABD Başkanı’nın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile birlikte “Abraham Lincoln” uçak gemisi üzerinde (ABD Donanması–AFP)

Trump’ın damadı Jared Kushner de Witkoff’a, Arap Denizi’nde USS Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaretinde eşlik etti. Bu ziyaret, müzakerelerin askerî güç gölgesi altında yürütüldüğü mesajını verirken, görüşmelerin nükleer dosyayla sınırlı bir anlaşmaya odaklandığını gösterdi. Başkan Yardımcısı Vance de bu çizgiyi destekleyerek aceleci saldırıların ters sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Güvercinler, ABD taleplerinin zenginleştirmenin durdurulması, füze programının sınırlandırılması ve bölgesel müttefiklere desteğin sona erdirilmesini içerdiğini; İran’ın ise füzeler ve bölgesel dosyaların “müzakere edilemez” olduğu görüşünde ısrar ettiğini belirtiyor.

Bu ekip, askerî bir saldırının İran’ı en güçlü kozlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya sevk edebileceği uyarısını yapıyor. Günde yaklaşık 21 milyon varil petrolün geçtiği boğaz, küresel arzın yaklaşık yüzde 21’ini oluşturuyor. Böyle bir adımın petrol fiyatlarını varil başına 200 dolar ve üzerine taşıyabileceği, ciddi ekonomik hasara yol açabileceği belirtiliyor. Güvercinler, ABD’nin askerî üstünlüğüne rağmen Tahran’ın herhangi bir Amerikan zaferini son derece maliyetli hâle getirebileceğini savunuyor.

sdfrg
ABD uçak gemisi “Abraham Lincoln” ve taarruz grubu, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) harekât sahasında (AFP)

Beyaz Saray kaynakları, Witkoff ekibinin müzakereler yoluyla rasyonel kararların alınabileceğine inandığını ve İran’ın, kendi ekonomisine vereceği ağır zarar nedeniyle Hürmüz’de seyrüseferi aksatma riskini göze almayacağını düşündüğünü aktarıyor. Witkoff’un ayrıca Mısır, Türkiye ve Katar’dan kıdemli diplomatların önerilerini masaya koyduğu; bu çerçevede İran’ın üç yıl boyunca zenginleştirmeyi durdurması, zenginleştirilmiş stoklarını ülke dışına çıkarması ve balistik füzeleri “kullanmamayı taahhüt etmesi” gibi maddelerin yer aldığı belirtiliyor.

Müzakerelerin anlamı

Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığı analize göre  Trump’ın uzun soluklu müzakerelere sabrının sınırlı olduğunu İran’ın muhtemel tepkilerine karşı bölgedeki ABD kuvvetlerini takviye etmek için zamana ihtiyaç duyuyor. Gazete, Trump’ın diplomasiye bir şans verebileceğini, ancak bunun süresine dair soru işaretleri bulunduğunu kaydetti.

zxvdfgbh
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yer aldığı kolaj fotoğraf (AFP)

Fox News’te ulusal güvenlik analisti olan emekli General Jack Keane ise pazartesi sabahı, İran’la müzakerelerin geçmişte de askerî operasyonlardan önce tekrar eden bir aşama olduğunu belirterek sürecin faydasına şüpheyle yaklaştı. Keane, “İran’ın bu süreçte iki amacı var: Birincisi, olası bir ABD askerî harekâtını geciktirmek için müzakereleri mümkün olduğunca uzatmak; ikincisi ise ekonomisi kötü durumda olduğu için yaptırımların hafifletilmesini sağlayacak bir anlaşma elde etmek” dedi.

1999–2003 yılları arasında ABD Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Keane, tercih edilmesi gereken seçeneğin askerî yol olduğunu savundu. Keane’e göre, bir anlaşma sağlansa bile İran “hile yapmaya ve Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırmaya devam edecek”; rejimin ömrünü birkaç yıl daha uzatmak “mantıklı değil”.

Keane, en iyi seçeneğin İran rejiminin çöküşüne zemin hazırlamak olduğunu, İsrail ve ABD’nin ortak bir operasyon yürütmesinin muhtemel bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, İran’ın misillemelerine karşı bölgeye askerî kaynak transferinin sürdürülmesi, operasyonun sınırlı ve kısa süreli değil; rejimin tüm unsurları ve destekçileriyle birlikte askerî, özellikle de füze kapasitelerinin yok edilmesini hedefleyen kapsamlı bir kampanya olması gerektiğini savundu.


İran’da reformist aktivistlere yönelik gözaltıların kapsamı genişliyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirirken; yanında Âzer Mansuri yer alıyor, Şekuri Rad görülüyor; arkada İran bayrağı bulunuyor. Kasım 2024 (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirirken; yanında Âzer Mansuri yer alıyor, Şekuri Rad görülüyor; arkada İran bayrağı bulunuyor. Kasım 2024 (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran’da reformist aktivistlere yönelik gözaltıların kapsamı genişliyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirirken; yanında Âzer Mansuri yer alıyor, Şekuri Rad görülüyor; arkada İran bayrağı bulunuyor. Kasım 2024 (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirirken; yanında Âzer Mansuri yer alıyor, Şekuri Rad görülüyor; arkada İran bayrağı bulunuyor. Kasım 2024 (İran Cumhurbaşkanlığı)

İranlı yetkililer, son günlerde reformist akıma mensup siyasetçi ve aktivistlere yönelik gözaltı dalgasını genişletti. Resmî ve reformist medyada yer alan haberlere göre, Ocak ayındaki protestolara ilişkin tutumları gerekçe gösterilerek aralarında parti yöneticileri ve eski milletvekillerinin de bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı.

Bu adımlar, Tahran’ın içeride güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı bir döneme denk geliyor. Aynı zamanda İran, ABD ile yürütülmesi muhtemel müzakerelerde uranyum zenginleştirmeden vazgeçmeyeceğini ve füze programının hiçbir müzakere sürecine dâhil edilmeyeceğini vurgulayarak Washington’a güvenmediğini yineledi.

Yerel ve reformist basın, son gösteriler sırasında protestoculara destek verdiği belirtilen dört önde gelen reformist ismin güvenlik ve yargı organları tarafından gözaltına alındığını bildirdi. Çeşitli kaynaklara göre operasyonlar pazar günü başladı. Gözaltına alınanlar arasında Reform Cephesi Başkanı ve reformist İran Ulus Birliği Partisi Genel Sekreteri Âzer Mansuri, eski milletvekili İbrahim Asgarzade ile Hatemi döneminde dışişleri bakan yardımcılığı yapan Muhsin Eminzade yer aldı.

dc
İranlılar, 9 Ocak 2026’da Tahran’da hükümet karşıtı gösteri düzenledi (AP)

Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, “güvenlik ve yargı kurumlarının” söz konusu isimleri gözaltına aldığını, yöneltilen suçlamalar arasında “ulusal bütünlüğü hedef almak, anayasa karşıtı tutum almak, düşman propagandasıyla uyum içinde hareket etmek, teslimiyetçi bir çizgiyi teşvik etmek ve gizli yıkıcı mekanizmalar oluşturmak” bulunduğunu aktardı.

Yargı erkinin yayın organı Mizan Ajansı da isim vermeden “bazı siyasi şahsiyetlerin” gözaltına alındığını ve bu adımların “Siyonist yapı ve ABD’yi destekleyen bazı önemli siyasi unsurların faaliyetlerine ilişkin soruşturmaların tamamlanmasının ardından” atıldığını duyurdu.

Devrim Muhafızları’na bağlı Tesnim Ajansı ise Tahran Savcılığı’nın, Ocak olaylarıyla bağlantılı olarak Siyonist rejim ve ABD’ye destek suçlamasıyla bazı önde gelen siyasi isimler hakkında dava açtığını bildirdi; ancak isim ve parti bilgisi paylaşmadı. Ajans, terör eylemleri olarak nitelediği olayların İsrail ve küresel istikbarla operasyonel bağlar taşıdığını, perde arkasında ve sanal ortamda faaliyet gösteren örgütsel ve medya ağlarıyla güvenliğin hedef alındığını öne sürdü.

Gözaltı çemberi genişliyor

Pazartesi sabahı gözaltılar sürdü. Reform Cephesi Sözcüsü Cevad İmam’ın, pazar günü şafak vakti Devrim Muhafızları İstihbaratı tarafından evine düzenlenen baskınla gözaltına alındığı bildirildi. Reformist Şark gazetesi ve Fars Ajansı bu bilgiyi doğruladı.

dfrgt
Cevad İmam, Kasım 2024’te Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yapılan görüşmede soldan ikinci sırada (İran Cumhurbaşkanlığı)

Ayrıca reformist lider Mehdi Kerrubi’nin oğlu Hüseyin Kerrubi’nin, Kültür ve Medya Savcılığı’na çağrıldıktan sonra gözaltına alındığı aktarıldı. Fars, “darbe yanlısı ve kargaşayı körükleyen halka” karşı yürütülen operasyonlar kapsamında İran Ulus Birliği Partisi Merkez Komitesi üyesi Ali Şekuri Rad’ın da yargı kararıyla tutuklandığını duyurdu.

Bunun yanı sıra Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleri Muhsin Armin, Bedr es-Sadat Mufidi ve Ferac Kemicani hakkında da adli tebligatla ifadeye çağrılma kararı alındı. Bir gün önce ise Mir Hüseyin Musevi’nin danışmanı ve 2009 seçim kampanyasının başkanı Kurban Behzadiyan Nejad’ın gözaltına alındığı açıklanmıştı.

İran’da 28 Aralık’ta yaşam koşulları ve artan hayat pahalılığına karşı başlayan protestolar kısa sürede siyasi talepler içeren geniş çaplı bir harekete dönüşmüş, bazı sloganlar rejimin devrilmesi çağrılarına kadar varmıştı. Yetkililere göre barışçıl gösteriler zamanla “isyan ve vandalizme” dönüştü; olaylardan ABD ve İsrail sorumlu tutuldu.

Takip eden sert güvenlik müdahaleleriyle protestolar sona erdirildi. Resmî söylemde bu süreç, 1979’dan bu yana İslam Cumhuriyeti’nin karşılaştığı “en büyük siyasi meydan okuma” olarak tanımlandı. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre olaylarda çoğu protestocu olmak üzere 6 bin 971 kişi hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Yargıdan sert uyarılar

Gözaltıların genişlemesinden kısa süre önce Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen iç aktörleri sert sözlerle eleştirdi. Ejei, “İslam Cumhuriyeti aleyhine içeriden bildiriler yayımlayanlar Siyonist rejim ve ABD’nin yankısıdır” diyerek, “Velâyet-i Fakih’in yanında durmayanların sonunun, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanlarla aynı olacağını” söyledi.

Reformistlardan tepki

İran Ulus Birliği Partisi, Âzer Mansuri ve diğer reformist isimlerin tutuklanmasını “stratejik bir hata” olarak niteledi ve bunun krizleri derinleştireceğini savundu. Parti, tüm siyasi tutukluların koşulsuz serbest bırakılmasını istedi ve barışçıl siyasi güçlere karşı “güvenlikçi yaklaşımı” eleştirdi.

Reform Cephesi de yayımladığı bildiride, İran toplumunun geniş kesimlerinin kendilerini temsil etmesi gereken kurumlara olan güvenini kaybettiğini belirterek bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını ve şeffaf bir rapor hazırlanmasını talep etti.

Güvenlik güçlerine yönelik suçlamalar

Gözaltılar, eski Reform Cephesi Başkanı ve eski milletvekili Ali Şekuri Rad’ın güvenlik güçlerini protestolar sırasında “kendi unsurları içinden öldürmeler tertiplemek” ve “camileri ateşe vermekle” suçlayan açıklamalarıyla eş zamanlı olarak gündeme geldi. Bu sözler, muhafazakâr milletvekilleri arasında sert tepkiye yol açtı. Bazı isimler, Şekuri Rad’ın delil sunmaması hâlinde yargılanması gerektiğini savundu.

c78k
Mansuri, geçen temmuz ayında düzenlenen bir toplantıda İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Muhsin Mirzayi’nin yanında otururken (İran Cumhurbaşkanlığı)

Şekuri Rad, geçen hafta yayımlanan bir ses kaydında 8–9 Ocak olaylarına ilişkin ayrıntılı bir anlatım yaparak, resmî anlatıyı reddetti; protestocuların “eşkıya” olarak tanımlanmasını eleştirdi ve “orta yolcu gücün” kriz dönemlerinde temel bir toplumsal sermaye olduğunu vurguladı.

‘İran’ı Kurtarma Cephesi’ tartışması

Mir Hüseyin Musevi’ye yakın Kelime sitesi, son gözaltıların Musevi’nin önerdiği “İran’ı Kurtarma Cephesi” fikrini destekleyen isimleri hedef aldığını yazdı. Musevi’nin danışmanı Emir Ercumend, rejimin muhalefetin ağırlığının ülke içine kaymasını ve ulusal bir muhalefetin şekillenmesini “varoluşsal bir tehdit” olarak gördüğünü söyledi.

Reformist analist Ahmed Zeydabadi ise bu dönemde reform cephesine yönelik tutuklama ve çağrıların “derin bir üzüntü verici” olduğunu belirterek, kısa vadede psikolojik gerilimi artıracağını, uzun vadede ise siyasi kamplaşmayı derinleştireceğini ifade etti. Buna rağmen İran’ın krizleri çöküşe sürüklenmeden aşabileceğine dair “küçük de olsa bir umut” bulunduğunu dile getirdi.